Monthly Archives: Ocak 2013

Arzu: AB Fonlarının Kullanımında Kadınlara Pozitif Ayrımcılık Yapıyoruz

Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) Ankara İl Koordinatörlüğü’nün tanıtım toplantısında konuşan Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakan Yardımcısı Kutbettin Arzu, AB fonlarının kullanımında kadınlara pozitif ayrımcılık yaptıklarını söyledi.Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) Ankara İl Koordinatörlüğü’nün tanıtım toplantısı, Sheraton Otel’de geniş katılımla gerçekleştirildi.Toplantıda bir konuşma yapan Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakan Yardımcısı Kutbettin Arzu, AB fonlarından faydalanma konusunda, her konuda olduğu gibi, bayanlara pozitif ayrımcılık yaptıklarını belirtti.

Türkiye’de tarım alanında son dönemde ciddi çalışmalar yapıldığını ifade ederek, ülkenin tarımsal işletmelerinin fiziki büyüklüklerinin gelişmiş ülkelerdekinden çok küçük olduğuna dikkati çekti.

Başka sektörlerde kullanılan bazı ürünlerin, tarımsal ithalat olarak kayda geçtiğini, bunların hariç tutulması halinde sektörün ihracatçı bir konuma geçeceğini belirten Arzu, Türkiye’nin tarımdaki çalışmalarının birçok ülkeye örnek gösterildiğini söyledi.

Türkiye’nin 2023 yılında tarım sektörüne yönelik hedeflerine değinen Arzu, bu kapsamda TKDK’nın proje desteklerinin büyük önem taşıdığını vurguladı. Arzu, Türkiye’de daha önce 20 ilde uygulanan projenin şimdi 22 ilde daha uygulanacağını belirtti. AB fonlarından faydalanma konusunda da her konuda olduğu gibi bayanlara pozitif ayrımcılık yaptıklarını kaydeden Arzu, genç girişimcileri de desteklediklerini anlattı.

Bu konuya ”özel sektörün projesi” şeklinde bakılmaması gerektiğine işaret eden Arzu, il ve ilçelerde çalışan Bakanlık çalışanlarına ”Bu projeler ülkemizin projeleri. Her proje bizim kendi projemizdir” diye seslendi.

TKDK Ankara İl Koordinatörü Yunus Bayram, Avrupa Birliği Kırsal Kalkınma Yatırımları Hibe Programı (IPARD) kapsamında proje kabulüne başlayacaklarını belirtti.

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın ilgili kuruluşu olan TKDK’nın, Türkiye Cumhuriyeti adına IPARD Projeleri için ”dokuzuncu başvuru ilanına” çıktığını belirten Bayram, bu çağrı kapsamında Ankara’da da proje başvurusu yapılabileceğini dile getirdi.

Koordinatörlük olarak Ankara’nın ilçelerinde, ilgili kurum kuruluşlara yönelik tanıtım ve bilgilendirme toplantıları gerçekleştirdiklerini anlatan Bayram, ilin proje bağlamında yüksek bir potansiyele sahip olduğuna dikkati çekti.

http://www.tarimtv.gov.tr/HD2328_arzu–ab-fonlarinin-kullaniminda-kadinlara-pozitif-ayrimcilik-yapiyoruz.html

Tarım Sigortaları İçin Son Müracaat Tarihleri Açıklandı

 21.06.2005 tarih ve 25852 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 5363 sayılı Tarım Sigortaları Kanunu (TARSİM)  ile Bakanlığımızca her yıl Bakanlar Kuruluna teklifi üzerine açık alanda yetiştirilen ürün, üretim tesisleri, büyükbaş-küçükbaş hayvanları, deniz ve iç sularda yetiştirilen balıklarını  sigorta yaptıran üreticilerin doğal afetlerden meydana gelen zararları  teminat altına alınmıştır. Bitkisel üretimde, örtüaltı yetiştiriciliğinde, büyükbaş-küçükbaş hayvan yetiştiriciliğinde, denizde ve iç sularda yetiştirilen su ürünleri yetiştiriciliğinde dolu, fırtına , hortum, yangın, heyelan, deprem,sel ve su baskını ek riskleri paket halinde; ayrıca açık alanda yetiştirilen meyveler için bu risklere ilave olarak isteğe bağlı olmak üzere don riski tarım sigortası havuzu tarafından (TARSİM) teminat altına alınmıştır.

24.12.2012 tarih ve 28537 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 2012/4138 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ve tarım sigortası havuzu tarafından (TARSİM) uygulamaya konulan  2013 üretim yılı için  kivi  ürününde don riski için son poliçe düzenleme tarihi 28 Şubat 2013 , Fındık ürününde ise bu tarih 5 Mart2013 mesai bitimine kadardır.

 http://www.giresuntarim.gov.tr/tr/genhaber.aspx?kod=1676

İstavrit Sekiz Kat Büyüdü

Karadeniz Teknik Üniversitesi’nin çeşitli kurumlarla ortak yürüttüğü, ”Doğu Karadeniz’de İstavrit Balığı Yetiştiriciliği” projesi kapsamında, 18-20 gramlık istavritler 8 kat büyütülerek, yaklaşık 150 gram ağırlığa ulaştı. Karadeniz Teknik Üniversitesi Sürmene Deniz Bilimleri Fakültesi, Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi ve Doğu Karadeniz Kültür Balıkçılığı Anonim Şirketi tarafından yürütülen     “Doğu Karadeniz’de İstavrit Balığı Yetiştiriciliği” projesine Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından destek veriliyor.

KTÜ Sürmene Deniz Bilimleri Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Nadir Başçınar, 2010 yılında başlayan ve 11 araştırmacının görev aldığı ARGE projesinin 2013’ün Eylül ayında sona ereceğini belirterek, ”Projeye, ‘istavritin kültürünü alabilir miyiz’ düşüncesiyle başladık. Balığı doğal ortamından kafes ortamına aktardığımızda stres yaşar mı, yem alır mı, istihdamı artırabilir miyiz, yaz aylarında balık azaldığı zaman insanımıza özellikle sevdiği istavriti yedirebilir miyiz gibi çeşitli sorulara yanıt aradık” dedi.

Alınan sonuçların, aradıkları cevapları verdiğini ifade eden Doç. Dr. Başçınar, bu durumdan duydukları mutluluğu dile getirdi.

Doç. Dr. Başçınar, 13 santimetre boy ve yaklaşık 18-20 gram ağırlığa ulaşan istavritin ticari olarak avlanabilir büyüklüğe ulaştığını anlattı.

Projede yalnızca balıklardaki büyümeyi çalışmadıklarını belirten Doç. Dr. Başçınar, aynı zamanda kültür ortamına yerleştirilen balıklarda hastalık riskinin olup olmadığına bakıldığını da ifade etti.

http://www.tarimtv.gov.tr/HD2326_istavrit-sekiz-kat-buyudu.html

Kuru Meyveciler Tanıtıma Uzakdoğu’dan Başlayacak

Türkiye, üretim ve ihracatında dünya lideri olduğu çekirdeksiz kuru üzüm, kuru kayısı, kuru incir ve Antep fıstığında tanıtım atağına kalkıyor. Kasım 2012’de kurulan Kuru Meyve Tanıtım Grubu (KMTG), tanıtım atağına Uzakdoğu’dan başlayacak. Grup, 2013 yılında Çin ve Japonya’da fuarlara katılarak ürünlerin satıldığı zincir marketlerde tadım etkinlikleri düzenleyecek. Yurtiçinde ise havayolu şirketlerinde tanıtım amaçlı kuru meyve dağıtımı için çalışmalar yürütecek.

KMTG Yönetim Kurulu Başkanı Eli Alharal, Türkiye’nin ilk ihracatçı sektörlerinden biri olduklarını belirterek, en büyük pazarın Avrupa ülkeleri olduğunu kaydetti. Önümüzdeki süreçte, son dönemde talepte önemli artış görülen başta Japonya ve Çin olmak üzere yeni ihraç pazarlarına ağırlık vermeyi planladıklarını ifade eden Alharal, özellikle Çin’e kuru incir ihracatında ciddi artış kaydedildiğini aktardı. Mart ayında Japonya’da Foodex Gıda Fuarı’na katılacaklarını bildiren Alharal, “Mayısta ise Çin’de Şanghay Gıda Fuarı’na iştirak edeceğiz. Başlangıç olarak sınırlı kaynaklarımızı verimli kullanmak için bu ülkelere yoğunlaşmak istiyoruz. Önümüzdeki yıllarda bunlar dışında Rusya, Hindistan, Endonezya gibi hedef ülkelerde çalışmalar yapacağız.” şeklinde konuştu. Kuru meyve sektörü, 2012 yılını yaklaşık 1,4 milyar dolarlık ihracatla kapattı. Net döviz girdisi bakımından Türkiye’nin önde gelen tarım ürünü ihracatçısı sektörlerinden birisi olduklarını vurgulayan KMTG Başkanı Alharal, grubun yapacağı tanıtım çalışmalarının meydana getireceği sinerjiyle 2023 yılında sektör olarak Türkiye’ye 4 milyar dolar döviz kazandırmayı hedeflediklerini kaydetti.

‘ÜRÜN ÇEŞİTLİLİĞİNE GİTMEK ŞART’

Eli Alharal’a göre kuru meyve sektörünün, Türkiye’nin 2023 yılında kendisi için belirlediği 4 milyar dolar ihracat hedefine ulaşabilmesi için mevcut ürünlerin kalite standartlarını arttırmasının yanında çeşitliliğe de gidilmesi gerekiyor. “Ülkemiz ne yazık ki badem ve cevizde net ithalatçı konumundadır. Halbuki bu ürünleri fazlasıyla üretip ihraç edebilecek durumdayız.” diyen Alharal, şunları kaydetti: “Sektörümüzde ürün çeşitliliğimizin arttırılması ve dünya ticaretinden daha fazla pay alınabilmesi için son yıllarda bu ürünlere ait yeni plantasyonlar oluşturulmasında önemli mesafe kat ettik ama daha önümüzde uzun bir yol var. 2010 yılında dünya ticaretinde bademin ticaret hacmi 3,2 milyar doları, cevizinki 1,8 milyar doları, kuru eriğinki ise 475 milyon doları buldu. Türkiye’nin bu ürünlerin ticaretindeki payı ise maalesef yüzde 1–2’ler düzeyindedir. Kuru meyve sektörümüzle Ekonomi Bakanlığımız, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığımız ile üniversitelerin dayanışma ve işbirliği içinde olması, hedeflere daha kolay ulaşmamızı sağlayacak.”

KMTG, önümüzdeki dönemde hedef pazar olarak belirlediği ülkelerden alım heyetlerini Türkiye’de ağırlamayı, Türk ihracatçılarının ise o ülkelerde sektörel ticaret heyeti düzenlemesini de planlıyor.

http://www.zaman.com.tr/ekonomi_kuru-meyveciler-tanitima-uzakdogudan-baslayacak_2046274.html

Çiğ Mantar Daha Sağlıklı

Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölümü Fitopatoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hüseyin Basım, mantarın içeriğinde fazla miktarda yağ ve kolesterol olmadığını, iyi temizlenmesi durumunda çiğ olarak tüketilmesinin daha faydalı olacağını bildirdi. Antalya- Prof. Dr. Hüseyin Basım, yaptığı açıklamada, yaptıkları çalışmalar ile yemeklik mantarlar üzerindeki ilaç kalıntılarını, tarım ilaçları da denilen pestisit kalıntılarını tespit etmeye çalıştıklarını söyledi.

Mantardaki pestisitleri tespit etmek için yaklaşık 7-8 yıldır çalışma sürdürdüklerini anlatan Basım, periyodik olarak hem üretim firmalarından hem de marketlerden alınan örneklerde yaptıkları analizlerde pestisit kalıntısını tespit etmeye çalıştıklarını kaydetti. Birkaç yıl önce yaptıkları analizlerde bazı firmalardan aldıkları numunelerde yüksek oranlarda pestisit kalıntıları tespit ettiklerini bildiren Basım, ilgili firmalara olayın ciddiyetini anlattıklarını, son dönemde yemeklik mantarlarda yaptıkları analizlerde ise herhangi bir sorun bulunmadığını ifade etti.

Çiğ olarak yenilebilen insan sağlığına yararlı sebze

Basım, ilaç kalıntısı olan bir mantarı temizleyip tekrar pazara sunma şansı olmadığını vurgulayarak, şunları söyledi:

”Mantar çiğ olarak yenilebilen bir sebze. Ama insanlar doğadan topladıkları mantarlar konusunda dikkatli davranmalı. Zehirli olup olmadıklarını anlamak için deneyimli ve bilgili olmak lazım. Birbirine çok benzeyen, aynı renkte, fakat farklı türde olan mantarlar var. Yani bir mantar sınıflandırması söz konusu. Deneyimli gözler bunları ayırt edebilir, ama genelde renkli mantarların tüketilmemesinde fayda var. Niteliği bilinmeyen mantar tüketilmemeli. Bazı yörelerimizde vatandaşlar deneyimli olduğu için bunları alıp tüketiyorlar. Ama yine de bu konuda dikkatli olmakta fayda var.”

”Mantarın içeriğinde fazla miktarda yağ ve kolesterol yok. İyi temizlenmesi durumunda çiğ olarak tüketilmesi daha faydalıdır” diyen Basım, ”Çünkü mantar protein kaynağıdır. Çiğ olarak tüketilmesi daha faydalı olur. Yurt dışında mantar daha çok çiğ olarak tüketilmektedir” diye konuştu.

Basım, 1990’lı yıllarda Amerika Birleşik Devletleri Florida Üniversitesi’nde bir çalışma yapıldığını, yemeklik mantarların belirli miktarlarda sürekli yenildiğinde kolesterolü düşürdüğünün tespit edildiğini belirtti.

Mantar üretimi yapılırken alınması gereken tedbirler

Prof. Dr. Basım, mantar üretiminde bazı tedbirler alınması gerektiğini anlatarak, ”Mantarlar için ruhsatlı pestisitler var. Bunların kullanılmasını tavsiye ediyoruz. Ancak hasat zamanına yakın dönemlerde mümkün olduğunca ilaç kullanılmamasını öneriyoruz. Bunların kalıntı sürelerinin dikkate alınarak kullanılmasını söylüyoruz” dedi.

http://www.cumhuriyet.com.tr/?hn=395096&kn=19&ka=4&kb=19