Monthly Archives: Aralık 2012

Yeni Yıl

Yeni Yılınızın, Sağlıklı, Mutlu, Huzurlu, Toprağınızın Bereketli ve Ürününüzün Bol Olmasını Dileriz.                                                                       ŞebinTürk  Ailesi

Saman Yerine Buğdaya Yöneliş

Saman, buğdaydan değerli olunca üretici fikrini değiştirdi. Ziraat odaları ile çeşitli birliklerden derlenen bilgiye göre, samanın kilogramı bazı bölgelerde 90 kuruşu geçti, buğdayın kilogramı ise 65-70 kuruş arasında değişiyor. Edirne Ziraat Odası Başkanı Cengiz Yorulmaz, samanın fiyatının buğdayı geçtiğini söyledi. Edirne bölgesinin ihtiyacı olan samanı ürettiğini kaydeden Yorulmaz, “Başka bölgelerden talep gelmesi, Edirne yöresinde de fiyatları artırdı. Şu anda samanın kilogram fiyatı 75-80 kuruş. Diğer bölgelerde daha da pahalı. Buğday ise 65 kuruş” diye konuştu.

 Türkiye Damızlık Sığır Yetiştiricileri Merkez Birliği eski Başkanı Halil Tokoğlu ise İzmir çevresinde samanın kilogramının 80-90 kuruşa kadar yükseldiğini kaydederek, samanın buğdaydan daha pahalı hale geldiğini anlattı. “Üretici zor bir yıl geçiriyor” diyen Tokoğlu, “Şu anda buğdayın sapı buğdaydan daha kıymetli. ‘Buğday ve arpa daha ucuz, samanın yerine onu yedireyim’ diyemezsiniz. Kaba yem mutlaka olmalı” ifadelerini kullandı.

Ekim alanında artış bekleniyor

 Konya Meram Ziraat Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ataiyibiner de samana talebin Türkiye’nin değişik bölgelerinde buğday ekim alanlarını artırdığını bildirdi. Konya yöresindeki tarım alanlarının yüzde 68’inde kuru tarım yapıldığına dikkati çeken Ataiyibiner, il genelinde buğday ekim alanlarında yüzde 5’lik artış beklendiğini dile getirdi.

 Ataiyibiner, şöyle konuştu: “Türkiye, bir tahıl üreticisi olarak yıllık 17-20 milyon ton buğday üretiyor. Samanda da kendi ihtiyacını karşılayan bir ülkeydi. Geçen yıl saman üretimindeki düşüş ekim alanlarının daralmasından değil, bitkinin boy atmamasından kaynaklandı. Ayrıca verilen teşviklerin etkisiyle hayvan varlığı yüzde 25-30 oranında arttı. Bu artış etkisiyle kaba yem ihtiyacını artırdı ve fiyatlara da yansıdı. Türkiye’de çiftçi, fiyatı artan ürünün ekimini bir sonraki yıl artırır. Buğdayda da öyle olacak.”

“İzmir, ithalata başladı”   İzmir Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği (İDSYB) Başkanı Mehmet Çelikkaleli de saman talebini karşılamak üzere Bulgaristan ve Ukrayna’dan ithalat yaptıklarını vurguladı. İlk etapta 66 ton saman ithal ettiklerini anlatan Çelikkaleli, bir haftada bin 100 ton saman getireceklerini ifade etti. Samanın kilogramını 50 kuruştan üyelerine verdiklerini belirten Çelikkaleli, “Şubat ayına kadar toplam 2 bin ton saman ithalatı yapmış olacağız” dedi.

 Çelikkanat, Ege Bölgesi’nde buğday ekim alanlarının ciddi oranda arttığına işaret ederek, “Ben geçen yıl buğday ekmedim. Bu yıl 40 dekar alana buğday ektim. Türkiye’nin her bölgesinden insanlarla görüşüyoruz. Ciddi miktarda bir ekim alanı artışı olduğunu söylüyorlar” şeklinde konuştu.

http://www.yabantv.com/haber/12673-saman-yerine-bugdaya-yonelis

http://www.tarimtv.gov.tr/HD2194_kutlu–ilk-parti-saman-ocak-ayinda-piyasaya-surulecek.html

Tohumculukta Ağır Yaptırımlar

İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü Fide, Fidan, Tohum Üretimi ve Satışlarında Uyulması Gerekenler İle ilgili bir bülten yayınlayarak tohumculuk konusunda kanun ve yönetmeliklere aykırı davrananlara ağır yaptırımlar uygulanacağını duyurdu. Müdürlükten konuya ilişkin yapılan açıklama şöyle:“Giresun İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü, Bitkisel Üretim Ve Bitki Sağlığı Şubesi Müdürlüğünce bildirilmiştir. Tohumluk (fide/fidan/tohum vb.) üretimi, satışı, yetkilendirme ve denetleme işlemlerinde, yeni sene içinde de kontroller sıkı bir şekilde artarak devam edecek…

Kaliteli, verimli, ismine doğru, hastalıklardan ari bitkisel üretim yapılabilmesi için 5553 Sayılı Tohumculuk Kanunu ve buna bağlı olarak çıkartılan 15.05.2009 tarih ve 27229 sayılı Tohumculuk Sektöründe Yetkilendirme ve Denetleme Yönetmeliği ve 2012 yılı içinde düzenlenen ilgili maddelerine göre fide, fidan, tarla bitkileri ve sebze tohumu satmak isteyenlere Tohumluk Bayi Belgesi, üretimini yapan ve satanlara da Fide/Fidan/Tohum Üretici Belgesi alma zorunluluğu getirilmiştir.

12.01.2011 tarih ve 27813 sayılı resmi gazetede yayınlanan “Bitki Pasaportu Sistemi ve Operatörlerin Kayıt Altına Alınması Hakkında Yönetmelik” ise 01.03.2012 tarihi itibari ile yürürlüğe girmiştir. Yönetmenliğin amacı, zararlı organizma taşıyıcısı olabilecek bitki, bitkisel ürün ve diğer maddeler ile bunları üreten, ithalatını ve ticaretini yapan ve depolayanları kayıt altına almak, bu materyallerin hareketlerini izlemek, herhangi bir zararlı organizmaya rastlanması durumunda kaynağı bulunarak gerekli tedbirleri almaktır. Yönetmelikte tohum, fide, fidan, bitki parçacığı gibi bitkisel materyallerin üretimini, ticaretini ve depolamasını yapanların, Bakanlıkça belirlenen esaslara uymaları ve Bitki Pasaportu Sistemine kayıt yaptırmalarının zorunlu olduğu belirtilmektedir.

Yapılacak denetimlerde;

– Tohumluk bayi belgesi olmadan fide, fidan, tarla bitkileri ve sebze tohumu satanlar,

– Fide/Fidan/Tohum üretici belgesi olmadan ticari anlamda bunların üretimini yapan ve satanlar,

– İlgili Alt Birliğe (TODAB, FÜAB, FİDEBİR vb.) üye olmayanlar,

– İlgili yönetmelikler ile üzerinde bitki pasaportu ve etiket bulunması zorunlu hale getirilmiş bitki üretim materyallerini etiketsiz ve pasaportsuz olarak satışını yapanlar,

– Tohumluk Bayi Belgesi, Fide/Fidan/Tohum Üretici Belgesi aldığı halde Bitki Pasaportu Sistemine kaydolmayan kişi ve kuruluşlar,

– Bitki Pasaportuna kaydolduğu halde gerekli şartları yerine getirmeyenler

Hakkında; yönetmeliklerin ilgili maddelerine göre cezai işlem uygulanacaktır. Yetkilendirilmemiş alanlarda, hendekleme alanı olarak belirlenmemiş,  cadde, sokak vb. yerlerde fide, fidan ve tohum satışına müsaade edilmeyecektir.

Tohumculuk kanununun 12. maddesinde “Bakanlıktan yetki almadan tohumluk yetiştiren, işleyen satışa hazırlayan, dağıtan ve satan kişi veya kuruluşlara On bin Türk lirası idari para cezası verilir. Fiilin tekrarı halinde para cezası iki kat olarak uygulanır. Bu tohumluklara Bakanlık tarafından el konulur ve bu tohumlukların müsaderesine Sulh Ceza Mahkemesince karar verilir. Müsadere edilen tohumlukların imha edilmesine karar verildiği takdirde imha işlemi masrafları bu fiilleri işleyenlere ait olmak üzere Bakanlık tarafından gerçekleştirilir” denilmektedir.

Bitki Pasaportu Sistemi ve Operatörlerin kayıt altına alınması hakkında çıkan yönetmelik hükümlerine aykırı davrananlar hakkında ise 5596 Sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanununun 38 inci maddesinin birinci fıkrasının (a), (c), (ç), (f), (g), (h) ve (ı) bentlerinde belirtilen idari yaptırımlar (2.000.- TL den başlayan 20.000.- TL arasında değişen tutarlarda ve her yıl güncellenen oranlarda para ve gerekli hallerde belge iptali ve kapatma cezaları)  uygulanacaktır.

Yetiştiricilerimiz ileride sıkıntı yaşamamaları için;  fide, fidan, tohum gibi bitkisel üretim materyallerini etiketli ve pasaportlu olarak yetkilendirilmiş kişi ve kuruluşlardan satın almalıdır.

Tohumluk bayi belgesi ve/veya üretici belgesi almamış, bu belgeleri aldığı halde Bitki Pasaportu Sistemine henüz kaydolmamış kişi ve kuruluşların mağdur olmamaları için gerekli işlemleri yaptırmaları, konu ile ilgili daha ayrıntılı bilgi almak üzere İl Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü, Bitkisel Üretim ve Bitki Sağlığı Şube Müdürlüğüne müracaat etmeleri gerekmektedir.”

 http://www.giresun.gov.tr/HaberDetay.aspx?HaberId=11327

Romanov Koyunu

KUZU MAKİNASI ROMANOV

Romanov; kanaatkar, sıcağa, soğuğa ve iklim değişikliklerine dayanıklı, yağsız kuyruklu, orta cüsseli (koyunlar 50-55 kg, koçlar 55–80 kg), etleri oldukça lezzetli olan bir ırktır.

3-4 aylık yaşta cinsi olgunluk

Yılda iki kez gebe kalma

Mevsime bağlı kızgınlık göstermeyen bu ırkın yılın her mevsiminde çiftleştirilebilmesi ve üçüz, dördüz hatta altız yavru verimiyle kuzu eti üretiminde ilk sırada tercih edilen ırk olarak önümüze çıkmaktadır.

Ortalama yapağı gömleği ağırlığı 4.5 kg

Ergin canlı ağırlık erkeklerde 55-80

Dişilerde 40-50 kg civarındadır

8-9 aylık kuzularda kesim ağırlığı 35 kg dır.

Romanov ırkının en önemli özelliği yüksek döl verimidir. Doğuran 100 koyundan 200-250, iyi bakım ve besleme koşullarında dördüz beşiz hatta altız ve daha fazla kuzu alınabilmektedir. Bu özelliği nedeniyle dünyanın birçok ülkesinde melezleme çalışmalarında kullanılmakta ve başarılı sonuçlar alınmaktadır. Romanov koyunu Finn koyunu ile birlikte dünyada “kuzu makinesi” (Lamb Machine) olarak tanımlanmaktadırlar.

Bu konuda Romanov ırkını, Fin ırkından ayıran ve üstün kılan üç önemli özelliği; kuzularında yaşama gücünün yüksek olması, sürü koyunculuğuna uygun özellik taşıması ve adaptasyon kabiliyetinin iyi olmasıdır. 3-4 aylıkken cinsi olgunluğa ulaşan Romanov ırkında kızgınlık süresi 60 saat olup diğer koyun ırklarından daha uzundur. Mevsim dışı kızgınlık özelliği nedeniyle her mevsimde çiftleştirilmesi; koyun sütü üretiminin mevsimlere dağılımını mümkün kılmakta, ayrıca yıllara göre değişen kurbanlık ihtiyacını ve kuzu eti pazarında görülen darlığın giderilmesini sağlamaktadır.

Melez Kuzuların Performansları

İvesi, Morkaraman ve Tuj ırkı koyunlarının Romanov ile değişik kan dereceli melezlerinin performansları değerlendirilerek koyunculuktan beklenen gelirlerden;

İlkine gebe kalma yaşı (22ay 7ay)

Doğumda kuzu sayısı (1,1 2,2)

Yaşama gücü (%75-80 %95-98)

Günlük Canlı Ağırlık Artışı (190gr 290gr)

Kesim Ağırlığı ( 14 28kg)

Özelliklerinde iki kat artış elde edilmiştir.

http://dilekderekoyunculuk.blogspot.com/

Tarım Arazileri Miras Yoluyla Bölünmeyecek

Tarım arazilerinin kardeşler arasında miras yoluyla bölünmesinin önüne geçmek için Medeni Kanun’un miras hukukuyla ilgili maddeleri değiştiriliyor. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, tarım arazilerinin bölünmeden işletilmesine imkân verecek şekilde miras hukukunu yeniden düzenleyen bir yasa taslağı hazırladı.Türkiye’de 5,5-6 hektar olan ortalama işletme büyüklüğünün Avrupa Birliği (AB) ortalaması 17-18 hektar. Türkiye’de 3 milyon kişi geçimini çiftçilikle sağlarken, 50 milyona yakın kişi de tarım arazisinde miras sahibi.

 Tarım arazilerinin bölünmesini önleyecek büyüklük her il için farklı metrekare ile belirlenecek. Seracılık veya kayısı üretimi yapılan bir arazinin bölünme büyüklük kriteri ile kuru tarımın yapıldığı tarla aynı olmayacak. Bakanlık ana kriter olarak arazi büyüklüğünü beş kişilik bir aileye yeterli geliri sağlayabilecek büyüklük olarak belirledi. Arazilerin üzerinden sonradan yol geçmesi, petrol bulunması gibi sebeplerle değerlenmesi halinde ise diğer kardeşlerin değer artışından mağdur olmayacağı bir formül üzerinde duruluyor. Medeni Kanun’da yapılacak değişikliğin 2013 yılı başından itibaren Meclis gündemine gelmesi bekleniyor.

 Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker’in de yakından takip ettiği çalışmalar hakkında değerlendirmelerde bulunan Bakanlık kaynakları, arazilerin bölünmesinin önlenmesi ile üretim maliyetinin en aza ineceğini belirterek, “Dört kardeşten biri çiftçilik yapsa da arazi kendisine ait olmadığı için üretimini artıracak masraf yapmıyor. Ya da kardeşlerden bir diğeri de çiftçilik yapıyorsa tarlasını ekip biçmek için traktör alıyordu. Şimdi bir traktörle tek işlem yapılacak. Bu da maliyeti düşürecek.” dedi.

 Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı yetkilileri Türkiye’de resmî olarak çiftçilikle uğraşan üç milyon kişinin mevcut uygulamada hiçbir zaman kardeşlerinin hakları sebebiyle araziyi kendisinin hissetmediğine dikkat çekiyor. Araziye yatırım yapılmamasının üretimin azalmasına neden olduğunu aktaran bir yetkili, “Türkiye’de DSİ sulama şebekelerinde tarlasını sulayanların oranı bu açıdan önemli. Örneğin 100 bin dönüm arazi sulanmaya açıldıysa 60 bin dönümü sulanıyor.” dedi. Meclis sürecinin tamamlanmasının ardından tarım arazisinin ölçeğini büyütmek isteyene uygun kredi desteği sağlanması üzerinde de duruluyor. Ailesinden miras kalan tarım arazisini satın almak isteyen kardeşlerden birine uygun şartlarda kredi verilmesine yönelik çalışma yapılacağı belirtiliyor.

http://www.hakimiyet.com/ekonomi/tarim-arazileri-miras-yoluyla-bolunmeyecek-h37217.html