Monthly Archives: Mart 2019

Tıbbi ve Aromatik Bitki Yetiştiriciliği Devlet Desteği

Devlet desteğiyle tıbbi ve aromatik bitki yetiştiriciliği yapmak şu anda en ilgi çekici mesleklerin arasında. Günümüzde üretilen birçok şeyin doğallığını kaybetmesi sonucu önem kazanan tıbbi ve aromatik bitki yetiştiriciliği, dünyada olduğu gibi ülkemizde de öne plana çıkmaya başlamıştır.

Doğal yaşamın giderek önem kazandığı günümüz şartlarında, doğallığı bozulmamış bitki ve ürünlerin yetiştirilmesi dikkatle üzerinde durulması gereken bir konudur. Tüm dünyada ithalatı ve ihracatı giderek büyüyen ve bu sayede ticaret ağı sıklaşan tıbbi ve aromatik bitkiler ülkemizde de belirli teşviklerle desteklenmeye başlanmıştır.

Ülkemizin sahip olduğu jeopolitik ve özel konumu sayesinde birçok tıbbi ve aromatik bitki doğal şartlarında yetiştirilebilmektedir. Bu durum bu alanda girişimde bulunmak ve tıbbi ve aromatik bitki yetiştiriciliğine başlamak isteyen vatandaşlarımıza da cazip gelmektedir.

Devlet Desteği Olan Tıbbi ve Aromatik Bitkiler

Türkiye İstatistik Kurumu’nun son dönemdeki tıbbi aromatik bitkiler listesi verilerine göre tıbbi ve aromatik bitki ithalatında en fazla payı susam tohumu almıştır. Bunun ardından kahve, aspir tohumu, sarımsak ve diğer baharatlar gelmektedir.

İthalatta öne çıkan bu bitkiler dışında aromatik bitkiler devlet desteği 2019 yılında şu bitkilere yöneliktir:
Adaçayı
Anason
Aslan pençesi
Biberiye
Çörekotu
Çöven
Dağ Çayı
Dereotu
Deve Dikeni
Göl Soğanı
Yağ gülü
Nane
Öksürük otu
Nezle otu
Meryem Ana
Şevketi Bostan

Ve daha birçok tıbbi ve aromatik bitki yetiştiricilik yapmak isteyenlere devlet kredisi sunulmaktadır.

Tıbbi ve Aromatik Bitki Yetiştiriciliği Devlet Desteği Kredi Miktarları

Tıbbi ve aromatik bitki yetiştiriciliği alanında girişim yapmak isteyen ve bu sektörde üretime geçmek isteyenlere tanınan kredi desteği 3 farklı grupta toplanmıştır:
Organik Tarım: Çiftçi Kayıt Sistemi’nde üyelik bulunması şartı aranır. Sebze- meyve türleri için ayrı ayrı kredi miktarları belirlenilmiştir. Toplam 3 farklı gruba ayrılan bu desteklerde ilk gruba dekar başına 100 TL, ikinci gruba dekar başına 70, üçüncü gruba ise 40 TL finansman sağlanmaktadır.
Tarım Danışma Desteği: Danışmanlık yapılarak oluşturulan kredi grubudur. Bu grupta 35 bin TL destek sağlanmaktadır.
İyi Tarım: Girişimci üreticilere doğrudan destek sağlanır. Dekar başına 100 TL finansman sağlanmakla beraber sertifika verilir.

https://www.kamuilanlari.com/tibbi-ve-aromatik-bitki-yetistiriciligi-devlet-destegi/11920/

Buğdayın “Altın Tanesi” Bulgur!

Bulgur Arapça, “burğul” sözcüğünden geliyor. Farsça’da “pligouri” olarak adlandırılan bulgur, Eski Yunanca’ya “plegouri” olarak geçmiş. Bu dilde vurma, ezme anlamına gelen “plege” kökünden türetilen ad, ezilmiş, dövülmüş, kırılmış demek. Zaman içinde “pulgur”, “pilgur” ve “bulgur”

haline dönüşerek dilimize yerleşmiş. Orta Asya, Balkanlar ve Ortadoğu’da “bugor”, “bulgur”, “blughoul”, “blughour” adları ile de biliniyor. Bulgur tarih boyunca, “cerealis”, “dagan”, “arisah” isimleriyle de anılmış. Bulgur terimi daha çok iri pilavlık bulgur için kullanılır. İnce bulgura “düğü”, “düğür”, “düğürcük”, “düğülcek” denir. Daha ince bulgur ise, irmik olarak değerlendirilir.

Günümüzde buğdaydan bulgur yapımı, binlerce yıl öncesinin temel teknikleriyle aynı şekilde gerçekleşiyor. İlk aşamada bulgur yapılacak buğday seçiliyor, çöpleri temizleniyor ve birkaç kez yıkanıyor. Daha sonra suyla dolu büyük

kazanlara alınan bulgurun şişmesi bekleniyor. Bu aşamada buğdayın yapısındaki nişastanın suyu emerek şişmesi ve pişme sırasında jelatinleşmeyi sağlamak amaçlanıyor.

İyice su çeken buğdayı, 1-2 saat kaynatılarak pişiriliyor. Bu aşama, bulgurun kalitesini belirleyen en önemli etkenlerden biri. Buğday gerektiğinden az ya da çok pişerse, bulgurun kalitesi düşüyor. Ayrıca buğdayın uygun ateşte pişirilmesi

Bulgur doymamış yağ içerir ve toplam yağ oranı da düşüktür. Ayrıca kolesterol içermez.
Buğday, imalatındaki pişirme ve kurutma işlemlerinden dolayı, bazı besin maddelerinin emilimini engelleyen fitik asit barındırmaz.
Yüksek oranda mineral ve selüloz barındırdığından, besin emilimini hızlandırır.
Lif bakımından zengindir. Kabızlığı önler, bağırsak kanserine yakalanma riskini azaltı
Vejetanyenler için önemli bir besin kaynağıdır.
Radyasyon emmediği gibi, radyasyona karşı dayanıklıdır.
İçeriğindeki folik asitten dolayı, hamile kadınlar ve çocuklar için yararlıdır.
Hamilelik sırasında annenin vücudunda meydana gelebilecek
folik asit yıkımını önler. Folik asit, bebeğin hamileliğin ilk üç ayında gerçekleşen beyin gelişimi sağlar.
Bulgur kepekli olduğu için, posa yönünden zengindir. Bulgurdaki kepek suda çözünmediğinden, şeker ve yağın emilimini azaltarak kan şekeri ve yağlarının yükselmesini önler.

100 gram buğday, pilavlık bulgur, pirinç ve makarnanın enerji besin değerleri

Kalori 332 354 363 369
Karbonhidrat gr 70.1 78.2 80.4 75.2
Protein gr 12.7 11.8 6.7 12.5
Yağ gr 2.5 1.3 0.4 1.2
Lif gr 1.8 1.3 0.3 0.3
Potasyum mg 435 315 92 197
Kalsiyum gr 37 36 24 27
Fosfor mg 386 310 94 162
Demir gr 4.3 4.5 0.8 1.3
B1 Vitamini mg 0.66 0.2 0.07 0.09
B2 Vitamini mg 0.12 0.1 0.03 0.06
Niasin mg 4.4 5 1.6 1.7
Kolesterol mg 0 0 0 0

https://www.sabah.com.tr/sofra/haberler/2019/03/18/bugdayin-altin-tanesi-bulgur

İzinli Kenevir Üretimi Tarlaya Talebi Patlattı

Tapu.com kurucu ortağı Emre Erşahin, Türkiye’nin her yerinden talebin olduğunu, kenevir üretimi yapılan illerde satışa sunulan tarlaların 85 bin lira civarında satıldığını, dönüm fiyatının ise 5 bin liradan başlayıp 9 bin liraya kadar ulaşıyor. Yapılan hesaplamalar, yapılan yatırımın 3-4 yıl içinde dönüşünün sağlandığını gösteriyor. Tohum amaçlı üretilen kenevirde 1 dekardan 50-60 kilogram kenevir elde edilirken, kilosu 25-30 liradan satılabiliyor.

Endüstriyel kenevir yetiştiriciliğinde ise 1 dekardan ortalama 1250-1500 lira arasında gelir elde ediliyor. Aynı alandaki masraf ise 800-850 lirayı buluyor. Öte yandan 36 ülkede üretimi yapılan endüstriyel kenevirin 2017 yılında 4 milyar olan parasal büyüklüğünün 2025 yılında 11 milyar dolara çıkması bekleniyor. Dünyanın en büyük kenevir üreticileri ise ABD, Kanada, Çin, Hindistan, Japonya, Brezilya, Almanya, Fransa ve İngiltere olarak sıralanıyor. Kenevir; otomotiv, kozmetik, enerji, gıda, inşaat ve izolasyon gibi birçok sektörde geniş bir alanda ham madde olarak kullanılabiliyor.

https://www.memurlar.net/haber/815495/izinli-kenevir-uretimi-tarlaya-talebi-patlatti.html

https://www.haberler.com/turkiye-nin-ilk-kenevir-tohum-cesitleri-vezir-ve-11831723-haberi/

https://www.memurlar.net/haber/815083/endustriyel-kenevir-tarimina-ozel-gubre-gelistirildi.html

Dünyada Hızla Gelişen Pazar: Coğrafi İşaret

Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi (MKÜ) Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yahya Kemal Avşar, ”Coğrafi işaretin, dünyada 200 milyar dolar, Avrupa’da da 55-60 milyar avro civarında bir pazarı mevcut. Ülkemizde, bulunduğu kültürel ve ekolojik sistem nedeniyle 2 bin 500′e yakın coğrafi işarete konu ürün olduğu düşünülmektedir.” dedi.

Coğrafi işaret tescil belgesi alan “Safranbolu lokumu”nun uygun şekilde üretimini sağlamak amacıyla kamu yetkilileri ve uzmanların katılımıyla gerçekleştirilen denetim için ilçeye gelen Prof. Dr. Yahya Kemal Avşar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 21 yıldır “coğrafi işaret” üzerine çalışma yürüttüğünü söyledi.

Coğrafi işaretlerin, Avrupa’daki ülkelerin 100-150 yıldır uyguladığı yöresel kalkınma sistemi olduğunu ve bu şekilde bir yörenin özel bir ürüne olan talebini koruma altına almanın ve bu sayede oluşacak ekonomik refahı bölgeye aktarmanın amaçlandığını anlatan Avşar, şöyle devam etti:

“Coğrafi işaretin dünyada 200 milyar dolar, Avrupa’da da 55-60 milyar avro civarında bir pazarı mevcut. Ülkemizde, bulunduğu kültürel ve ekolojik sistem nedeniyle 2 bin 500′e yakın coğrafi işarete konu ürün olduğu düşünülmektedir.

Avrupa’da Fransızlar şaraplarını ve peynirlerini, İspanyollar zeytinyağlarını, İtalyanlar et ürünleri ile peynirlerini bu sistem üzerinden korumakta ve pazarlamaktadırlar. Biz de 1995′te 555 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameyle bu işe başladık ama ülkemizin bunun farkına varması veya bununla ilgili kanunları çıkarması 20 yıllık süreç aldı. Şimdi ülkemizde yöresel ürünlerin, ulusal ve uluslararası pazarda satışıyla ilgili coğrafi işaretleme çalışmaları yapılıyor.”

“Artık dünyanın gündeminde”
Bir ürün veya hizmet, bulunduğu yöreden etkilenerek bir özellik kazanıyorsa ve bundan dolayı da ünü artıyorsa buna “coğrafi işarete konu ürün” denildiğini aktaran Avşar, “Antep baklavası, Antep fıstığı.’ diyoruz, ‘Siirt fıstığı’, ‘Kars kaşarı’, ‘Ezine peyniri’, ‘Giresun tombul fındığı’ hep bunların önünde bir şehrin, ilçenin, bazen de bir ülkenin ismi, ‘Brezilya kahvesi’ gibi gelebilmekte. Bu oldukça hızlı gelişen bir pazar, hem gelenek ve göreneklerin hem de endemik bitkilerin ve ürünlerin koruma altına alınmasıyla ilgili. Bunu Avrupa’dan sonra Amerika da yapmaya başladı. En son ‘BRIC ülkeleri’ dediğimiz Brezilya, Rusya, Hindistan ve Çin yapmaya başladı. Artık dünyanın gündeminde olan bir ticaret sistemi haline geldi.” diye konuştu.

Avşar, tarihten gelen ekolojik ve kültürel benzerlikleri olan ülkeler bulunduğuna işaret ederek, “Her ne kadar siyasi sınırlarımız farklı da olsa coğrafi sınırlarımız benzer olduğu için coğrafi ürünlerin tescilinde mesela Yunanlılarla çok karşı karşıya geliyoruz. Çünkü zeytin veya üzüm iki tarafta da yetişiyor. Bulgarların geçen yıllarda ‘Kayseri pastırmasına’ başvurduğunu öğrendik. Bu siyasi sınırların dışında kültürel sınır olduğu için sürekli uluslararası mahkemelere de konu olan durum. Neticede bir pazar var; Avrupa pazarı. Kim ürününü tescil ediyorsa onun dışında o ürünü kimse satamıyor.” ifadelerini kullandı.

“Sistemin en önemli kısmı taklit ve tağşişi de engellemesi”
Türkiye’de bir veya birkaç ürünü uluslararası pazarlara çıkarmaya çalıştıklarını aktaran Avşar, bunun devlet politikası olması gerektiğini vurguladı.

Avşar, bazı ülkelerin bu konuya hassasiyetle yaklaştığına işaret ederek, şunları kaydetti:

“Çok büyük enstitüler kuruyorlar. Fransa’nın ‘INAO’ denilen 200-300′e yakın uzmanın çalıştığı kuruluşu var. Biz de Türk Patent ve Marka Kurumunda Coğrafi İşaretler Dairesi Başkanlığı kuruldu ama yeterli değil. Çünkü 2 bin 500 ürüne 10-15 uzmanla cevap vermeniz mümkün değil. Bu sistemin en önemli kısmı da taklit ve tağşişi de engellemesi. Taklit ve tağşişi engelleyince piyasada benzerleri ortadan kalkıyor. Sadece o yörede bu işi gerçekten yapan kişiler nemalanmaya başlıyor. Bu çok önemli. Çin’den safran getirip ‘Safranbolu lokumu’ yapmak gibi bir şey olamaz. Safranbolu lokumu yapılacaksa bu Safranbolu’da üretilen safradan yapılmak zorunda ve siz de bunu denetlemek zorundasınız. Böylece safran üretimi teşvik edilecektir, lokuma talep oldukça safrana talep olacaktır, safrana talep oldukça da bunun ekim ve dikim alanları artacaktır. Bunun gibi bir çabanın içindeyiz.”

http://euturkhaber.com/dunyada-hizla-gelisen-pazar-cografi-isaret/

Tarım Kredi Kooperatifi Kredisi Nasıl Alınır?

Tarım Kredi Kooperatifi’nden kredi almak birçok çiftçimizin hayalidir. Tarım Kredi Kooperatifi 150 yıllık geçmişiyle ülkemizin her bölgesinde tarımsal üretimi ve faaliyetleri destekleyen bir kuruluştur. Bu sayede yerli üretimi canlı tutmak ve üreticiye finansal yönden destek sunmak için çalışmalarına aralıksız devam etmektedir. Günümüzde tarımsal üretimin giderek azalmasının önüne geçmek için çiftçilerimize birçok alanda kredi imkânları sunmaktadır.

Tarım alanında yeni girişimlerde bulunmak isteyenler ya da uzun sürelerdir çiftçilikle uğraşanlar fark etmeksizin Tarım Kredi Kooperatifi kredilerinden faydalanabilir. Bu noktada çiftçiye yönelik sunulan düşük faizli kredi fırsatlarından yararlanmak isteyenlerin uyması gereken birtakım şartlar vardır.

Tarım Kredi Kooperatifi Kredisi hakkında hazırladığımız bu yazıda kredi için gerekli evraklar ve Tarım Kredi Kooperatifi kredi şartları 2019 yılı itibarıyla değişiklik gösterip göstermediği ile ilgili detaylı bilgileri bulabilirsiniz.

Tarım Kredi Kooperatifi Kredisi Çeşitleri

Tarım Kredi Kooperatifi tarafından çiftçilere yönelik oluşturulan iki farklı kredi çeşidi vardır:

– Kısa Vadeli İşletme Kredileri: Çiftçilere 1 yıllık vade ile verilen bir kredidir. Bu krediler tarımda devamlılığı sağlamak, üretim kalitesini yükseltmek amaçlı ihtiyaç kredileridir. Söz konusu krediden yararlanan çiftçi; tohumluk krediler, kimyevi gübre kredileri, hayvancılık işletme kredileri, tarımsal ilaç kredileri ve akaryakıt kredilerini bu ödeme planıyla gerçekleştirilen kredi seçeneğinden temin edebilirler.

– Orta Vadeli Yatırım Kredileri: Daha çok girişimcilere ve işletmelerini büyütmek isteyen çiftçilere yönelik 4 yıl vade ile verilen kredi çeşididir. Bu krediler vasıtasıyla tarımsal araç – gereç kredileri, tarımsal sulama kredileri ve hayvancılık donatma kredileri seçenekleri sunulmaktadır.

Tarım Kredi Kooperatifi Kredisi İçin Gerekli Evraklar ve Başvuru Koşulları

– Çiftçi, 20 bin lira ve altında kredi talep ediyorsa, kooperatif yönetiminin uygun görmesi halinde maddi bir teminat istenmeyebilir. Ancak kefil gösterilmesi şartı vardır.

– Çiftçi, 20 bin liranın üzerinde bir kredi talep ediyorsa, taşınmaz malını ipotek ettirmelidir. Bundan farklı olarak binek otomobili ya da traktör gibi araçların rehin gösterilmesi şarttır.

– Tüm kredi çeşitlerinde 2 ortağın kefaleti şarttır.

– Çiftçinin 20 bin ve 30 bin arasındaki kredi taleplerinde ise 2 ortağın kefaletinin yanında 1 kamu görevlisinin de kefil olunması şartı vardır.

https://www.kamuilanlari.com/tarim-kredi-kooperatifi-kredisi-nasil-alinir/11721/