Hükümet uzun süredir üzerinde çalıştığı tarım arazilerinin miras yoluyla bölünmemesine ilişkin yasa tasarısını olgunlaştırdı. Tarım Bakanı Mehdi Eker, hazırlanan yasa tasarı taslağında ailelere üç formül önerileceğini belirtirken, bunları, “ya aile bireylerinden işi bilen biri diğerlerinin hisseteleri alıp işletecek, ya aile şirketleri gibi şirketler kurulacak ve herkes hakkı oranında pay alacak ya da anlaşma sağlanamazsa mahkeme kayyım gibi bir aile bireyini işletmeden sorumlu tutacak” şeklinde sıraladı. Eker, TBMM kulisinde bazı gazetecilerle sohbetinde, hükümetin gündeminde uzun süredir bulunan ve ne zaman gerçekleşeceği hep tartışma konusu olan tarım arazilerinin miras yoluyla bölünmesini engelleyecek yasa tasarısı hakkında son gelişmeleri anlattı. Eker, “Arazinin toplulaştırılmasıyla tarım arazileri daha düzenli hale geliyor.
Ekipman kullanımı daha verimli oluyor. Bu da maliyeti azaltıyor. Türkiye’de ortalama tarım işletmesi 5.5 hektar. Avrupa’da 27 ülkenin tarım işletmesi ortalaması 17.5 hektar. Gerisini siz düşünün” dedi. Evlad-ı ekber uygulaması. Türkiye’de de miras yoluyla arazilerin bölünmesinin tamamen yasaklayan bir yasa çalışmayı tamamlamak üzere olduklarını belirten Eker, düzenlemeler hakkında şu bilgileri verdi: “Tarım reformu kapsamında miras hukukunda da değişiklik yapılıyor. Üç formül var. Birinci uygulamada, ya bir kardeş diğerlerinin hisselerini satın alır. Hisseleri satın alan kişiyi desteklemek için ‘Tarımsal Arazi Edindirme Ofisi’ kurup, kredi temin edeceğiz. İkinci olarak aile şirketi kurulur. Herkes mirası oranında ortak olur. İngiltere’deki gibi büyük evlat (evlad-ı ekber) veya içlerinden işi iyi bilen birine özgüleme yapılır. Bu kişi diğer mirasçılara gelirden pay öder. Üçüncüsü de anlaşma sağlanamazsa mahkeme devreye girer, kayyım gibi mirasçılardan birini tayin veder ve o işletir.”
Kırsal alanda yaşanan değişim ve dönüşümlerin analiz edilmesi amacı ile Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı bünyesinde göreve başlatılan Sosyologlar için değerlendirme toplantısı düzenlendi. Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de toplumsal hayatta yaşanan hızlı dönüşüm tarımsal yaşamı da hızla değiştiriyor. Özellikle gıda temini ve tüketimde görülen değişim kırsal alanı ve üretim faaliyetlerini de doğrudan etkiliyor. Kırsal alanda yaşananların farklı bir gözle analiz edilebilmesi için Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı bir ilke imza atarak geçtiğimiz Mart ayında her il için bir kişi olmak üzere toplam 81 sosyolog atadı. Sosyologlar, Uluslararası Tarımsal Eğitim Merkezi Müdürlüğü (UTEM)’nde gerçekleştirilen toplantıda görevde geçirdikleri yaklaşık bir yıllık dönemi değerlendirdi. Tarım İşletmeleri Genel Müdürü Halis Bilden, tarımın geniş bir sektör olduğunu ve her meslek disiplinine ihtiyaç duyduğunu söyledi.
Organik tarım destekleri için müracaat süreci başladı. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın, 2012 yılında ödenecek destekler için ayırdığı bütçe ise 120 milyon lirAGıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın 2012 yılı için Organik Tarım Destekleme Ödemesi Yapılmasına dair tebliğin Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmesinin ardından, desteklerden faydalanacak girişimciler için 30 Ocak’ta başlayan müracaat süreci, 9 Mart’ta sona erecek. Dekar başına 25 lira olarak belirlenen destekten faydalanmak isteyen üreticiler, başvurularını bulundukları ilin Gıda Tarım ve Hayvancılık il ya da ilçe müdürlüklerine yapabilecek.
Fosil yakıtların çevreye verdiği zararı ve enerjide dışa bağımlılığı azaltmak isteyen Türkiye, ‘biyogaz’ı devreye sokacak. Türkiye’nin ilk biyogaz tesisi Alman ortaklığı ile 2014 yılında üretime başlayacak. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın koordinasyonunda yürütülen proje ile tarım ve hayvancılık faaliyetlerinden kaynaklanan gübrelerin ve diğer organik atıklar, biyogaz tesislerinde işlenerek elektrik ve ısı enerjisine dönüştürülecek. Projeyle ilgili bilgi alan Bakan Erdoğan Bayraktar, iklim değişikliği ile mücadele ve temiz bir çevre için fosil yakıtların azaltılması gerektiğini, bu nedenle biyogazı önemsediklerini belirtti.



