Daily Archives: 29 Ocak 2013

Kuru Meyveciler Tanıtıma Uzakdoğu’dan Başlayacak

Türkiye, üretim ve ihracatında dünya lideri olduğu çekirdeksiz kuru üzüm, kuru kayısı, kuru incir ve Antep fıstığında tanıtım atağına kalkıyor. Kasım 2012’de kurulan Kuru Meyve Tanıtım Grubu (KMTG), tanıtım atağına Uzakdoğu’dan başlayacak. Grup, 2013 yılında Çin ve Japonya’da fuarlara katılarak ürünlerin satıldığı zincir marketlerde tadım etkinlikleri düzenleyecek. Yurtiçinde ise havayolu şirketlerinde tanıtım amaçlı kuru meyve dağıtımı için çalışmalar yürütecek.

KMTG Yönetim Kurulu Başkanı Eli Alharal, Türkiye’nin ilk ihracatçı sektörlerinden biri olduklarını belirterek, en büyük pazarın Avrupa ülkeleri olduğunu kaydetti. Önümüzdeki süreçte, son dönemde talepte önemli artış görülen başta Japonya ve Çin olmak üzere yeni ihraç pazarlarına ağırlık vermeyi planladıklarını ifade eden Alharal, özellikle Çin’e kuru incir ihracatında ciddi artış kaydedildiğini aktardı. Mart ayında Japonya’da Foodex Gıda Fuarı’na katılacaklarını bildiren Alharal, “Mayısta ise Çin’de Şanghay Gıda Fuarı’na iştirak edeceğiz. Başlangıç olarak sınırlı kaynaklarımızı verimli kullanmak için bu ülkelere yoğunlaşmak istiyoruz. Önümüzdeki yıllarda bunlar dışında Rusya, Hindistan, Endonezya gibi hedef ülkelerde çalışmalar yapacağız.” şeklinde konuştu. Kuru meyve sektörü, 2012 yılını yaklaşık 1,4 milyar dolarlık ihracatla kapattı. Net döviz girdisi bakımından Türkiye’nin önde gelen tarım ürünü ihracatçısı sektörlerinden birisi olduklarını vurgulayan KMTG Başkanı Alharal, grubun yapacağı tanıtım çalışmalarının meydana getireceği sinerjiyle 2023 yılında sektör olarak Türkiye’ye 4 milyar dolar döviz kazandırmayı hedeflediklerini kaydetti.

‘ÜRÜN ÇEŞİTLİLİĞİNE GİTMEK ŞART’

Eli Alharal’a göre kuru meyve sektörünün, Türkiye’nin 2023 yılında kendisi için belirlediği 4 milyar dolar ihracat hedefine ulaşabilmesi için mevcut ürünlerin kalite standartlarını arttırmasının yanında çeşitliliğe de gidilmesi gerekiyor. “Ülkemiz ne yazık ki badem ve cevizde net ithalatçı konumundadır. Halbuki bu ürünleri fazlasıyla üretip ihraç edebilecek durumdayız.” diyen Alharal, şunları kaydetti: “Sektörümüzde ürün çeşitliliğimizin arttırılması ve dünya ticaretinden daha fazla pay alınabilmesi için son yıllarda bu ürünlere ait yeni plantasyonlar oluşturulmasında önemli mesafe kat ettik ama daha önümüzde uzun bir yol var. 2010 yılında dünya ticaretinde bademin ticaret hacmi 3,2 milyar doları, cevizinki 1,8 milyar doları, kuru eriğinki ise 475 milyon doları buldu. Türkiye’nin bu ürünlerin ticaretindeki payı ise maalesef yüzde 1–2’ler düzeyindedir. Kuru meyve sektörümüzle Ekonomi Bakanlığımız, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığımız ile üniversitelerin dayanışma ve işbirliği içinde olması, hedeflere daha kolay ulaşmamızı sağlayacak.”

KMTG, önümüzdeki dönemde hedef pazar olarak belirlediği ülkelerden alım heyetlerini Türkiye’de ağırlamayı, Türk ihracatçılarının ise o ülkelerde sektörel ticaret heyeti düzenlemesini de planlıyor.

http://www.zaman.com.tr/ekonomi_kuru-meyveciler-tanitima-uzakdogudan-baslayacak_2046274.html

Çiğ Mantar Daha Sağlıklı

Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölümü Fitopatoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hüseyin Basım, mantarın içeriğinde fazla miktarda yağ ve kolesterol olmadığını, iyi temizlenmesi durumunda çiğ olarak tüketilmesinin daha faydalı olacağını bildirdi. Antalya- Prof. Dr. Hüseyin Basım, yaptığı açıklamada, yaptıkları çalışmalar ile yemeklik mantarlar üzerindeki ilaç kalıntılarını, tarım ilaçları da denilen pestisit kalıntılarını tespit etmeye çalıştıklarını söyledi.

Mantardaki pestisitleri tespit etmek için yaklaşık 7-8 yıldır çalışma sürdürdüklerini anlatan Basım, periyodik olarak hem üretim firmalarından hem de marketlerden alınan örneklerde yaptıkları analizlerde pestisit kalıntısını tespit etmeye çalıştıklarını kaydetti. Birkaç yıl önce yaptıkları analizlerde bazı firmalardan aldıkları numunelerde yüksek oranlarda pestisit kalıntıları tespit ettiklerini bildiren Basım, ilgili firmalara olayın ciddiyetini anlattıklarını, son dönemde yemeklik mantarlarda yaptıkları analizlerde ise herhangi bir sorun bulunmadığını ifade etti.

Çiğ olarak yenilebilen insan sağlığına yararlı sebze

Basım, ilaç kalıntısı olan bir mantarı temizleyip tekrar pazara sunma şansı olmadığını vurgulayarak, şunları söyledi:

”Mantar çiğ olarak yenilebilen bir sebze. Ama insanlar doğadan topladıkları mantarlar konusunda dikkatli davranmalı. Zehirli olup olmadıklarını anlamak için deneyimli ve bilgili olmak lazım. Birbirine çok benzeyen, aynı renkte, fakat farklı türde olan mantarlar var. Yani bir mantar sınıflandırması söz konusu. Deneyimli gözler bunları ayırt edebilir, ama genelde renkli mantarların tüketilmemesinde fayda var. Niteliği bilinmeyen mantar tüketilmemeli. Bazı yörelerimizde vatandaşlar deneyimli olduğu için bunları alıp tüketiyorlar. Ama yine de bu konuda dikkatli olmakta fayda var.”

”Mantarın içeriğinde fazla miktarda yağ ve kolesterol yok. İyi temizlenmesi durumunda çiğ olarak tüketilmesi daha faydalıdır” diyen Basım, ”Çünkü mantar protein kaynağıdır. Çiğ olarak tüketilmesi daha faydalı olur. Yurt dışında mantar daha çok çiğ olarak tüketilmektedir” diye konuştu.

Basım, 1990’lı yıllarda Amerika Birleşik Devletleri Florida Üniversitesi’nde bir çalışma yapıldığını, yemeklik mantarların belirli miktarlarda sürekli yenildiğinde kolesterolü düşürdüğünün tespit edildiğini belirtti.

Mantar üretimi yapılırken alınması gereken tedbirler

Prof. Dr. Basım, mantar üretiminde bazı tedbirler alınması gerektiğini anlatarak, ”Mantarlar için ruhsatlı pestisitler var. Bunların kullanılmasını tavsiye ediyoruz. Ancak hasat zamanına yakın dönemlerde mümkün olduğunca ilaç kullanılmamasını öneriyoruz. Bunların kalıntı sürelerinin dikkate alınarak kullanılmasını söylüyoruz” dedi.

http://www.cumhuriyet.com.tr/?hn=395096&kn=19&ka=4&kb=19