Daily Archives: 24 Temmuz 2015

Giresun’da Meryem Ana’ya Yunan İlgisi

Mağara içerisinde yer alan tarzda Türkiye’nin en büyük ikinci manastırı olan ve bir süre önce restorasyonu tamamlanan Meryem Ana Manastırı’nın ilk yabancı ziyaretçileri Yunanistan’dan geldi. Türkiye-Yunanistan Nüfus Mübadelesi ile Şebinkarahisar bölgesinden Yunanistan’a göç eden Rumların akrabalarının da yer aldığı 40 kişilik grup manastırı gezdi. Şebinkarahisar ilçesindeki Kayadibi köyünde kayalık bir tepedeki doğal mağara içerisine inşa edilen ve Ortodoks Rumlar tarafından kullanılan Meryem Ana Manastırı’na turistler ilgi gösterdi.

İl Kültür ve Turizm Müdürü Hulusi Güleç, manastırda gazetecilere yaptığı açıklamada, manastırın bir süre önce Kültür ve Turizm Bakanlığınca ören yeri ilan edildiğini söyledi.

Manastırın Kültür ve Turizm Bakanlığınca restorasyon çalışmaları yaptırıldığını belirten Güleç, “Bu süreç içerisinde biz de bu alana turist grupların gelmesi için bazı çalışmalar yaptık. O çalışmalarımız nihayet ilk meyvesini verdi. Bugün buraya ilk yabancı turist grubu olarak Yunanistan’ın Kavala kentinden 40 kişilik kafile geldi” dedi.

Güleç, ziyarete gelenlerin bir çoğunun dedelerinin bölgeden gittiğine işaret ederek, “1924 yılında mübadeleye kadar bu bölgede yaşamış Rumlar zaten bunlar. Göçle gittikten sonra Yunanistan’ın Kavala kentinde ikamet etmeye başlamışlar ve onların torunları, dedelerinin yaşadığı yerleri, Meryem Ana Manastırı’nı, Giresun’u merak edip kafileler halinde geliyor” diye konuştu.

Hristiyanlık dininin ilk gizli yayılmaya başladığı manastırlardan birisi

Manastırın ilk yapılış amacının Romalılardan gizlenmek olduğunu vurgulayan Güleç, sözlerini şöyle tamamladı:

“Hz. İsa Hristiyanlık dinini yaymaya başladığı zaman Romalılar buna bir engel oldular Yaklaşık 200 yıl Hristiyanlık dininin yayılmasını engellediler. Bu süreç içerisinde Hristiyanlar da kuytu köşelerde, gizli saklı yerlerde dinini yürütmeye çalıştılar. Burası da Hristiyanlık dininin ilk gizli yayılmaya başladığı manastırlardan birisi.”

http://www.haber61.net/giresunda-meryem-anaya-yunan-ilgisi-giresun-haberlerigiresun-haber-226869h.htm

Dünyanın İlk Yapay İnek Sütü Gelecek Yıl Raflarda

11Amerika’daki biyomühendisler, marketlere daha sürdürülebilir bir seçenek sunmak amacıyla genetiği değiştirilmiş mayadan dünyanın ilk yapay inek sütünü geliştiriyorlar. Bu senenin başlarında Muufri (Moo-free diye okunuyor) diye adlandırılan sentetik süt çalışmaları, Kaliforniya’da yaşayan biyomühendisler Perumal Gandhi ve Ryan Pandya tarafından gerçekleştiriliyor. Özel bir çeşit mayanın genetiği değiştirilerek süt proteni üretilerek elde edilen yapay inek sütünü mükemmelleştirmek için çalışmalara devam ediyorlar. Bu sistem soya, pirinç ve badem sütü çeşitleri dışında gerçek süt tadını muhafaza eden sütü üretmek için tasarlandı. Çünkü biyomühendisler soya bazlı dondurma ne kadar güzel olsa da asla süt bazlı dondurmanın popülaritesi ile eşleşmeyeceğini ifade ediyorlar, fakat ya Muufri dondurma tam tadı elde ederse?

Gandhi’nin National Geographic’e yaptığı açıklamaya göre; “Eğer çevreci olmayan ürünlerden yaptığımız beslenmemizi değiştirmek istiyorsak, orijinal ürünün daha iyisi ya da özdeşi olmak zorunda. Dünya inek bazlı sütten bitkisel bazlı süte geçiş yapmayacak“ şeklinde ifade ediyor.

Vegan Gandhi ve Pandya inekler, büyüme hormonları ve antibiyotikler ile beslendiği; boynuzları çıkartıldığı; kuyrukları kesildiği kalabalık süt ahırlarının ihtiyacının azaltılması için sütü icat ettiler. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’ne göre, süt ürünleri dünyadaki yıllık sera gazı emisyonlarının yüzde üçünden sorumlu.

Neyse ki onlar için, sentetik inek sütü nispeten basit bir işlem. Yaklaşık yüzde 87’si sudan oluşuyor ve 20’den az bileşene sahip.

Muufri sütü, yapısını oluşturmaya yardımcı olacak altı protein ve zengin bir tat vermek için sekiz farklı yağ asidi içeriyor. İnsülin üretmek için ilaç firmalarının kullandığı aynı işlem kullanılarak süt yapılıyor. DNA, süt ineklerinden çıkartılır ve belirli dizileri, maya hücreleri içine yerleştirilir. İstenilen sıcaklıkta ve konsantrasyonlarda endüstriyel ölçekli petri kaplarına yerleştirilen maya kültürü büyür. Birkaç gün içinde maya, yeterli süt üretimi düzeyine gelir.

National Geographic’in haberine göre; mayadan oluşan Muufri sütü içindeki proteinlere rağmen; yağlar, sebzelerden oluşuyor. Süt yağlarının yapısını ve lezzetini yansıtmak için moleküler düzeyde küçük değişikler yapılıyor. Kalsiyum ve potasyum gibi mineraller ve şekerler ayrı alınıyor ve karışıma ekleniyor. Elbette bu, bütün besin değerlerinin ayarlanmış olduğu anlamına geliyor. Böylece bu yapay süt, normal sütten daha iyi olabilir.

Başlangıçta, Muufri sütün normal süte göre fiyatı daha pahalı olacak olsa da Gandhi ve Pandya üretimi büyüterek daha ucuz hale getirmeyi istiyor. Normal süt gibi bakteri içermediği için raf ömrü de daha uzun olacaktır. Araştırmacılar, gelecek yılın ortalarına doğru market raflarında bu yapay sütün yer almasını umut ediyorlar.

http://onedio.com/haber/dunyanin-ilk-yapay-inek-sutu-gelecek-yil-raflarda-550680