Monthly Archives: Mart 2019

Küçükbaşa Yeni Destek

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, küçükbaş hayvan yetiştiriciliğini geliştirmek amacıyla yeni bir destek programını hayata geçireceklerini bildirdi.

Van’da konuşan Erdoğan, “Halen küçükbaş damızlıklar için hayvan başına 25 lira destek ödemesi yapılıyor. Buna ilave olarak, önümüzdeki yıldan itibaren dişi kuzu ve oğlaklardan damızlık olarak sürüye katılan her bir hayvan için 100 lira destekleme ödemesi yapmaya başlayacağız” açıklamasını yaptı.

Erdoğan, yeni proje ile küçükbaş hayvan varlığını 84 milyona yükseltmeyi, kişi başına da en az bir küçükbaş hayvan yetiştirilmesini hedeflediklerini söyledi.

https://www.dunya.com/sektorler/tarim/kucukbasa-yeni-destek-haberi-442090

Budama Nasıl Yapılır, Nelere Dikkat Edilir?

Baharın gelişi aynı zamanda bağ ve bahçelerde bakım zamanı anlamına geliyor. Bakımın en önemli ayağını da budama oluşturuyor.

Çankaya İlçe Tarım ve Orman Müdürü Yener Bilgisel, budama ile ilgili merak edilenleri WebTarım Tv mikrofonlarına anlattı. Bilgisel “Budama, özellikle meyve ağaçlarında kök ile gövde dengeyi sağlayabilmek; devamlı ve düzenli ürün alabilmek için ağaç üzerinde tepe alma, uç alma, genişletme işlemlerinin tümüne budama diyoruz. Meyve fidanlarındaki dikim budaması, şekil budaması, verim budaması, gençleştirme budaması gibi türleri vardır. Budama ile ağacın dengesini sağlanabilir ve bu çok önemlidir. Ağacın içine güneş ışınlarının girmesiyle verim, kalite artışı da gerçekleşir. Budama olmazsa ağacın içine güneş girmez ve meyve kalitesinde düşüşler oluyor. Birinci budama kış zamanında yapılır. Ilıman yerlerde ağaçlar yapraklarını döktükten bir ay sonra yapılabilir. Ancak kışı daha soğuk geçen, İç Anadolu gibi yerlerde budama Şubat ortasından sonra yapılabilir bu sayede ağaçlar donlardan korunmuş olur. Mesela Ankara’da budama Mart ayından sonra yapılır. Budamanın geç yapılmasıyla erken açmalar önlenir ve bahar donlarının verdiği zarar aza indirgenir. Budama yaparken meyve gözü olan dallar budanmaz ve budama ağacın gövdesine güneş ışınlarını engelleyen dallardan başlanmalıdır.” dedi.

4 çeşit budamanın olduğunu belirten Bilgisel, budama ile ağaçların direncinin arttığına dikkat çekerek “Bazı hastalıklı dalları kesersek ağaç sağlığına katkı yapmış oluruz. Ağaca yapılan püskürtmeli ilaçlarda daha fazla gövdeye nüfus eder. Budama aletlerinin seçiminde kalite ve temizlik de çok önemli. Aletlerin metali ne kadar kaliteli ise daha hızlı ve keskin kesimler yapılabilir. Ayrıca bir ağacı budadıktan sonra diğerine geçerken 4’e 1 oranında çamaşır suyu koyduğunuz suya aletinizi temizlenmeli çünkü bu sayede hastalık riski azaltılır. ” ifadelerini kullandı.

Çankaya İlçe Tarım ve Orman Müdürü Yener Bilgisel, budama yapacaklara bazı tavsiyelerde bulundu.

“Devletimizin açtığı pek çok eğitim programları var. Bu programlar ile güzel eğitim alınabilir. Ancak bazı üreticiler eline alet alıp budama yapabiliyor. Mesela ben üç eğitime katıldıktan sonra ilk budamamı yaptım. Eğitimler il ve ilçe müdürlüklerindeki teknik personeller, ziraat mühendisleri tarafından uygulamalı olarak verilmektedir. Ankara’da yılda 300 ila 400 kişiye eğitim verilir. İşin ehli olmayan kişilerin yaptığı budama ağacı erken öldürebilir.” sözleri ile konuşmasını bitirdi.

https://www.tarimtv.gov.tr/tr/video-detay/budama-nasil-yapilir-nelere-dikkat-edilir-11433

Türk Balı Kimlik Kazanıyor

Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği Başkanı Ziya Şahin, Türk balının yurt dışında gereken ilgiyi görmesi için kimliklendirme çalışmalarının sürdüğünü söyledi. Şahin, 70 bin arıcı üyeleri bulunduğunu, Arıcılık Kayıt Sistemi’ne kayıtlı 8 milyon arı kovanı olduğunu belirtti. TÜİK verilerine göre, yıllık 104 bin ton bal üretildiğini anlatan Şahin, Türkiye’de üretilen balların uluslararası yarışmalarda derecelerin yüzde 70’ini topladığını aktardı.

Türk balının bu kalitesine rağmen yurt dışında yeterince pazar bulamadığına dikkati çeken Şahin, şöyle konuştu:

“Ballarımızı dış pazara satmada istediğimiz başarıyı gösteremiyoruz. Bunun çözümü için bölgesel olarak üretilen ballarımızın kimliklendirilmesi gerektiğine inandık. Bu kapsamda kestane, narenciye, ayçiçeği, pamuk ve geven balımızın kimliklendirme çalışmaları sürüyor. Biz kendi bölgesinde üretilen bu balları kimliklendirmiş olacağız. Dış pazara çıktığımızda benim geven balımın kimliği şu diyebilmemiz lazım. Şimdiye kadar bunu yapamadık. Bu çalışmayla arıcımızın ve bal sektörünün önünü açmaya çalışıyoruz. Bu kimliklendirme çalışması bitince yurt dışında da istediğimiz yere geleceğiz. Çam balının kimliklendirmesi ise bitti, kodekste şu anda tartışılıyor.”

Şahin, Türkiye’de kişi başı yıllık yaklaşık 1 kilogram bal tüketildiğini dile getirerek, Türkiye Arıcılar Birliği logosunun bulunduğu balların garantili olduğunu ifade etti.

Yurt dışına yüzde 99 çam balı ihracatı
Şahin, Türkiye’nin yurt dışından bal satın almadığını ancak arı sütü, polen ve propolis gibi arı ürünleri aldığını, Türk arıcısı olarak bu ürünleri de üretmeye talip olduklarını belirtti.

Yurt dışına daha çok çam balı ihraç edildiğine değinen Şahin, “Biz yurt dışına yüzde 99 çam balı ihraç ediyoruz. Dış ticarette bu devamlılığın sağlanması için piyasaya daha fazla çam balı sunmalıyız. Ürettiğimiz 104 bin ton balın 45 bini çam balı. Biz dış pazara her zaman 50 bin ton bal ayırmalıyız ki rekabet imkanımız olsun. Bunun için de çam balı üretim alanlarının genişletilmesi gerekiyor. 100 bin hektar olan çam balı alanımızı 200 bin hektara çıkarmalıyız, üretimimizi de 100 bin tona getirmeliyiz. Bunun için bir projemiz var, bunu Bakanlığımıza sunduk.” dedi.

“Bal üretmek için de doğal alanlar oluşturalım”
Şahin, Türkiye’deki kovanların kayıt altında olduğunu ancak Türkiye Arıcılar Birliği olarak kovanların ötesinde balların kayıt altına alınmasını istediklerini aktardı.

Türkiye’de çok fazla kovan olduğunu vurgulayan Şahin, şöyle devam etti:

“15 yıl önce bizim 3,5 milyon kovanımız vardı. Kovan başı bal üretimimiz 19-20 kilogramdı. Bugün 8 milyon kovanımız var, şu an kovan başı bal üretimiz 14-15 kilogram. Demek ki bizim kovan sayısını yükselterek bal üretimini artırmamız mümkün değil. Yataya çalışalım istiyoruz artık, bal üretelim. Bal üretmek için de doğal alanlar oluşturalım. Organik üretim yapanlara saygı duyuyorum ancak Türkiye’de organik alan çok sınırlı. Bizim önceliğimiz sıfır toleranslı, doğal alanlarda üretilmiş doğal bal. Yani arının ürettiği, arıcının yardımcı olduğu bal. Biz doğal balı referans alıyoruz. Doğal bal nasıl olur bunu belirtiyoruz. Sahte ballarla mücadelede en etkili yol polisakkaritler. Bu konuda bir projemiz var. Bu proje için destek aldık, ‘şu bal şununla beslenmiş, bu doğaldır, bu doğal değil’ gibi ayrıştıracak bilimsel altyapıyı oluşturmaya çalışıyoruz.”

Her üretim alanının diğer alanlara saygılı olması gerektiğine dikkati çeken Şahin, arıya ihtiyacı olan meyve bahçelerinin bol bol ilaçlandığını ve bu nedenle çok sayıda arının zehirlendiğini ve öldüğünü sözlerine ekledi.

https://www.dunya.com/sektorler/tarim/yas-cay-destekleme-primi-odemeleri-basladi-haberi-441863

Yumurta Güvenliği ile İlgili Bilmeniz Gereken Her Şey! FDA Açıkladı!

Yumurta Güvenliği ile İlgili Bilmeniz Gereken Her Şey! Taze yumurtalar, temiz ve sağlam kabukları olanlar bile, Salmonella adında, genellikle “gıda zehirlenmesi”ne neden olabilen bakteriyi içerebilir. ABD Gıda ve İlaç İdaresi (FDA), her yıl Amerika’da yumurta kaynaklı 79.000 gıda kaynaklı hastalık vakası ve 30 ölüm olduğunu tahmin ediyor. Bir çok ülke, çiftlikte, nakliye ve depolama sırasında yumurtaların kirlenmesini önlemeye yardımcı olmak için düzenlemeler oluşturmuştur. Ancak her şeye rağmen tüketiciler yumurtalara bağlı hastalıkları önlemede kilit rol oynamaktadır. Yumurtaları satın alırken, saklarken, hazırlarken ve servis ederken veya bunları içeren yiyecekleri kullanırken bu güvenli kullanım ipuçlarını takip ederek kendinizi ve ailenizi koruyun.

1.Yumurta Satın Alma
Markette satın alırken akıllıca kararlar vererek yumurtaları güvende tutabilirsiniz.

Yumurtaları yalnızca buzdolabında satılıyor ise alın.
Kartonu açın ve yumurtaların temiz olduğundan ve kabuklarının kırılmadığından emin olun.
Satın aldıktan sonra vakit kaybetmeden temiz bir buzdolabında + 4 derece’de veya daha düşük bir sıcaklıkta saklayın.
Buzdolabınızın sıcaklığının doğru olduğundan emin olun.
Yumurtaları orijinal kartonlarında saklayın ve en iyi kaliteyi almak için 3 hafta içinde tüketin.
Yumurta Güvenliği ile İlgili Bilmeniz Gereken Her Şey!
Budolabında satılmayan yumurtaları almaktan kaçınmalısınız!
2.Yumurta Saklama-Depolama
Yumurtaların doğru şekilde saklanması hem kalitelerini hem de güvenliğinizi etkileyebilir.

İyi haşlanmış/pişirilmiş yumurtaları en geç bir hafta içinde tüketin. Dolapta saklamayı unutmayın.
Yumurtaları donduruyorsanız kabukları ile dondurucuya atmayın. Bütün yumurtaları dondurmak için, sarısı ve beyazları birlikte çırpın ve en fazla 1 yıl içinde tüketin
Kalan pişmiş yumurta yemeklerini soğutun ve 3 ila 4 gün içinde tüketin.
3.Hazırlama
Ellerinizi, kapları, ekipmanları ve çalışma yüzeylerini çiğ yumurta veya içeren yiyeceklerle temas etmeden önce ve sonra sıcak, sabunlu suyla yıkayın.

Yumurta sarısı ve beyazı sertleşinceye kadar pişirin.
Sahanda yumurta güvenliğiniz için akışkan olmamalıdır.
Güveçler ve yumurta içeren diğer yemekler tavanın veya fırının sıcaklığı en az 70 derece olacak şekilde pişirilmelidir.
Yemek servis edildiğinde çiğ veya az pişmiş yumurta isteyen tarifler için – sezar salatası sosu ve ev yapımı dondurma gibi – işlenmiş veya pastörize edilmiş yumurtaları kullanmaya özen gösterin.

4.Servis
Yumurtalar ve yumurtalı yemekler için bu servis kurallarına uyun.

Pişirilmiş yumurtaları (haşlanmış yumurta ve kızarmış gibi) ve yumurtalı yiyecekleri (örneğin sufle gibi) pişirdikten hemen sonra servis yapın.
Pişmiş yumurtalar ve yumurtalı yemekler daha sonra servis yapmak için buzdolabında saklanabilir. Ancak servis yapmadan önce 70 derecelik fırın veya tavada ısıtmanız önemlidir.
Pişmiş yumurtaları veya yumurta içeren yemekleri hiçbir zaman sıcaklıklar 30 derecenin üzerinde olduğunda 2 saatten fazla dışarda bırakmayın. Bu sıcaklıklarda fazla bekleyen yumurta veya yumurta içeren gıdalar gıda zehirlenmesine nedne olabilir.
Misafirleriniz için, sıcak yumurta yemeklerini sıcak ve soğuk yumurta yemeklerini soğuk tutun: tabaklarını servis yapana kadar buzdolabında saklayın.

5.Taşıma
Piknik için, pişmiş yumurtaları ve yemeklerini, soğuk tutmak için yeterli miktarda buz veya donmuş jel paketleriyle izole edilmiş bir soğutucuya koyun.
Soğutucuyu, daha sıcak bir bagajda değil, aracın yolcu bölümünde taşıyın.
Piknik alanında mümkünse soğutucuyu gölgede bırakın ve kapağı olabildiğince kapalı tutun.
Okul veya iş için, pişmiş yumurtaları küçük bir donmuş jel paketi veya donmuş bir meyve suyu kutusu ile paketleyin.
Gıda Kaynaklı Hastalıklar Hakkında
Belirtileri iyi tanıyın.

Tehlikeli gıda kaynaklı bakterilerin tüketilmesi, genellikle kirli gıdaları yedikten sonraki 1 ila 3 gün içinde hastalığa neden olur.
Bununla birlikte, hastalık 20 dakika içinde veya 6 hafta sonra da ortaya çıkabilir.
Her ne kadar çoğu insan gıda kaynaklı bir hastalıktan kısa bir süre içinde iyileşse de, bazıları kronik, şiddetli ve hatta yaşamı tehdit edici sağlık problemleri geliştirebilir.
Gıda kaynaklı hastalıklar bazen benzer semptomları olan diğer hastalıklar ile karışabilir.
salmonella-gidalar-gidahatti
Gıda kaynaklı hastalık belirtileri şunları içerebilir:
Kusma
İshal
Karın ağrısı
Ateş
Baş ağrısı
Vücut ağrısı gibi grip benzeri semptomlar.

https://www.gidahatti.com/yumurta-guvenligi-ile-ilgili-bilmeniz-gereken-her-sey-fda-acikladi-145172/

 

Şebinkarahisar’da “Adalet Ormanı” Kuruldu

Şebinkarahisar ilçesinde 30 dönümlük alanda Adalet Ormanı kuruldu. İlçede bulunan Denetimli Serbestlik Müdürlüğü ile Açık Ceza İnfaz Kurumunda cezalarını infaz etmekte olan hükümlülerin de katılımıyla ilçenin Tamzara Mahallesi yolu üzerinde Orman Haftası etkinlikleri kapsamında ağaçlandırma etkinliği düzenlendi.

Oluşturulan ormana 200 sarıçam, 22 Şebin ceviz, 15 sedir ve 15 ıhlamur fidanı dikildi.

Şebinkarahisar Cumhuriyet Başsavcısı Abdullah Sert, gazetecilere yaptığı açıklamada, Denetimli Serbestlik Müdürlüğü ile Açık Ceza İnfaz Kurumundaki hükümlülerin, kamuya yararlı bir işte çalıştırılmaları, ıslahı ve topluma kazandırılmaları açısından Orman Haftası süresince Adalet Ormanı adı altında ağaçlandırma etkinliği gerçekleştirdiklerini belirterek, bakım faaliyetleri ve tüm sahanın ağaçlandırılmasıyla ilçeye ve gelecek nesillere kalıcı bir eser bırakılması hedeflendiği söyledi.

Etkinliğe, İlçe Kaymakamı Taner Tengir, Belediye Başkanı Şahin Yılancı, Şebinkarahisar’da görevli hakim ve savcılar, Orman İşletme Şefliği görevlileri ve hükümlüler katıldı.

https://www.haberler.com/sebinkarahisar-da-adalet-ormani-kuruldu-11862046-haberi/