Monthly Archives: Ekim 2014

Sertifikalı Çoban İçin 5 Bin Türk Lira’sı Destek

Tarım ve hayvancılık alanında yeni desteklemeler getiren Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, sertifikalı çoban çalıştıran üreticilere 5 bin lira destek verecek. Konuyla ilgili Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğünden edinilen bilgilere göre bir süre önce İŞ KUR, Milli Eğitim Bakanlığı, Ziraat Odaları Birliği ve KoyunKeçi Yetiştiricileri Merkezi işbirliği ile yürütülen çalışmalar sonunda çobanlara yönelik eğitim düzenlenmişti.

Şebinkarahisar ve Dereli ilçelerinde açılan sertifikalı çobanlık kursuna 146 kişi katılmıştı. Yetkililer hayvancılığın desteklenmesi tebliği gereğince sürü yöneticisi istihdam eden işletmelere yılda 5 bin lira destek verileceğini kaydettiler. Desteklenmeden yararlanmak için sürü yöneticisinin SGK primini 5 ay kesintisiz yatıranlar yararlanabilecek. Küçükbaş ve büyükbaş hayvan sürüsü işletmelerin 31 Aralık tarihine kadar il ve ilçelerdeki Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüklerine başvuruda bulunabilecekler.

http://www.yesilgiresun.com.tr/gundem/sertifikali-coban-icin-5-bin-lira-destek-h7452.html

Çiğ Yumurta Tüketmeyin

’10 Ekim Dünya Yumurta Günü’ nedeniyle açıklama yapan GMO Şube Başkanı Şehmus Alparslan, yumurtanın birçok besin öğesini bir arada barındıran en önemli gıdalardan olduğunu anlattı. Yumurtanın insanlık tarihi boyunca tüketildiğini ve bereketin sembolü olarak bilindiğini belirten Alparslan, “İçeriğindeki protein ve yağın yanı sıra esansiyel aminoasitler bakımından zengin olup, kalorisi düşük bir besindir. Yumurta, ayrıca vitamin fosfor ve demir kaynağıdır” dedi.

 Beyni güçlendiriyor, refleksleri hızlandırıyor!

‘BUZDOLABINDA YIKAMADAN SAKLAYIN’

Protein alımı açısından özellikle çocukların, hamilelerin ve sporcuların her gün, yetişkinlerin ve yaşlıların ise haftada en az 2- 3 kez yumurta tüketmesini öneren Alparslan, şunları kaydetti:

 Yumurta zayıflatıyor!

“Yumurta satın alırken tazeliğini anlamak oldukça güç olduğundan saklama şartlarına dikkat edilmelidir. Uygun saklama sıcaklığı olan 5 ile 12 derece arasında muhafaza edilmediği takdirde kolayca bozulabileceği unutulmamalıdır. Çatlak ve kırık yumurtalar satın alınmamalıdır.

Ev şartlarında yumurta buzdolabında, orijinal karton kutusu içerisinde ve doğal koruyucu tabakasını kaybetmemesi için yıkanmadan saklanmalıdır. Yumurta pişirildikten sonra tüketilmelidir. Çiğ yumurtanın sindirimi güç, zararlı mikroorganizma bulaştırma riski daha yüksektir. Bu nedenle çiğ yumurta tüketiminden kaçınılmalı. Yumurta içeren ve yumurta açısından zengin yiyecekler, hazırlanma sürelerinin haricinde 2 saatten fazla buzdolabının dışında tutulmamalıdır.”

http://www.haberturk.com/saglik/haber/998311-cig-yumurta-tuketmeyin

http://www.tarimtv.gov.tr/HD5412_tavuk-etinde-antibiyotik-ve-hormon-yok.html

TÜRKİYE’nin Ceviz Üretimini Artırma Çalışmaları

Ordu Üniversitesi (ODÜ) Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Turan Karadeniz, önümüzdeki yıllarda ceviz üretiminin gözle görülür ölçüde artacağını tahmin ettiklerini söyledi. Karadeniz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, geçmiş yıllarda çeşitli nedenlerden dolayı Türkiye’nin ceviz üretiminin düştüğünü ancak son yıllarda yeniden atağa geçildiğini belirtti. Cevizin önemli bir tarım ürünü olduğunu, kıymetinin mutlaka bilinmesi gerektiğini vurgulayan Karadeniz, “Türkiye’de ceviz yetiştiriciliği çok eskilere dayanmaktadır. Anadolu, Kafkas ve Balkanlar’da cevizin ilk defa burada üretildiğini bilmekteyiz. Daha sonra bu bölgelerden batıya doğru yayılmış” dedi.

Cevizin en çok üretildiği ülkelerle ilgili bilgi veren Karadeniz, şöyle devam etti:

“Dünyada cevizin üretim trendi artmaktadır. Çin, yılda bir milyon 750 bin ton ceviz üreterek ilk sırada yer almaktadır. Bu ülkeyi 550 bin ton üretimle Amerika Birleşik Devletleri, 450 bin ton üretimle İran izlemektedir. Türkiye ise yıllık ürettiği 200 bin ton cevizle dünyada dördüncü sırada yer almaktadır. 30 yıl önce Türkiye ikinci sırada yer alırken, önce ikinciliği ABD’ye, daha sonra üçüncülüğü İran’a kaptırdık ancak son yıllarda yapılan bazı projelerle üretimimiz artırılmaya çalışılmaktadır. Bu konuda kısmen de başarılı olduk. Önümüzdeki yıllarda ceviz üretimimizin gözle görülür ölçüde artacağını tahmin ediyoruz. Belki dünyadaki üretim sıralamamız değişmeyecek ancak en azından dördüncülüğü başka ülkeye kaptırmamış olacağız.”

– “Türkiye’de ceviz kıyımı yaşandı”

Karadeniz, Türkiye’de üretimin düşmesinde ceviz ağaçlarının kesilerek mobilya sanayisinde kullanılmasının etkili olduğunu ifade ederek, “Maalesef ciddi anlamda ceviz kıyımı yaşandı. Kütük tüccarları 1970’li yıllarda Anadolu’nun her tarafındaki ceviz ağaçlarını keserek mobilya, döşeme ve kaplama sanayinde kullandı. Dolayısıyla ceviz üretimimiz ciddi manada düştü. Şimdi yeniden aşılı ceviz üretimimiz artmaya başladı” diye konuştu.

Türkiye’de en çok ceviz üretiminin Denizli’de gerçekleştirildiğini bildiren Karadeniz, önümüzdeki yıllarda ciddi üretim rakamlarına ulaşılacağını düşündüğünü kaydetti.

Türkiye’de gerek ilkbahar gerekse erken gelen sonbahar soğuklarının cevizde ciddi zarara neden olduğunu dile getirerek, “Bunun için çeşit seçimine gidilmektedir. Cevizin yaygınlaşmasını, üreticilerimizin imkanları ölçüsünde bir iki dekarlık ceviz bahçesi kurmasını öneriyorum. Cevizi geleceğin meyvesi olarak görüyorum. Bu nedenle arazisi müsait olanların ceviz üretmesinde fayda var” diye konuştu.

http://www.haber3.com/turkiyenin-ceviz-uretimini-artirma-calismalari-2941721h.htm#ixzz3FaBlaggY

Ankara’da Giresun Günleri Başlıyor

Başkent Ankara’da bu yıl ilki gerçekleştirilecek olan “Giresun Kalkınma ve Tanıtım Günleri” 9 Ekimde başlıyor.  9-12 Ekim 2014 tarihleri arasında gerçekleştirilecek olan “Ankara’da Giresun” etkinliğinde ilimiz tüm özellikleriyle Başkentlilerin beğenisine sunulacak. Giresun’umuzu ülkemize ve dünyaya tanıtmak, birlikteliği sağlamak, Başkentte gurbette bulunan vatandaşlarımızla sılayı buluşturmak, özlem gidermesine vesile olmak amacıyla düzenlenen organizasyonun açılışı 09 Ekim 2014 Perşembe günü sat 12.00’de Sayın Valimiz Hasan Karahan’ın da katılımlarıyla gerçekleştirilecek.

Ankara Atatürk Kültür Merkezindeki organizasyona tüm halkımız davetlidir.

http://www.giresun.gov.tr/syf/haberiGoster.aspx?haber_ID=14424

Uzmanından Kurban Kesmenin İncelikleri

Türkiye Kasaplar Federasyonu Başkanı Yalçındağ, karkas haldeki küçükbaş hayvanı kolay kesme ve parçalamanın püf noktalarını anlattı. Türkiye Kasaplar Federasyonu Başkanı Fazlı Yalçındağ, Türkiye’de tüketilen etin yaklaşık beşte birine denk gelen 200 bin ton etin Kurban Bayramı’nda üretildiğini ancak kesim ve parçalama hataları nedeniyle en az yüzde 5 kayıp oluştuğunu belirterek, “Bu kayıp Ankara, İstanbul ve İzmir gibi illerin bir haftalık et ihtiyacını karşılayabilir” dedi.

Yalçındağ, karkas haldeki küçükbaş hayvanı kolay kesme ve parçalamanın püf noktalarını anlattı.

Yaklaşık 18 kilogramlık bir karkası 10 dakikada anlatım eşliğinde parçalarına ayıran Yalçındağ, doğru olanın kurbanı işin inceliklerini bilen bir uzmana kestirmek olduğunu söyledi. Kurbanını kendisi kesmek isteyen vatandaşlara dikkat edilecek unsurlar konusunda bilgi veren Yalçındağ, kesimden önceki geceden itibaren kurban edilecek hayvana yiyecek verilmemesi gerektiğini vurgulayarak tıpkı ameliyata hazırlanan bir hasta gibi hayvana bir gece öncesinde yemek verilmemesi gerektiğini belirtti.

Dolu mideyle hayvanın kesilmesinin eziyet olduğunu ve en son olarak hayvanın akşam beslenmesi gerektiğini söyleyen Yalçındağ, “Böylece hem hayvana eziyet vermemiş oluruz hem de kesim işlemi daha kolay yapılabilir” dedi.

Yalçındağ, kurbanı kesmek için öncelikle keskin bir bıçağa ve ip parçasına ihtiyaç olduğunu, hayvanın yatırıldığı yerde bir ayağının serbest kalacak şekilde üç ayağının bağlanması gerektiğini ifade ederek “Daha sonra kıbleye çevrilerek alt kulak hizasından üst kulak hizasına kadar bir defada keskin bir bıçakla kesim işlemini gerçekleştireceğiz. Burada amaç boynunun her iki taraftaki ana damarların kesilmesi, hayvanın vücudundaki kanın bir an önce boşaltılması ve ölüm olayının gerçekleşmesi” diye konuştu.

Deriyi Etten Ayırmanın Püf Noktası

Yalçındağ, kesim işlemi sonrası göğüs kısmına dolması muhtemel olan kanın temizlenebilmesi için gerdana yukarıya doğru bıçak batırılarak kanın akıtılması gerektiğini bildirdi.

Kesim bittikten sonra derinin hayvanın gövdesinden kolay çıkarılması için bacak kısmından küçük bir kesi açılarak buraya hortum takılması gerektiğini anlatan Yalçındağ, buradan hava verilerek derinin etten kolayca ayrılabileceğini söyledi. Bundan sonraki aşamada kurbanın iç organlarının boşaltılması gerektiğini belirten Yalçındağ, bunun için karın boşluğundan göğüs kısmının başlangıç noktasına kadar bir kesi atıldığını kaydetti. Kesi atarken bıçağın dikey değil yatay kullanılması gerektiğini vurgulayan Yalçındağ, böylece iç organların zarar görmeyeceğine işaret etti.

Yalçındağ, kalan kısma karkas adı verildiğini belirterek, derinin yüzülmesinin ardından gövdenin soğuması için bir müddet beklenmesi gerektiği üzerinde durdu. Karkas eti sıcakken parçalara ayırmanın hem zor olduğunu hem de bu etlerin sıcak sıcak parçalara ayrılıp üst üste konulduğunda bozulma olasılığının çok yüksek olduğunu ifade etti.

Etin soğuyup soğumadığının kontrol edilmesinin ardından parçalamaya başlanabileceğini belirten Yalçındağ, eti parçalama işini bir uzmanın yapmasının en doğru tercih olduğunu vurguladı. Parçalama sırasında bir kancaya asılan karkasa bıçak yardımıyla döşünden kaburga kemiklerine ulaşana kadar bir kesi atılıp satırla bu bölümün 2-3 hamlede kesilebileceğini ifade eden Yalçındağ, satırın olmadığı durumlarda göğüs kafesinin göğüs kemiği ile birleştiği yerden bıçakla kesmenin de mümkün olduğunu kaydetti.

Etler Pirzola Üzerinde Kalmalı

Parçaların birbirinin üzerine gelmeyecek şekilde temiz bir tepsiye dizilerek soğuma işlemine devam edilmesi gerektiğini vurgulayan Yalçındağ, “Daha sonraki işlem kürek dediğimiz kısmın gövdeden ayrılması. Burada da iki önemli nokta var: Birincisi kürek kısmı gövdeden ayırırken pirzolanın bulunduğu yere zarar verilmemesi gerekiyor. İkincisi ise kürekte bulunan lenf bezelerinin etten ayrılarak atılması gerekiyor. Bu kısım tüketilmiyor. Kol kısmından kuşbaşı kesilebilir, incik kısmını parçalatarak haşlama yapılabilir. İşlenen etler iyice soğuduktan sonra buzdolabı poşetleri ile derin dondurucuda saklanabilir” değerlendirmesinde bulundu.

Fazlı Yalçındağ, karkasın en değerli yerlerinden biri olan ancak parçalama sırasında en büyük hataların yapıldığı pirzola kısmının genelde çıkarıldığını ama burada püf noktasının omurganın etrafındaki etlerin pirzola üzerinde kalması olduğunu vurguladı. Yalçındağ, aksi halde pirzola özelliğinin kaybolacağını söyledi.

Yalçındağ, göğüs kafesi de karkastan ayrıldıktan sonra kesilen karın boşluğunun etrafındaki etli kısmın da kıyma olarak değerlendirilebileceğini bildirdi. Bu işlemlerin ardından karkastan fileto kısmının ayrıldığını ifade eden Yalçındağ, “Burası da en değerli etlerin bulunduğu bölgedir. Küçükbaşın bonfile ve kontrfilesi buradan çıkar. Daha sonra karkastan but ayrılır. Buradan da kuşbaşı, külbastı hazırlanabilir” diye konuştu.

“Doğrusu Küçükbaş”

Fazlı Yalçındağ, kurbandan çıkan ancak yenilemeyen atıkların yarım metreden daha derin bir çukur kazılarak buraya konulması ve üstünün toprakla kapatılması gerektiğini söyledi. Ayrılan derinin de zarar verilmeden gövdeden çıkarılması ve iri tuzla tuzlanması gerektiğinin altını çizen Yalçındağ, aksi halde deride bozulmalar başlayacağını vurguladı.

Kurbanlık olarak küçükbaş seçilmesini öneren Yalçındağ, bu ibadette dinen de koçla yola çıkıldığına işaret etti. Küçükbaş kesmek ve parçalamanın daha kolay olduğunu, büyükbaş kesmek içinse uygun bir yer ve uzman kişilerin olması gerektiğini vurgulayan Yalçındağ, kurban için beslenen büyükbaş hayvanların çok güçlü olduğunu bu nedenle kesimlerinin de çok zorlaştığını sözlerine ekledi.

http://www.tarimtv.gov.tr/HD5376_uzmanindan-kurban-kesmenin-incelikleri.html