Daily Archives: 06 Kasım 2012

Kobi Tanımı Değişti

KOBİ tanımı değişti. Daha önce 250 kişiden az yıllık çalışan istihdam eden ve yıllık net satış hasılatı ya da Mali bilançosu 25 milyon TL’yi aşmayan işletmelere KOBİ denirken yapılan değişiklikle birlikte 250 kişiden az yıllık çalışan istihdam eden ve yıllık net satış hasılatı veya Mali bilançosundan herhangi biri 40 milyon Türk Lirasını aşmayan işletmelere KOBİ denecek. Resmi Gazete’de yayımlanan Bakanlar Kurulu Kararı ile “Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmelerin Tanımı, Nitelikleri ve Sınıflandırılması Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik”in yürürlüğe konulması kararlaştırıldı. Buna göre, Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmelerin Tanımı, Nitelikleri ve Sınıflandırılması Hakkında Yönetmeliğin 2’nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “Devlet yardımları” ibaresi “Devlet destekleri” şeklinde değiştirildi.

Kararla “İşletme” ve “Küçük ve orta büyüklükte işletme (KOBİ)” tanımlarında değişikliğe gidildi. Böylece “İşletme: Yasal statüsü ne olursa olsun, bir veya birden çok gerçek veya tüzel kişiye ait olup bir ekonomik faaliyette bulunan birimleri veya girişimleri”, “Küçük ve orta büyüklükte işletme: 250 kişiden az yıllık çalışan istihdam eden ve yıllık net satış hasılatı veya Mali bilançosundan herhangi biri 40 milyon Türk Lirasını aşmayan ve bu Yönetmelikte mikro işletme, küçük işletme ve orta büyüklükteki işletme olarak sınıflandırılan ekonomik birimleri veya girişimleri” ifade edecek. KOBİ’lerin sınıflandırılmasında da değişikliğe gidildi.

“Mikro işletme”ler; 10 kişiden az yıllık çalışan istihdam eden ve yıllık net satış hasılatı veya Mali bilançosundan herhangi biri 1 milyon TL’yi aşmayan işletmeler olacak.

“Küçük işletme”ler; 50 kişiden az yıllık çalışan istihdam eden ve yıllık net satış hasılatı veya Mali bilançosundan herhangi biri 8 milyon TL’yi aşmayan işletmeler olacak.

“Orta büyüklükteki işletme”ler ise 250 kişiden az yıllık çalışan istihdam eden ve yıllık net satış hasılatı veya Mali bilançosundan herhangi biri 40 milyon TL’yi aşmayan işletmeler olacak.

-ORTAK İŞLETME-

Bir işletmenin tek başına veya bağlı işletmeleriyle birlikte hakim etki yaratmayacak şekilde, başka bir işletmenin oy hakları veya sermayesinin yüzde 25 ve fazlasına ve yüzde 50’si ve daha azına sahip olması, yahut kendisinin oy hakları veya sermayesinin yüzde 25 ve fazlasına ve yüzde 50’si ve daha azına başka bir işletmenin hakim etki yaratmayacak şekilde sahip olması durumunda bunlar ortak işletme sayılacak. Sermaye ve oy hakları payından yüksek olan esas alınacak.

Belirlenen yüzde 25 oranı;

“Üniversiteler, üniversitelerin kurduğu vakıflar ve kar amacı gütmeyen araştırma merkezleri,

Bölgesel kalkınma fonları da dahil kurumsal yatırımcılar,

Yıllık bütçesi 25 milyon Türk Lirasından az olan veya nüfusu 5 binden az olan yerlerdeki belde belediyeleri dahil belediyeler ve köy tüzel kişilikleri” tarafından aşılsa bile bu işletme bağlı işletme ilişkilerine sahip olmaması şartıyla bağımsız işletme sayılacak.

Kamu yatırım şirketleri, girişim sermayesi yatırım ortaklıkları ve bir işletmedeki toplam yatırımları, 8 milyon Türk Lirasını aşmamak şartıyla kendi fonlarını borsaya kote edilmemiş işletmelere yatıran ve düzenli olarak risk sermayesi yatırımlarında bulunan gerçek kişiler veya kişi grupları, belirtilen yüzde 25 oranını aşsa bile bağlı işletme ilişkisine bakılmaksızın bağımsız işletme sayılacak.

http://www.haberler.com/kobi-tanimi-degisti-4062491-haberi/

Türkiye’de 86 Bin Bitki Türü Koruma Altında

Biyolojik çeşitliliğin gelecek nesillere aktarılmasını hedefleyen Ankara ve İzmir’deki tohum gen bankalarında muhafaza edilen bitki türü sayısı 86 bine ulaştı. Bu türler arasında bulunan 10 bin çeşit tahıldan geliştirilen sertifikalı tohumlar hem Türkiye’de kullanılıyor hem de ihraç ediliyor.   2010 yılında hizmete açılan Türkiye Tohum Gen Bankası yaklaşık 300 bin çeşitlik muhafaza kapasitesi bakımından dünyada 3. sırada yer alıyor. Bitki türleri açısından genetik materyalin toplanması, kayıt altına alınması ve muhafazanın gerçekleştirilmesi işlemlerinin yapıldığı tohum gen bankası ayrıca değişik amaçlarla tarımda, endüstride ve çeşitli çevre kirliliği sorunlarının çözümünde kullanılabilecek virüs, bakteri, mantarların saklanma alanlarında da çalışıyor.   Türkiye Tohum Gen Bankası’nda, bitki tohumlarının eksi 18 derecede tutulduğu odaların yanı sıra herbaryum da yer alıyor.

Bitki çeşitliliği 10 bin türe yaklaşan ve 4 binin üzerinde endemik bitkiye ev sahipliği yapan Türkiye’de, gen bankalarında bugüne kadar 86 bin bitki türü koruma altına alındı.   Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın koruma altına alınan tohumlar üzerinde gerçekleştirdiği Ar-Ge çalışmaları sayesinde birçok tahıl grubunda sadece yerli sertifikalı tohumlar kullanılıyor.

“Gıda güvenliği garanti altına alınmalı”

Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürü Masum Burak,  muhafaza altına alınan tohumların, büyük kısmının kurum çalışanlarınca doğadan toplandığını, bunun yanı sıra sivil toplum kuruluşları ve üniversitelerden de katkı aldıklarını ifade etti. Vatandaşların da tohum bağışında bulunduğunu anlatan Burak, sözlerini şöyle sürdürdü:   “Gelecek nesillerin gıda güvencesi bu tohumlar. Doğadaki genetik kaynaklarımız yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. Gen bankasında bir yandan tohumları koruma altına alıyor, bir yandan da üzerinde araştırmalar yaparak geliştiriyoruz. Son teknoloji ürünleriyle donatılmış odalar ve laboratuvarlar burada hizmet veriyor. Bütün insanlığın geleceği gıda stratejisine bağlı. Gıda güvenliğinin garanti altına alınması lazım. Biz de Ar-Ge çalışmalarımızda gelecek nesillere gıda güvenliği sağlamayı hedefliyoruz.”

“Mercimek ve nohudun tümü yerli tohumdan üretiliyor”

Bakanlığa bağlı araştırma enstitülerinin yüzlerce çeşit tohum geliştirdiğini anlatan Burak, “Makarnalık buğdayın yüzde 98’i bizim çeşitlerimizden üretiliyor. Ekmeklik buğdayların yüzde 95’i, mercimeğin ve nohudun yüzde 100’ü, arpanın yüzde 99’u bizim enstitülerimizin çeşitleri. Son 15 yıla kadar çeltiğin hepsini ithal ediyorduk. Şu anda yüzde 100 yerli tohum kullanıyoruz. Bu yerli tohumların çoğunu da şu anda ihraç ediyoruz. Bakanlığımızın sertifikalı tohumlarına verdiği desteklerle beraber üretimde yüzde 90 yerli tohum kullanımına ulaştık” diye konuştu. Burak, yerli tohumlardan 2002 yılında 360 bin çeltik üretilirken, geçen yıl 900 bin ton çeltik üretildiğini bildirerek, bunun yüzde 85’inin “Osmancık 97” isimli çeltik tohumundan üretildiğini söyledi. Romanya, Bulgaristan, Ukrayna, Rusya’ya bu tohumların ihraç edildiğini belirten Burak, yerli araştırmacıların geliştirdiği yerli tohumların ihraç edildiğini ifade etti. Burak, “Toplam tohum ihracatımız geçen yıl 110 milyon doları buldu. Bu yıl 120 milyon dolar bekliyoruz” dedi.

http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/21848309.asp?top=1