Daily Archives: 17 Aralık 2012

Çiftçinin AB Hibesini Kullanması Gerekiyor

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, AB’nin Katılım Öncesi Yardım Aracı’nın (IPA) Kırsal Kalkınma Programı olan IPARD kapsamında Türkiye’ye tahsis edilen hibe desteğinin, Türk çiftçisi tarafından kullanılması için çalıştıklarını bildirdi. Bayraktar, yaptığı yazılı açıklamada, AB’nin aday ve potansiyel aday ülkelere yönelik IPA adı altında mali yardım programları uyguladığını, Türkiye’de de bu mali yardımlar kapsamında Kırsal Kalkınma Bileşeni olarak IPARD programının uygulanmaya konulduğunu anımsattı. Avrupa Komisyonu’nca 2008 yılında onaylanan programın Türkiye’nin katılım öncesi dönemdeki öncelikleri ve ihtiyaçlarını dikkate alarak, sürdürülebilir kalkınmayı sağlamak için kapasite oluşturmayı hedeflediğini ifade eden Bayraktar, IPARD’ın 42 ilde uygulanacağını belirtti.

TZOB’un gerek merkezde gerek yerelde bilgilendirme çalışmaları yaparak ziraat odalarına teknik hizmet sunacağını vurgulayan Bayraktar, 2006-2010 döneminde kırsal kalkınma için hazırlanan projelerle 11 milyon 289 bin 402 Avro hibe sağlandığına dikkati çekti.

Bayraktar kaynağın, AB standartlarında örnek işletme oluşturulması, yeni ürün çeşitlerinin devreye sokulması, kapasite geliştirme, eğitimlerle bilinç düzeyinin artırılması, mevcut istihdamın korunması ve yeni istihdam olanaklarının geliştirilmesi gibi hizmetlerde kullanıldığını ifade etti.

Programa katılacak iller

IPARD programının 29 Ağustos 2011 tarihi itibarıyla 17, 2 Mart 2012 tarihi itibarıyla 3 olmak üzere toplam 20 ilde uygulanmaya başladığını belirten Bayraktar, şunları kaydetti:

”İkinci dönem uygulama illeri için akreditasyon süreci tamamlanmış olup, Avrupa Komisyonu denetimlerini takiben 2013 yılında akreditasyon kararı bekleniyor.

Program kapsamında akredite olmuş 20 il ve yeni akredite olacak 22 il için tüzel kişiler veya şirketlerce hazırlanacak projelere yüzde 50 hibe desteği sağlanıyor. 20 ile eklenecek 22 il ise Ağrı, Aksaray, Ankara, Ardahan, Aydın, Burdur, Bursa, Çanakkale, Çankırı, Denizli, Elazığ, Erzincan, Giresun, Karaman, Kastamonu, Kütahya, Manisa, Mardin, Mersin, Muş, Nevşehir ve Uşak olacak.

Bu programla AB hibe fonları, kırsal kesimde yaşayan halkımıza, çiftçilere, üretici birliklerine ve tarım sektöründe faaliyet gösteren firmalara projeler karşılığında ve sözleşmelerine uygun olarak kullandırılacaktır.”

”Kredi konusunda bankalara görev düşüyor”

AB’nin, IPARD için ayırdığı 1 milyar 80 milyon Avroluk kaynağın yüzde 80’den fazlasının Türkiye’ye geldiğine işaret eden Bayraktar, 874 milyon Avroluk hibe desteğinin kırsal kalkınma faaliyetlerinde, tarımda yatırım yapacak girişimciler için kullanılmasının önemine vurgu yaptı.

Bayraktar, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

”Bu hibe programından hemen yararlanılmaya başlanmalıdır. Buradaki bir gecikme, hibe programının büyük bölümünün kullanılmadan iade edilmesine yol açar. Çiftçinin, üreticinin yeterince finansmana ulaşamadığı bu ortamda, hazır hibeyi kullanamamak hepimizin hatası olur.”

Kırsal kalkınmaya ayrılan toplam fon miktarının yüzde 75’ini AB, kalan yüzde 25’ini ise Türkiye’nin karşıladığını belirten Bayraktar, proje bazında ise çiftçilerin toplam proje bedelinin yüzde 50’sini hibe olarak programdan alabildiğini bildirdi.

Çiftçilerin AB mali yardım programlarından azami düzeyde faydalanmaları için çalıştıklarını ifade eden Bayraktar, ziraat odalarına başvuru koşulları, proje zamanları gibi temel konularda bilgilendirme yapıldığına işaret etti.

Bayraktar, şöyle devam etti:

”Odalara yönelik eğitim çalışmalarıyla, odaların bu programa yönelik proje hazırlamaları teşvik edilerek çiftçilerimizin hibelerden en yüksek seviyede faydalanmaları ve çiftçilerimize daha iyi hizmet vermeleri amaçlanmıştır.

Üç yıl zamanımız var. Bu parayı ya kullanacağız ya da para Brüksel’e geri dönecek. Bir an önce, eksiksiz projeler hazırlayıp başvurularımızı yapmamız lazım. Çiftçimiz, kendi karşılaması gereken proje bedelinin yüzde 50’sini karşılayamıyorsa, uygun vade ve faiz oranlarıyla bu rakam bankalarımız tarafından çiftçimize kredi olarak açılmalıdır. Kredi konusunda da başta Ziraat Bankası olmak üzere bankalarımıza büyük görev düşüyor.”

http://www.haber7.com/gundem-veriler/haber/962352-ciftcinin-ab-hibesini-kullanmasi-gerekiyor

Böcekler İnsanlara Hizmet Ediyor

Uzmanlar, dünyada 1 milyon 720 bin hayvan türünün olduğunu ve bunun 854 binini böceklerin oluşturduğunu belirterek, böceklerin insanlar için çok faydalı olduğunu bildirdi. Atatürk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erol Yıldırım, dünyada yeni buldukları böcek türlerine o yörenin ismini verdiklerini belirterek, Erzincan’da buldukları bir böceğe Erzincan, Erzurum’da buldukları bir böceğe Palandöken, Erzurum gibi isimler verdiklerini söyledi.Böceklerin o bölgenin tapusu mahiyetinde olduğunu ifade eden Yıldırım, ”Dünyada birçok bilim adamı, sevdikleri isimleri, dünya durdukça yaşaması için böceklere değişik isimler veriyorlar. Yani böceğe kişilerin isimlerini veriyorlar” dedi.

Böceklerin sadece pire, tahtakurusu, insanlar için zararlı böcekler olarak düşünülmemesi gerektiğini vurgulayan Yıldırım, ”Dünyada 1 milyon 720 bin hayvan türü var. Bunun 854 binini böcekler oluşturuyor. Bunlardan bin civarında zararlı tür, diğerlerinin hepsi faydalı. Bir kısmının nötr bir kısmının ise henüz daha hangi gaye için yaratıldığı bilinmediği için faydaları daha bilinmiyor. Zaman geçtikçe bunun faydaları biliniyor” diye konuştu.

Fakülte olarak, Türkiye’nin büyük entomoloji müzesine sahip olduklarını vurgulayan Yıldırım, müzede 20 bin civarında teşhis edilmiş, 20 binin üzerinde de teşhis edilecek materyal bulunduğunu belirterek, Türkiye’nin böcek bakımından bir kıta özelliği gösterdiğini ifade etti.

Yıldırım, şunları kaydetti:

”Böcek bakımından Avrupa’dan daha zenginiz. Yani biyoçeşitlilik yönünden çok zenginiz. Her yıl yeni böcek türleri, biz ve yabancı bilim adamları tarafından ülkemizde bulunuyor ve bunları tanımlıyoruz. Yabancı bilim adamı arkadaşlarım buldukları beş yeni böceğe, benim ismimi verdi. Dört tane böceğe ‘Yildirim’ diye soyadımı koymuşlar, bir tanesine de ismimi koymuşlar. Bu benim için bir onur. Çünkü dünya durdukça o böcek türlerinde o isim yaşayacak. Yani herkese bu isim verilmez, bu onur.”

Sürekli böcekler üzerine çalıştığını anlatan Yıldırım, ”Sadece üç tane beş tane veya diyelim ki 40-50 tane zararlı böcekler için olumsuz değerlendirmemek lazım. Böceklerin hepsi bizim hizmetimizde. Onların bize çalıştıklarını, faydalarını görünce insan öyle dersler alıyor ki şaşırıyorsunuz” ifadelerini kullandı.

Biyoçeşitlilik bakımından Türkiye’nin en zengin bölgesinin Doğu Anadolu Bölgesi olduğuna dikkati çeken Yıldırım, ”Benim uzman olduğum familyadan 300 tane tür var ve bunun 200 tanesi Doğu Anadolu’da bulunuyor. Bunlardan 71’i Türkiye’de yeni tanımlanmış. Bunlardan bir kaçını da biz tanımlamışız” dedi.

http://www.tarimtv.gov.tr/HD2140_bocekler-insanlara-hizmet-ediyor.html