Monthly Archives: Ekim 2018

Hayvancılık Desteklemelerinde Değişiklik Yapıldı

Hayvancılık desteklerinden yararlandırılacak anaç koyun ve keçilerin yaş aralığı genişletildi.Tarım ve Orman Bakanlığı’nın, “Hayvancılık Desteklemeleri Uygulama Tebliği’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ”i, Resmi Gazete’de yayımlanarak, yürürlüğe girdi.

Buna göre, hayvancılık desteklerinden yararlandırılacak anaç koyun ve keçilerin yaş aralıkları, 15-90 aydan 15-120 aya çıkarıldı.

http://www.milliyet.com.tr/hayvancilik-desteklemelerinde-ekonomi-2761548/

‘Kenesavar’ Keklik ve Tavuklar Yozgat’ta Üretiliyor

Son yıllarda, bilinçsiz avlanma ve tarımsal faaliyetler nedeniyle nesli yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalan, güzel görüntüsü ve ötüşüyle bilinen kınalı keklikler, Yozgat’taki üretim istasyonunda üretilerek doğaya salınıyor. Yozgat Doğa Koruma ve Milli Parklar Şube Müdürlüğü bünyesinde 2007 yılında kurulan yaban hayvan üretim istasyonunda, bugüne kadar 170 bin keklik üretilerek 30 ilde doğayla buluşturuldu. İstasyonda yetiştirilen ve ekolojik sistemin korunmasına katkı sağlayan keklikler, doğada süne yedikleri için tahıl üretiminde çiftçinin dostu olarak tarımsal üretime katkı sağlıyor. Keklikler, yetişkinlik dönemine kadar böcekle beslendikleri için Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığına yol açan kene ile mücadelede de fayda sağlıyor.

Üretim istasyonunda ayrıca, yine keneyle mücadelede etkili olan beç tavukları da yetiştiriliyor. 2011 yılından beri yılda 2 bin-2 bin 500 beç tavuğu yetiştirilerek üreticilere dağıtıldı.

Doğa Koruma ve Milli Parklar Şube Müdürü Cihan Eğilmez, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kuruluşa ait ait Çalatlı Yaban Hayvan Üretim İstasyonu’nun 2007 yılında Bakanlar Kurulu kararıyla kurulduğunu ve yıllık 650 anaçtan ortalama 10 bin kınalı keklik ürettiklerini söyledi.

İstasyonda bugüne kadar 170 bin kınalı keklik, 32 bin beç tavuğu üretimi yapıldığını ifade eden Eğilmez, 30 şehre gönderilen keklik ve tavukların doğada ekolojik sisteme dahil edildiğini kaydetti.

Ürettikleri kekliklerin, özellikle popülasyonun azaldığı sahalara gönderildiğini bildiren Eğilmez, “Amacımız popülasyonu dengeye sokarak aynı zamanda vatandaşımızın sıkıntısı bulunan kene ve süneyle mücadele etmektir. Kınalı keklik, palazlıktan ergenliğe çıkıncıya kadarki dönemde proteinle beslenen bir kuş türüdür. Ergenliğe ulaşıncaya kadar keneyle mücadelede kullanılıyor, akabinde süneyle çok iyi bir mücadelesi var. Çiftçiye çok büyük faydası var.” dedi.

Keklik popülasyonunun azalmasında en önemli etkenin, bilinçsiz avcılık ve tarımsal üretim olduğuna işaret eden Eğilmez, “Avcılarımızdan isteğimiz, kota dışı avlanma yapmasınlar. Doğamızı insan eliyle bozmayalım.” uyarısında bulundu.

“Kenesavar” tavuklar
Eğilmez, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalığının yoğun görüldüğü illerde keneyle mücadelede kullanılmak üzere kekliğin yanı sıra beç tavuğu üretimi yaptıklarını da bildirdi.

Beç tavuğu üretimine 2011’de başlandığını hatırlatan Eğilmez, şu bilgileri aktardı:

“Yıllık 2 bin-2 bin 500 civarında beç tavuğu üretiyoruz. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğünün belirlediği illere gönderiyoruz. Beç tavuğu, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalığının yoğun görüldüğü illerde keneyle mücadele maksatlı üretilen bir tür. Aynı zamanda yarı yabani olduğu için de bazen doğada da yaşayabiliyor. Bunu genel müdürlük, hastalığın çok yoğun olduğu yerlere ücretsiz dağıtıyor. Vatandaş kendisi çoğaltıyor. Hem vatandaşı hayvancılığa özendirmek istiyoruz hem de kendilerini keneden koruyabilsinler.”

https://www.aa.com.tr/tr/turkiye/kenesavar-keklik-ve-tavuklar-yozgatta-uretiliyor/1281301

Nesiller Toprak Sevgisiyle Büyümeli

Çoğu tarımsal ürünü ithal eden Türkiye, gençleri üretime teşvik etmek amacıyla Ziraat Bankası’nın düzenlediği Genç Çiftçi Akademisi ile tarımsal üretime gençleri de katmak istiyor. 18-30 yaş arası gençlerin katılacağı projede pilot il olarak seçilen Ankara’da eğitimler düzenleniyor. İzmir Ticaret Borsası (İTB) Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli, bu tip projelerle gençlerin üretime katılmasının çok önemli olduğunu ve İTB olarak farklı projelerle gençlere destek verdiklerini belirtti.

‘Bütüncül politikalar gerekiyor’

İzmir Ticaret Borsası’nın gençlerin toprak sevgisi ile büyümesi için büyük çaba sarf ettiklerini söyleyen Kestelli, İngiltere’nin gençleri teşvik etmek için büyük yatırımlar yaptığının altını çizdi. Kestelli “Tarımda çalışan nüfus hızla yaşlanıyor… Bu sadece Türkiye’nin sorunu da değil üstelik. İngiltere, Fransa ve daha pek çok ülkede durum aynı. Emek yoğun bir sektör olması, taşra hayatının gençleri tatmin etmemesi, köyden kente göçü hızlandırıyor. Oysa günümüz dünyasında tarımın gençlere ihtiyacı var. Yaşlı nüfus, Tarım 4.0’la birlikte giderek yaygınlaşan teknoloji kullanımına adapte olmakta güçlük çekiyor. İTB olarak gençlerin tarıma ilgisini artırabilmek adına üç yıldır “Tarım Gençlerle Yükseliyor” adlı fikir yarışması düzenliyor, başarılı projeleri ödüllendiriyoruz. “Toprak ve Çocuk” programımız kapsamında, geleceğimizi emanet edeceğimiz ilköğretim çağındaki nesillerin toprak sevgisiyle büyümesi ve tarımın ülkemiz için önemini kavraması için çaba sarf ediyoruz. Her yıl farklı iki ürün bazında düzenlediğimiz Instagram yarışmamız ile farklı kesimlerin gözünün tarım sektörüne çevrilmesini sağlıyoruz. Bunlar farkındalık yaratma amaçlı çalışmalarımız. Gençlerin yeniden tarıma kazandırılması daha bütüncül politikalar gerektiriyor. Mesela İngiltere, üniversitelerin de desteğiyle gençleri yeniden toprakla buluşturmak için her yıl milyonlarca sterlinlik kaynak ayırıyor” dedi.

‘Tarımdaki algıyı değiştirmeliyiz’

29.6 yaş ortalamasıyla Türkiye’nin genç bir nüfusa sahip olduğunu söyleyen Kestelli, tarım sektörünü cazip hale getirerek gençlere tarımda gelecek olduğunun aşılanması gerektiğinin altını çizdi. Kestelli, “Geçtiğimiz günlerde Ege Üniversitesi ile geniş kapsamlı bir işbirliği protokolü imzaladık. Akıllı tarım uygulamaları, tarımsal üretimde yüksek kalite ve yüksek verim ile üretim konularında birlikte hareket edeceğiz. Borsa olarak bu işbirliği çerçevesinde Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Menemen Çiftliği’nin bir tarımsal eğitim merkezi, tarım-teknoloji uygulama merkezi, sürekli eğitim merkezi, ileri teknoloji uygulamaları yapan akıllı çiftlik formatında tüm Türkiye için örnek bir modele dönüşmesini sağlayacağız ve bu sayede gençlerimizin dünya standartlarında, uygulamalı olarak eğitim alabilmesine imkan yaratmış olacağız. Türkiye, 29,6 yaş ortalamasıyla dünya üzerindeki genç ülkeler arasında yer alıyor. Ancak kırsaldaki nüfusun çoğunluğu 55-64 yaş arası kişilerden oluşuyor. Tarımda gençleşme için yalnızca hibe değil, sektörü cazibe merkezi kılacak adımlar gerekli. Ülkemizde halen genç nüfusun sadece yüzde 34,2’si istihdam edilebiliyor. İstihdam edilen bu yüzde 34,2’nin içinde tarım sektöründe çalışanların oranı ise yüzde 18,5 seviyesinde. Çünkü gençler tarımda bir gelecek görmüyor. Sadece İzmir olarak değil, ülke olarak bu algıyı değiştirmek zorundayız” diye konuştu.

http://www.haberekspres.com.tr/izmir/nesiller-toprak-sevgisiyle-buyumeli-h120170.html

Alıç Sirkesinin Faydaları

Alıç sirkesinin faydalarını sizin için araştırdık. Alıç sirkesi, ülkemizde yetişen alıç meyvesinden yapılır. Alıç meyvesinin fermantasyon sonucu mayalanmasıyla elde edilen alıç sirkesinin faydaları, sağlık için çok faydalıdır. Bağışıklık sistemini güçlendirir, hastalıkları önler ve kötü kolesterolü düşürür. Bu gibi birçok hastalığa şifa olan alıç meyvesi farklı bölgelerde, kuş yemişi, alış, kızılcık, kızlar yemişi ya da geyik dikeni gibi çeşitli isimlerle adlandırılır. Alıç meyvesi, kırmızı ve sarı renkte olur. Ekşimsi bir tadı olan alıç meyvesinin içinde yoğun bir şekilde C vitamini bulunur. Peki alıç sirkesinin faydaları nelerdir?

Alıç sirkesinin faydaları;

Alıç sirkesinin faydaları saymakla bitmiyor. Neredeyse her konuda vücuda faydası olan alıç sirkesi, güçlü bir antioksidandır. İşte alıç sirkesinin faydaları….

-Alıç sirkesi kötü kolesterolü düşürürken, iyi kolesterolü artırır.

-Alıç sirkesinin en önemli özelliği, vücudumuzda daha fazla oksijen ve kan dolaşımına yardım etmesidir. Böylelikle damarları genişletir ve oksijen alımını kuvvetlendirir.

-Yapılan çalışmalara göre, alıç sirkesinin faydaları arasında yüksek tansiyonu düşürmesi yer alır. Hipertansiyonu da düşürücü etkisi vardır.

-Alıç sirkesi A,B1,B2 ve C vitaminlerinin yanı sıra potasyum, magnezyum içeriği sayesinde günlük vitamin ihtiyacını karşılar, vitamin eksikliğini önler.

-Bağışıklık sistemini güçlendirir ve kişiyi hastalanmaktan korur.

-Alıç sirkesi kan yapıcı özelliği sayesinde kansızlığın tedavisinde de çok etkilidir.

-Göğüs ağrısını hafifletici etkisi vardır.

-Strese karşı etki ederek rahatlatıcı etki sağlar. Gerilim sonucu oluşan kan basıncını azaltır, böylece strese karşı etki eder.

-Alıç sirkesinin damar sertliğine çok iyi geldiği bilinmektedir. Eğer dikkat edilmezse, damar sertliğine yatkın vücut yapılarında zamanla; kalp krizi, beyin damar tıkanması, beyin kanaması ve kangren gibi çok ciddi hastalıklar meydana gelmektedir. Kalp krizinden sonra gelişebilen yüksek kan basıncı sorunlarında da iyileştirici etkileri vardır.

-Böbrek hastalıklarında alıç sirkesi tedaviye yardımcı olmaktadır. Böbrek kumunu döker ve idrar sökmeye yardım eder. Ayrıca kabızlık ve ishalin giderilmesinde de oldukça etkilidir.

-Ciltte oluşan kaşıntılara da faydası çoktur.

-Zayıflamak isteyenler, diyetlerinin bir parçası olarak alıç sirkesi kullanırsa; daha fazla sağlıklı bir kilo verebilirler.

-Alıç sirkesi, cinsel gücü kuvvetlendirir.

-Hafızayı güçlendirici etkisi vardır.

-Tip 2 diyabet hastalarında hemoglobin değerlerini olumlu yönde etkiler.

-Emziren annelerin, doktorlarına danışarak alıç sirkesi tüketmeleri önerilir. Alıç sirkesi, süt üretimine yardımcı olur.

-Alıç sirkesi, uykusuzluğu da iyi gelir.

-Menopoz nedeniyle kadınlarda sıcak basması terleme, bunalma gibi durumlar görülür. Yumurtalıklara etki ederek menopoz döneminde rahatlamaya yardımcı olur.

-Felç riskini düşürür.

-Karaciğere faydası vardır.

Sayısız faydası olan alıç sirkesini tüketirken dikkat etmeniz gereken bazı önemli noktalar vardır. Alıç sirkesinin faydaları olduğu kadar zararları da mevcuttur. Peki, alıç sirkesinin zararları nelerdir?

-Alıç sirkesi fazla tüketildiği zaman yüksek miktarda asit içerdiğinden mide yanmasına ve ağrısına neden olabilir.

-Alıç sirkesi günlük kullanılan ilaçlarla etkileşime girebilir ve onların etkinliğini artırabilir ya da azaltabilir.

-Boğaz yolunda ağrı ve yanmaya sebep olabilir.

-Mide bulantısı ve kusma gibi bir durum yaşanabilir.

-Çarpıntıya sebep olabilir.

-Çok nadir olsa da bağırsak kanamasına neden olabilir.

Alıç sirkesini kullanmadan mutlaka doktorunuza başvurmayı unutmayın. Aksine alıç sirkesine karşı bir alerjiniz olabilir ve sürekli kullandığınız bir ilacınız varsa, alıç sirkesi kullanmadan dikkatli olmanız gerebilir.

http://www.milliyet.com.tr/alic-sirkesinin-faydalari-pembenar-detay-sagliklibeslenme-2753665/

Hazine’ye Ait Tarım Arazilerine 23 Bine Yakın Başvuru

Kurum, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Tarım ve Orman Bakanlığı iş birliğinde yürütülen ve Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin 100 günlük eylem planında yer alan Hazineye ait tarım arazilerinin çiftçilere kiralanmasını sağlayan düzenlemeye ilişkin verileri paylaştı. Yaklaşık 218 bin çiftçinin faydalanacağı uygulamaya başvuruların devam ettiğini belirten Kurum, “Yaklaşık 3 milyar 400 milyon metrekare tarım arazisinin çiftçilere ecrimisil bedelinin yarısı üzerinden, 10 yıla kadar kiralanmasını sağlayan düzenlemeye bugüne kadar 22 bin 860 çiftçimiz başvuruda bulundu.” diye konuştu.

Kiralama yapılabilmesi için 31 Aralık 2017’den önce bu arazilerin 3 yıl süreyle kullanılmış olması gerektiğine dikkati çeken Kurum, başvuru tarihi itibarıyla arazilerin fiilen kullanımının devam etmesi ve söz konusu arazilerin ecrimisil borcunun da bulunmaması şartı olduğunu hatırlattı.

Kira bedelinin nasıl ödeneceğine ilişkin detayları da paylaşan Kurum, “Çiftçilerimiz kiranın yüzde 25’ini peşin, kalanını 2 taksitle ödeyebilecek. Bunu ister hasat dönemlerinde isterse de yıl sonunda tek seferde yapabilecek.” dedi.

Kurum, arazilerinin belediye veya mücavir alan sınırları içinde olması durumunda ise Hazine arazilerinin rayiç bedelinin tamamı üzerinden doğrudan satılabileceğini, taksitle ödenmesi halinde ise en fazla 5 yılda 10 eşit taksitle vade farkı alınıp ödenebileceğini söyledi.

Belediye ve mücavir sınırları dışında olması halinde ise rayiç bedelinin yarısı üzerinden bu arazilerin doğrudan satın alınabileceğini anlatan Kurum, bedelin tamamının peşin ödenmesi durumunda yüzde 20, yarısının peşin ödenmesi durumunda ise yüzde 10 indirim yapılacağını, taksitli satışların ise 6 yılda 12 eşit taksitle yapılacağını hatırlattı.

– Son başvuru tarihi 19 Kasım

Kira süresi sonunda çiftçiler isterlerse kira süresini uzatabildikleri gibi bu arazilerin doğrudan kendilerine satışlarının da yapılabileceğini belirten Kurum, son başvuru tarihinin 19 Kasım olduğunun altını çizdi.

Kurum, çiftçilerin düzenlemeden faydalanmaları için 19 Kasım’a kadar Çevre ve Şehircilik il müdürlükleri bünyesindeki Milli Emlak müdürlüklerine başvuruda bulunmaları gerektiğini aktardı.

– En çok başvuru Adana’dan

Kurum, 81 ilin tamamından başvuru alındığına dikkati çekerek, “Bugüne kadar en çok talep 3 bin 387 başvuruyla Adana’dan geldi. Adana’yı bin 824 başvuruyla İzmir, bin 500 başvuruyla Antalya, bin 180 başvuruyla Kırklareli ve bin 100 başvuruyla Mersin takip etti. Yapacağımız kira sözleşmeleriyle çiftçilerimizin yaşadıkları itilaflar, anlaşmazlıklar, uyuşmazlıklar ortadan kalkacak, arazilerini daha etkin, daha verimli bir şekilde kullanabilmeleri sağlanacak.” dedi.

https://www.bloomberght.com/haberler/haber/2161756-hazineye-ait-tarim-arazilerine-23-bine-yakin-basvuru