Bilim insanlarının yeni keşfine göre kızılcık meyvesi, bileşenlerinin bakteriyel enfeksiyonları engelleyebilmesi sebebiyle, yeni antibiyotiklerde kullanılabilir özellikte. Kızılcığın içinde bulunan flavonoidler e.coli enfeksiyonlarını engelliyor. E.coli ise idrar yolu enfeksiyonları ile gıda zehirlenmesini tetikleyen bir bakteri. Yeni araştırmalara göre, bu kırmızı meyvenin ilaç geliştiricileri tarafından keşfedilmesi ile yeni bir inceleme alanı başlatacak. Söz konusu bileşenlerin E.coli bakterisinin yetkinliğini azalttığı kanıtlandı.
Massachusetts Dartmouth Üniversitesi’nden Profesör Terri Camesano’ya göre, yeni antibiyotiklere direnç kazanmış mikroorganizmaların ortaya çıkmasıyla, bakteriyel enfeksiyonların mekanizmasının daha iyi anlaşılabileceği temenni ediliyor. Bu sayede yeni antibiyotik üretilebilir.
Bakterilerin enfeksiyona sebep olmaları için, bakteri öncelikle bir organizmaya, ev sahibine yapışarak orada yeterli sayıda üremesi gerekmektedir. Flavonoid ise E.coli bakterisinin yüzeye yapışmasını engellediği gözlemlenmiştir.
Deneyleri gerçekleştiren Profesör Camesona ve meslektaşı Profesör Catherine Neto’ya göre, flavonoidler kızılcığın savunma sistemlerinin bir parçası. Ayrıca kızılcığın içerisindeki PAC ve flavonoidler alternatif antibakteriyel tedavilerin derinleşmesi için önemli keşifler.
Araştırmayı gerçekleştiren profesörlerden Neto konuya ilişkin “Bu bileşenler birlikte ve ayrı ayrı iyice araştırılmalı ve antimikrobiyel özellikleri incelenmelidir. Böylece bakteriyel hastalıklara karşı yeni ilaçlar üretebiliriz” demiştir.
http://www.milliyet.com.tr/bakterilere-karsi-kizilcik-pembenar-galeri-genelsaglik-2283750/?PAGE=1
Orman ve Su İşleri Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü, koruma altına alınan av ve yaban hayvanlarını ve bu türleri vurmanın cezasını belirledi. Doğan Haber Ajansı’ndan (DHA) Mehmet Çınar’ın haberine göre, Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nın 2016- 2017 dönemi Merkez Av Komisyonu (MAK) kararına göre koruma altındaki türler ve bu türleri vurmanın para cezaları açıklandı. Bakanlığın bu yıl için belirlediği koruma altına alınan av ve yaban hayvanları listesinde ilk sırada Anadolu yaban koyunu ile Anadolu parsı olarak da bilinen leopar bulunuyor. Bu hayvanları vurmanın cezası ise 75 bin TL. Alageyik vurmanın cezasının 70 bin TL olarak belirtildiği listede, çengel boynuzlu dağ keçisi ve boz ayı 15’er bin TL, çizgili sırtlan ve karakulak 13’er bin TL, kızıl geyik ve yaban keçisi vurmanın cezası 12’şer bin TL olarak belirlendi.
Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ile Orman ve Su İşleri Bakanlığı tarafından hazırlanan Tarımsal Kaynaklı Nitrat Kirliliğine Karşı Suların Korunması Yönetmeliği, 23 Temmuz’da Resmi Gazete’de yayımlandı. Tarımsal kaynaklı nitratın suda neden olduğu kirlenmenin tespit edilmesi, azaltılması ve önlenmesine ilişkin usul ve esasları düzenlemek amacıyla çıkartılan yönetmelik, yer altı ve yer üstü sularında tarımsal kaynaklı kirliliğe neden olan azot ve azot bileşiklerinin belirlenmesi ve kirliliğin önlenmesi ile ilgili teknik ve idari esasları kapsıyor.
Yemek için mantar yetiştirme Avrupa, Amerika, Çin ve Japonya’da bir endüstridir. Çin’de mantar yetiştiriciliği 600 yıl öncesine kadar dayanır. Avrupa’da ise 1650’li yıllarda, Fransa’da kültür mantarı yetiştiriciliğiyle başlamıştır. Şili gibi bazı Güney Amerika ülkelerinde Aztekler zamanından beri bilinen mısır rastığı (Ustilago maydis), bazı mısır tarlaları özellikle bu mantarla enfekte edilerek üretimi yapılmakta ve yenilmektedir.
Mantar safari turizmi, konusunda uzman rehberler eşliğinde yapılan bir tür keşif seyahatleridir. Dünyada tahminen 1,5 milyon mantar türü bulunmaktadır. Ancak yapılan sistematik çalışmalar ile 75 bin tanesinin türü bilinebilmektedir .



