Monthly Archives: Eylül 2014

Kurbanlıkların “Kaliteli Yemle” Beslenmesi Uyarısı

Düzce Veteriner Hekimler Odası Başkanı Şerif Ali Karanfil, Kurban Bayramı öncesinde kurulan pazarlardaki kurbanlıkların kesif yemle beslenerek, günde en az 2 bin kalori almasına dikkat edilmesi gerektiğini söyledi. Karanfil kurbanlıkların veteriner hekimlerin kontrolündeki ahırlardan, izinli satış noktalarından ve hayvan pazarlarından alınmaları gerektiğini belirterek, kulak küpelerine ve sağlık raporlarına dikkat edilmesi gerektiğini anlattı.

“Sağlıklı hayvanın tüyleri yatık ve parlak, gözleri donuk değil, canlı olur” diyen Karanfil, “Ağız ve burun akıntıları olmaz. Bunlara bakarak sağlıklı olup olmadığını anlayabiliriz. Bu tür hayvanları alırsalar, sağlık açısından risk taşımayan hayvan almış olurlar. Akabinde de bunlara bakmaya devam ederler” şeklinde konuştu.

Bayrama kısa süre kaldığına işaret eden Karanfil, kurbanlıkların zaten besiden geldiğini, bundan sonraki süreçte düzgün beslenerek etlerinin lezzetinin artacağını kaydetti.

Kurbanlıkların bakımının kesif yemlerle yapılması gerektiğine dikkati çeken Karanfil, şöyle konuştu:

“Düzgün beslenmeden gelmiş kurbanlığın bundan sonraki süreçte bakımı, ‘kesif yemleme’ dediğimiz, tane yemlerle besleme ağırlıklı olacaktır. Yüzde 90’lara varan kesif yem oranı olacak. İçindeki kaba yem oranı, yani ‘saman, çayır, silaj’ diye tabir edeceğimiz yem oranı, oldukça az olacak. Kesif, tane yemler fazla olacak. Burada oran yüzde 90, bu oranın içinde mutlaka artan şekilde enerji yemlerinin olması gerekecek. Buğday, mısır, arpa ya da bunların kırmalarının yemin içinde yüzde 80’lere varmasını öneriyoruz. Hayvanın son zamanlarında alacağı enerji, aynı zamanda vücudun iç yağını dolduracak. Etin içindeki boşlukları dolduracak. Kesimden sonra damağımıza hitap eden daha güzel et çıkmış olacak.”

 Günlük ortalama 2 bin kalori verilmeli

Karanfil, yüzde 5-6 kesif yem verilmesi gerektiğini aktararak, “Yani 100 kilogram gelen hayvana 6 kilogram civarlarında, 200 kilogram gelen canlı hayvanlara da 12 kilogram kesif yem günlük verilmelidir. Bu kesif yemlerin içinde de yüzde 90’lara varan oranda enerji yemi, yani buğday, arpa ve mısır versinler. Günlük verilecek yemler ortalama 2 bin kalorilik olmalıdır” dedi.

http://www.tarimtv.gov.tr/HD5367_kurbanliklarin–kaliteli-yemle–beslenmesi-uyarisi-.html

81 İle, 81 Panayır

”4. Koyun-Keçi Panayırı”nı değerlendiren, İzmir Damızlık Koyun-Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Özer Türer, benzer organizasyonların tüm Türkiye çapında düzenlenmesi gerektiğini söyledi. 81 İlde, 81 Panayır Kurulmalı!,  20-21 Eylül tarihlerinde, sektör temsilcileri, protokol ve küçükbaş hayvan yetiştiricilerinin yoğun katılımı ile gerçekleştirilen, 4. İzmir Koyun-Keçi Panayırının mimarı Özer Türer, koyun-keçi ürünlerinin tanıtılması ve bilinilirliğinin arttırılması yanında küçükbaş hayvan yetiştiricilerin kaynaşıp motivasyonlarının yükseltilmesi adına her ilimizde benzer organizasyonların tertip edilmesinin sektör geneline büyük fayda sağlayacağını ifade etti.

 KÜÇÜKBAŞ HAYVANCILIK DAHA FAZLA TANITILMALI

İzmir Koyun-Keçi Panayırının yıldan yıla büyüyerek daha verimli hale geldiğini söyleyen İzmir Damızlık Koyun-Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Özer Türer, koyun ve keçi ürünlerinin tüketim payının arttırılmasının önemine dikkat çekti. Açıklamasında Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker’in; ”Türkiye coğrafyası küçükbaş hayvancılık coğrafyasıdır” sözüne atıfta bulunan Türer, ”Anadolu’nun geleneksel kültürü küçükbaş hayvancılık üzerine kuruludur. Et krizlerini tamamen çözmemiz, geleneksel mutfağımızı sürdürülebilir hale kılmamız için koyun ve keçi ürünlerinin tüketimini arttırmalıyız. Keçi sütü tanıtımında yakaladığımız başarıyı kuzu ve oğlak etile devam ettirmeliyiz. Koyun ve keçide üretimin yanında tüketimde arttıkça et fiyatlarındaki yükseliş duracak, sofralar lezzetlenecek ve daha sağlıklı bir toplum yetişecektir.” dedi.

   PANAYIRIN ARKASINDAKİ SEKTÖR, KENDİ GÜCÜNÜ GÖRMELİ

İzmir Koyun-Keçi Panayırı ile unutulan bir kültürün yaşatıldığını değinen Türer; ”Panayırın ardındaki sektörel gücü görmeliyiz. Benzer organizasyonlar 81 ilimizin hepsinde düzenlenmeli. Tüketiciyle buluşmak, kamuoyu oluşturmak, hayvan ticareti, kaliteli örnek hayvanların sergilenmesi, yarışmalar ile genetik ıslah çalışmalarının teşvik edilmesi, yetiştiricinin kaynaşması ve motivasyonunun arttırılması gibi amaçlar ancak panayır ve benzeri büyük organizasyonlar ile sağlanabilir” sözleriyle bu faaliyetlerin önemine vurgu yaptı.

http://www.sondakika.com/haber/haber-81-ilde-81-panayir-kurulmali-6525244/

Kurbanlık Hayvan Alırken

Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Okan Yılmaz, yaklaşan Kurban Bayramı dolayısıyla vatandaşların hayvan pazarları, hayvan borsaları veya Kurban Hizmetleri Komisyonu’nca belirlenen kurbanlık satış yerleri veya doğrudan hayvancılık işletmesi dışında başka bir yerden kurbanlık hayvan almamaları konusunda uyardı.

Yılmaz yaptığı açıklamada, yaklaşan Kurban Bayramı nedeniyle hayvan hareketlerinde artış olacağını ve bu nedenle kurbanlık hayvan nakilleriyle muhtemel bir hastalığın hayvan pazarlarına bulaşmasını önlemek için, hayvan yetiştiricilerinin, hayvan nakliyeciliği yapan araç sahiplerinin ve kurbanlık alacak vatandaşların bazı kurallara uyması gerektiğini kaydetti.
‘KURBANLIK HAYVAN ALIRKEN’
Kurbanlık hayvanların, hayvan pazarları, hayvan borsaları veya Kurban Hizmetleri Komisyonu’nca belirlenen kurbanlık satış yerlerinden veya doğrudan hayvancılık işletmesinden alınması gerektiğini belirten Yılmaz, buraların dışındaki yerlerden kurban alınmaması gerektiğini vurguladı. Kurbanlık hayvan alacak kişilerin alacakları hayvanların sağlıklı ve besili olmasına ve hayvanların kulaklarının küpeli olmasına dikkat etmeleri gerektiğini söyleyen Yılmaz, ayrıca il dışından gelen hayvanların veteriner sağlık raporunun, büyükbaş hayvanların yanlarında pasaportlarının ve küçükbaş hayvanların da yanında nakil belgelerinin olması gerektiğini ifade etti.
‘HAYVAN NAKİLLERİ İÇİN TEDBİRLER ALINDI’
5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu ve ilgili Yönetmelikler gereğince; il merkezi ve ilçelerden başka illere yapılacak her türlü hayvan ve hayvansal madde sevklerinde; menşeine en yakın yerdeki, İl Gıda, Tarım Hayvancılık Müdürlüğü Hayvan Sağlığı Yetiştiriciliği ve Su Ürünleri Şubesi veya İlçe Müdürlüklerinden “Veteriner Sağlık Raporu” alınmasının zorunlu olduğunu hatırlatan Yılmaz, il içinde yapılacak büyükbaş hayvan nakillerinde Hayvan Pasaportunun, küçükbaş hayvan nakillerinde ise Nakil Belgesinin bulundurulmasının yeterli olacağını açıkladı. Sevk edilecek büyükbaş hayvanlara şap aşısı ve küçükbaş hayvanlara da PPR aşısının yapılmış olması ve kulak küpesi bulunmasının zorunlu olduğunu ifade eden Yılmaz: “Trakya bölgesine hayvan nakillerin de ise bunların yanı sıra Bakanlığımız tarafından yayımlanan Genelgelerde belirtilen ilave özel şartlarında yerine getirilmesi zorunluluğu vardır.

AB hayvan refahı mevzuatına uyum kapsamında yayımlanan Hayvanların Nakilleri Sırasında Refahı ve Korunması Yönetmeliği” ile “Canlı Hayvan Ticareti Yapan Satıcıların Çalışma ve Denetlenmesi İle İlgili Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik” gereğince; Hayvan taşıyacak araçların sahiplerinin İl Müdürlüklerine müracaat ederek, düzenlenen eğitime katıldıktan ve araçlarında teknik ekipman ve donanımı tamamladıktan sonra “Nakliyeci Yetki Belgesi” ve araç sürücüleri içinde “Sürücü Yetki Belgesi” almaları gerekmektedir.Hayvanların nakliyesi sırasında bakımlarından ve refahından sorumlu kişilerin de aynı şekilde eğitime katıldıktan sonra “Bakıcı Yeterlilik Belgesi” almaları gerekmektedir. Üreticilerimizin, İl ve İlçe Müdürlüklerimize müracaat etmeleri durumunda bu konularda kendilerine her türlü yardım yapılmaktadır. Belirtilen şartlara haiz olmayan hayvanlar için kesinlikle veteriner sağlık raporu düzenlenmeyecek ve hayvan pazarlarına girişlerine izin verilmeyecektir. Kaçak sevk durumlarında ise 5996 sayılı kanunun 36. maddesi gereğince hayvan sahiplerine ve nakil vasıtaları sahiplerine idari para cezası verilmektedir. Ayrıca yine aynı kanun maddesi gereğince “tanımlattırılmamış yani numaralı kulak küpesi bulunmayan sığır cinsi hayvanlar ile koyun ve keçilerin nakil sırasında yakalanması hâlinde tüm masrafları sahibi tarafından karşılanarak en yakın kesimhanede kestirilerek, sahibine teslim edilmektedir” dedi.

http://www.milliyet.com.tr/gida-tarim-ve-hayvancilik-il-mudurlugu-nevsehir-yerelhaber-395360/

Doğu Karadeniz’de Hayvancılık

Doğu Karadeniz Bölgesi’nda daha çok büyükbaş hayvancılığı yapıldığı belirtildi. TUİK Doğu Karadeniz Bölge Müdürlüğü’nden alınan verilere göre, bölgede 523 bin 312 büyükbaş hayvan, 496 bin 129 adette küçük baş hayvan (koyun-keçi) bulunuyor. Hayvancılık yoğun olarak Trabzon ilinde yapılırken, Trabzon’da 130 bin 452 sığır, 102 bin 489’u ve 14 bin 925’i de keçi olmak üzere 117 bin 414 küçük baş hayvan besiciliği yapılıyor. Bölgede en fazla büyükbaş ve küçükbaş hayvan Trabzon’da bulunurken, en fazla koyun Ordu’da, en fazla keçi ise Rize’de besleniyor. Rakamlarla bölgedeki büyükbaş ve küçük baş hayvan sayıları şu şekilde:

“Ordu’da sığır sayısı 127 bin 840, koyun sayısı 109 bin 921 ve keçi sayısı 4 bin 81; Giresun’da sığır sayısı 84 bin 869, koyun sayısı 68 bin 443 ve keçi sayısı 11 bin 599; Rize’de sığır sayısı 27 bin 909, koyun sayısı 7 bin 125 ve keçi sayısı 20 bin 607, Artvin’de sığır sayısı 71 bin 558, koyun sayısı 105 bin 236 ve keçi sayısı 12 bin 749; Gümüşhane’de sığır sayısı 80 bin 684, koyun sayısı 35 bin 347 ve keçi sayısı 3 bin 607.”

http://www.haberler.com/dogu-karadeniz-de-hayvancilik-6513555-haberi/

Havaalanları Turizme İvme Kazandıracak

 DOKA tarafından gerçekleştirilen toplantıda Ordu-Giresun Uluslararası Havaalanı, Trabzon Havaalanı ve projesi tamamlanan Rize Havaalanı’nın Doğu Karadeniz turizmine ivme kazandıracağı belirtildi. Toplantıda turizm için gerekli olan denizyolu, havayolu ve rahat karayolu ulaşımının bölgemizde olduğu belirtilerek turizm potansiyelinin artırılması için yapılacak uygulamalar görüşüldü.

Doğu Karadeniz Belediyeler Birliği (DKBB) tarafından yürütülen ve Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı (DOKA) tarafından desteklenen, Doğu Karadeniz Bölgesi Mobil Turizm Rehberi MyDOKA’nın tanıtım toplantısı Hamamizade İhsan Bey Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi.

 DOKA Genel Sekreteri Çetin Oktay Kaldırım, Ortahisar Belediye Başkanı Av. Ahmet Metin Genç ve ilçe belediye başkanlarının hazır bulunduğu toplantıda Doğu Karadeniz turizmini değerlendiren DKBB Başkanı ve Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Orhan Fevzi Gümrükçüoğlu, bölgenin bakir yapısına dikkat çekerken hızla gelişen turizmin bölgede ve ülkede işsizliğe derman olacağını kaydetti.

“Ülkemizin her tarafı bir cennet köşesi gibi. Çoğu tarafı da keşfedilmiş ve defalarca ziyaret edilmiş. Ama bizim bölgemizin bakirliği ve keşfedilmemişliği var” diye konuşan Başkan Gümrükçüoğlu, “Bunların yanında bir başka unsur daha var. Dünyanın iklimi değişiyor, Maalesef kuraklığın arttığını görüyoruz. Samsun’dan buyana Doğu Karadeniz’imiz ise halen bu kuraklıktan pek etkilenmeyen bölge durumunda. İnşallah diğer bölgeler ve tüm dünyada da bu kuraklık sorun olarak önümüze gelmez ama şu anda yaşanan hali ile Doğu Karadeniz’in turizm alanında çok daha ön adımlar alabileceği bir döneme giriyor gibiyiz. Bu arada yıllardır süren tanıtımlar meyvelerini vermeye başlamış durumda. Bunu Trabzon’da yaşadığımız gibi Rize’de de yaşadık, Giresun’da da yaşadık, Artvin’de de yaşadık, yaşıyoruz. Hepimizin bildiği veciz bir cümle var: Turizm bacasız fabrika. Hizmet sektörünü içinde bulundurduğu için istihdama da direkt olarak katkı sağlayan alanlardan bir tanesi. Bu çerçevede bizler belediye başkanları, halkın temsilcileri olarak her sorunla uğraştığımız gibi, hizmet sektöründeki eleman istihdamının daha fazla olacağı münasebetiyle bu konunun hem bölgede hem ülkede işsizliğin dermanı olacağını biliyor, görüyor, yaşıyoruz” dedi.

 Başkan Gümrükçüoğlu sözlerini şöyle tamamladı:

“Bu gelişmelere bu güne kadar ki gelişmeleri, altyapıda atılan adımları, ulaşımda atılan adımları ve güvenlikte sağlanan rahat ortamı da ilave edecek olursak, Doğu Karadeniz’imizin yıldızı giderek yükseliyor. Bir otoyolla Samsun’dan burası (Trabzon) 4 saat, Sarp Sınır Kapısı buradan araçla 2 saat. Trabzon havalimanına günde 50-60 uçağın indiği gün oluyor. Şu an da Giresun-Ordu havalimanı da yapılıyor. Rize havalimanının projesi bitti ihalesi yapılacak. Turizm için birincisi havayolu, ikincisi rahat ve güvenli bir karayolu lazım. Bölgemizde bunların ikisi de mevcut. Deniz yolu ulaşımı da var. Turizm de biz aslında bir Antalya’nın, bir Marmara Bölgesi’nin bir İzmir’in daha gerisindeyiz. Konaklama bakımından, bilgi bakımından, tecrübe bakımından gerideyiz. Ama hep beraber sistemli doğru bir program yapacak olursak bu bölgeyi bu hareket çok ileriye götürür. Tabi ki doğaya saygı duyarak, çevre kirliliğine yol açmayarak ve çok kıymetli olan tarihimize saygı duyarak bu çalışmaların yapılması gerekiyor. Mesela Zağnos surları ile Tabakhane surları arasındaki bölge, yaklaşık 5 bin yıllık bir tarihin kenti. Bu bölgenin koruma amaçlı imar planını yaptırdık. Buna göre insanlar yaşayarak burayı değiştirebilecek. Kendi mülkiyetindeki yeri değiştirebilecek veya birisi buradan bir yer satın alıp koruma amaçlı imar planını hayata geçirebilecek. Yani, bir 5-10 yıl içinde bir bakacaksınız ki, iki surun arasında tarih canlanmış olacak. Tarihe saygıyı hiç ihmal etmeyen çok güzel yaşanılabilen tarihi bir şehir merkezi ortaya çıkmış olacak” diye konuştu.

http://www.giresungazete.net/haber-12373-Havaalanlari-turizme-ivme-kazandiracak.html