Hayvancılık sektöründe önemli görevler üstlenen çobanların; beslenmeden sağlığa, hayvan anatomisinden meteorolojiye kadar birçok konuda “uzman” olması gerekiyor. Halen Doğu Anadolu, Doğu Karadeniz ve Toroslardaki yaylalarda sürdürülen hayvancılıkta önemli görevler üstlenen ve devletin cazip hale getirmek için “sürü yöneticisi unvanıyla” kadroya almayı planladığı çobanlar, kolay gibi görünmesine rağmen yağmurlu ve karlı havalarda açık alanda koyunların yanında, gece de çadırda kalarak aslında çok zor bir iş yapıyor.
Koyunların kaybolmaması, yabani hayvanların saldırısına uğraması veya sürüye katılan yabancı bir koyunu sahibine teslim etmek için sayısı bini bulan sürüdeki koyunları tek tek tanıması gereken çobanlar, hayvanları yemleme konusunda gerekli bilgiye sahip olmaması ve yanlış ya da bol miktarda yem vermesi durumunda hayvanın hastalanmasına hatta ölümüne yol açabiliyor.
Çobanların koyun ve kuzuların sağlıklı yetişmesi için hayvan sağlığı ve yetiştiriciliği konusunda bilgi sahibi olması ve gerekli bazı teknikleri kullanabilmesi de şart.
Bayburtlu çoban Mehmet Bekar, çobanlıktan önemine vurgu yaparak “Hayvanların dilinden anlamak gerekiyor. Çobanlık, kışın soğuk hava ve doğumlar olduğu için zor. Doğuran bazı koyunlar kuzularını sahiplenmiyor. Koyunu kuzusuna alıştırmak için onları sürüden ayrı bölüme koyuyoruz. Koyunlarla dağ taş geziyoruz. Çobanlık dışarıdan görüldüğü gibi kolay değil, bazı incelikleri var. En başta koyunların dilinden anlamak gerekiyor. Bu işi herkes yapamaz” şeklinde konuştu.
Uzmanlara göre; yaşlı kişilerde su içmek için susamayı beklemenin hayati tehlikelere yol açabileceği hatta ölümle sonuçlanabileceği bildirildi. Giresun Üniversitesi (GRÜ) Tıp Fakültesi Kalp ve Damar Cerrahi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Nezihi Küçükarslan, insan vücudunun önemli bir kısmını suyun oluşturduğunu, insanların genellikle suyu susadığı zaman içtiğini ve bunun çok yanlış olduğunu vurguladı. Prof. Dr. Küçükarslan, yeni doğan bebeklerin vücut ağırlığının yüzde 92’sinin, çocuk yaşı ilerledikçe yüzde 75’inin, erişkin yaşa geldikçe yüzde 60-65 civarındaki kısmının sudan oluştuğunu ifade etti.



