Daily Archives: 30 Mart 2013

Borçla Başladı, 2,2 Milyon Liralık Tesis Kurdu

Balıkesirli genç girişimci, Tarımsal ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu’ndan aldığı krediyle son teknolojiye sahip hayvancılık tesisi kurdu. Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nden mezun olduğu 2005 yılında bir arkadaşıyla aldıkları borç ve krediyle hayvancılık yapmaya başlayan Bigadiçli Hüseyin Cüneyt Menkü, modern bir işletme kurdu. Tesisin sahibi Menkü, mezun olduktan sonra aynı yıl hayvancılığa başladığını söyledi.

Kendisiyle aynı dönem mezun olan arkadaşlarının büyük firmalarda işe girdiğini belirten Menkü, genç yaşlarda insanların daha idealist olduğunu, üniversite öğrencisiyken bile hayvancılıkla uğraşmayı istediğini söyledi.

Hayvancılığa attığı adımın bir piknikle gerçekleştiğini dile getiren Menkü, arkadaşlarıyla hayvancılık üzerine ettikleri sohbetten sonra bu iş üzerine çalışmaya karar verdiklerini kaydetti.

Menkü, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Tarımsal ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumuna(TKDK), projesini yaklaşık 3 aylık çalışmayla hazırlayıp sunduğunu kaydetti.

TKDK’ya sunduğu projenin kabul gördüğünü ve hayvanlarıyla toplam 2,2 milyon liralık bir yatırımla tesisi hayata geçirdiğini kaydeden Menkü, TKDK, yaklaşık 1 milyon liralık hibe desteğinde bulunduğunu ifade etti.

Sağımlık 100 sığır ve 130 buzağı kapasiteli tesis tamamen yurt dışından getirilen modern teknolojiyle donattığını söyleyen Menkü, hayvanların yaz sıcaklarından korumak için vantilatörler yerleştirdiklerini anlattı.

Böyle bir çiftlik kurmanın hayali olduğunu söyleyen Menkü, isteyip, çalışarak amacına ulaştığını kaydetti.

http://www.tarimtv.gov.tr/HD2593_borcla-basladi-22-milyon-liralik-tesis-kurdu.html

Çiftçiye 209 Milyon Liralık Destek

Üreticilere bugün 121 milyon liralık süt desteği ödemesi yapıldı, yarın da 88 milyon liralık besi desteği sağlanacak.Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, üreticilere süt primi ve hayvan başı besi desteği kapsamında 209 milyon liralık karşılıksız destek ödemesi yapılacağını açıkladı. Bakanlık’tan yapılan açıklamaya göre, üreticilere bugün 121 milyon liralık süt prim desteği ödemesi yapıldı. 88 milyon liralık hayvan başı besi desteği ödemesi de yarın üreticilerin hesaplarına yatırılacak.

Bakanlık böylece üreticilere iki gün içinde toplam 209 milyon lira ödemiş olacak.
http://www.tarimtv.gov.tr/HD2600_ciftciye-209-milyon-liralik-destek.html

6 Milyon Tarım İşçisi de İş Sağlığı ve Güvenliği Kapsamına Alındı

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı arasında imzalanan protokolle artık milyonlarca tarım işçisi de iş sağlığı ve güvenliği kapsamına girdi. Protokolün 5 milyon 900 bin civarında tarım işçisini kapsadığını belirten Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, bu anlaşma ile tarım işçilerinin karşılaştığı, sağlık sorunları, eğitim sorunları ve beslenme sorunları gibi sorunların ortadan kalkacağını bildirdi.

Tarım sektörüne yönelik yapılan protokolün değerlendiren Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik de tarım sektöründe karşılaşılan sorunlara değinerek, iş sağlığı ve güvenliğinin önemine dikkat çekti. Tarım sektörünün büyüdüğünü ifade eden Çelik, bu büyümenin bedelinin insan sağlığı olmaması gerektiğini, acıların, ölümlerin tarımın bereketini kaçırmasına müsaade etmeyeceklerini söyledi.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı arasında ‘Tarımda İş Sağlığı ve Güvenliği Protokolü’ imzalandı. Protokolün yine tarafları arasında Ankara Üniversitesi, Harran Üniversitesi ve Çukurova Üniversitesi yer alıyor. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nda gerçekleşen imza törenine Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Müsteşarı Fatih Acar, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Müsteşarı Mahmut Mirmahmutoğulları, Harran Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İbrahim Halil Mutlu, Çukurova Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Kibar ile Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erkan İbiş katıldı.

EKER: 6 MİLYON 100 BİN TARIM İŞÇİSİ VAR

İmzalanan protokolle ilgili bilgi veren Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, protokolün tarımın verimliliği ve tarımda çalışan milyonlarca insanını iş sağlığı ve güvenliği açısından çok önemli olduğunu söyledi. Türkiye’de 25 milyon çalışanın olduğunu, bunun da her 4 kişiden 1’inin tarımda çalıştığını belirten Bakan Eker, bu oranın çok yüksek olduğunu, ABD’de 100 kişiden 1’inin, AB ülkelerinde ise 100 kişiden 4’inin tarımda çalıştığını ifade etti. Bu rakamın Türkiye’nin sosyo ekonomik durumu ile ilgili olduğunu aktaran Eker, 6 milyon 100 bin kişinin tarımda çalıştığına kaydetti.

“PROTOKOL 10’DAN AZ ÇALIŞAN İŞ YERLERİNİ DE KAPSIYOR”

Milyonlarca insanın çalıştığı bu alanda insanların karşılaştığı sorunlara değinen Eker, makine ve ekipmanların artması ile karşılaşılan riskler ile karşılaşılabildiğini, yine kimyasal ürünlerden kaynaklanan risklerin olduğunu vurgulayarak, tarım ve hayvancılıkta karşılaşılan sağlık sorunlarını hatırlattı. Bunların yanında yine farklı sorunların da olduğunu aktaran Eker, tarımda 10’dan fazla çalışan işyerlerinin yüzde 3-3.5, yüzde 97 oranında ise 10’dan az çalışan işyerlerinden oluştuğunu bildirdi. Çok az kişinin çalıştığı yerlerde ki eğitim sıkıntısına dikkat çeken Bakan Eker, iş sağlığı ve güvenliği konusunda eksiklikler bulunduğu için bu protokolün çok önemli olduğunu dile getirdi.

Hedef kitlenin özellikle 10 kişiden az olan işyerlerinde istihdam edilen 5 milyon 900 bin civarında tarım işçisinin olduğunu vurgulayan Bakan Eker, bu kitleye dönük bir eğitim çalışmasının yapılmasının planlandığını, bu insanlara sağlıklı rehberliklerin edileceğini söyledi.

“SADECE 1.2 MİLYON TARIM İŞÇİSİ SİGORTALI”

Tarımda çalışan işçilerdeki aktif sigortalı sayısına da değinen Eker, 6 milyon 100 bin tarım işçisinden sadece 1.2 milyon işçinin maalesef sigortalı olduğunun altını çizdi. Bu sayının çok az olduğunu vurgulayan Eker, sosyal güvenlik konusunda da çalışmaların yapılması gerektiğini ifade etti.

MEVSİMLİK İŞÇİLERİN SORUNLARI

Yine mevsimlik tarım işçilerinin durumunu da dile getiren Eker, bu insanların çok kötü şartlarda yaşadıklarını, ortalama 3 milyon insanın doğdukları topraklardan kalkıp farklı topraklara giderek çalıştıklarını, bunların da birçok sorunlarla karşılaştığını anlattı. Yapılacak çalışmaların bu insanların çalışma şartlarının iyileştirilmesine de katkı sunmasının önemine dikkat çeken Eker, bu insanların sigorta, sağlık, beslenme ve eğitim sorunu olduğunu, bu kapsamda bunların da iyileştirilmesi için çalışılacağını aktardı.

Protokolün amacının farkındalık yaratmak olduğunu kaydeden Eker, alt yapı çalışmaları ile sorunların aşılacağını vurguladı.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Çelik de iş sağlığı ve güvenliği kanununun çıkartılması ve gerçekleştirilmesi noktasındaki çalışmaları anlattı. Türkiye’nin iş sağlığı ve güvenliği konusunda yaşadığı sıkıntıları dile getiren Çelik, bu kapsamda Türkiye’den ve dünyadan rakamlar vererek, durumu gözler önüne serdi.

“TARIMDA İŞ KAZASINDAN KAYNAKLANAN ÖLÜM 1.6”

Tarım sektörünün lokomotif sektörlerden birisi olduğuna dikkat çeken Bakan Çelik, son yıllarda tarım işçilerinin şartlarının iyileştirilmesi için önemli çalışmalar yaptıklarını, bu protokolle daha ileri adımlar atacaklarının altını çizdi. Tarımda iş kazası ve hastalıklarından kaynaklanan ölümlerin 1.6 olduğunu dile getiren Çelik, rakamın küçük görünebileceğini fakat söz konusu olanın insan olduğunu bildirdi. Tarım sektöründe karşılaşılan sorunları anlatan Çelik, ölümlerin yanında deri hastalıkları, solunum rahatsızlıkları, kas ve iskelet rahatsızlıklarının meydana geldiğini kaydederek, bu tür çalışmalarla amaçlarının sıfır riski yakalamak olduğunu ifade etti.

“ÖLÜMLERİN TARIMIN BEREKETİNİ KAÇIRMASINA İZİN VERMEYECEĞİZ”

Türkiye’nin büyüdüğünü, geliştiğini anlatan Çelik, bu büyümenin bedelinin insan sağlığı olmaması gerektiğini kaydetti. Çelik, acıların, ölümlerin tarımın bereketini kaçırmasına müsaade etmeyeceklerini söyledi.

Törende iş sağlığı ve güveniliği konusunda bir sunum izlettirildi. Konuşmaların ardından Bakan Çelik ile Bakan Eker, protokole imza attı.

http://www.timeturk.com/tr/2013/03/19/6-milyon-tarim-iscisi-de-is-sagligi-ve-guvenligi-kapsamina-alindi.html

Giresun Kent Arşivi Açıldı

Vali Dursun Ali Şahin’in talimatıyla yaklaşık 1 yıldır hummalı çalışmalar sonucu oluşturulan ilimizin tarihine, kültürüne ışık tutacak Osmanlıca ve yeni Türkçe birçok kıymetli evrakı bünyesinde barındıran “Giresun Kent Arşivi” bugün açıldı.  125.Yıl Halk Kütüphanesindeki açılış töreninde Kent Arşiviyle ilgili bilgilendirmelerde bulunan Özel İdare Kültür Müdürü Mehmet Fatsa, Yaklaşık bir yıldır devam eden çalışmalar kurulduğunu belirterek, Kent Arşivinin, Arşiv, Akademik Kütüphane ve Veri Tabanından olmak üzere 3 kısımdan oluştuğunu söyledi. Kent Arşivinin Kültür Bakanlığına bağlı olarak çalışacağını belirten Fatsa, Giresun Üniversitesi ve çevre üniversiteler öğrenci ve akademisyenleri başta olmak üzere ilgi duyan herkese geçmişe ait doğru bilgiye ulaşmada lojistik destek sağlayacağını söyledi.

Oluşturulan Kent Arşivinin  Giresun’a ait geçmişten günümüze pek çok bilgiyi görsel ve dijital ortamda barındırdığını belirten Vali Dursun Ali Şahin, Doğu Karadeniz Bölgesinde bir ilk olduğunu söyledi. Kent Arşivinin geçmişi geleceğe en doğru şekilde aktarmak için kurulduğunu belirten Vali Şahin, “Kent Arşivinde yazılı evrakın dışında eski ve yeni pek çok resim  ile dijital veri tabanı bulunuyor. Bu veri tabanıyla özellikle akademik eğitim yapan lisans, yüksek lisans ve doktora öğrencilerine lojistik imkan sağlanmış olacak. Giresun kültür zenginlikleri yönünden oldukça zengin bir il. Özellikle Merkez, Tirebolu ve Şebinkarahisar  kültürel hazineler açısından son derece zengin. Bizlerin görevi de yer altında kalmış bu kültürel hazineleri gün yüzüne çıkarmak.” Şeklinde konuştu.

Konuşmaların ardından arşivin oluşturulmasındaki katkılarından ve desteklerinden dolayı Osmanlı Arşivleri Daire Başkanı Sebahattin Bayram ve Şube Müdürü Cevat Ekinci’ye arşive kitap ve belge bağışlayarak katkı sağlayan Abdurrahman Erkut’a Vali Şahin tarafından teşekkür plaketi verildi.

Kent Arşivinin açılış kurdelesini kesen Vali Şahin, ilimize hayırlı uğurlu olmasını diledi. Ardından Vali Şahin ve beraberindekiler Arşivi gezerek, belgeleri incelediler.

http://www.giresun.gov.tr/syf/haberiGoster.aspx?haber_ID=11962

Ormanlara Uydudan Takip

Ormanlarda, hastalık ve zararlılarla mücadele çalışmalarında, uydu verilerine dayalı uzaktan algılama tekniklerinden faydalanılacak.  Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nın düzenlediği Ormancılık ve Su Şurası ile yapılan çalışmada, Türkiye’nin, fidan ihraç eden, sanayinin odun ihtiyacını sağlayan, endüstriyel üretime geçmiş bir ülke olması hedefi konulurken, ‘Yeşil Ekonomi Ulusal Eylem Planı’ hazırlanması gündeme alındı.

Ormancılık ve Su Şurası kapsamında toplanan Ormancılık Komisyonu bir rapor hazırladı. Orman alanlarının korunması için tedbirlerin artırılması istenen raporda, ormanların kanunsuz faaliyetlerden korunması için uydu verilerine dayalı uzaktan algılama tekniklerinden faydalanılması tavsiyesinde bulunuldu.

 Ormancılık karantina mevzuatının yürürlüğe girmesi için çalışmaların hızlandırılması gerektiği belirtilen raporda, zararlılarla mücadelede risk haritaları oluşturularak, entegre mücadele yönetiminin sağlanması istendi. Ormanlarda, hastalık ve zararlılarla mücadele çalışmalarında, uydu verilerine dayalı uzaktan algılama tekniklerinden faydalanılması teklifi getirilen raporda, yok olma tehdidi altındaki ağaç ve ağaççık türleri ile ilgili eylem ve geri kazanım planları geliştirilmesi gerektiği ifade edildi.

 Yangın yönetim planları hazırlanması istenen raporda, “Yangın risklerinin doğru tahmin edilebilmesi için orman yangınları ulusal veri tabanı kurulmalı, mükellef sisteminin yanı sıra gönüllülük sistemi getirilmeli, ülkemiz şartlarına uygun yangın davranış modelleri ile yangın tehlike oranları tespit edilmeli.” tavsiyelerinde bulunuldu.

 ENDÜSTRİYEL AĞAÇLANDIRMADA KAMU-ÖZEL İŞBİRLİĞİ

Raporda, tabii ormanların sürdürülebilir yönetiminin sağlanması, karbon tutumunun artırılması ve odun hammaddesine olan artan talebin karşılanması maksadıyla, hızlı gelişen türlerle endüstriyel ağaçlandırma çalışmalarına öncelik verilmesi gereğinin altı çizildi. Endüstriyel ağaçlandırma çalışmaları ile ilgili eylem planı hazırlanması teklifinde bulunulan raporda, “Endüstriyel ağaçlandırma çalışmaları, özel sektör, devlet ve mahalli halk ile işbirliği içerisinde geliştirilmeli ve artırılmalı.” denildi.

 Kamu ve özel sektörün yaptığı ağaçlandırma çalışmalarının devamının önemine vurgu yapılan raporda, “Özel ağaçlandırmalarda odun üretimine yönelik endüstriyel maksatla yapılan çalışmalarda kullandırılan krediler faizsiz olmalı. Özel ağaçlandırmaların, proje yatırım giderleri dikkate alınarak teşvikine devam edilmelidir.” denildi.

 Kırsal iş gücünün mahallinde tutulmasını sağlayacak politikaların geliştirilmesi istenen raporda, “Ormancılık çalışmalarında istihdam edilenlerin sosyal güvenlik kapsamındaki primlerine devlet teşviki uygulanmalı. Orman köylerinde yaşayan insanlara ORKÖY tarafından verilen, hibe ve kredi kapasiteleri artırılmalı, krediler, faizsiz ve geri dönüşleri uzun vadeli olmalı.” değerlendirmesinde bulunuldu.

 ORMAN İÇİN PATENT

Orman ağaçları ve tohumlarının genetik ıslah çalışmalarına kararlılıkla devam edilmesi gerektiği kaydedilen raporda, “Orman ekosistemlerindeki orman bitki türlerinin çoğaltılması, tescil edilip patentinin alınması ve korunmasına yönelik çalışmalar yapılmalı. Mevcut tohum stok merkezlerinin yapısal durumları geliştirilmeli, orman bitki türlerine ait gen bankası kurulmalı.” denildi.

 Türkiye’nin, fidan ihraç eden ülke haline getirilmesi gerektiğine dikkat çekilen raporda, “İç piyasa ihtiyaçları ile ihracat imkanları gözden geçirilerek kısa, orta ve uzun vadeli fidan üretim planları yapılmalı. Ülkemizin zengin bitki çeşitliliğine paralel fidan üretimi yapılmalı ve bu çeşitliliğin peyzaj ve ağaçlandırma çalışmalarına aktarılması sağlanmalı. Özel sektör süs bitkileri yetiştiriciliğinin geliştirilmesi gayesiyle Adapazarı-Düzce hattında bir ‘süs bitkisi vadisi’ oluşturulmalı ve burada yapılacak yatırımlar teşvikte öncelikli olmalı.” tavsiyelerinde bulunuldu.

 Odun dışı orman ürünleri konusunda stratejik türlerin tespit edilmesi istenen raporda, bu türlere ait fidanların üretimi konusunda çalışmaların başlatılması ve özel sektörün teşvik edilmesi tavsiye edildi. Fidan ve tohum satışlarında özel sektörün rekabet gücünün korunması, uluslararası düzeyde fidan test laboratuvarları ve fidan borsası kurulması tavsiyesi getirildi.

 Orman ürünleri sanayiinin odun hammaddesi ihtiyacının, öncelikle yerli kaynaklardan karşılanması gerektiği kaydedilen raporda, “Biyokütleden enerji üretilmesine yönelik olarak ihtiyaç duyulacak odun hammaddesini tedarik etmek üzere kısa idare süreli (3-5 yıl) biyokütle enerji ormanları kurulmalı.” denildi.

 YEŞİL EKONOMİ ULUSAL EYLEM PLANI

Ormancılık sektörüne yönelik ‘Yeşil Ekonomi Ulusal Eylem Planı’ hazırlanması teklif edilen raporda, “Ormancılıkla ilgili ulusal sertifikalandırma sistemleri oluşturulmalıdır. Orman ürünleri ihracatını artırmak için standardizasyonu yapılmış ürün sayısı arttırılmalı, ürünlerin kullanım alanlarına göre standartlar çeşitlendirilmeli.” ifadesine yer verildi.

 Orman ürünlerinin kullanımının teşvik edilmesi gerektiği belirtilen raporda, şöyle denildi: “Ulusal yeşil bina standartlarında orman ürünlerine pozitif ayrımcılık sağlanmalı. Ormancılık sektörü stratejik sektör olarak belirlenmeli ve bu kapsamda yapılacak yatırımlar teşvik kapsamına alınmalı. Orman ürünlerine dayalı sanayinin hammadde maliyetlerinin düşürülmesi ve verimlilik artışı sağlanması gerekir. Yuvarlak odun satışlarından alınan KDV düşürülmeli ve fonlar kaldırılmalı. Piyasanın ihtiyacı olan odun ve odun dışı ürün arzı arttırılmalı. Üretimde mekanizasyon imk’nları artırılmalı, kalifiye üretim işçiliğine geçilmeli.”

http://www.sabah.com.tr/YesilEkran/2013/03/26/ormanlara-uydudan-takip