Monthly Archives: Şubat 2014

Tarımda Miras Yoluyla Bölünmeye Son

Tarım arazilerinin miras yoluyla bölünmesinin önüne geçen düzenleme, Meclis Tarım Orman ve Köyişleri Komisyonu’nda görüşüldü. Komisyon üyelerine bilgi veren Bakan Eker, düzenlemenin ülkenin geleceği ve Türk tarımı için çok önemli bir değişiklik olduğunu belirterek, Meclis’in bu dönemde tarihi sorumluluğunu yerine getirmesini istedi. Üreticilerin sadece kendileri için değil, bölgesel ve küresel pazarlar için de üretim yaptığını belirten Bakan Eker, “Dünyada herkes herkesin rakibi, ne kadar çok üretirsek rekabet şansımız o kadar artar. Ancak son 90 yılda arazi bölünmesi sebebi ile üretimde önemli kayıplarımız oluştu. İşletme büyüklüğü 59 dönüme düştü. Bu duruma daha fazla seyirci kalamayız. Kalırsak Türkiye’nin geleceğini tehlikeye atmış oluruz.

Bölünmeden dolayı 9 milyon hektar çiftçi kayıt sistemine giremediği için desteklemelerden yararlanamıyor, üretimde verim düşüklüğü oluyor. Ekonomiye katkı azalıyor. Türkiye’nin 23 milyon hektar arazisi olduğu düşünülürse bunun 2 milyon hektarı işletilemiyor. Bu çok vahim bir durum” dedi.

 Bakan Eker, gelecekte Türkiye’nin çok ciddi sıkıntılarla karşılaşmaması için buna artık bir dur deme zamanının geldiğini söyledi. Mirasla ilgili 2006 yılından beri çalışmaların yapıldığını belirten Bakan Eker, bütün tarafların görüşlerinin alındığını kaydetti.

 EKONOMİK KAYIP YILDA TOPLAM 17 MİLYAR LİRAYI BULUYOR  Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Türkiye’de toplam 23,8 milyon hektar tarım arazisi bulunuyor ve bu araziler 30 milyon tarım parselinden oluşuyor. Ülkemizdeki tarım işletmesi sayısı ise 3 milyon. İşletme başına arazi büyüklüğü 59 dekar ve işletme başına düşen parsel sayısı da 10. Başka bir deyişle her işletme 10 parselden oluşuyor. Bu 30 milyon parselin de yaklaşık 40 milyon maliki bulunuyor. Tarım arazilerinin miras yoluyla çok küçük parsellere ayrılması, parçalılıktan dolayı tarımsal mekanizasyonun kullanılamaması ve mülkiyet sorunlarından dolayı oluşan ekonomik kayıp, yılda toplam 17 milyar lirayı buluyor.  Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, bu olumsuz tablo karşında 2006 yılında kanun tasarısı çalışmalarına başladı. Türkiye genelinde fiilen tarım yapan 50 bin çiftçi ile anket yapan Bakanlık, bu kapsamda tüm kamu kurum ve kuruluşlarından da görüş aldı. Bakanlık ayrıca üniversiteler, kamu kurumları ve STK’ların katılımı ile çalıştay ve toplantılar düzenledi.  Bakanlığın hazırladığı tasarıyla göre, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu’na 14 yeni madde eklenirken bazı maddelerde de değişiklik yapıldı. Tasarıya göre, tarım arazileri bölge farklılıkları göz önünde bulundurularak il ve ilçelere göre belirlenen yeter gelirli asgari büyüklüklerin altında bölünemeyecek. Bu husus tapu siciline şerh edilecek. Bilimsel gelişmeler ve günün koşullarına göre tasarının ekinde yer alan yeter gelirli büyüklüklerde Bakanlığın teklifi üzerine Bakanlar Kurulu kararı ile değişiklik yapılabilecek. Tasarıda, tarımsal arazilerin mülkiyetinin devri konusunda mirasçıların anlaşmaları için bir yıllık süre veriliyor.

 ARAZİYİ İŞLETMEK İÇİN LİMİTED ŞİRKET KURULABİLECEK  Mirasçıların kendi aralarında anlaşması halinde söz konusu tarım arazisi anlaşma sağlanan mirasçıya devir edilecek. Mirasçılar devir dışında araziyi aile malları ortaklığı şeklinde kullanabilecekler ve bu kapsamda Türk Ticaret Kanunu’na göre limited şirket kurabilecekler. Ayrıca, mirasa konu tarım arazileri mirasçılar tarafından bir bütün olarak satılabilecek.  Mirasçılar kendi aralarında anlaşamamaları durumunda ise, taraflar sulh hukuk mahkemesinde dava açabilecek, dava açmaması durumunda ise Bakanlığın taraflara 3 ay süre vermesi sonrasında dava açabilecekler. Buna göre; sulh hukuk hakimi tarafından belirlenen ehil mirasçıya değeri üzerinden devir yapılacak. Ehil mirasçı bulunmaması halinde en yüksek teklifi veren istekli mirasçıya devir yapılacak. Ehil ve istekli mirasçı bulunmaması durumunda, sulh hakimi tarafından satışı sağlanacak. Ehil mirasçının tespitine ilişkin kriterler yönetmelikle belirlenecek. Tarım arazilerini alan mirasçı, diğer mirasçılara miras paylarının bedelini, sulh hâkiminin kararından itibaren en geç bir yıl içerisinde ödeyecek.  5403 sayılı Kanun’a eklenmesi öngörülen geçici maddelerle Kanun’un yürürlüğünden önce vefat eden miras bırakanın terekesinde bulunan tarımsal arazilerin intikal işlemlerinin iki yıl içinde tamamlanması ve devam eden davalara eski Kanun hükümleri uygulanacak.

 BAKANLIK MİRASÇILARA TEKNİK DESTEK SAĞLAYACAK  Bakanlık, düzenlemeyle tarım arazilerinin değerinin tespiti, kredi temini, ortakçılık, yarıcılık, kiracılık işlerinin düzenlenmesi, kira bedellerinin tespiti ve üretime yönlendirilmesi, arz talep listelerinin oluşturulması, alıcı, satıcı ve kiracıların anlaşmaları konusunda doğrudan aracılık yapılması, bu alanda ilgili kamu idareleri ile yürütülecek politikalar konusunda işbirliği yapılması ve kredi işlemlerine teknik destek sağlayacak. Mevcut hisseli arazilerdeki ihtilafları gidermek amacıyla kamulaştırma, alım ve satım işlemleri Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın talebi üzerine Maliye Bakanlığı tarafından ilgili mevzuata göre yapılacak. İntikal işlemlerinde ve mirasçılar tarafından tüzel kişilik kurulan işletmelerde damga vergisi, harç v.b. masraflar için muafiyetler sağlanacak. Yeterli ödeme gücü olmayan ehil veya istekli mirasçılar için kredi imkanları sağlanacak. Kanunun uygulanması için bakanlığın merkez ve taşra teşkilatlarında yeni kadrolar ihdas edilecek.

http://siyaset.milliyet.com.tr/tarimda-miras-yoluyla-bolunmeye/siyaset/detay/1843101/default.htm

Giresun’da İlk Yabancı Av Turizmi

İnsanlık tarihiyle başlayan avcılık, ilk çağlarda insanların hayatlarını sürdürebilmeleri için beslenme ve giyecek ihtiyacı için yapılan bir olguydu. Günümüzde ise avcılık, spor ve turizm kapsamında değerlendiriliyor artık. Sürdürebilir avcılık ve doğal hayatın korunması ilkeleri gözetilerek, popülâsyonları ve yıllık artım miktarları belirlenmiş doğal kaynakların bir parçası olan av hayvanlarının, av turizmi kapsamında yerli ve yabancı uyruklu avcılara ‘avlanma izin ücreti’ dışında, türlerine, ağırlıklarına ve trofe değerlerine göre belirlenen avlanma ücreti dâhilinde avlatılmaktadır.

Bu açıdan ülkemiz ve özellikle bölgemiz, avcılık turizmi içinde farklı bölge ve türleriyle avlanma şekilleri açısından uygun bir alandır. Türkiye için av turizmi, hem ülke ekonomisine katkı, hem de vahşi doğal hayatın korunmasını sağlayacak önemli bir araç olarak görülmektedir. Av turizmi, belirli yasal düzenlemeler çerçevesinde, bölgemizin av hayvanı potansiyeli dikkate alınarak avına izin verilen türleri, avlanma süreleri ve avlakları, her ‘Av Dönemi’ öncesinde Orman ve Su İşleri Bakanlığı/Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğünce tespit ve ilan edilmektedir.

2013-14 Av Turizmi kapsamında Giresun’da 6 adet Anadolu Yaban Keçisi (capra aegagrus) av kotası verilmiştir. Bu kotalardan 3 adeti Alucra/Gürçalı köyü ve çevresindeki avlakta, diğer 3 adeti ise Şebinkarahisar/Dereköy ve çevresindeki avlakta bulunmaktadır. Geçtiğimiz günlerde, Şebinkarahisar ve civarındaki avlakta, kota tahsisi bulunan avcılık için anlaşmalı seyahat acentesi tarafından ilimize getirilen yabancı uyruklu Amerikalı Russell Lee Brines isimli avcı/turiste dönük bir av organizasyonu düzenlenmiştir. Doğa Koruma ve Milli Parklar Giresun Şube Müdürlüğünün gözetiminde düzenlenen bu av organizasyonunda, olgunlaşmış bir adet Anadolu Yaban Keçisi (capra aegagrus) avı, 22 Şubat 2014 tarihinde gerçekleşmiştir. Boynuz uzunluğu 132 cm. olan bu yaban keçisi avından yaklaşık 6.000 TL avlanma ücreti elde edilmiştir. Bu ücretten, avlak alanı kapsamında bulunan köy tüzel kişiliklerine de elde edilen gelirlerden koruma, bakım ve üretim hizmetleri karşılığı olarak bir katılım payı verilecektir.

Giresun Şube Müdürlüğünde, kota uygulaması kapsamında yerli ve yabancı avcılara dönük av turizmi, içinde bulunduğumuz bu av döneminde de devam edecektir.

http://www.e-haberajansi.com/giresunda-ilk-yabanci-av-turizmi-363370.html

Sıcak Hava Keneleri Erken Uyandırdı

Bazıları ölümcül Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığı virüsü taşıyan keneler, yurt genelinde mevsim normallerinin üzerinde seyreden hava sıcaklıkları nedeniyle önceki yıllara göre birkaç ay erken aktif hale geldi. Erzurum, Tokat, Samsun, Yozgat ve Çorum gibi illerde, meralarda yayılan hayvanlar ve kemirgenlerin bulunduğu bölgelerde KKKA hastalığının taşıyıcısı ve bulaştırıcısı kenelerin de aktif hale gelmiş olabileceğini belirten uzmanlar, özellikle kırsal kesimde yaşayan vatandaşları daha dikkatli olmaları konusunda uyardı.

Uludağ Üniversitesi (UÜ) Veteriner Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Levent Aydın, yağmur ve nem gibi birtakım doğa olaylarının da normal seyretmeye başlamasıyla kene popülasyonunun artacağını dile getiren Aydın, halkın yanlış bildiği bazı noktalar olduğuna dikkati çekti. Yabani hayvan ve sığır aktiviteli kenelerin genellikle mera hayvancılığının yapıldığı bölgelerde yayıldığını anlatan Aydın, ” Ülke genelinde özellikle Erzurum, Tokat’tan başlayan ve Samsun’a giden bir Yozgat, Çorum hattımız var. Yani bu kenenin özellikle meşelik alan, parçalı arazi yapısı, mevsim geçiş noktalarında olması normaldir. Yaz böyle erken gelince tabii ki bu kenelere karşı kırsal kesimdeki insanlarımızın biraz daha dikkatli olması gerekiyor” dedi.

Türkiye’nin KKKA hastalığı tedavisinde çok başarılı olduğunu, böyle bir durumda en yakın sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini dile getiren Aydın, “Çevreyi ilaçlamaya kesinlikle karşıyız. Çünkü doğanın bütün dengesi bozuluyor. Birçok yararlı böcek de öldürülüyor. İlaçlamalarla insanlara insektisit (böcek ilacı) yüklüyoruz. Böyle bir ilaçlamaya gerek yok. İnsanların keneyle ilgili bölgelere, piknik alanlarına gittiğinde en güzel yapacakları bir şey var. Bu, dünyada da böyle yapılır. İnsanların 4-5 saatte bir kendilerini, çocuklarını, pet hayvanlarını araması gerekiyor. Çünkü belli bir süreden önce birçok hastalık geçemez. Geçemeyeceği için o kene bu hastalığı taşısa bile 4-5 saatte bir insanların özellikle piknik alanından geldikten sonra kendileri, çocukları, özellikle evcil hayvanların üzerinde gelir. Bunları aramaları yeterli” diye konuştu.

http://www.tarimtv.gov.tr/HD4183_sicak-hava-keneleri-erken-uyandirdi.html

Tohum, Fide, Fidan Alırken Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar

KAMUOYUNA DUYRULUR. TOHUM, FİDE, FİDAN ALIRKEN DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN HUSUSLAR Giresun İl Gıda, Tarım ve Hayvancılık  Müdürlüğünden bildirilmiştir: 5553 Sayılı Tohumculuk Kanunu 8. maddesi ve bu kanun doğrultusunda çıkarılan Tohumculuk Sektöründe Yetkilendirme ve Denetleme Yönetmeliği  ile  5996 sayılı Veteriner Hizmetleri Bitki Sağlığı Gıda ve Yem kanunu 17. maddesine göre göre; Tohumlukları (tohum, fide, fidan vb.) yetiştiren, işleyen, satışa hazırlayan, dağıtan, satan gerçek ve tüzel kişilere  Tohumluk Bayi Belgesi/ Üretici belgesi alma,  Bakanlıkça belirlenen zararlı organizma taşıyıcısı olabilecek bitki ve bitkisel ürünleri üreten, ithal eden, depolayan, ticaretini yapanlara da Bitki Pasaportu Sistemine kayıt olma ve bitki pasaportu bastırma zorunluluğu getirilmiştir.

Yetkisiz kişilerin açıkta fide,  fidan, tarla bitkileri tohumu ve sebze tohumu satmaları yasaklanmıştır. İlgili kanun ve yönetmeliklere göre; Bakanlıktan yetki almadan tohum, fide, fidan satan, ticari anlamda üretimini yapan  kişi ve kuruluşlara  17.598,51 TL den başlayan idari para cezası, tohumlukları müsadere altına alma ve imha, Bitki Pasaportu Sistemine kayıt olmayanlara  3000 TL idari para cezası, bitki pasaportu olmaksızın sevkini yapanlara da  2000 TL  idari para cezası uygulaması getirilmiştir.

Vatandaşlarımızın bu konuda bilinçlenmesi, izlenebilirliğin sağlanması açısından, üzerinde etiket ve pasaportu olan tohum, fide ve fidanları Bakanlığımızca yetki verilmiş Tohumluk Bayilerinden yada Üretici Belgesi olan üreticilerden almaları  gerekmektedir.

 Açıkta, yetkisiz kişilerden,  etiketsiz, sertifikasız  ve pasaportsuz fidan satın alındığında  bir çok sorunla karşılaşılabilmekte; bu tür  fidanlarda hastalık ve zararlılara rastlanabilmekte, bu durum fidan kurumalarına , verim kaybına  neden olmaktadır. Ayrıca bu hastalık ve zararlılar temiz topraklarımıza bulaşarak, çözümü zor ve zaman alan sorunlara da sebep olmaktadır.

Aşılı diye satıldığı halde  bazı fidanların aşısının olmadığı, dikildiğinde tutmadığı ve belirtilenin dışında farklı tür ve çeşitte meyvelerin oluştuğu, kalitesiz ve verimi düşük ürün alındığı görülebilmektedir.

Bu şekilde fide, fidan ve tohum alan kişiler böyle sorunlarla karşılaştığında  elinde etiket, sertifika, pasaport gibi belgeleri olmadığından geriye dönük olarak hakkını arayamamakta, maddi açıdan zarara uğramakta, emeği ve zamanı boşa gitmektedir.

Bu tür  sorunlarla karşılaşılmaması  için;  vatandaşlarımızın tohum, fide ve fidanları etiketli, sertifikalı ve pasaportlu olarak, yetkili  tohumluk bayileri yada yetkili üreticilerden almaları gerekmektedir.

Daha geniş bilgi almak isteyen üreticilerimiz İlde Bitkisel Üretim ve Bitki Sağlığı Şube Müdürlüğüne, İlçelerde ise İlçe Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğüne başvurabilirler.

                                                        GİRESUN VALİLİĞİ

                            İL GIDA TARIM VE HAYVANCILIK MÜDÜRLÜĞÜ

http://www.giresuntarim.gov.tr/tr/genhaber.aspx?kod=1933

Artık Çoban Yok, ‘Sürü Yönetim Elemanı’ Var

Türkiye İş Kurumu (İŞKUR), Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ve Türkiye Ziraat Odaları Birliği işbirliği yaparak çobanlık kursu açacak. Ancak, çobanlığa bir ‘meslekî statü’ kazandırmak ve gençler nezdindeki itibarını yükseltmek için artık adına ‘çobanlık’ değil, ‘sürü yönetimi’, çobanlara da ‘sürü yönetim elemanı’ denilecek. Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır’ın DHA’ya yaptığı açıklamaya göre,  2 bin ila 3.500 lira arasında değişen aylık ücretlere rağmen, çobanlık mesleğinin artık beğenilmemesi, çobanlara kız verilmediği söylentisi ve göç gibi nedenlerle meslek yok olmak üzere; ilanla aranmasına rağmen sürü sahipleri çoban bulamıyorlar.

İŞKUR’UN 51 ilde açacağı kurslarla 11 bin kişiye eğitim ve sertifika verilecek. Böylece hem eğitimli personel yetiştirilecek hem de (adı resmen ‘sürü yönetim elemanı’ olarak değiştirilecek) çobanlık mesleğinin itibarı artırılacak.

Kursiyerler, 15 günde 120 saat olarak planlanan eğitimlerde merada hayvan bakımı, sürü yöneticiliğinde güvenlik, küçükbaş hayvanlarda kayıt, küçükbaş hayvanların beslenmesi ve beslenme hastalıkları, ıslah, barınak ortamı ve zapturapt gibi konuları öğrenecekler.

http://www.hurriyet.com.tr/ik/25868598.asp