Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ile Orman ve Su İşleri Bakanlığı paydaşlığında, TÜBİTAK-MAM koordinatörlüğünde ‘Bitki Koruma Ürünlerinin Kullanımı Neticesinde Meydana Gelen Su Kirliliğinin Tespiti ve Madde veya Madde Grubu Bazında Çevresel Kalite Standartlarının Belirlenmesi Projesi (BİKOP)’ başlatıldı. 2013–2014 yıllarında yürütülecek ve 3 milyon 811 bin TL bütçeli proje ile bitki koruma ürünlerinin (pestisitler) su havzalarına olan etkisi araştırılacak.
Projenin tanıtımı amacıyla Ankara’da düzenlenen toplantıya, Su Yönetimi Genel Müdürü Prof. Dr. Cumali Kınacı, TÜBİTAK MAM Başkanı Yardımcısı Vekili Dr. Suat Genç, Gıda ve Kontrol Genel Müdür Yardımcısı Dr. Nevzat Birişik ve bakanlıklar ve TÜBİTAK’tan görevliler katıldı.
DÜNYADA YILLIK 3 MİLYON TON BİTKİ KORUMA İLACI SATILIYOR
Bitki koruma ilaçları dünyada yıllık üretiminin 3 milyon ton, satış tutarının 40 milyar dolar civarında olduğunu belirten Su Yönetimi Genel Müdürü Prof. Dr. Cumali Kınacı, “Türkiye’de ise 40 bin ton civarında bitkisel koruma ilacı kullanılıyor. Bunun yüzde 32’si zararlı böceklere, yüzde 31’i yabancı otlara, yüzde 30’u hastalıklara ve yüzde 7’si diğer zararlı organizmalara karşı kullanılıyor.” diye konuştu.
Bitki koruma ilaçlarının üretim, taşınması, depolanması, kullanımı ve kullanım sonrası atık yönetiminin güvenli bir şekilde yapılması gerektiğini ifade eden Kınacı, “Bu ilaçların yanlış veya hatalı kullanımı sonucu bitkisel ürünlerde dirence, kalıntıya, toprak, su ve hava kirliliğine neden olmakta ve insan sağlığını tehdit etmekte. Bu proje ile Büyük Menderes Su Havzası, Çukurova-Seyhan Su Havzası, Fırat-Dicle Su Havzası olmak üzere 3 bölgede su havzalarında yapılacak çalışmalarla su kirliliğine neden olan ilaçlar ve kirlilik düzeyleri belirlenecek.” şeklinde konuştu.
NOKTASAL KAYNAKLARDAN ÇIKAN 121 TEHLİKELİ MADDE İZLENECEK
İnsan ve çevre sağlığın koruyacak su kalitesini sağlamak amacıyla 3 ana proje yürüttükleri anlatan Cumali Kınacı, açıklamasını şöyle sürdürdü: “Suda tehlike oluşturan insan sağlığını olumsuz etkileyen, kanserojen etkiye sahip maddeleri tespit edip bunların izlenmesini sağlıyoruz. Avrupa Birliği 33 tehlikeli madde belirledi genel itibariyle. Ama her ülkede üretim ve kullanılan kimyasal madde farklı. Bunların tek tek tespiti için bir çalışma yürütüyoruz. Bu kapsamda yürütülen çalışmalardan biri fabrikalardan, evsel atık arıtma tesislerinden ve deterjanlardan gelen kirletici tehlikeli maddeleri belirliyoruz. Ülkemizdeki tehlikeli madde envanterini çıkarıyoruz. Projemizde tehlikeli maddelerden hangilerinin incelenmesi gerektiği ve standart konması konusunda çalışıyoruz. Ülkemizde sadece noktasal kaynaklardan çıkan 121 tehlikeli maddenin izlenmesi gerektiğine karar verildi. Bu maddeler su kaynaklarında ölçülüyor. Bunların sudaki konsantrasyonu belirlenecek ve envanter sonucu hangi kirleticilerin standartlara konularak izlenmesi belirlenecek. Böylece kanser olmak üzere insan sağlığını etkileyen kirleticiler kontrol altına alınacak.”
BİTKİSEL KORUMA ÜRÜNLERİNİN SU HAVZALARINA ETKİSİ ARAŞTIRILACAK
2013–2014 yıllarında yürütülecek olan projenin bütçesi 3 milyon 811 bin TL olarak belirlendi. Proje ile bitki koruma ürünlerinin (pestisitler) su havzalarına olan etkisi araştırılacak. Proje ile geçmişte kullanılmış ve halen kullanılmakta olan bitki koruma ürünleri, yetiştirilen tarım ürünleri, tarım arazileri alanı dikkate alınarak; Türkiye’de tarımsal faaliyetlerin yoğun olduğu, Ege (Büyük Menderes Su Havzası), Doğu Akdeniz (Çukurova-Seyhan Su Havzası), Güneydoğu Anadolu (Fırat-Dicle Su Havzası) ve alt havzalarda (Manisa, Sakarya ve Amasya) yer alan kıta içi yüzeysel sular ve kıyı sularında bulunan kirleticiler araştırılarak tespit edilecek. Proje sonunda yayılı kaynaklı pestisitleri envanteri, bu aktif maddeler için Çevresel Kalite Standartları (ÇKS), elde edilen ÇKS’lere göre su havzalarında belirlenen pestisit kirliliğine göre pestisit kullanım listeleri oluşturulacak.
Tarım Havzaları Üretim ve Destekleme Modeli’nde öngörülen havzalarda 2012 yılında üretilen bazı ürünlere, tarımsal veriler ve uydu görüntüleri kullanılarak belirlenecek verim değerlerine göre destekleme ödemesi yapılacak. Bakanlar Kurulu kararıyla Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren ve 1 Ocak 2012 tarihinden itibaren geçerli olacak ”2012 Yılında Yapılacak Tarımsal Desteklemelere İlişkin Kararda Değişiklik Yapılmasına” ilişkin karara göre, söz konusu havzalarda 2012 yılı ürünü yağlık ayçiçeği, kütlü pamuk, soya fasulyesi, kanola, dane mısır, aspir, buğday, arpa, çavdar, yulaf, tritikale, çeltik, kuru fasulye, mercimek, nohut, çay ve zeytinyağı ürünlerine, ”tarımsal veriler ve uydu görüntüleri kullanılarak belirlenecek verim değerlerine göre” destekleme ödemesi yapılacak. Pamukta sertifikalı tohum kullanma şartı aranacak.
Resmi gazetede yayımlanan kanun değişikliği ile mevcut kuyulara sayaç taktırma süresi üç yıl uzatıldı. Değişikliğe göre Sanayi amaçlı kullanılan kuyu, galeri, tünel ve benzerlerine ölçüm sistemi, bir yıl içinde belge sahibince kurulacak. Süresi içerisinde ölçüm sistemini kurmayanların belgeleri iptal edilerek kuyuları kapatılacak ve kapatma masrafları sahibinden alınacak. Zirai, içme ve kullanma suyu amaçlı açılan ve ölçüm sistemi kurma zorunluluğu dâhilinde bulunan kuyu, galeri, tünel ve benzerlerine ölçüm sistemi, bir yıl içerisinde belge sahibince kurulacak. Ölçüm sistemini kuramayanların bu süre içerisinde talep etmesi hâlinde ölçüm sistemleri, bedeli yüzde on fazlası ile ilgililerinden tahsil edilmek üzere, bu maddenin yürürlük tarihinden itibaren üç yıl içerisinde Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından kurulacak veya kurdurulacak. Bu şartlara uymayanların belgeleri iptal edilerek kuyuları kapatılacak ve kapatma masrafları sahibinden alınacak.
Tarımsal Faaliyette Bulunanların Prim Borçlarının Sattıkları Tarımsal Ürün Bedellerinden Kesinti Yapılmak Suretiyle Tahsil Edilmesine Dair Tebliğ Resmi gazetede yayımlandı. Tarımsal faaliyette bulunanlardan satın aldıkları ürün bedelleri üzerinden kesinti yapmakla yükümlü olan gerçek ve tüzel kişiler aşağıda gösterilmiştir.
TBMM Genel Kurulu’nda, Mera Kanunu’nda değişiklik öngören kanun tasarısı kabul edilerek yasalaştı. Kanuna göre, amaç dışı kullanılmak suretiyle vasıfları bozulan mera, yaylak ve kışlakları tekrar eski konumuna getirmek amacıyla yapılan veya yapılacak olan masraflar, bozulmaya neden olanlardan tahsil edilecek. Yapılan masraflar karşılığı tahsil edilen tutarlar genel bütçeye, yapılacak olan masraflar karşılığı tahsil edilen tutarlar ise Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’na bağlı il müdürlüklerince hazırlanan ıslah projelerine uygun olarak, o yerin ıslah çalışmalarında kullanılmak üzere köy sandığına ya da belediye bütçesinde açılacak hesaba gelir kaydedilecek.



