Monthly Archives: Eylül 2014

Karadut Suyu Geçim Kaynağı Oldu

Balıkesir’in Havran ilçesinde, karadut suyu çok sayıdaki vatandaşın geçim kaynağı oldu. Çanakkale-İzmir ve Edremit-Balıkesir karayolu üzerinde kurulan küçük küçük stantlarda karadut suyu satan vatandaşlar, işlerinden memnun görünürken, içenler de lezzetli olduğunu söylüyorlar. Eski yıllarda bir iki kişinin yaptığı karadut suyu satışı bu günlerde onlarca vatandaşa ekmek kapısı oldu. Karadutu mevsiminde satın alan vatandaşlar, hazırladıkları suyu da yıl boyu satıyorlar. Özellikle yaz aylarında yol kenarlarında açılan onlarca stant karadut suyu, zeytin, zeytinyağı ve kızılcık suyu satıyor. Satıcı İlyas Ulu, “Karadut bu yörede 30 senedir olan bir şey. Bunu, benim tezgahımın karşısında 30 sene önce hacı ağabey yapmaya başladı. Çok tutuldu. Şu, 5 senedir filan artmaya başladı. Sektör haline geldi.

Profesörlerin de, bunun kansızlığa, karaciğer yağlanmasına ve ağız yarlarına iyi geldiğini söylemesi bu sektörü canlandırdı. Bir kişiyle başlayan bu sektör şu anda yaklaşık 200 kişiye ekmek kapısı oldu. Yöremiz zeytin, zeytinyağı ile anılan bir bölge. Fakat karadut onunla eşdeğer oldu. Biz satıcılar olarak memnunuz. İnşallah alan müşterilerimiz de memnun kalırlar. Hem onlara, hem memleketimize tanıtmış oluruz. Hem de adımızı iyi bir besinle helal yolla duyurmuş oluruz” dedi. Bir başka satıcı Bedri Karabıyık ise, “Karadut ağız yaralarına karaciğere, kansızlığa şifa kaynağıdır. Topluyoruz. Kaynatıyoruz. Satıyoruz. Bir çok insanın geçim kaynağı oldu. Karadut eskiden azdı. Şimdiler de herkesin geçim kaynağı oldu. Reçelini yapıyoruz. Pekmezini yapıyoruz. Kendi ağacımızdan topluyoruz. İşimizi severek yapıyoruz. Allah, bereket versin.”dedi. Karadut suyunu ilk kez tattığını anlatan Şenol Torlak da, “Yıllardır bu yolu kullanıyorum. İlk defa içtim. Hatta 5 bardak içtim. sağlık kaynağı karadutu herkesin içmesini tavsiye ederim” diye konuştu.

Yaylalar Keşfe Hazır

Yaylaların asıl sahibi inekler. İnsanlar, hayvanlar otlasın, kış aylarında aç kalmasın diye otları biçiyor, yine hayvanın sütüyle tereyağı ve peynir yapıyor. İnsan ne kadar az iz bırakırsa, yabani mantarlar, derenin sesi, binbir türlü çiçekler ve sislerle yaylanın tadı o kadar çıkıyor!   Doğu Karadeniz yaylaları ‘memleketim Hemşin’ diyene bile her gün yeni şeyler öğretiyor. Mesela yaylanın merkezinde hayvanlar vardır. Ancak sayıları günden güne azalıyor. Gurbette yaşayan Karadenizliler köylerine döndüklerinde memlekete dönmüş “Alamancı” gibiler. Doğadan, hayvanlardan, çiçeklerden kopuk bir hayat yaşıyorlar. Yayla dediğiniz yerde geniş otlaklar olur. Yayla çiçekleri olur. Yani bitkilerin boyu kısalır, ormanların yukarısında hayvanlara mis kokulu çiçek ve bitkiler yem olur. O güzel peynirin, tereyağının ve muhlamanın tadının güzelliği otladığı yaylalardan gelir. Ben de Pazar Hemşinliyim (çamsız olan). Anne, baba, teyze, hala beş kişi sevdiğimiz akrabaların peşine takılıp Gito Yaylası’na gidelim istiyoruz. Karadeniz’de yayla yolları çetindir. Dereler, ağaçlar, kayalar size eşlik eder. Daha önce elektrik ve yolu da olmazdı. Belki de böyle çetin yol koşulları açgözlülüğü burandan uzak tutuyor.

KEŞFETMEYE HAZIR OLUN  Anlayacağınız turist yaylanın öznesi değildir. Ancak gerçek yayla lezzeti için büyük kalabalıkları unutun. Yaylanın öznesine saygı duyan yeni kuşaklar da geliyor. Onlar yaylaların asıl sahibinin hayvanlar, bitkiler olduğunu biliyor. O yüzden ağırladıkları kişilere müşteri değil, ‘misafir’ diyor. Gito ve Pokut yaylasında bu durumu tersine çevirmek isteyen idealist gençler var. Ben ikisine tanık, birine konuk oldum. Şimdilik onları anlatıyorum. Serhan Pırpır ve idealist beş arkadaşının el verdiği Koçira Pansiyon’da kalmadım ama evine misafir oldum. Serhan Pırpır’ın telefonunu internetten buldum. Yer olmadığı için “Kurban olduğum istersen gel evimde kal. Pansiyonda misafirlerim var ” diyecek kadar gönlü zengin insan. Hatta bir gün fazladan kalmak istiyoruz deyince “Bak bugün çok kötü bir yağmur var. Sorun olur üzülmenizi istemem” diyecek kadar tok gözlü insan. Aslında ticari açıdan ‘deli’. Zaten böyle bir yeri sevmeden, gönlünü vermeden ticari olarak işletmek de mümkün değil. O yüzden ağırladıkları insanlara misafir diyorlar. Ağırlamak istemediği, telefonda ses tonundan üslubundan hoşlanmadığı kişileri kabul etmiyor. Kendi dostlarını ve misafirlerini ağırlıyor.

 PEÇETEDE ÇİÇEKLER Bizi yukarıda kendi evine yerleştiriyor. Sofra kurulurken her peçetenin üstüne bıraktıkları yayla çiçeklerine tanık olunca, Serhan Pırpır’ın niye ‘misafirim var’ dediğini anlıyorsunuz. Zaten bir gece konuk olduğumuz yayladan ayrılırken arabalarımızın sileceklerinin altında bulduğumuz çiçekler sayesinde Pırpır’ın detaycılığını anlıyorsunuz. Sabah, Serhan Pırpır’ın liseye giden oğlu Ata’nın çaldığı tulum ve horon ile uğurlanıyoruz. Bu rutin bir davranış mı bilemem. Ancak siz paylaşmaya hazırsanız, Serhan Pırpır, yol arkadaşımız ‘teknik deli’ Yusuf ve Ata Pırpır’ın gönlü zengin. Serhan Bey’in ağırladığı dostlarından biri de Yasemin Şişman. Bizim de akrabamız çıkıyor. O da henüz konuk olmadığım Pokut Yaylası Plato’da Mola Pansiyon’un sahibi Onun hikayesini de başka zaman paylaşırım.

KİMLER GELMESİN?  “Herkes bana hizmet etsin” diyenler.  “Yayla yolları niye bu kadar kötü, yürümek zorunda mıyım?” diye soranlar.  “Aman çok ıslandım”, “Aman çok yoruldum”, “Ben bunu yemem” diyenler.  “Buralar hep böyle yağmurlu sisli mi olur?” şeklinde soru soranlar.  “Paramla her şeyi satın alırım” diyenler.  Keşfetmek için gözleri kapalı, paylaşmayı, dayanışmayı unutanlar.  Çöplerini sağa sola atıp, arabama ve motorumla her yere dalarım diyenler.

KEŞFEDECEK NELER VAR?  Gito Yaylası kısa yürüyüşle ormanda mantar fotoğrafları çekin.  Ambarlı Yaylası’nın yukarısındaki buzul göllerine gidin.  Horonlara katılın. “Horon tepmeyin” horon vurun!  Bol bol yayla tereyağı, peynir, muhlama ve karalahana çorbası yiyin.

http://www.sabah.com.tr/Turizm/2014/09/03/yaylalar-kesfe-hazir

6. Tarım ve İnsan Fotoğraf Yarışması Başladı

Katılım Şartları: Yarışmaya seçici kurul, yarışma düzenleme kurulu üyeleri ve 1. derece yakınları dışında herkes katılabilir. 2.Yarışmaya bir yarışmacı her bölümde en çok 5(beş) eserle katılabilir. 3.Yarışmaya gönderilecek fotoğraflar bir CD veya DVD’ye kayıtlı olarak (büyük ebat baskılara uygun şekilde) gönderilecektir. 4.Yarışmaya gönderilecek fotoğrafların herhangi bir yarışmada derece (ödül ve sergileme) almamış olması gerekmektedir. Bu yarışmadan önce veya bu yarışmayla eş zamanda, anılan fotoğrafın diğer bir yarışmada derece almış olduğunun ortaya çıkması durumunda, anılan ödül iptal edilir ve verilmişse, ödül sahibinin ödülü iade etmesi gerekir. Bu iptal durumu, diğer ödül almış ve/veya alamamış yarışmacılara talep hakkı doğurmaz. Yarışmaya eser gönderenler, eserlerin kendilerine ait olduğunu beyan ve taahhüt etmiş sayılır.

Bu yarışma kapsamında Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, katılımcıların yarışma fotoğraflarıyla ilgili izin ve telif hakları konularında herhangi bir sorumluluk kabul etmez. Katılım şartlarına uymayan fotoğrafların ödülleri iptal edilecek ve yerine başka bir fotoğraf konmayacaktır. Katılımcı, yarışmaya gönderdiği yapıtın tümüyle kendisine ait olduğunu ve tüm izinlerinin alındığını kabul, beyan ve taahhüt eder. Ödül alan katılımcılardan bu beyan ve kabulleri dışında hareket ettiği anlaşılanlardan elde ettikleri ödül, unvan ve her türlü kazanımları geri alınır. 5.Yarışma renkli sayısal (dijital) dalda düzenlenmektedir. Siyah-beyaz ve sepia gibi monokrom (tek renk) fotoğraflarla yapılan başvurular kabul edilmeyecektir. 6.Yarışmaya gönderilecek fotoğrafın yapısı değiştirilmemiş olmalıdır. Birden fazla fotoğrafın montajıyla oluşturulan fotoğraflar, photoshop gibi fotoğraf düzenleme programlarıyla başkalaştırılmış fotoğraflar, fotoğrafın orijinalinde olmayan herhangi bir objenin eklenmiş veya var olan objelerden herhangi birisinin çıkarıldığı fotoğraflar yarışmaya kabul edilmez. 7.Fotoğraflar jpeg formatta, 300 dpi çözünürlükte ve kendi orijinal boyutlarında gönderilmelidir. Dereceye giren eserler sergileneceğinden, kaliteli ve büyük boyutlarda baskıya olanak tanıması için fotoğrafların; en az 50×70 cm’lik baskıya uygun şekilde gönderilmesi gerekmektedir. Eser Sahibi bu konuyu test ederek fotoğrafını göndermelidir. Yarışma sayısal ortamda olup, baskılar kabul edilmeyecektir. Gönderilen kayıtlardaki fotoğraflar paspartusuz ve kenar boşluksuz olmalıdır. Eserlerin kaydedildiği CD veya DVD ve başvuru formu son katılım tarihi olan gün, mesai saati sonuna kadar teslimat yerine ulaşacak şekilde posta veya kargo ile gönderilmeli veya elden teslim edilmelidir.   8.Her katılımcı koşullarına uyan kategorilerde en fazla 5 (beş) adet eserle yarışmaya katılabilir. Birden fazla kategoriye katılım durumunda her kategori için ayrı başvuru formu düzenlenip, tüm fotoğraflar adlandırmalarında kategorilerine dikkat edilerek tek bir CD veya DVD’ye kaydedilebilir. CD veya DVD ’ye jpeg olarak kayıt edilen her fotoğrafın adlandırılmasında sırasıyla; Katılımcının katıldığı il adı, 5 (beş)  rakamdan oluşan rumuz, sıra numarası, eser adı ve yarışma kategori adı mutlaka bulunmalıdır. (Örnek: Ankara – 12345 – Sıra No (1,2,…) –  Eser Adı – Kategori Adı ) Başvuru formuyla gönderilecek CD veya DVD’nin üzerine sadece 5 (beş) karakterli rumuz yazılmalıdır. Başvuru formunun ayrıca CD veya DVD’ye kaydedilmesi gerekmemektedir. 9.Yarışma 6 ayrı bölümde yapılacak olup, “Çiftçi-Üretici Özel Ödülü” için yarışmaya katılacakların Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) veya Üretici Birliğine kayıtlı olma ve yarışma başvurularına katılım formuyla birlikte Çiftçi Kayıt Sistemi Belgesi veya Üretici Birliği üyelik belgesi kopyasını gönderme zorunluluğu vardır. Öğrenci kategorisinde yarışmaya katılacak öğrencilerin, öğrenci kimlik belgesi fotokopisini yarışmaya göndermeleri gerekmektedir. “Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı (Bağlı ve İlgili Kuruluşlar) Çalışanları” ile “Denizbank Çalışanları” kategorisinde yarışmaya katılacakların işyeri kimlik fotokopisini göndermeleri zorunludur. “Genel Kategori” ve “Aile Çiftçiliği” temalı yarışma herkese açıktır. (Profesyonel ve amatör fotoğrafçılar, memur, işçi esnaf, öğrenci vb.) Yarışmada yaş sınırı yoktur ve katılım ücretsizdir. 10.Posta ve kargo gecikmeleri veya kayıplardan T.C. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı sorumlu olmayacaktır. 11.Yarışmaya 24.10.2014 tarihinden sonra yapılan başvurular değerlendirmeye alınmayacaktır. 12.Yarışmaya fotoğraf göndererek katılan tüm eser sahipleri, yukarıda belirtilen yarışma koşullarına uymayı kabul etmiş sayılır. Bu koşullara uymayan katılımcıların eserleri değerlendirmeye alınmayacaktır.

ESERLERİN GÖNDERİLMESİ VE İADESİ Yarışmacılar tarafından katılım formu noksansız doldurulacaktır. CD veya DVD kayıtlarındaki görüntülerin adlandırılmaları katılım formu ile aynı olmalıdır. Kayıtlı CD veya DVD ve katılım formu gönderim sırasında hasar görmeyecek şekilde paketlenip son başvuru tarihine kadar Yarışma Sekretaryasına elden teslim edilecek ya da posta yoluyla iletişim bilgilerinde belirtilen adrese gönderilecektir.  CD veya DVD’ler ve başvuru formları katılımcılara iade edilmeyecektir. Açılmayan ya da okunmayan CD veya DVD kayıtlarından Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı sorumlu olmayacak ve katılımcı yarışma dışı olacaktır.

BİLGİ NOTU​

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Eğitim, Yayım ve Yayınlar Dairesi Başkanlığı’nın, DenizBank sponsorluğunda düzenlediği Tarım ve İnsan Ulusal Fotoğraf Yarışması başlıyor. 2009’dan bu yana düzenlenmekte olan ve bu yıl 6. kez düzenlenecek yarışmada, toprağın ve tarımın önemi konusunda sosyal ve bireysel duyarlılığın geliştirilmesi amaçlanıyor.

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO)’nün önerisi üzerine 2014 yılı Uluslararası Aile Çiftçiliği Yılı olarak ilan edilmiştir. Açlık ve yoksullukla mücadele, doğal kaynakların korunması ve kırsal kalkınmanın etkin bir parçası olduğu vurgulanan “Aile Çiftçiliği” bu yıl tematik kategori olarak belirlenmiştir.

Herkesin katılımına açık olan yarışma Genel, Çiftçi, Aile Çiftçiliği Teması, Öğrenci, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Çalışanları ve DenizBank Çalışanları olmak üzere 6 farklı kategoride gerçekleşiyor. Yarışmacılar tarım, hayvancılık, toprak, su, su ürünleri, gıda ve muhafazası, tarım ürünlerinin işlenmesi, çiftçi, köylü ve köy yaşamına dair her türlü faaliyeti konu alan fotoğraflarla yarışmaya katılabilecektir.

6. Tarım ve İnsan Ulusal Fotoğraf Yarışması başvuruları yarışma sekretaryasına elden teslim edilecek ya da posta yoluyla gönderilecektir. Yarışmada dereceye giren eserlere toplam 20.000 TL tutarında DenizBank hediye çeki ile kitap ve DVD setleri armağan edilecektir.

Yarışmaya başvurular 25.07.2014 tarihinde başlayıp, 24.10.2014 tarihinde sona erecek, sonuçlar 17.11.2014 tarihinde www.tariminsan.com, www.tarim.gov.tr, www.tarimtv.gov.tr adreslerinden ve yarışmaya ait sosyal medya kanallarından duyurulacaktır. Kazananlara ödülleri 28.11.2014 tarihinde düzenlenecek bir törenle takdim edilecektir.

ÖDÜLLER:

Genel Katılım Birincilik Ödülü    : 5.000 TL’lik DenizBank hediye çeki İkincilik Ödülü      : 4.000 TL’lik DenizBank hediye çeki Üçüncülük Ödülü  : 3.000 TL’lik DenizBank hediye çeki

Çiftçi-Üretici Özel Ödülü 2.000 TL’lik DenizBank hediye çeki ve Eğitim Yayım ve Yayınlar Dairesi Başkanlığı’nca hazırlanan Çiftçi Eğitimi Serisi kitap ve CD seti.

“2014 Uluslararası Aile Çiftçiliği Yılı” Teması Özel Ödülü 2.000 TL’lik DenizBank hediye çeki

Öğrenci Özel Ödülü 2.000 TL’lik DenizBank hediye çeki

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Çalışanları Özel Ödülü 2.000 TL’lik DenizBank hediye çeki

DenizBank Çalışanları Özel Ödülü Plaket ve Yayın Seti

Seçici Kurul gerekli gördüğü takdirde ödüllerin her birini en fazla 3 kişiye bölüştürebilir veya ödüle değer eser bulunmaması halinde ödül vermeyebilir veya yarışma anında özendirme ödülleri verebilir.​

İLETİŞİM BİLGİLERİ:

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Eğitim Yayım ve Yayınlar Dairesi Başkanlığı

İvedik Cad. Bankacılar Sokak No:10 06170 Yenimahalle – ANKARA

R. Alev ÇAMUR rahimealev.camur@tarim.gov.tr

Tel: 0312 315 6555 / 114​

İNTERNET SİTESİ: http://tariminsan.com

http://giresun.tarim.gov.tr/Haber/94/6-Tarim-Ve-Insan-Fotograf-Yarismasi-Basladi

Şap Aşılama Kampanyası Düzenleniyor

İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğünden Şap Aşılama Kampanyasıyla ilgili yapılan açıklama şöyle: “Bakanlığımız tarafından ülke genelinde uygulamaya konulan “Bölgesel Risklerin Azaltılmasına Dayalı Şap Hastalığının Kontrol ve Eradikasyon  Projesi” kapsamın da;  Giresun merkez ve 15 ilçemizde   1 Eylül – 31  Ekim 2014 tarihleri arasında “Sonbahar Dönemi Şap Aşılama Kampanyası” düzenlenecektir. Kampanyada, 2 aylıktan büyük tüm büyükbaş hayvanlar aşılanacaktır.

Halk arasında ‘Dabak’ olarakta bilinen şap hastalığı bütün çift tırnaklı hayvanlarda rastlanan çok bulaşıcı viral bir hastalıktır. Ağızda, tırnakta ve memelerde yaralar oluşturan bu hastalık; et veriminde %30-45, süt veriminde %15-35 arasında verim kayıplarına neden olur. Özellikle genç hayvanlar hastalığa karşı son derece hassas olup, ölümlere yol açabilir. Hastalıktan korunmanın yolu, hayvanların altı ay aralıkla yılda iki kez (ilkbahar, sonbahar) aşılanmasıdır ve  5996 sayılı Kanun gereğince yetiştiricilerin hayvanlarını aşılatmaları zorunludur.

Bunun dışında, ülkemizde bazı İllerde görülen Sığırların Nodüler Ekzantemi Hastalığına (Lumpy Skin Disease, Afrika hastalığı) karşı tedbir amacıyla ilimizde muhtemel riskli yerlerde Haziran ayında başlatılan aşılama çalışmasına da halen devam edilmekte olup, 23 binin üzerinde büyükbaş hayvan aşılanmıştır. İlimizde henüz rastlanmayan ve insanlara da bulaşma özelliği olmayan bu hastalıktan korunma yolları; aşılama, sinek-sivrisinek mücadelesi, hayvan nakillerinin kontrollü yapılması, işletmelerde temizlik ve dezenfeksiyon gibi tedbirlerin hassasiyetle alınmasıdır.

http://www.giresun.gov.tr/syf/haberiGoster.aspx?haber_ID=14310

Aşılama kampanyaları; Giresun merkez de Hayvan Sağlığı Yetiştiriciliği ve Su Ürünleri  Şube Müdürlüğümüz, ilçelerde ise İlçe Gıda Tarım ve Hayvancılık  Müdürlüklerimiz tarafından yürütülmektedir. Üreticilerimiz daha ayrıntılı bilgi almak için İl / İlçe Müdürlüklerimize başvurabilir veya www.giresun.tarim.gov.tr adresinden internet sitemizi ziyaret edebilirler.

Toprağın Altından Çıkan Lezzet: Küp Peyniri

Suyu süzüldükten sonra biberli ya da sade olarak, kaya tuzu ilavesiyle bidonlara basılan peynir, toprağın altına gömülüp 5 ay bekledikten sonra çıkartılarak “küp peyniri” adıyla sofraları süslüyor. Tokat’ta, suyu süzüldükten sonra biberli ya da sade olarak, kaya tuzu ilavesiyle bidonlara basılan ve toprağın altında 5 ay bekletilen “küp peyniri”, lezzetiyle büyük ilgi görüyor.

Çamlıbel Beldesi’nin Aktepe Mahallesi’nde maharetli kadınların hazırladığı peynirlerin suyu süzülüp, kaya tuzu ilave ediliyor. İsteğe göre biber eklenen peynir, eskiden kullanılan küplerin aksine plastik bidonlara basılıp toprağa gömülüyor. Yaklaşık 5 ay sonra topraktan çıkarılan peynir, eşsiz lezzetiyle sofraları süslüyor.

Babaannesinden öğrendiği küp peyniri yapımını 40 yıldır sürdüren Latife Tanrıverdi, peynirin sabah kahvaltılarına, hamur işine ve ekmek arasına ayrı bir lezzet kattığını söyledi.

Küp peynirinin tamamen doğal olduğunu belirten Tanrıverdi, “Hayvanlarımız doğada yayılıyor. İneklerimizin sütlerini sağıyoruz. Daha sonra süte peynirin mayasını katıyoruz. Bir gün bekledikten sonra torbalıyoruz ve dilim dilim keserek tuzluyoruz. Yine bir gün daha bekledikten sonra aynı şekilde tuzlayıp bidonlara basıyoruz. İsteğe bağlı olarak biberli ya da bibersiz yapıyoruz. Bidonun kapağına da bez sarıyoruz, toprağa gömüyoruz” dedi.

Tanrıverdi, eskiden insanların buzdolabı olmadığı için peynirleri toprağa gömdüklerini, bugünlerde ise lezzetinden dolayı bu uygulamaya devam ettiklerini vurguladı.

Toprağın peynire hem tat kattığını hem de saklanmasını sağladığını söyleyen Tanrıverdi, “Diğer peynirler küp peynirin tadını vermez. Sapsarı oluyor, güzel tat veriyor. Bize babaannelerimizden ve büyüklerimizden gelen bir gelenek. Sağlık açısından da güzel. Her derde deva. Her şeye ilaç diyorlar. 150-200 yıl önce elektrik ve buzdolabı olmadığı için böyle toprakta saklamışlar. Toprak buna ayrı bir tat veriyor, güzellik veriyor. Bunu yiyen bir daha istiyor” diye konuştu.

Küp peynirinin diğer peynirlere göre daha pahalı olduğunu belirten Tanrıverdi, küp peynirinin kilosunu 15 ila 30 lira arasında sattıklarını sözlerine ekledi.

http://www.tarimtv.gov.tr/HD5191_topragin-altindan-cikan-lezzet–kup-peyniri.html