Monthly Archives: Kasım 2014

Çiftçi Kaliteli Tohuma Yöneldi

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü’ne bağlı Tarla Bitkileri Merkez Araştırma Enstitüsünce geliştirilen kaliteli hububat ve baklagil tohumlarına gösterilen ilginin arttığı bildirildi. Enstitü Müdürü Dr. Mevlüt Şahin, 1926’da kurulan enstitünün mevcut çeşitlere göre daha kaliteli, yüksek verimli ve olumsuz çevre şartlarına dayanıklı yeni bitki türleri geliştirme görevini sürdürdüğünü söyledi. Enstitünün 90’ın üzerinde hububat ve baklagil çeşidi geliştirdiğini belirten Şahin, “Türkiye genelinde yetiştirilen buğdayların yüzde 30’u bizim geliştirdiğimiz çeşitlerdir. Orta Anadolu’da bu oran daha yükseliyor ve ekilen buğdayın yüzde 87’si bizim çeşitlerimizden oluşuyor. Arpa üretiminde bu oran daha da yüksek. Türkiye genelinde arpa çeşitlerimizin üretim oranı yüzde 60, orta Anadolu’da ise bu oran yüzde 95’leri buluyor” dedi.

Şahin, geliştirdikleri çeşitlerin tohumuna talebin her geçen gün arttığını vurgulayarak, “Enstitü olarak, geliştirdiğimiz çeşitlerin ‘elit kalite’ dediğimiz tohumunu üretiyoruz. Üretilen tohumları, Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü’ne (TİGEM) ya da özel tohumculuk şirketlerine veriyoruz. Onlar da bizden aldıkları tohumu orijinal iki kademe yapıyorlar ve bir sene sonra tekrar çoğaltıp sertifikalı kademede çiftçilerimize ulaştırıyorlar” diye konuştu.

Kuraklık nedeniyle, tohum şirketleri ile TİGEM’in istediği tohumun yarısını karşılayabildiklerini dile getiren Şahin, şunları kaydetti: “Haymana’da bulunan 4 bin dönümlük arazimizin tamamını gelecek sene inşallah sulamaya açacağız. Arazimizi sulamaya açtığımız zaman firmaların ve TİGEM’in talep ettiği tohumun hepsini karşılar hale geleceğiz. Geçen sezon 150 ton civarında elit kalite ve orijinal tohum ürettik. İhtiyacın ancak yarısını karşıladığımıza göre demek ki ihtiyaç 300 ton civarında. Bu sezon da kuraklıktan dolayı 90 ton civarında üretebildik. Önümüzdeki sene ihtiyacı büyük oranda karşılamayı hedefliyoruz.”

Mevlüt Şahin, Türkiye’de yaklaşık 700 tohumculuk firması bulunduğunu ve bu sayının her geçen gün arttığına dikkati çekti. Bakanlığın uyguladığı politikalar ve Tohumculuk Kanunu sayesinde özel firmaların önünün açıldığına işaret eden Şahin, şöyle devam etti: “Dünyada olduğu gibi ülkemizde de devletin orijinal kademe tohum üretimi yaptıktan sonra özel sektörün bunu sertifikalı kademede çoğaltması sayesinde son 10 yılda özel tohumculuk firmalarının sayısı arttı. Devlet, bu firmaların ürettikleri tohuma teşvik veriyor. Bu çalışmalar sayesinde çiftçimizin kaliteli tohuma ilgisi her geçen yıl artıyor. Çiftçimizin kullandığı sertifikalı tohum miktarı yıllık 300 bin tondan 700 bin tona çıktı.”

http://www.tarimtv.gov.tr/HD5800_ciftci-kaliteli-tohuma-yoneldi.html

24 Kasım ÖĞRETMENLER GÜNÜ

İŞKUR Girişimci Adaylarının Yanında

İŞKUR 17-23 Kasım 2014 Global Girişimcilik Haftasını girişimcilere yönelik eğitim, destek ve tanıtımlarla kutluyor. İşkur İl Müdürlüğü tarafından Global Girişimcilik Haftası ile ilgili yapılan açıklama şu şekildedir;  2009 yılından bu yana yaklaşık 107 Bin kişiye girişimcilik eğitimi verilmiş, başvuranlara danışmanlık yapılmış ve kendi işini kuracaklara yönelik iş projelerine 36 Bin TL’ye kadar destek verilmiştir.

İŞKUR, 2009 yılından bu yana Girişimcilik Eğitim Programları düzenliyor. Girişimcilik Eğitim Programları ile İŞKUR’a kayıtlı kişilerin kendi işlerini kurmalarına ve geliştirmelerine yardımcı olmak amaçlanmaktadır. Bu sayede işsizlik azaltılırken; ekonomide yeni ve sürdürülebilir işler de yaratılmaktadır.

Girişimcilik eğitim programlarına Kuruma kayıtlı işsiz, çalışan veya işveren başvurmakta; iş ve meslek danışmanlarıyla yapılan mülakatlar ve değerlendirme süreçlerinden sonra en yakın tarihli programa kayıt olmaktadırlar.

KOSGEB modülleri çerçevesinde en az 70 saat uygulanan girişimcilik eğitimleri girişimcilik özelliklerinin geliştirilmesi, iş planı hazırlama ve bu kapsamda yönetim planı, finansal plan, pazarlama ve üretim planlarının oluşturulması, iş planının sunumu konularını teorik ve uygulamalı olarak içermekte; eğitimlerde ayrıca başarılı girişimci hikâyeleri ve tecrübelere de yer verilmektedir. Tecrübeli profesyonel eğiticiler tarafından çoğunlukla üniversiteler, özel öğretim kurumları, meslek birlikleri/odaları, kamu kurumları ile dernek ve vakıflar aracılığı ile düzenlenen programlar sonrasında eğitimi tamamlayan katılımcılara sertifika verilmekte ve bu kişiler sertifikalar aracılığı ile hibe ve kredilere başvurabilmektedir.

Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürü Mustafa Sarı  verdiği bilgide “İŞKUR İl Müdürlüğü olarak Giresun genelinde 2014 yılının ilk 10 aylık dönemi içinde 25 kişilik 4 grup halinde toplam 100 kişiye yönelik Girişimcilik Eğitimi düzenlendi, eğitime katılanlara sertifikaları verildi. Sertifika alan katılımcıların bir bölümü işletmelerini açarak KOSGEB Yeni Girişimcilik Hibe Desteğinden yararlanmak için KOSGEB Hizmet Merkezi Müdürlüğüne başvurularını yaptılar. Müdürlüğümüzce yıl sonuna kadar 25 kişilik  2 grup halinde toplam 50 kişiye yönelik bu kapsamda eğitim verilecektir.  Bu eğitimler için halen kurumumuza başvurular devam etmektedir. Eğitime katılmak isteyen yeni girişimci adaylarının KOSGEB Yeni Girişimci desteğinden faydalanması için kurum olarak bu kapsamdaki eğitim çalışmalarımız devam edecektir.” dedi.

İŞKUR engelli ve eski hükümlülerden kendi işini kuracakların proje başvurularını değerlendirmekte ve engellilere 36 Bin TL’ye, eski hükümlülere ise brüt asgari ücretin 10 katına kadar hibe desteği vermektedir. Bugüne kadar İŞKUR tarafından 55 eski hükümlüye yaklaşık 330 Bin TL, 20 engellinin kendi işini kurmasına yönelik ise 520 Bin TL destek verilmiştir.

http://www.giresun.gov.tr/syf/haberiGoster.aspx?haber_ID=14619

http://www.tarimtv.gov.tr/HD5748_kosgeb-destegiyle-birleserek-buyuduler.html

Tohumlar ve GDO’da Doğru Bilinen Yanlışlar

GTHB Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürü Masum Burak yaptığı basın toplantısında Türkiye’deki tohumculuğun genel durumu, hedefleri ve kamuoyunda sıkça tartışılan hibrit tohum ve GDO hakkında detaylı açıklamalarda bulundu.nGTHB Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürü Doç. Dr. Masum Burak yaptığı basın toplantısında Türkiye’deki tohumculuğun genel durumu, hedefleri ve kamuoyunda sıkça tartışılan hibrit tohum ve GDO hakkında detaylı açıklamalarda bulundu.

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar (TAGEM) Genel Müdürü Doç. Dr. Masum Burak, Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü’nde (TİGEM) düzenlediği basın toplantısında tohumlarla ilgili kamuoyunun sıkça üzerinde durduğu fakat büyük bir bilgi kirliliğinin de bulunduğu konular hakkında aydınlatıcı bilgiler verdi.

“Hibrit Tohum Kısır Demek Değildir”

Hibrit tohumun bilinenin aksine kısır olmadığı ve içinde GDO bulunmadığını ifade eden Burak, “Hibrit tohum kısır tohum demek değildir, kesinlikle GDO’lu değildir. Hibrit tohum en üstün melez anlamına gelmektedir” dedi. Burak, kamuoyunda hibrit tohumlar hakkında sıkça, kısır tohum, sağlığa zararlı, gelecek için tehlikeli şeklinde bilgiler dolaştığını fakat hibritin anlam olarak en iyi ana ve en iyi baba soyundan gelen tohumlardan elde edilen en üstün melez tohum demek olduğunu kaydetti. Tohumların insan eliyle teknoloji kullanılarak arzu edilen amaçlara göre ıslah edilebildiğini, hibrit tohumun özelliğinin de bu olduğunu belirten Masum Burak, “Hibrit üstün özellikli tohumdur” dedi.

Hibrit tohumların çok pahalı olduğunu belirten Burak, “1 gramı 1 gram altından pahalı. Çünkü teknoloji kullanılarak uzun sürelerde geliştiriliyor. 2003 yılında kullandığımız hibrit tohumların yüzde 90’ı ithal tohumlardı. Yaptığımız çalışmalarla bu oranı yüzde 50’ye çektik. Türkiye’de serbest piyasa kuralları uygulanıyor. Yabancı tohumların Türkiye’ye girmesini engelleyemeyiz. Ama Allah korusun sınırları kapattığımız zaman Türkiye’nin tohum ihtiyacının yüzde 100’ünü karşılayabilecek durumdayız.” diye konuştu.

TAGEM Genel Müdürü Burak basın toplantısında kamuoyunu çok yakından ilgilendiren ve hakkında sürekli spekülatif söylemlerin yapıldığı Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar (GDO) hakkında da bilgiler verdi.

GDO’ya Hapis Cezası Yalnızca Türkiye’de Var

2010 yılına kadar Türkiye’de Biyogüvenlik Kanunu bulunmadığı için bunun denetiminin yapılamadığını ve cezalandırma imkânının bulunmadığını belirten Burak, 2010 yılında yürürlüğe giren 5977 Sayılı Biyogüvenlik Kanunu’yla Türkiye’de genetiği değiştirilmiş bitki ve hayvan üretiminin yasaklandığını dile getirdi. İşlenen suça göre 12 yıla kadar hapis cezası olduğunu hatırlatan Burak, “Dünyada GDO ile ilgili hapis cezasının olduğu tek ülke Türkiye’dir. Kaçakçılık her şeyde olduğu gibi bu alanda da olabilir ama bizde cezalar çok ağır” dedi.

Türkiye’de toplam 633 tohumculuk firması bulunduğunu, bunun 614’ünün yerli olduğunu ifade eden TAGEM Genel Müdürü, tohumculukta 2002 yılında ihracatın ithalatı karşılama oranının yüzde 31 iken 2013 yılına gelindiğinde bu rakamın yüzde 65’e yükseldiğini kaydetti.

Burak, bir soru üzerine üreticilerin kullandığı mısır tohumlarının yüzde 43’ünün yerli olduğunu söyledi.

Gelişmiş ülkelerde Gayri Safi Milli Hasıla’dan AR-GE faaliyetlerine ayrılan payın yüzde 1,8 olduğunu belirten Burak, Türkiye’de bu oranın on yıl önce binde 5’lerde iken bugün yüzde 1’e çok yaklaşıldığını ifade etti.

“Dünyanın 3. Büyük Tohum Gen Bankasına Sahibiz”

Konuşmasında Tohum Gen Bankası’yla ilgili açıklamalarda da bulunan Burak, Avrupa’nın tamamında 12 bin çeşit bitki türü bulunurken Türkiye’nin tek başına bu sayıda bitki türüne ev sahipliği yaptığını, üstelik bunların 4 bininin de endemik bitkilerden oluştuğunu dile getirdi. Ülkemizdeki Tohum Gen Bankası’nın büyüklük bakımından dünyada üçüncü sırada yer aldığını hatırlatan Burak, bu bankada 108 bin tür saklandığını belirterek, “Kamuoyunda bilinen ‘yerli tohumlarımız yok oldu’ algısı yanlış. Kimin tohum çeşidi varsa bize önersinler biz bunları kendi isimleri ile alıyoruz ve üzerinde çalışıyoruz. Her 5 yılda bir canlılıklarını test ediyoruz. Canlılıklarında kayıp varsa çıkararak tekrar çoğaltıyoruz” şeklinde konuştu.

Yeni çeşitlerin, tohumların ekonomiye ne katkısı var şeklinde yanlış bir algının da bulunduğunu ifade eden TAGEM Genel Müdürü Burak, “Bu tohumları biz üretmeseydik alabilmek için 900 milyon TL verecektik” diyerek sertifikalı tohumların önemi hakkında da bilgiler verdi. Sertifikalı tohumun her türlü özelliği bilinen, kayıtlı tohum olduğunu ve sertifikalı tohum kullanıldığında üründe otomatikman yüzde 25 artış gerçekleştiğini aktaran Masum Burak, “Sertifikalı tohum kullanımı için çiftçilere 511 milyon lira destek sağlandı. Bahçe tesis eden çiftçilere 276 milyon lira ve sertifikalı tohum üreten kuruluşlara da 151 milyon lira olmak üzere toplam 938 milyon lira destek ödemesi yapıldı” dedi.

“Domateslerde Korkulacak Bir Durum Yok”

Toplantı sonunda gazetecilerin sorularını yanıtlayan Masum Burak bir soru üzerine domateslerin kokusuz ve tatsız olmalarıyla ilgili de şunları söyledi:

“Domatesin kokusu tamamen yetiştirme şartlarından kaynaklanıyor. Her bir ürünün toplanması gereken bir hasat tarihi, hasat kriteri vardır. Mesela kivi de aynı şekilde. Ondan önce toplandığında tadı tuzu olmaz. Domates belli bir hasat olgunluğuna geldikten sonra toplanmalı. Fakat maalesef bazı çiftçiler iriliğini aldığında domatesleri beklemeden koparıyor ve etilen gazıyla kızartarak pazara götürüyor. Ama o süreçte asıl tadını ve kokusunu veren materyaller oluşmadığı için o tadı alamıyorsunuz. Korkmaya gerek yok ama tadı tuzu yok. İçini görmeden domates almayın, dışı gibi içinin de kırmızı olması gerekiyor.”

Burak, organik ürünlerin pahalı olmasının nedeninin organik tarımda kullanılan girdilerin ithal edilmesinden kaynaklandığını da belirterek, bu konuda büyük bir projeye başladıklarını, TÜBİTAK’tan geçen ve 5-6 milyon liralık bütçeye sahip bu projeyle organik tarımda kullanılan gübrenin yerli üretimle sağlanacağını kaydetti.

http://www.tarimtv.gov.tr/HD5786_tohumlar-ve-gdo-da-dogru-bilinen-yanlislar.html

Tarımda Sigorta Sürelerini Kaçırmayın

TZOB Genel Başkanı Bayraktar, “Üretim sezonunda çiftçimiz afetlerden çok zarar gördü. Zamanında sigortasını yaptıramayan üretici mağdur oldu” dedi. Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, 2013-2014 üretim sezonunda çiftçinin doğal afetlerden çok zarar gördüğünü bildirerek, “zamanında sigortasını yaptıramayan üreticimiz mağdur oldu. Yaşanan doğal afetler sigorta yaptırmanın ne denli önemli olduğunu gösterdi. Geçen üretim sezonundan ders çıkarılmalı, sigorta poliçe yaptırma süreleri konusunda üreticimiz uyarılmalı, süreler geçirilmemeli” dedi.

Bayraktar, yaptığı açıklamada, tarımsal üretimdeki üreticilerin gelirlerinde istikrarın sağlanmasının, ülkelerin en temel tarım politikası olması gerektiğini, üretici gelirlerinde meydana gelebilecek özellikle ani düşüşlerin, ülkelerin makro ekonomik dengelerini de etkileyecek sonuçlara yol açtığını belirtti.

Türkiye’de son yıllarda iklimde görülen değişimlerden dolayı aşırı yağışlar, sel, su baskını, dolu, don, hortum, fırtına, kuraklık gibi doğal afetlerin daha fazla yaşandığını, tarım ürünlerini daha fazla etkilediğini vurgulayan Bayraktar, şunları kaydetti: “Üreticiler her yıl ekim döneminin başlangıcından itibaren gerçekleşen aşırı yağışlarla, ürünlerin gelişme döneminde oluşan don, dolu, kuraklık ve benzeri hadiselerle karşı karşıya kalmaktadır. Çiftçimizin karşılaştıkları riskler karşısında mağduriyetlerinin giderilmesi ve risklere karşı çözüm üretilebilmesi için, ülkemize uygun devlet destekli 5363 sayılı Tarım Sigortaları Kanunu, 21 Haziran 2005 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. İlk olarak 2006 yılı Haziran ayında başlanan kanun uygulamaları, halen devam etmektedir.

ÜRETİCİ TARIM SİGORTASI

Tarım sigortalarının geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması, üreticileri tarım sigortaları hakkında bilgilendirmek, halkla ilişkiler ve tanıtım kampanyalarını yürütme görevleri kanunla Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ile TARSİM’e verilmiştir. Bu kapsamda TARSİM ve Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ile ortaklara her yıl yoğun şekilde eğitim faaliyetlerini devam ettirmekte, basılı ve görüntülü medya aracılığıyla tarım sigortaları tanıtılmaktadır. Ayrıca, Birlik olarak biz de ilgili kanun, yönetmelikler ve her yıl yayınlanan Bakanlar Kurulu Kararını Odalarımıza göndererek Odalarımız aracılığıyla çiftçilerin bilgilendirilmesi sağlıyoruz.

Üreticilerle gerçekleştirilen görüşmelerden ve yaptığımız anketlerden anlaşıldığı üzere halen çiftçilerimiz, devlet destekli tarım sigortası uygulamasını genel anlamda bilmekteler ama teknik ayrıntı konusunda yeterli bilgiye sahip değiller. Bu nedenle sigorta konusunda çekimser davranıyorlar.”

SİGORTA YAPTIRANLAR AFETİN ETKİLERİNİ AZALTTI

Son yıllarda arka arkaya yaşanan don, dolu, sel, fırtına gibi afetlerden sonra üreticilerde sigorta yaptırma isteği artış gösterdiğini belirten Bayraktar, şu bilgileri verdi: “Ülkemizde tarım sigortası uygulaması 8 yıldır devam ediyor. Tarım sigortası uygulaması; Bitkisel Ürün Sigortası, Sera Sigortası, Büyükbaş Hayvan Hayat Sigortası, Küçükbaş Hayvan Hayat Sigortası, Kümes Hayvanları Hayat Sigortası, Su Ürünleri Hayat Sigortası, Arıcılık (Arılı Kovan) Hayat Sigortası branşlarında yapılıyor.

Bu yıl ülkemizde yaşanan kuraklık, don dolu, aşırı yağış, sel gibi doğal afetler tarım alanlarımızda büyük zararlara neden oldu. 29-30 Mart 2014 tarihlerinde eksi 10 derecelere düşen sıcaklıklardan meyve türlerinin hemen tamamında büyük zararlar meydana geldi. Ürünlerini sigorta yaptıran üreticilerimiz tazminatlarını alarak afetin etkilerini azaltırken, sigorta yaptıramayan üreticiler zor durumda kaldılar. 2013-2014 üretim yılında yaşanan doğal afetler sigorta yaptırmanın ne denli önemli olduğunu gösterdi. Yapılan açıklamalara göre, Devlet Destekli Tarım Sigortaları Sistemi çerçevesinde ülke genelinde poliçe sayısının 4,4 milyon adedi geçti. Yaklaşık 72 milyon dekar alan ve 3 milyon adedin üzerinde büyükbaş ve küçükbaş hayvanın sigortalanıyor. 2014 yılı sonuna kadar üreticilere yapılacak olan hasar ödemesinin 1,6 milyar lirayı geçeceği ifade ediliyor. Artışa rağmen sigorta yaptırmanın henüz yeterli düzeyde olduğu söylenemez. Sigortalılık oranları hala çok düşüktür. Ziraat Odaları Birliği olarak üreticilerimizi her yıl tarım sigortası yaptırılması konusunda uyarıyoruz ve gerekliliğini ifade ediyoruz.”

http://www.sondakika.com/haber/haber-tarimda-sigorta-surelerini-kacirmayin-6695551/