Monthly Archives: Aralık 2014

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’ndan Tarımsal Kooperatif Açıklaması

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, Türkiye’de 5 milyona yakın çiftçinin ortak olduğu 13 binden fazla tarımsal kooperatif bulunduğu bildirildi. Bakanlıktan, “Dünya Kooperatifçilik Günü” dolayısıyla yapılan yazılı açıklamada, küresel ekonomik krizde gelişmiş ülkelerde önemli şirketler ve hükümet kuruluşları batarken, kooperatiflerin bundan etkilenmemesi, aksine daha da güçlenerek çıkmasının büyük bir sürpriz olduğu belirtildi.

Birleşmiş Milletlerin bu gelişme üzerine 2012 ve 2020’yi Dünya Kooperatifler Yılı olarak seçtiğine değinilen açıklamada, küresel sorunların çözümü için kilit sektör olarak tarımın görülmeye başlandığı ifade edildi. Uluslararası kooperatifler yılı kutlamaları sırasında özellikle tarım kooperatiflerinin önemi ve etkinliğinin daha da anlaşılır hale geldiğine işaret edilen açıklamada, tarım ve finans sektöründe kooperatiflerin piyasaya hakim olmaya başladıkları bildirildi.

İyi yönetilen, başarılı çalışmalar yaparak halkın desteğini kazanan kooperatiflerin, bulundukları çevreye hizmetlerinin yanı sıra birçok sosyal ve kültürel etkinlikleri de yaptıkları, ayrıca ülke kaynaklarının etkin bir şekilde kullanılmasına da yardımcı oldukları belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

“Türkiye’de kooperatifler, diğer gelişmiş bütün ülkelerde olduğu gibi evrensel kooperatifçilik prensiplerine uygun olarak kurulmaktadır. İdare şekilleri ve katılım şartları demokratik ortamda gerçekleşmektedir. Bugün 5 milyona yakın çiftçimizin ortak olduğu 13 binden fazla tarımsal kooperatif bulunmaktadır.

Kooperatifler aracılığı ile üretimin, pazarın talebine göre planlandığı, üretimin pazarlama ile birlikte ele alındığı, gıda değer zincirinde ile üreticinin rolünün arttırıldığı ve piyasada rekabet gücünün oluşturulduğu bir düzen, herkesin üzerinde hem fikir olacağı bir sistemdir. Kooperatiflerin Türkiye’nin ve milletimiz için önemini bilen Bakanlık olarak, 21 Aralık Dünya Kooperatifçilik Gününü kutluyoruz.”

http://www.sondakika.com/haber/haber-gida-tarim-ve-hayvancilik-bakanligi-ndan-tarimsal-6794549/

Dünyada Gıda ve Tarımın Önemi

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı İsmail Kemaloğlu, ” Bugün dünyada belki farkında değiliz ama coğrafi sınırların büyük kısmı tarım ve gıda mücadeleleri dolayısıyla şekil değiştiriyor” dedi. Kemaloğlu, Tarım ve Kırsal Kalkındırmayı Destekleme Kurumu (TKDK) Giresun İl Koordinatörlüğünce bir otelde düzenlenen tanıtım toplantısında yaptığı konuşmada, Bakanlık tarafından tarım ve kırsal kalkınmaya çok ciddi destekler sağlandığını belirtti. Son yıllarda sağlanan desteklerle Bakanlığın Türkiye ‘nin en büyük yatırımcı ve yatırımcıyı destekleyen bakanlıklarından biri haline geldiğine işaret eden Kemaloğlu, destek sağlanan kurumlardan birinin de TKDK olduğunu vurguladı.

TKDK desteklerini tüm Türkiye’ye yaymayı arzu ettiklerini ifade eden Kemaloğlu, yatırımcıları kuruma beklediklerini söyledi.

Dünyada ülke coğrafyalarının tarım ve gıda mücadeleleri dolayısıyla değişim göstermeye başladığının altını çizen Kemaloğlu, şunları kaydetti:

“Bir süre sonra insanlar demirleri ve taşları yiyemeyecekler. Gıdaya insanoğlu var olduğu sürece ihtiyaç duyulacak. Tarım çok önemli. Dünyada bugün üç stratejik alan var. Enerji, su, tarım ve gıda. Suyun da yüzde 70’i tarımsal alanda kullanılıyor. Bugün dünyada belki farkında değiliz ama coğrafi sınırların büyük kısmı tarım ve gıda mücadeleleri dolayısıyla şekil değiştiriyor. Ukrayna diye yanımızda bir ülke var. Topraklarının yüzde 40’ını uluslararası fonlar işletiyor. Arjantin topraklarının yüzde 15’ini bugün yabancılar işletiyor. Farkında olmadığımız çok ciddi mücadele var. Onun için ülkemiz şanslı. Her türlü iklim şartımız var. Yatırımcılarımız var. Bakanlıkk olarak biz kamu hizmetçisiyiz. Mümkün olduğunca bu bölgede kırsal kalkınmaya dönük yatırımların artırılmasını arzu ediyoruz.”

TKDK Başkanı Ali Recep Nazlı ise kurum olarak 2014 yılında 42 ilde yapılan yatırımlara yaklaşık 2 milyar liralık hibe sağladıklarını söyledi.

Nazlı, Doğu Karadeniz ve Doğu Anadolu bölgelerinde yeterince hibe desteği için proje alamadıklarını ifade ederek, “Kırsal ve tarımı kalkındırma kurumu olduğu için bütün yörelerimizde nüfusları ile orantılı homojen bir kalkınma istiyoruz. Çok ciddi bir hibe kurumuyuz. 13. çağrımızın ilanına çıktık. 12 Ocak’tan itibaren de proje almaya başlayacağız. 530 milyon lira hibe dağıtacağız. Biz sizlerin ilgilisi alakasını çekmek istiyoruz” dedi.

http://www.radikal.com.tr/giresun_haber/dunyada_gida_ve_tarimin_onemi-1255068

Türkiye’nin İlk Geofit Bahçesi Açıldı

Dünya’nın ılıman iklim kuşağındaki en büyük ve Türkiye’nin tek Geofit Bahçesi Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Ekeri’in katıldığı bir törenle Yalova’da hizmete girdi. 2012 yılında temeli Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker tarafından atılan ve toplamda 20 bin metre kare alan üzerine kurulan dünyanın ılıman iklim kuşağındaki en büyük, Türkiye’nin ise ilk ve tek Geofit Bahçesi Yalova’da törenle açıldı. Türkiye Geofit Bahçesi adı verilen bahçenin açılışına, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker de katıldı.

Yalova’ya gelişinde ilk olarak Yalova Valiliğini ziyaret eden Bakan Eker burada Valilik protokol mensuplarınca karşılandı. Ardından Valiliğin anı defterini imzalayan Bakan Eker, Yalova Valisi Selim Cebiroğlu ile bir süre makamında sohbet etti. Ardından cuma namazını Merkez Camisinde kılan Bakan Eker Altan Kültür Merkezinde kendisi için düzenlenen yemeğe de katıldı.
Yemeğin ardından Atatürk Bahçe Kültürleri Merkez Araştırma Enstitüsü içerisinde 2012 yılında temelinin bizzat kendisinin tarafından attığı Geofit Bahçesinin açılış törenine katılan Eker burada çiçeklerle karşılandı. Törenin açılış konuşmasını yapan TAGEM Genel Müdürü Doç.Dr. Masum Durak, “Sürdürülebilir bir kalkınmanın motoru AR-GE çalışmalarıdır. Ülkemizde AR-GE’ye ayrılan pay son yıllarda yüzde 1’lere yükseldi. 2023 yılında bu payın yüzde 3’e çıkartılması hedefleniyor. Bugün biyolojik çeşitliliğin korunması adına tarihi bir gün yaşıyoruz” dedi.
Yalova Valisi Selim Cebiroğlu ise kısa bir konuşma yaparak Dünya’nın ılıman iklim kuşağındaki en büyük, Türkiye’nin ise ilk ve tek Geofit Bahçesini ülkemize ve Yalova’ya kazandıran herkese teşekkür etti.
Vali Cebiroğlu’nun ardından kürsüye gelen Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker ise konuşmasının ilk bölümünde Geofit bahçesi ile ilgili bilgiler verdi. Eker, “Bizim ekoloji perspektifimizi de, tabiat anlayışımızı da, Tabiatı koruma anlayışımızı da ortaya koyan güzel bir proje için bugün Yalova’dayız. Biz bununla kalmadık. 3 tane tohumun ve tabiatın korunması ile ilgili 3 çok önemli projeyi hayata geçirdik. Hepsinin tasavvuru da hamdolsun bize ait. Projelendirilmesi de bize ait. Temelini atıp tamamlamak da bize nasip oldu. Bunlardan birisi Dünya’nın 3’ncü Tohum Gen Bankasını Ankara’da kurduk. Türkiye Coğrafyasında bulunan 117 bin tohum çeşidini burada saklıyoruz. 2010 yılında hizmete açtık. Yine Ilıman iklimi kuşağında yer alan en büyük Geofit Bahçesini de Yalova’da açıyoruz. 350 bin kilometre mesafe kat edilerek ülkemizdeki Geofitleri topladılar. 10 milyon TL’nin üzerinde yatırım yapıldı. Burası bu konu ile ilgili araştırma ve geliştirme faaliyetleri yapacak gerek üniversite öğrenci ve öğretim üyeleri, bilim insanları gerekse endüstri ile ilgili araştırıcılara açık olacak” dedi.
Tarımsal kalkınma adına çiftçilere yapılan desteklerin bundan 10 yıl öncesine oranla 5 kat arttığını dile getiren Bakan Eker konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “Biz tarımı sadece kırsal alanda yaşayan vatandaşlarımızın, gaz, bez tuz ihtiyaçlarını giderebilmeleri için onlara yapılan yardımlardan ibaret bir sektör olarak hiç düşünmedik. Biz tarıma hep stratejik baktık. Hem ülkesel, hem bölgesel , hem küresel anlamda Türkiye’nin bu sahadaki önemli bir ebedi servet alanını nasıl geliştirir, nasıl zenginleştirir ve nasıl Dünya’nın önemli ülkeleri arasına yerleştiririz diye düşündük. Türkiye için eskiden beri Dünya’da tarımsal anlamda kendi kendisine yeten 7 ülkeden birisi deniyordu. Onun da hiç bir ölçüsü ve ayarı yoktu ya. Ama Türkiye’nin ilk tarım çerçeve kanunu Cumhuriyetin 83’ncü yılında bizim tarafımızdan çıkartıldı. Bu kanunu ilk kez 2006 yılında biz çıkardık. Çerçeve tarım kanunu ile Türkiye’nin de tarımsal stratejisinin de, hedefinin de ufkunun da orada çizgileri çizildi. Ve o strateji ile biz meselelere yaklaştık. AR-GE Politikamızda, araştırma geliştirmeye ayırdığımız desteklerde, gen kaynaklarının korunması da , üreticilere ayrılan desteklerin 5 kat arttırılması da hep bu stratejinin bir parçası oldu. Bugün 12 sene öncesine göre Türkiye’de çiftçi devletten eskisine göre 5 kat daha fazla destek alıyor. 1 milyar 800 milyon liraydı Türkiye’nin bütün çiftçilerinin 2002 yılında aldıkları destek. Dün Tarım Bakanlığı’nın bütçesi görüşüldü, 2015’de 10 milyar TL. Bu sadece nakit karşılıksız hibe destek. Diğer sübvansiyonları, kredi faiz sübvansiyonları bunun içerisinde değil. Şu anda Türkiye’nin tarım sektörü 61 milyar dolarlık hasılası ile ki biz bunu 23 milyar dolardan devralmıştık. 3 kat büyüttük Türkiye’nin tarımsal hasılasını. Artık 10 sene önce olduğu gibi Avrupa’nın 4’ncüsü değil. Avrupa’nın en büyük tarım sektörüne sahip ülkeyiz”.
Konuşmanın ardından emeği geçenlere plaketlerini takdim eden Bakan Eker’e ise Yalova Valisi Selim Cebiroğlu bir sürpriz yaptı. Geofit Bahçesinde geliştirilen ve “Eker” adı verilen bir tür soğanlı bitkinin fotoğrafı bakan Mehdi Eker’e takdim edildi.
Ardından Geofit Bahçesinin açılışını gerçekleştiren Bakan Mehdi Eker protokol mensupları ile birlikte bahçeyi gezerek bitkiler hakkında bilgiler aldı.
10 milyon TL’nin üzerinde bir yatırımın yapıldığı Geofit Bahçesinde 450 m2 Geofit Sergileme alanı, 500 m2 Alpin Sera, Bin 118 m2 Çoğaltma ve Yetiştirme seraları, 500 m2 idari bina, 17 bin 400 m2 açık Geofit Bahçesi, 2 bin 600 m2 kapalı ülan yer alıyor.

http://www.milliyet.com.tr/dunyanin-iliman-iklimdeki-en-buyuk-geofit-yalova-yerelhaber-531542/

Isırgan Otu Faydalı Kaçmayın

Isırgan otu faydaları adına Giresun’da Karadeniz Doğa Koruma Federasyonu (KARDOĞA) ve Giresun Valiliği işbirliğinde gerçekleştirilen Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı (DOKA) destekli “Isırgan Dünyası” adlı proje kapsamında toplantı düzenlendi. Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Bafra Meslek Yüksekokulu Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Kemal Ayan, Giresun Ticaret ve Sanayi Odası salonundaki toplantıda yaptığı konuşmada, Karadeniz Bölgesi’nin ısırgan üretimi için çok uygun bir ekolojiye sahip olduğunu söyledi.

Özellikle ısırgan otu Karadeniz Bölgesi’nde organik olarak yetiştirilmesinde hiçbir engel bulunmadığını vurgulayan Ayan, “Aksine destekleyici birçok sebep var. Çünkü artık dünyada, tekstilde de kirlilik unsuru yaratan bir sentetik yapıya çok olumlu bakılmıyor. Onun için Karadeniz Bölgesi’nde ısırgan otu yetiştiriciliğini tanımlarken kesinlikle kirletmeden organik bir üretim planlamaktayız” dedi.

BİRÇOK SEKTÖRDE KULLANILIYOR

OMÜ Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Selim Aytaç ise ısırgan otunun birçok sektörde kullanıldığını dile getirerek, “Tıpta kullanımından başlamak istiyorum. Yapılan bilimsel çalışmalarda ısırganın hangi konularda faydalı olduğu ispatlanmıştır. Antienflamatuvar etkisi vardır, bu kas gevşetici bir etkidir. Bağışıklığı artırıcı, prostat kanserinde faydalı olduğu birçok çalışmalarda ispat edilmiştir” diye konuştu.

Isırgan otunun bir başka kullanım alanının gıda olduğuna dikkati çeken Aytaç, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Özellikle Karadeniz şartları için mayıs ayından başlamak üzere haziran sonuna kadar herhangi bir dönemde yaprakları çok değişik alanlarda değişik amaçlarda gıda olarak kullanılmaktadır. Çay olarak da tüketilmektedir. Isırgandan kullanılan lifler sağlıklı havalanmayı sağladığı için de terin vücuda rahatsızlık vermesini önleyen bir etkisi var.”

Aytaç, ısırgan otunun kozmetik kullanımının bir hayli yaygın olduğunu ifade ederek, “İçermiş olduğu karotin, mineral tuzlar, reçine, histamin enzimler, vitamin A ve C katkıları dolayısıyla hem yapraklarında hem tohumlarında hem de köklerinde bulunmaktadır. Cilt koruyucu, cildi sıkılaştırıcı ve kepek önleyici olarak krem şampuan ve sabun gibi benzeri kozmetiklerde kullanılmaktadır” ifadelerini kullandı.

KÖK BOYASI HAYVAN YEMİ VE GÜBRE OLARAK DA KULLANILIYOR

Isırganın toprak üstü kısımlarından ve toprak altı köklerinden boya yapımında kullanıldığını belirten Aytaç, şunları kaydetti:

“Sarı siyah, sarı kahverengi ve gri renkler verebilmektedir. Hayvan yiyeceği olarak da kullanılıyor. Kurutulduktan sonra büyükbaş hayvan, at ve sığırların yiyebildiği, yine pelet yapmak suretiyle kemirgen hayvanların, kanatlıların yemlerinde kullanılabilmektedir. Enerji bitkisi olarak kullanılmaktadır. Lifleri alındıktan sonra geriye kalan sapların değerlendirilebilmesi amacıyla bu saplar önce kıyılır, parçalanır, öğütülür ve preslenmek suretiyle pelet, briket ve diğer odunsu mamuller haline getirilerek 3 bin 800 kalori enerji vermektedir.”

Doç. Dr. Aytaç, ısırganın gübre olarak da kullanılabildiğini dile getirerek, “Yaprakları ve sapları yüksek oranda azot içerir. Bundan dolayı bunlar çürütülmek suretiyle direkt araziye organik gübre olarak atılabilir” dedi.

“ISIRGANLA YAKINLAŞMAMIZ LAZIM”

KARDOĞA Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Adanır ise projeyle ısırgandan yaşam kültürü ve ekolojik olarak nasıl faydalanılabileceği üzerinde durduklarını anlatan Adanır, şunları söyledi:

“Bu projeyle ısırgandan kaçarken ısırganla yakınlaşma bulduk. Bir gün Espiye Soğukpınar’da çorap ve eldiven üreten biriyle karşılaştık. Giresunlulara zaten ısırgancı diyorlar, bununla ilgili bir şey yapalım dedik. 59 çeşit yemek yapılıyor, kültürümüzde yaygın, ısırgandan neredeyse her şey yapılıyor. Isırganla yakınlaşmamız lazım.”

http://sozcu.com.tr/2014/saglik/isirgan-otu-faydali-kacmayin-isirgan-otu-nedir-isirgan-otu-faydalari-isirgan-otu-nasil-toplanir-isirgan-otu-nerede-yetisir-678462/

Yurt Dışı Tanıtımları, Doğu Karadeniz’e Turist İlgisini Artırdı

Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı (DOKA) Genel Sekreteri Çetin Oktay Kaldırım, yurt dışındaki tanıtımlar sayesinde Doğu Karadeniz’i bu yıl 5 milyon turistin ziyaret ettiğini söyledi. Kaldırım, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bu  yıl yöreyi ziyaret eden turist sayısının önceki yıllara göre arttığını belirterek, bunun turizm açısından ciddi bir ilerleme olduğunu ifade etti.

Tanıtım için turizm fuarlarına katıldıklarını anlatan Kaldırım, “Bugüne kadar Birleşik Arap Emirlikleri, Amerika, Japonya, Çin, Gürcistan ve Suudi Arabistan’da fuarlara katılım sağladık. Bunlardan özellikle Dubai ve Suudi Arabistan’daki fuarlarda Körfez Bölgesi ve Arap dünyasının turizm alanında nabzının attığı fuar etkinliklerinde yer aldık” dedi.

Kaldırım, Körfez ülkelerinden gelen Arap turistlerin ağırlıklı olarak yüksek gelir grubundan ve yüksek turizm harcaması yapan turistler olarak tanındığını ifade ederek, bu nedenle dünyada başta Avrupa , Uzakdoğu ve Güney Asya ülkeleri olmak üzere bir çok ülkenin Arap pazarına yöneldiğini kaydetti.

Araplar’ın dünyada en çok ziyaret ettiği ülkelerin Türkiye , Malezya, Avrupa Birliği ve son dönemde Arap yarımadası olduğunu dile getiren Kaldırım, Arap turistlerin Türkiye’ye olan ilgisinin son 10 yılda yaklaşık 10 kat arttığını belirtti.

Kaldırım, Doğu Karadeniz’in turizme bağlı olarak geliştiğini dile getirerek, bölgenin ılıman iklimi, yağmurlu havası, yemyeşil ve dağlık olan cennet gibi doğasının yanında kültürel varlığı, canlı sosyal hayatı ve yemekleri sayesinde Arap turistlerin Türkiye’deki en önemli turistik destinasyonlarından biri haline geldiğini söyledi.

– “Artışın her yıl katlanarak devam etmesini bekliyoruz”

Yöreye gelen yerli ve yabancı turist sayısındaki artışta yurt dışı tanıtımların büyük etkisi olduğunu ifade eden Kaldırım, “Yurt dışındaki tanıtımlarımızın da etkisiyle bu yıl Doğu Karadeniz’i 5 milyon turist ziyaret etti. Bu artışın her yıl katlanarak devam etmesini bekliyoruz. Yöredeki turizmi geliştirmek için yurt dışında hedef pazarlara dönük tanıtımlarımızın sonucunu almaktan mutluyuz” diye konuştu.

Kaldırım, turizmin, özellikle kırsal bölgelerden şehir merkezlerine ve Doğu Karadeniz’den batıya olan göçü önlemede önemli bir araç olduğunu vurgulayarak, bunun kırsalda yaşamını sürdüren insanlara da önemli ölçüde ekonomik katkı sağladığını söyledi.

Yöredeki turizm mevsiminin 4 – 5 ayla kısıtlı kaldığını belirten Kaldırım, turizmi yılın tamamına yaymak için projeler geliştirdiklerini anlattı.

http://www.radikal.com.tr/trabzon_haber/yurt_disi_tanitimlari_dogu_karadenize_turist_ilgisini_artirdi-1251038