Daily Archives: 26 Aralık 2010

İhracat Desteği

Sebze, meyve, çiçek, bal, reçel, meyve suları, konserve balık, zeytinyağı, kümes hayvanları etleri, yumurta, çikolata, bisküvi ve makarna gibi tarım ve işlenmiş tarım ürünleri ihracatı.”Tarımsal Ürünlerde İhracat İadesi Yardımlarına İlişkin Para-Kredi ve Koordinasyon Tebliği”, 1 Ocak 2011’den geçerli olmak üzere Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yayımlandı.Dünya Ticaret Örgütü Tarım Anlaşması çerçevesinde, Bakanlar Kurulunun ”İhracata Yönelik Devlet Yardımları Kararına” dayanılarak hazırlanan Tebliğde tarım ve işlenmiş tarım ürünleri ihracatında ödenecek iade miktarları ve ödeme esasları düzenleniyor.Buna göre, Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonu ödenekleri çerçevesinde karşılanmak üzere ihracat iade miktarı ABD Doları karşılığı Türk Lirası üzerinden, Merkez Bankası nezdinde ihracatçı adına açılacak hesaptan, banka kanalıyla mahsup yoluyla karşılanacak.  

-İHRACAT İADESİ, VERGİ, SGK PRİMİ BORCUNA DA MAHSUP EDİLEBİLECEK- 

 

Sisteme göre, ihracat iadeleri, hiçbir şekilde ihracatçıya nakit olarak verilmiyor. Söz konusu iadeler, vergiler, vergi cezaları, SGK primleri, haberleşme giderleri, enerji giderleri (elektrik ve doğalgaz), Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na ve ilgili tasfiye halindeki bankalara olan borçlar ve bunların gecikme zammı ve faizlerine ilişkin giderlerin tamamı mahsup edilebilecek.  

-BAZI ÜRÜNLERE ÖZEL TEŞVİK-  

Buket yapmaya elverişli ve süs amacına uygun cinsten çiçek ve tomurcuklar, sebzeler, kuruluşmuş sebze, meyve ve sert çekirdekli meyve ve bal gibi tarımsal ürünlerin, İhracat Bağlantılı Tarımsal Üretim Sözleşmesi kapsamında temin edilerek ihraç edilmeleri halinde, ihracat iade miktarları ve azami ödeme oranları yüzde 50 oranında artırılacak.Bu suretle hesaplanacak yüzde 50’lik artış tutarının yüzde 60’ı üreticiye nakit ödenecek, yüzde 40’ı ise ihracatçı adına açılmış olan mahsup hesabına alacak kaydedilecek.  

Dondurulmuş meyve ve sebze ile meyve ve sebze işleme sanayine dayalı gıda maddeleri, İhracat Bağlantılı Tarımsal Üretim Sözleşmesi kapsamında temin edilerek ihraç edilmeleri halinde azami ödeme oranı yüzde 75 oranında artırılacak. Bu suretle hesaplanacak yüzde 75’lik artış tutarının yüzde 60’ı üreticiye nakit olarak ödenecek, yüzde 40’ı ise ihracatçı adına açılmış olan mahsup hesabına alacak kaydedilecek.Bu iadelerden faydalanabilmek için, sözleşme ile birlikte ilgili ihracatçı birliğine, ürünün idrak tarihinden asgari 3 ay önce ön müracaatta bulunulacak. Ancak, ürünün özelliğine ve ilk idrak tarihine göre bu süre 45 güne kadar düşürülebilecek.Teşvik kapsamındaki ürünlerin Organik Ürün Sertifikası ile tevsik edilmesi halinde, azami ödeme oranları yüzde 50 oranında artırılacak.  

 

Saklı Hazine

Toprağın humus kısmında bulunan ve bitkilerin gelişimini sağlayan humik maddenin, insan sağlığından, endüstriye ve tarımdan, hayvancılığa kadar pek çok alanda kullanıldığı belirtildi .Sakarya merkezli olarak kurulan Türkiye’nin ilk Humik Madde Derneği, toprakta bulunan humik madde hakkında kamuoyunda bilinç oluşturmak için çalışmalarını sürdürüyor.Derneğin kurucusu ve Sakarya Üniversitesi (SAÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü Organik Kimya Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ahmet Tutar, dünyadaki birçok bilim adamının humik maddeler üzerinde çok çeşitli araştırmalar yapmasına rağmen Türkiye’de bu alandaki çalışmaların yeni başladığını söyledi.    

Türkiye’de humik maddelerle ilgili çalışmaların yalnızca organik tarım alanında yürütüldüğüne dikkati çeken Tutar, ”Bu yaz Uluslararası Humik Madde Topluluğu’nun Kanarya Adaları’ndaki konferansına tek Türk olarak katıldım. Bilim adamlarının benden bir isteği vardı. Türkiye’de humik madde çalışmalarının çok yavaş ilerlediğini, hatta hiç olmadığını belirttiler. Türkiye’de humik maddeyle ilgili çalışmaların faal hale getirilmesi, bilim adamlarına ve kullanıcılara yaygınlaştırılması açısından bir oluşum içinde olmamızı önerdiler” dedi.      

Tutar, humik maddelerle ilgili çok fazla bilgi kirliliği olduğunu anlatarak, bilgi kirliliğini ortadan kaldırmak ve üreticiler ve tüketicilerin güvenli bir şekilde humik madde kaynaklarına ulaşmalarını sağlamak için dernek kurduklarını ifade etti. 

     

-BİNLERCE YILDA OLUŞUYOR, YOK PAHASINA SATILIYOR-      

Yabancıların Türkiye’den humik maddelerin yoğun olarak bulunduğu torf satın aldığına işaret eden Tutar, Türkiye’nin çok değerli humik maddelerini yok pahasına sattığını söyledi.Humik maddelerin bitkilerin ve canlıların ölmesiyle binlerce yılda oluştuğunu ve bu yönüyle çok değerli olduğunu ifade eden Tutar, şöyle konuştu:      

”Türkiye uyuyor. Humik madde kaynaklarını dışarıya satmamalı. Bunun için acil önlem alınması gerekiyor. Humik madde çok uzun sürede oluşuyor. Toprağın canlı ve altın kısmı burası. Bunun bir an önce önleminin alınması gerekiyor. Derneğimizin kurulmasının ana nedenlerinden birisi bu. Halkı uyandırmak ve bilinçlendirmek. Elimizde çok önemli bir cevher var. Teknolojisiz yaşayabilirsin, ama besinsiz ve gıdasız yaşayamazsın. Ülkeyi şuurlandırmak lazım”      

-”HUMİK MADDELER, TARIMDAN SANAYİYE KADAR BİRÇOK ALANDA KULLANILABİLİR”-
      

Türkiye’de Humik asitle ilgili çalışmaların eksikliğine dikkati çeken Tutar, yaptıkları çalışmalarla halkın ve bilim adamlarının bilinçlenmesini sağlamayı umduklarını dile getirdi.Tutar, dünyanın birçok ülkesinde bu konuda çalışma yapıldığını vurgulayarak, ”Humik asit müthiş bir şey. Tarım, çevre, endüstri, sanayi ve her şeyde kullanılıyor, iyi gelmediği bir şey yok. Sağlık konusunda da hemen hemen her şeye iyi geliyor. On binlerce ilgi alanı var. Baktım, Türkiye’de humik asitle ilgili kimse çalışmıyor. Uluslararası Humik Asit Topluluğu var, Japonya’nın Humik Madde Derneği var, İran’ın, Bulgaristan’ın, Macaristan’ın, Yunanistan’ın var, Türkiye’nin bu konuda çalışan hiç bilim adamı yok. Almanya’da bir üniversitenin bir bölümü sadece bunu araştırıyor. Amerika’da da araştırma grupları var.” dedi.      

-”SUYUN İÇİNE BOYA ATIP VATANDAŞI KANDIRIYORLAR”- 

     

Tutar, humik maddeleri vatandaşların organik tarımda kullandığını belirterek, tarımla uğraşan vatandaşları humik madde satın alırken dikkatli olmaları yönünde uyardı.Üreticilerin bitki düzenleyicisi olarak satın aldıkları ürünlerde çeşitli olumsuzluklarla karşılaştıklarına da işaret eden Tutar, ”Suyun içine siyah boya atıp, humik asit diye piyasada satıyorlar. Üretici artık humik madde olduğuna güvenmiyor. Bu konuda bir disiplin oluşturmak istiyoruz, standart getireceğiz. Bir rezervin ne kadar humik asit içerip içermediğini, hangi bitkiye iyi gelip gelmeyeceğini ölçecek bir bilim kurulu oluşturduk” diye konuştu.      

Tutar, humik maddeler konusunda araştırma yapan bilim adamları ve bütün paydaşların derneğe üye olmaları çağrısında bulundu.Derneğin başkan yardımcısı ve doktora öğrencisi Mümin Dizdar ise humik maddelerin tarım başta olmak üzere, hayvancılık, insan sağlığı, çevre teknolojileri ve endüstrinin çeşitli alanlarında kullanıldığını belirterek, humik maddelerin gübre olmadığını ve minerallerin bitkilere geçmesi için uygun koşulları hazırladığını söyledi.       

http://www.tarimsektor.com/haber/1523/Sakli_Hazine.html

Çevre Cezaları Yüzde 7.7 Oranında Artırıldı

Çevre Kanunu kapsamındaki idari para cezaları, 2011 yılı için öngörülen yüzde 7,7 yeniden değerleme oranı uyarınca artırıldı.Ankara– Resmi Gazete’de yayımlanan ”Çevre Kanunu Uyarınca Verilecek İdari Para Cezalarına İlişkin Tebliğ”e göre, 2872 Sayılı Çevre Kanununun 20. maddesinde belirlenen kanuna aykırılık halinde uygulanacak idari para cezalarının yeni miktarları 1 Ocak 2011’den itibaren geçerli olacak.

Buna göre, emisyon ölçümü yaptırmayan motorlu taşıt sahiplerine uygulanan ceza 660 TL’den 710 TL’ye yükseltildi.Hava kirliliği yönünden önemli etkileri nedeniyle kurulması ve işletilmesi yönetmelikle izne tabi tutulan tesisleri, yetkili makamlardan izin almadan kuran ve işleten veya iznin iptal edilmesine rağmen kurmaya ve işletmeye devam eden veya bu tesislerde izin almaksızın sonradan değişiklik yapan veya yetkili makamların gerekli gördükleri değişiklikleri tanınan sürede yapmayanlara verilen ceza 31 bin 745 TL’den 34 bin 189 TL’ye çıkarıldı. Bu tesislerde emisyon miktarları yönetmelikle belirlenen sınırları aşması halinde uygulanan 63 bin 491 TL olan ceza 68 bin 379 oldu.

Kurulması zorunlu atık alım, ön arıtma, arıtma veya bertaraf tesislerini kurmayanlar ile kurup da çalıştırmayanlara uygulanan para cezası 79 bin 364 TL’den 85 bin 475 TL’ye yükseltildi.Tehlikeli atıkların her ne şekilde olursa olsun ülkeye girişini sağlayanlara ayrı ayrı 2 milyon 849 bin 232 TL idari para cezası verilecek. Tehlikeli atıkları ilgili mercilere ön bildirimde bulunmadan ihraç eden veya transit geçişini yapanlara da aynı miktarda ceza uygulanacak.Standartlara aykırı şekilde gürültü ve titreşime neden olanlara, konutlar için 528 TL yerine 568 TL, ulaşım araçları için bin 586 TL yerine bin 708 TL, iş yerleri ve atölyeler için 5 bin 289 TL yerine 5 bin 696 TL, fabrika, şantiye ve eğlence gürültüsü için 15 bin 872 TL yerine 17 bin 94 TL ceza kesilecek.

http://www.cumhuriyet.com.tr/?kn=9&hn=202700