Daily Archives: 02 Aralık 2014

Ceviz, Kalp ve Damar Hastalıkları Riskini Azaltıyor

Yapılan araştırmalar sonucunda, bir kişinin beslenmesine ceviz dâhil edildiğinde, hâlihazırda kalp hastalığı olanlara fayda sağlanmasının yanı sıra, kalp hastalığı geliştirme riskinin de kayda değer oranda azaldığı gözlemlendi. Advances in Nutrition dergisinin 14 Kasım 2014 tarihli sayısında çıkan bir makalede, Pennsylvania State University, Beslenme Bilimleri Bölümünden Ordinaryüs Profesör Penny Kris-Etherton, ve Jennifer A. Fleming, ceviz ve ceviz yağında bolca bulunan a-Linolenik Asit (ALA) alan kişilerin kalp ve damar hastalıklarına (CVD) yakalanma riskinin azaldığı sonucuna ulaştılar.

“ALA ile ilgili bilgimiz son 10 yılda arttı”

Beslenme alanında Ordinaryüs Profesör Penny Kris-Etherton, “ALA’nın  kalp damar hastalıklarında sağladığı yararlar konusundaki bilgimiz son on yılda gözle görünür ölçüde ilerledi, mevcut verilere bakıldığında, ALA kalp damar hastalıkları riskini azaltıyor.” dedi.

Flemig ise, “Kalp hastalığını önlemek için neler yapılabileceğini öğrenmek, herkes için önemli ve anlamlıdır,” diyor.

Fleming ve Kris-Etherton; bitkiden elde edilen, ceviz ve ceviz yağında bulunan ALA’nın CVD’nin önlenmesinde deniz ürünlerinde bulunan eicosapentaeonic asit (EPA) ile docosahexaenoic asit (DHA) ile kıyaslanabilecek ölçüde rol oynadığını tespit ettiler.

2010 yılında, Amerika Birleşik Devletleri Beslenme Kılavuzları Danışma Komitesi, toplam günlük kalori ihtiyacı içerisinde %0,6-1,6 oranında ALA alımını tavsiye etti. Bununla birlikte, Fleming ve Kris-Etherton; yaptıkları araştırmada mercek altına alınan bulgulara göre, daha yüksek oranda ALA alımının kalp-damar sağlığına daha da faydalı olabileceğini ortaya koydular. En ideal miktarın belirlenmesi için daha fazla klinik çalışmaya ihtiyaç olduğunu önerdiler.

Kalp Krizinde Avrupa Birincisiyiz

22 Avrupa ülkesinde CVD’ye yakalanma sıklığının araştırıldığı Euroaspire III adlı çalışmada, 50 yaş altı kişilerde görülen ölümcül kalp krizlerinde, Türkiye’nin Avrupa’daki en yüksek orana sahip olduğu ortaya çıktı. Türkiye’de her on kişiden dördü bir şekilde “kalp ve damar hastalıkları” nedeniyle hayatını kaybedecek. 2020 yılına kadar, Türkiye’de yılda toplam 400.000 kişinin kalple ilgili rahatsızlıklardan hayatını kaybetmesi bekleniyor.

Türkiye Cumhuriyeti sağlık Bakanlığı tarafından yayınlanan  Beslenme Rehberlerinde de, cevizin tekli doymamış yağ asitlerinin yanı sıra omega 3 yağ asidi bakımından da zengin olduğu belirtiliyor, rehberde ayrıca şöyle deniyor: “Bu gıdalar kalp hastalığı ve kanser riskini azaltır.”

İç hastalıkları uzmanı Dr. Baha Aydoğ, “Bana kalırsa bu bulgular son derece önemli; Türkiye’de günlük hayatta, bilhassa sağlığımızı, kalbimizi ve tansiyonumuzu olumsuz etkileyen strese karşı vücudumuzun verdiği tepkileri, gıdaların gerçekten olumlu yönde nasıl etkileyebileceğini kanıtlıyor” diyor ve devam ediyor: “ALA bakımından zengin gıdaların vücudumuzun ve hayatımızın hemen her yönü için iyileştirici etkileri olduğunu biliyoruz. Bundan sonra, strese gireceğinizi hissettiğinizde fast-food, şekerleme ve geçici olarak kendinizi iyi hissetmenizi sağlayan diğer her şeyden uzak durun. Bunlar yerine, bir avuç ceviz tüketin. Stresinize, kalbinize ve genel olarak sağlığınıza iyi gelir”.

Bu bulguların ayrıntılarının yer aldığı makale, “The Evidence for a-Linolenic Acid and Cardiovascular Disease Benefits: Comparisons with Eicosapentaeonic Acid and Docosahexaenoic Acid ,” Advances in Nutrition dergisinin Kasım 2014 sayısında yayınlandı.

http://www.milliyet.com.tr/ceviz-kalp-ve-damar-hastaliklari-pembenar-detay-sagliklibeslenme-1977830/

Keneleri Tuzağa Düşürecekler

Bursa’da iki akademisyen, ‘kene tuzağı’ hazırlayıp KKKA hastalığına yol açan virüsün taşıyıcısı bu hayvanları bertaraf etmeye yönelik çalışma yürütüyor. Türkiye’de son yıllarda iyice yayılan ve bazıları Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) virüsünün taşıyıcısı olan kenelere karşı Uludağ Üniversitesinde (UÜ) yürütülen proje kapsamında “kene tuzağı” hazırlanıyor. Proje kapsamında üretilen ve içinde bu hayvanlara cazip gelecek maddeler konulan tuzak, yere sabitlenerek kenelerin belli bölgelere toplanması sağlanacak.

UÜ Veteriner Fakültesi Parazitoloji Bölümü Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Levent Aydın, yıllardır kenelerle ilgili çalışmalarda bulunduklarını söyledi.

Manisa’da bir plastik firmasının sahibi Hatice Yılmaz Koçalp’in, yaklaşık 3 yıl önce virüs taşıyan kenelerin bertaraf edilmesi için kendilerine bir fikirle geldiğini belirten Aydın, “Bize, ‘Kenelerle ilgili çevre ilaçlama yapamayacağız, insanlara toksik etkileri var. Ayrıca bir sürü de çevre kirliliğine neden oluyor. Keneler için bir tuzak yapabiliriz’ dedi. Biz de bunun üzerine harekete geçtik” diye konuştu.

Dünyada buna benzer çalışmaları araştırdıklarını anlatan Aydın, kenelere cazip gelebilecek gıda ya da çiftleşme olgularını içeren bir tuzak oluşturabileceklerini belirlediklerini ifade etti.

Tuzak için hazırlıklarının sürdüğü bilgisini veren Aydın, şöyle konuştu:

“Asistanımız Özgür Selçuk ile sıkı bir şekilde çalışıyoruz. Kısa bir ara vermiştik ama firmamızla konuştuk ve tekrar çalışmaya devam edeceğiz. Bu aslında bir Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) Ar-Ge projesidir. Hatta Erciyes Üniversitesinden hocamız Prof. Dr. Abdullah İnci de TÜBİTAK adına bu çalışmanın hakemliğini yaptı. Geliştirdiğimiz ürünle şu an yüzde 60-70 arasında değişik kene türlerini değişik gelişme dönemlerinde 20-25 metrekarelik açık alana çekmeyi başardık. Bu ürünün yüzde 90’ın üzerine çıkması ve daha toksik etkilerle çalışılması, özellikle de şehir merkezlerindeki kenelerle mücadelede, piknik alanlarında kedi ve köpek kökenli kenelerle mücadelede kullanılabilecek bir olay haline gelmesi gerekiyor. Yüzde 90’ın üzerine çıkarsak hem ülkemiz hem de bizim için büyük başarı olur.”

Asıl hedef; “kene paniğine son vermek”

Aydın, tuzağın, kırsaldan çok kent merkezlerine yönelik olduğuna dikkati çekti.

KKKA virüsünün şehir merkezlerinde pek görülmediğine değinen Aydın, şunları kaydetti:

“Bu virüste son konakçı sığırdır, ara konakçılar yabani hayvanlar, yer kuşlarıdır ama şehir merkezlerinde bir panik olduğu için böyle bir yola çıktık. Türkiye’de insanlarda yıllık ortalama 500 bin kene tutulma vakası oluyor. Bunların belki bin 300-bin 400’ü KKKA ile bağlantılı ama 500 bin insanın hastanelere geldiğini ve şikayetlerin olduğunu düşünün. İşte biz bunu, özellikle bu çalışmayı, bu küçük tuzağı bunun için düşündük. Bunu yere sabitliyoruz. İçine keneyi çekebilecek maddeyi bırakıyoruz ve yoğunluğu bulunan bir kene bölgesini tespit ediyoruz. Orada ne kadarını çekebiliyoruz? Kaç metreden çekebiliyoruz? Onlara cazip gelecek maddeleri kullanarak ve karışımlar hazırlayarak çalışmamamıza devam ediyoruz.”

http://www.tarimtv.gov.tr/HD5835_keneleri-tuzaga-dusurecekler-.html