Monthly Archives: Kasım 2012

2060’da Tarım Bitiyor…

Dünya Bankası’nın hazırladığı rapora göre, önlem alınmazsa küresel sıcaklık 2060 yılına kadar yaklaşık 4 derece artış gösterecek. Raporda bu artışın faturasını özellikle kıyı şeridindeki ve az gelişmiş ülkelerin ödeyeceğine dikkat çekiliyor.  Artan deniz seviyesinin, Bengladeş, Hindistan, Endonezya, Madagaskar, Meksika, Mozambik, Filipinler, Venezuela ve Vietnam gibi ülkeleri tehdit etmesi, Akdeniz’de ise yazın en sıcak döneminde sıcaklığın yaklaşık 9 derece artış göstermesi bekleniyor.

TARIM YAPILAMAYACAK

Raporda; artan sıcaklık yüzünden Bengladeş, Mısır, Vietnam ve kıyı Afrika ülkelerinin tarım yapılamaz hale geleceği ve dünyanın ciddi bir kıtlıkla karşı karşıya kalacağı vurgulanıyor.

ÇEVRECİ ENERJİYE DESTEK

Dünya Bankası, küresel ısınmanın önüne geçmeden dünya üzerinde yoksulluğa çare bulmanın mümkün olmayacağını söylüyor ve çevreci enerji teknolojilerine yatırım yapmak isteyen ülkelere kredi sağlamaya hazır olduğunu belirtiyor. Küresel ısınmayla mücadele için 2005 yılında yürürlüğe giren Kyoto Protokolü’nün altında Türkiye dahil 191 ülkenin imzası bulunuyor. Ancak, protokolün süresini uzatma konusunda anlaşma sağlanabilmiş değil.  Yaklaşık 200 ülke, 26 Kasım ve 7 Aralık tarihleri arasında Kyoto Protokolü’nü masaya yatırmak üzere Katar’da biraraya gelecek.

http://www.yabantv.com/haber/12199-2060da-tarim-bitiyor

Kurslar Açılmaya Başladı

Şebinkarahisar Halk Eğitim Merkezi 2012-2013 Eğitim öğretim yılı, 1 Eylül itibari ile bugüne kadar 49 tane kurs açıldı. Kurslar mesleki kurslar, sosyal kurslar ve okuma-yazma kursları olarak sınıflandırılıyor. Merkez binada Makine Nakışı, Giyim, Kilim, El Sanatları, Halk Oyunları, Bağlama, Kalorifer, Bilgisayar, Almanca ve İngilizce kursları açılmış bulunuyor. Bina  dışında ise sbs, ygs, Makine Nakışı, Tamzara Dokuması, İngilizce, Halk Oyunları, Voleybol, Türk Halk Müziği, Bilgisayar, Bilgisayarlı Muhasebe, Arapça, okuma-yazma kursları açılmıştır. Bundan  sonra ihtiyaç ve talep doğrultusunda  yeni kurslar açılmaya devam edecektir.

 http://www.sebinkarahisarhem.gov.tr/index.php/component/content/article/1-son-haberler/24-kurslar-acilmaya-basladi

http://www.tarimtv.gov.tr/HD2028_kadinlar-icin-adan-zye-kurs.html

Dünyanın Gözü Buğdayda

‘Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, buğdayda dünya genelindeki üretim düşüşünün fiyatları yükselttiğine dikkat çekerek, ‘Dünya buğday fiyatı, ekim ayında, geçen yıla göre yüzde 24,6, ülkemizde ise yüzde 16,3 arttı. Bu fiyat artışları, beslenmenin en temel öğelerinden buğdayın ülkeler için petrol değerinde bir silah olduğunu bir kez daha göstermiştir’ dedi. Bayraktar, yaptığı açıklamada, buğdayın, Türkiye için vazgeçilmez stratejik özellikte ve bütün dünyada olduğu gibi tarım alanlarının en önemli bitkisi konumunda olduğunu belirtti. Beslenmede alternatifi olmayan buğdayın, Türkiye’de en çok üretilen ve ticarete konu olan tarımsal ürün konumunda bulunduğuna işaret eden Bayraktar, ‘Ülkemiz tarım alanları yaklaşık 23,9 milyon hektardır. Bunun yaklaşık 8,1 milyon hektarı, buğday ekimi yapılan arazidir’ bilgisini verdi.   Şemsi Bayraktar, şöyle devam etti:  ‘Buğday, ülkemizin her bölgesinde yetiştirilebilmekle birlikte özellikle İç Anadolu Bölgesimizde yaygın olarak üretilmektedir. Nitekim ekmeklik buğday üretiminde yüzde 34’lük payla ilk sırada İç Anadolu Bölgemiz yer almaktadır.

Bunu Marmara yüzde 17, Akdeniz yüzde 13, Karadeniz ve Güneydoğu Anadolu bölgelerimiz ise yüzde 11’er oranıyla izlemektedir. Üretimde en az paya yüzde 7 oranla Ege ve Doğu Anadolu bölgelerimiz sahiptir. Yine toplam 33,4 milyon ton olan tahıl üretimimizin yaklaşık 20,1 milyon tonu, yani yüzde 60,2’si buğdaydır. Çiftçimizin vazgeçilmezlerinden olan buğday ülkemizin bütün iklim bölgelerinde yetişmekle beraber en fazla buğday ekimi Orta Anadolu bölgesinde yapılmaktadır. Toplam buğday ekim alanlarımızın yaklaşık yüzde 57’si bu bölgemizdedir. Ülkemiz 20,1 milyon tonluk yıllık üretimle dünya ülkeleri arasında ilk sıralarda yer almaktadır.’

BUĞDAY FİYATLARINDAKİ ARTIŞIN NEDENLERİ  Gerek dünyada, gerekse ülkemizde özellikle buğday üretiminde herhangi bir nedenle azalmanın ekmek ve undan yapılan gıda maddelerinin fiyatlarını yükselttiğini ve bu durumun herkesi doğrudan etkilediğini kaydeden Bayraktar, şunları belirtti:  ‘ABD Tarım Bakanlığı değerlendirmelerine göre, 2012-2013 üretim sezonunda görülen kuraklık nedeniyle dünya buğday üretiminin geçen yılki seviyesinden yüzde 5,7 aşağı olacağı tahmin edilmektedir.   Geçen yıl 698 milyon ton olarak gerçekleşen dünya buğday üretiminin 2012-2013 döneminde 658 milyon tona gerilemesi beklenmektedir. Dünya üretiminde meydana gelecek 40 milyon tonluk gerileme, Türkiye üretiminin iki katı bir gerilemedir. Bu da çok önemli bir düşüştür. Bu gerilemeye; Rusya, Kazakistan, Ukrayna gibi önemli buğday üreticisi ülkelerdeki kuraklıklar sebep olmuştur. Bu durum fiyatlar üzerinde bir baskı yaparak dünya fiyatlarının artmasıyla sonuçlanmıştır.

  Diğer taraftan bazı uluslararası kuruluşların yaptığı araştırmalara göre, fosil yakıtların gelecekte azalacağı korkusu ve yüksek enerji fiyatları biyoyakıtlara ilgiyi artırdı. Biyoyakıt üretiminde buğday, mısır gibi tahıllar ile kanola, soya, ayçiçeği gibi yağ bitkilerinin kullanılması sonucu aslında buğdayın gıda olarak tüketilmesi gerekirken enerji elde edilmesi için kullanılması fiyatların artmasında diğer bir faktördür. Buğdayda artan dünya nüfusu gelir artışları, gıda güvenliği ve gıda güvencesi değişen tüketim alışkanlıkları da fiyatların yükselmesinin nedenlerindendir.’

FİYAT ARTIŞLARI  Bu nedenlerle 2011 yılı Ağustos ayında tonu 335 dolar olan dünya buğday fiyatının (ABD kırmızı sert) bu yılın aynı ayında yüzde 8,1 artış göstererek 362 dolara, 2011 Eylül ayında 328 dolar olan fiyatın bu yılın aynı ayına göre yüzde 13,1 artışla 371 dolara, 2011 yılı Ekim ayında 301 dolan olan fiyatın da bu yılın aynı ayında yüzde 24,6 artış göstererek 375 dolara yükseldiğini bildiren Bayraktar, şu bilgileri verdi:  ‘Sezon içinde görülen fiyatlardaki bu artış ABD vadeli buğday piyasası sözleşmelerinde de kendini göstermektedir. Aralık 2012 ve Mayıs 2013 ayları arasındaki sözleşmelerdeki fiyat artışı yaklaşık yüzde 5’dir. Dünya buğday fiyatlarındaki bu artış, dünya ticaretini negatif yönde etkileyecektir.  Artan dünya fiyatları ve azalan üretimden dolayı dünya buğday tüketiminin azalacağı öngörüsü yıl sonunda dünya buğday stoklarının düşeceğine işaret etmektedir. Stokların düşmesi beklentisi yıl içinde fiyatlara olan baskıyı yukarı yönde hissettirecektir.’

TÜRKİYE’DE DURUM  TZOB Genel Başkanı Bayraktar, ülkemizde de dünyadakine benzer şekilde görülen olumsuz hava koşullarından dolayı buğday üretiminin Türkiye İstatistik Kurumu’nun birinci tahminlerinde, geçen yıla göre yüzde 7,8 azalış göstererek 20,1 milyon tona gerilemesinin beklendiğini kaydetti. Bayraktar, bu beklentinin dünya fiyatlarının da yükselmesiyle birlikte Türkiye buğday fiyatlarına yukarı doğru baskı yaptığını ve buğday fiyatlarının 2012-2013 sezonunda artmasına neden olduğunu bildirdi.   Şemsi Bayraktar, ‘2011 yılı Ağustos ayında tonu 606 lira olan buğday fiyatı 2012 yılı Ağustos ayında yüzde 7,8 artarak 653 liraya (362 dolar), aynı şekilde 2011 Eylül ayında 612 lira olan buğday fiyatı 2012 Eylül ayında yüzde 10,5 artarak 676 liraya (376 dolar) yükselmiş ve 2011 Ekim 620 lira olan fiyat yüzde 16,3’lük artışla 2012 Ekim ayında 721 lira (401 dolar) olmuştur’ dedi.   Bayraktar, buğday piyasasını düzenlemekle görevli Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO), fiyatların daha fazla yükselmesini önlemek için ekim ayının ilk haftasından itibaren piyasaya, tonu 670-690 liradan (372-380 dolar) buğday satmasının fiyatların daha fazla yükselmesini önleyeceğinin altını çizdi.   TZOB Genel Başkanı Bayraktar, ‘dünya genelinde görülen fiyat artışları buğdayın ülkeler için petrol değerinde ekonomik bir silah olduğunu bir kez daha göstermiştir. Bu durum, ekim alanlarının artırılmasına yönelik tedbirlerin alınmasını, üreticinin teşvikini ve desteklenmesini de şart koşuyor’ dedi.

http://www.sabah.com.tr/Ekonomi/2012/11/18/dunyanin-gozu-bugdayda

Su Kanunu Tasarısı Hazırlandı

WWF-Türkiye’nin uzun yıllardır eksikliğini dile getirdiği Su Kanunu Tasarısı Orman ve Su İşleri Bakanlığı Su Yönetimi Genel Müdürlüğü tarafından hazırlandı.  Avrupa Birliği’ne uyum sürecinde Çevre Faslı’nın kapanış kriterlerinden biri olan ve yıllardır beklenen Su Kanunu Tasarısı, Su Yönetimi Genel Müdürlüğü tarafından kaleme alındı ve kamuoyunun görüşüne sunuldu.   WWF-Türkiye Genel Müdürü Tolga Baştak, “Ülkemizin kısıtlı olan su kaynaklarının korunması ve sürdürülebilir kullanımı için yenilikçi, katılımcı, bütüncül bir bakış açısına sahip, taraf olduğumuz uluslararası sözleşmeler ve AB mevzuatıyla uyumlu bir Su Kanunu’na olan ihtiyacı uzun yıllardır dile getiriyorduk.

Su Yönetimi Genel Müdürlüğü tarafından Su Kanunu tasarısının hazırlanmış olmasını ve kurum görüşlerine açılmasını son derece önemli bir adım olarak görüyoruz. Bu sürecin şeffaf, işbirliği içerisinde ve katılımcı bir yaklaşımla devam ederek sonuçlanmasını bekliyoruz,” dedi.   WWF-Türkiye Doğa Koruma Müdürü Buket Bahar Dıvrak ise “Kanun Tasarısı’nda suyun kullanılması ve tahsisinin yanı sıra korunmasına ilişkin düzenlemelerin yer alması çok önemlidir. Çünkü bugüne kadarki geleneksel hidrolojik yaklaşımda sucul ekosistemlerin korunması göz ardı edilmiş ve bu yaklaşımın olumsuz sonuçları birçok alanda yaşanmıştır. Havza bazında su yönetimine geçiş de Tasarıdaki önemli konular arasındadır. Ancak, su yönetiminde katılımcılığın sağlanması, havza ölçeğinde yönetim birimlerinin oluşturulması ve hazırlanacak planlar arasındaki uyum ve bütünlük konularında eksikler olduğunu düşünüyor, bu eksikliklerin giderilmesini diliyoruz,” dedi.

http://www.yesilbilgi.org/su-kanunu-tasarisi-hazirlandi.aspx

Mutluluk Meyvesi “Goji Berry”

Ömrü uzattığı gerekçesiyle ‘mutluluk meyvesi’ olarak da adlandırılan ‘Goji berry’nin kilosu 50-80 lira alıcı buluyor. Tibet başta olmak üzere Doğu Asya’da yaygın olarak yetişen ve kuvvet verici olduğu, ömrü uzattığı gerekçesiyle o bölgede yaşayanlarca ”mutluluk meyvesi” olarak da adlandırılan ”goji berry”, Cumhuriyet Üniversitesi (CÜ) Bilimsel Araştırma Projeleri kapsamında Sivas’ta da üretildi.   CÜ Enformatik Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Hasan Eleroğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, üniversite yerleşkesinde oluşturulan Gıda Ormanı’na bin adet goji berry (kurt üzümü) fidanı diktiklerini belirterek, fidanların ilk yıl yüzde 5 oranında meyve verdiğini söyledi.   Fidanlardan bu yıl 40 kilo meyve aldıklarını dile getiren Eleroğlu, fidanların büyümesiyle meyve veriminin de artacağını vurguladı.

Üretilen goji berrylerin, Gıda Mühendisliği Bölümü’nce farklı kurutma teknikleri uygulanarak incelendiğini açıklayan Eleroğlu, 2 yıl içinde fidanların büyümesiyle 1 dekardan minimum 600 kilogram yaş ve 100 kilogram kuru meyve elde etmeyi beklediklerini ifade ederek, ”Kuru meyvenin perakende satış fiyatı, kalitesine göre 50-80 lira arasında değişiyor” dedi   Goji berrynin çiftçiler için önemli bir gelir kapısı olabileceğini vurgulayan Eleroğlu, ”İkinci ve üçüncü sınıf arazilere bu bitkiyi diktiğiniz zaman çiftçimizin mazot harcamadan, fazlaca emek vermeden, çok az bir damla sulama sistemiyle veya nemli olan arazilere dikilmişse hiç sulama yapmadan dekara bin lira gibi bir gelir elde edebileceğini hesapladık” diye konuştu.   Goji berry Sivas’ı sevdi   Soğuk iklime dayanıklı bu meyvenin, yüksek rakımlı yerlerde yetiştiğini dile getiren Eleroğlu, Sivas’ta bin 200 rakımlı arazide meyve elde ettiklerini belirterek, ”Lezzeti de çok güzel, çok hoş. Bunu yiyen insanların üşümediğini fark ediyoruz. Enerji açısından da oldukça güzel. Bu bitkinin anavatanıyla Sivas aynı paraleller üzerinde. Rakım bakımından Sivas bu meyvenin anavatanına göre biraz düşük ama iklim bakımından Sivas’ı sevdi. Sivas’a adapte oldu. Sivas koşulları bu bitki için ideal. Daha doğrusu Orta Anadolu toprakları, Sivas bu bitki için ideal.

Bu bitkiyi ülkemiz ve özellikle Orta Anadolu insanları için bir şans olarak görüyorum. Endüstrisi kurulduğu andan itibaren de ülkeye büyük bir ekonomik katkı sağlayacaktır” ifadelerini kullandı.   GOJİ BERRY’NİN FAYDALARI   Yrd. Doç. Dr. Eleroğlu, antioksidan değeri çok yüksek olan goji berrynin, Oksijen Radikali Emme Kapasitesi (ORAC) değerinin 25-30 bin arasında değiştiğini vurgulayarak, ”Buna yaklaşacak bir meyve hemen hemen çok az, diğer meyvelerde ORAC değeri 5 binde, 6 binde. ORAC değerinin yüksek olmasıyla, yaşlanmayı geciktirmesi, vücuttaki birtakım zararlı maddelerin uzaklaştırılması konusunda önemli bir fonksiyon yürütüyor” dedi.

Meyvenin, mineraller bakımından da çok zengin olduğunu aktaran Eleroğlu, şunları kaydetti:   ”C ve B vitaminleri bakımından oldukça dikkat çekici bir özelliği var. Bunun dışında kanser tedavisinde Amerika’da kullanıldığını biliyoruz. Kansere karşı araştırmaları devam ediyor. Damar tıkanıklığı konusunda çalışmalar yurt dışında devam ediyor. Türkiye olarak bu konuda biraz geç kalmışız diye düşünüyorum. Bizim dışımızdaki ülkeler bu konuda ciddi çalışmalar yapmışlar. Ülkemizde de hobi olarak başlayan bu çalışma, süs bitkisi olarak düşünülmüş fakat üniversitemiz bu konuya el attı ve CÜ Türkiye’de bir odak merkezi haline geliyor. Buradan elde edilen bilgiler doğrultusunda bu meyvenin tüm Türkiye’ye yayılacağını ve endüstriyel bitkiler kapsamı içerisinde değerlendirileceğini düşünüyoruz.”

Goji berrynin birçok hastalığa iyi geldiğini ifade eden Eleroğlu, ”İçerisinde lösemi hastalığıyla ilgili birtakım etken maddeler var, kısırlıkla ilgili etken maddeler var. Bunlarla ilgili dünyada ciddi çalışmalar var ama biz şimdilik bunun tarımıyla ilgili kısmı inceliyoruz” dedi.   Hasan Eleroğlu, bu meyvenin yaygın olarak üretilmesinin ardından pazarlama konusunun gündeme geleceğini, çiftçiyi teşvik etmek için alım garantisi olması gerektiğini belirterek, ”Umarım yakın zamanda devletimiz bu konuda öncülük edecektir. Biz üniversite olarak üzerimize düşen tüm çalışmaları, bitkinin hem adaptasyonu konusunda hem de verimi konusunda çalışmaları sürdürüyoruz” ifadelerini kullandı.

http://saglik.bugun.com.tr/mutluluk-meyvesi-uretildi-haberi/211838/