Monthly Archives: Mayıs 2012

Kene Mücadelesi Çalışmaları Devam Ediyor

Giresun Merkez ve 15 ilçemizde, 2012 yılı kene mücadelesi çalışmalarına Nisan ayında  başlanmış olup, Eylül ayı sonuna kadar devam edilecektir. Kene mücadelesi çalışmalarında, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı tarafından Kırım- Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığı görülen ve ilimizin de içinde bulunduğu 15 İle tahsis edilen, et ve sütte kalıntı bırakmayan ilaçlar kullanılmaktadır. Bu kapsamda, büyükbaş ve küçükbaş hayvanlar muhtarlıkların ve önder çiftçilerinde desteği sağlanarak, riskli yerler başta olmak üzere ücretsiz olarak ilaçlanmaktadır. Çevre kirliliğine yol açması ve doğada faydalı canlılara da zarar verebilmesi nedeniyle mera vb. açık alanların ilaçlanması ise önerilmemektedir.

    Ayrıca mücadele ve korunma yöntemleri konusunda; Hayvan Sağlığı Yetiştiriciliği ve Su Ürünleri Şube Müdürlüğümüz ve İlçe Müdürlüklerimiz tarafından Sağlık Teşkilatı ile işbirliği içerisinde çiftçilerin, avcıların, ağaç kesim işçilerinin bilinçlendirilmesine yönelik olarak eğitim/yayım çalışmalarına geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi devam edilmektedir. Çiftlik hayvanlarında yapılan bu ilaçlı mücadele çalışmalarının temel amacı kenelerin biyolojik üreme zincirini kırarak popülasyonunu mümkün olduğunca azaltmaktır. Doğada çok geniş alanlarda bulunan, larva, nimf ve ergin evreleri beslenmek (kan emmek) için yabani hayvanları (tavşan,kirpi, yerden beslenen kuşlar vd.) ve evcil hayvanları tercih eden ve hızlı üreyebilen kenelerin herhangi bir mücadele yöntemiyle tamamen yok edilmesi mümkün değildir. KKKA hastalığına karşı insanlarda ve hayvanlarda henüz etkili bir aşı üretilmemiştir.

    Bölgemizde özellikle Kelkit havzası çevresinde Hyalomma soyu kenelerin yaygın olması nedeniyle bu havza içerisinde bulunan Alucra, Çamoluk ve Şebinkarahisar ilçelerimiz risk haritasında yer almaktadır. Ülkemizde yapılan bilimsel araştırmalarda; KKKA virüsünün ana taşıyıcısı olan Hyalomma soyu kenelerin yaban hayatı ile çok yakın ilişkisi olduğu ve bozkır ikliminin diğer iklim kuşakları ile kesiştiği bölgelerde, özelliklede kuru taban örtüsüne sahip bodur ormanlık alanlarda ve buralara sınır tarla kenarlarında yayılış gösterdiği saptanmıştır.

Yaz mevsiminde insanlara kene tutunması vakalarının artması nedeniyle kenelerin bulunabileceği alanlara gidildiğinde dikkatli olunmalı ve en etkili korunma yönteminin kişisel korunma tedbirleri olduğu unutulmamalıdır. Kırsal ve ormanlık alanlardan dönüşte vücutta kene yönünden mutlaka kontrol yapılarak eğer kene tespit edilirse çıplak elle dokunmamak şartıyla, parçalanmadan ve ezilmeden en kısa sürede çıkartılmalı veya yakındaki bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Çünkü kene yapışmasından sonra kan emmeye başlaması dolayısıyla virüsü bulaştırması için belirli bir zamanın geçmesi gerekmektedir (ortalama 12 saat). Bu nedenle arazi dönüşünde vücutta kene kontrolü yaparak yapışan bir kene varsa gün geçirilmeden uzaklaştırılması en önemli tedbirdir. Ayrıca çiftçilerimizin, yaz mevsiminde tarlada çalışma saati olarak; kenelerin hareketsiz veya en az hareketli oldukları, sıcaklığın 15 derecenin altında olduğu zaman dilimleri olan sabah 5.00-10.00 arası ve akşam 17.00-20.00 saatleri arasını tercih etmeleri faydalı olacaktır.
Giresun İl Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü

http://www.giresuntarim.gov.tr/tarm2/genhaber.aspx?kod=631

http://www.hurriyet.com.tr/ankara/20478114.asp

Güneş Enerjisiyle Bedava Sulama

Polatlı’nın Kargalı köyünde yaşayanlar artık tarlaları için suya para ödemeyecek. Ankara İl Özel İdaresi ve Polatlı Kaymakamlığı tarafından ortaklaşa yürütülen proje ile Kargalı Köyüne güneş enerjili tarımsal sulama sistemi yaptırıldı. Proje köylüyü tarlalarını sulamak için ödeyeceği elektrik ve su parasından kurtarıyor. Polatlı’nın en büyük köylerinden biri olan Kargalı’ya 1987 yılında sulama amaçlı kullanılmak üzere bir gölet yaptırılmış. Ancak zaman içerisinde köylünün suya olan ihtiyacı artınca göletin kapasitesinin arttırılması için ne yapılabileceği üzerine düşünülmüş. İlk olarak Sakarya Nehri’nden su getirilmesi planlanmış. Ancak maliyet yüksek olunca bu projeden vaz geçilmiş. Bunun üzerine daha az maliyetli olan kuyulardan su çekilmesi gündeme gelmiş. Bu seferde köye gelecek kabarık elektrik faturaları göz korkutmuş.

Ama bu soruna çözüm bulmak zor olmamış. Gün ışığı elektriğe çevriliyor. Üretilen elektrik sayesinde kuyulardan su çekiliyor. Böylece köylünün cebinden hem tek kuruş para çıkmıyor. Gölette biriken su ile 3 bin dekarlık arazi sulanabiliyor. Kargalı köyü sakinleri ise projeden memnun. Köyün muhtarı Metin Tekeli, kurak geçen günlerin ardından gölette biriken su sayesinde ekinlerini kurtarabildiklerini söyledi.

Ayrıca bu proje çevrecilerden de tam not alacak gibi gözüküyor. Polatlı için tek proje bu değil elbet. Önümüzdeki aylarda sulama suyunun yanında içme suyunun sağlanması içinde bir çalışma başlatılacak. Öte yandan güneş panelleri vasıtasıyla üretilen elektriğin fazlası da Başkent Elektriğe satılarak gelir elde edilmiş olacak.

 http://www.tarimtv.gov.tr/HD1256_gunes-enerjisiyle-bedava-sulama.html

Türkiye, Biyolojik Zenginliğini Belirleyecek

Türkiye’nin biyolojik zenginliği konusunda farkındalığın artırılması ve bu alandaki akademik çalışmaların ortaya konulması amacıyla 22-23 Mayıs tarihlerinde Ankara’da sempozyum düzenlenecek. Sempozyumda, ülkenin biyolojik çeşitliliğinin belirlenmesine, araştırılmasına, izlenmesine ve biyolojik kaynakların ekonomiye kazandırılmasına yönelik mevcut bilgilerin paylaşımı sağlanacak. Rio Zirvesi’nde 1992 yılında kabul edilen BM Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi, Türkiye’de 1997 yılında yürürlüğe girdi.

Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi’nin, genetik kaynakları, uluslararası bir anlaşmada bağlayıcı hüküm ve yükümlülüklerle ele alan ilk anlaşma olması, Türkiye için bu sözleşmenin önemini artırdı.   Ülkedeki uygulaması Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından koordine edilen sözleşmeye bu güne kadar 193 ülke taraf oldu. Sözleşmenin gayesi; biyolojik çeşitliliğin korunması, biyolojik kaynakların sürdürülebilir kullanımı ve genetik kaynaklardan sağlanan faydaların eşit ve hakkaniyetli paylaşımı olarak belirlendi.   Birleşmiş Milletler (BM) Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi’nin kabul edildiği tarih olması sebebiyle 22 Mayıs günü, “Dünya Biyolojik Çeşitlilik” günü olarak ilan edilerek, tüm dünyada çeşitli etkinliklerle kutlanmaya başlandı.   Sözleşme Sekreteryası, 2012 yılının konusunu “Deniz Biyoçeşitliliği” olarak belirledi. Türkiye’deki Biyolojik Çeşitlilik Günü etkinlikleri çerçevesinde, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından, Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu’nun himayesinde, Ankara’da sempozyum gerçekleştirilecek.

Sempozyumda, 22 Mayıs Uluslararası Biyolojik Çeşitlilik Günü’nün kutlanması ve Türkiye’nin biyolojik çeşitliliğinin belirlenmesine, araştırılmasına, izlenmesine ve biyolojik kaynakların ekonomiye kazandırılmasına yönelik mevcut bilgilerin paylaşımı sağlanacak.   Orman ve Su İşleri Bakanlığı Bölge Müdürlükleri, kamu kurum ve kuruluşları, üniversiteler, meslek odaları ve sivil toplum örgütlerinden temsilcilerin katılacağı sempozyumda, biyolojik çeşitliliği akademik düzeyde ortaya koyan çalışmaların paylaşılmasının yanı sıra karasal ve sucul ekosistemlerin barındırdığı biyolojik çeşitlilik bildirileri sunulacak.   Ayrıca, sempozyum sırasında Orman ve Su İşleri Bakanlığı Bölge Müdürlükleri tarafından, bölgelerinin biyolojik çeşitliliğini tanıtıcı stantlar kurulacak.   Sempozyumla Bölge Müdürlükleri ile üniversiteler arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesi, biyolojik çeşitlilik ile ilgili mevcut bilgilerin paylaşılması ve Türkiye’nin biyolojik zenginliği konusunda farkındalığın artırılması hedefleniyor.

http://www.yesilbilgi.org/turkiye-biyolojik-zenginligini-belirleyecek.aspx

Zirai İlaç Kutuları Geri Dönüştürülecek

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın koordinatörlüğünde hayata geçirilecek projeyle, zirai mücadelede kullanılan ilaçların ambalajları geri dönüştürülecek.   Ankara – Bakanlık’tan yapılan yazılı açıklamaya göre, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Kumluca Belediyesi, Zirai Mücadele İlaçları Üreticileri Derneği, Tarım İlaçları Sanayi İthalatçıları ve İhracatçıları Temsilcileri Derneği’nin iş birliğiyle, zirai ilaç kutularının geri dönüştürülmesi sağlanacak.

Projeyle, zirai mücadelede, bitki koruma ürünlerinin ambalaj ve atıklarının toprağa gömülmesi, açıkta yakılması, rastgele çevreye atılması ve başka amaçlarla kullanılmasının önüne geçilecek. Pilot olarak, Antalya’nın Kumluca ilçesinde, bu ayın son haftasında başlayacak proje, 16 ay sürecek.

Projeyle, çevre ve bitki sağlığı mevzuatı ile sağlık koşullarına aykırı hareket edilmesinin önüne geçilmesi hedefleniyor. Bu kapsamda, bitki koruma ürünlerinin ambalaj ve atıkları, uluslararası literatürlerde geçerliliği olan ”üçlü yıkama yöntemiyle” tehlikesiz hale getirilecek. Ambalaj ve atıklar, çevre mevzuatına uygun toplanarak geri dönüştürülecek ya da bertaraf edilecek.

Kumluca’daki ilk uygulamada, çiftçilere üçlü yıkama konusunda eğitim verilecek, atık toplama noktaları oluşturulacak, atıklar geri dönüştürülecek veya bertaraf edilecek. Ayrıca sürdürülebilirliği sağlamak amacıyla izleme ve kontrol faaliyetleri düzenlenecek.

Proje sonunda elde edilen veriler rapor haline getirilerek, hazırlanacak mevzuatla ülke genelinde yaygınlaştırılacak.

 http://www.cumhuriyet.com.tr/?hn=338786

‘Sinsi Katil’e Ekmekle Darbe

TÜRK Hipertansiyon ve Böbrek Hastalıkları Derneği Başkanı Prof. Dr. Şehsuvar Ertürk, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın 4 Ocak tarihli tebliğiyle ekmekteki tuz oranının 0.3 gram düşürülmesinin günde bir ekmek tüketen bireyin günlük tuz alımında yüzde 10’luk düşüş sağlayacağını söyledi. Prof. Dr. Ertürk, “Kısa vadede değil ama orta uzun vadede hipertansiyon ve bağlı hastalıklar açasından bunun anlamlı sonuçları olacaktır” dedi.

Antalya’da devam eden ve Türk Hipertansiyon ve Böbrek Hastalıkları Derneği’nce bu yıl 14’üncüsü düzenlenen Ulusal Hipertansiyon ve Böbrek Hastalıkları Kongresi’ne katılan Dernek Başkanı Prof. Dr. Şehsuvar Ertürk, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın 4 Ocak’ta Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren ’Türk Gıda Kodeksi Ekmek ve Ekmek Çeşitleri Tebliği’yle ekmekteki tuzun azaltılmasının özellikle hipertansiyonun azaltılmasında orta ve uzun vadede önemli sonuçları olacağını söyledi.

Prof. Dr. Ertürk, hipertansiyonun, bütün dünyada ölümlerin, bulaşıcı olmayan hastalıklar arasında en önemli nedeni olduğunun altını çizdi. Prof. Dr. Ertürk, “İnsanlar, kalp ve damar hastalıkları, inme ve kanserlerden ölüyor. Özellikle bizim ülkemizde Dünya Sağlık Örgütü’nün 2011 verilerine göre yüzde 85’ten fazla birey bulaşıcı olmayan hastalıklardan öldü. Bunlarda kalp ve damar sistemi hastalıkları ilk sırada yer alıyor. Bunun içinde en fazla risk faktörü hipertansiyondur” dedi.

EKMEKTEN ALINAN TUZDA YÜZDE 30 DÜŞÜŞ

Hipertansiyona bağlı olarak ortaya çıkan inme riskinin hem kan basıncı yüksekliği hem de ona bağlı olmaksızın doğrudan tuz alımıyla ilgili olduğuna dikkati çeken Prof. Dr. Ertürk, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın 4 Ocak tarihli tebliğine 1 Temmuz tarihi itibariyle tüm gıda işletmecilerinin uyması gerektiğini hatırlattı. Ekmekteki tuz oranının azaltılmasının çok kısa vadede sonuçlarının ortaya çıkamayacağını belirten Prof. Dr. Ertürk, “Ekmekteki tuz oranını yüzde 1.8’den yüzde 1.5’e düşürülmesiyle, günde ortalama bir ekmek tüketen bireyin ekmekten aldığı tuz oranı yüzde 30 oranında azaltılmış olacaktır” diye konuştu.

Derneğin gerçekleştirmiş olduğu ’Salturk- 2’ Türkiye’de Tuz Tüketimi ve Hipertansiyon araştırmasına göre günde ortalama 14.8 gram tuz tüketen Türk insanının günlük tüketiminin yüzde 30’unun ekmek  kaynaklı olduğunu kaydeden Prof. Dr. Ertürk, yüksek potasyum düşük sodyum içeren diyet tuzlardan da kaçınılması gerektiğini söyledi. Dernek olarak ’kesinlikle’ tuzun azaltılmasını istediklerini kaydeden Prof. Dr. Ertürk, tuzun diyet olmasının verdiği rahatlıkla daha çok kullanılarak aynı sodyum değerinin alınmasına neden olduğunu kaydetti. Prof. Dr. Ertürk, “Sofra tuzu yerine ’tuzu azaltılmış tuz’ diye satılan tuz çeşitlerini istemiyoruz. Okyanus tuzu, kaya tuzu, o tuz bu tuz her tuz aynı etkiyi gösterir” dedi.

 http://haber.gazetevatan.com/sinsi-katile-ekmekle-darbe/451471/41/Saglik