Daily Archives: 22 Şubat 2012

Bal Üretiminde Nanoteknolojik Uygulama

Nanoteknolojiyle üretilen gümüş kaplı arı kovanlarının bakterileri etkisiz hale getirdiği, böylelikle ilaç kullanımının önüne geçerek balın kalitesini ve verimliliğini artırdığı belirlendi. Nanoteknolojiyle üretilen kovanların, arı hastalıklarının önüne geçtiği ve balın kalitesini artırdığı ortaya çıktı. Meb Metal Yönetim Kurulu Başkanı Kadir Kumcu, 5 yıllık çalışmayla nanoteknolojik arı kovanları geliştirdiğini söyledi. En kuvvetli antibakteriyel malzemelerden biri olan gümüşün bakterileri etkisiz hale getirdiğini, insan sağlığına zarar vermediğini ifade eden Kumcu, arıcıların çiçek bulmak için Türkiye’nin çok çeşitli bölgelerini gezmeleri nedeniyle arı hastalıklarının hızla yayılabildiğini söyledi.

Nanoteknolojik kovanları inceleyen Uludağ Üniversitesi Arıcılık Geliştirme ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Levent Aydın, dünyada çok eski tarihlerden itibaren gümüşün antibakteriyel özelliğinin bilindiğini, nanoteknolojik kovanın bu bağlantıdan yola çıkılarak planlandığını ifade etti.

 http://www.tarimtv.gov.tr/HD942_bal-uretiminde-nanoteknolojik-uygulama.html#

2012 Yenilenebilir Enerji Yılı Olacak

Yenilenebilir enerji kaynaklı elektrik üretim kapasitesi; son 6 yılda dikkate değer bir gelişme kaydetti. Yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik üretiminin; desteklendiği ve teşvik edildiği, 5346 sayılı yasanın, çıkartıldığı 2005 yılı itibariyle bir ivme kazanmaya başlayan yenilenebilir enerji kaynaklı elektrik üretim kapasitesi; son 6 yılda dikkate değer bir gelişme kaydetti. Türkiye sanayicilerinin de enerji verimliliği konusundaki önemi fark ettiğini ve şu anda ülkemizde hali hazırda inşa halinde olan hidroelektrik, rüzgar, biyokütle ve jeotermal santrallarımızın bulunduğunu belirten Yenilenebilir Enerji Genel Müdürlüğü Genel Müdürü Yusuf Yazar; sektörün önümüzdeki yıllarda büyük gelişme göstereceğini ifade etti.

Yenilenebilir enerji kaynaklarının ısınma ve su ısıtma amaçlı olarak Türkiye’ de zaten kullanıldığına değinen Yazar; “Türkiye güneş enerjisinin su ısıtmada başarıyla kullanıldığı ülkelerden birisidir ve bu konuda dünya sıralamasında ilk sıralarda yer almaktadır. Asıl mesele yenilenebilir enerji kaynaklarının elektrik üretiminde kullanılması … Çünkü, petrolde %90, doğalgazda ise %97 gibi büyük oranlarla dışa bağımlı olduğumuz bir yerde, tükettiğimiz elektriğin önemli bir bölümünü doğal gaz santrallerinden elde ediyoruz. Aslında, tek başına bu bilgi bile enerjide net ithalatçı olan ülkemizde, yenilenebilir enerji kaynaklarının (ki, doğası itibariyle aynı zamanda yerlidir) elektrik üretiminde kullanılması için bütün yol ve imkanları denememiz açısından yeterli bir sebeptir” dedi.   Türkiye’ nin 2005 yılı toplam elektrik enerjisi kurulu gücü yani elektrik üretim kapasitesini de sıralayan Yazar şu bilgileri aktardı: “Hidroelektrikten elde edilen elektrik üretim kapasitesi:12906 MW; rüzgardan elde edilen elektrik üretim kapasitesi: 20 MW; jeotermal elektrik üretim kapasitesi: 114 MW; biyokütleden elde edilen elektrik üretim kapasitesi 115 MW.

Toplam elektrik üretim kapasitesi ise (kurulu güç): 38820 MW. Aradan 6 yıl geçtikten sonra Türkiye’ nin bugün toplam elektrik enerjisi kurulu gücü yani elektrik üretim kapasitesi ise: 53253 MW; hidroelektrik üretim kapasitesi: 17137 MW; rüzgardan elektrik üretim kapasitesi: 1728 MW, jeotermalden elektrik üretim kapasitesi: 114 MW ve biyokütleden elektrik üretim kapasitesi ise 115 MW’ dır. Son yıllarda özellikle rüzgardan elektrik üretimi grafiğine yansımış olan gelişme, önümüzdeki 5-6 yılda rüzgarda aynı ivmeyle devam ederken, biyokütle ve jeotermalde de benzer bir ivmenin ortaya çıktığını gösteriyor. Güneş enerjisinden elde edilen elektrik üretimindeki hareketliliğin, birkaç yıl içerisinde ciddi bir üretim kapasitesine dönüşeceği ve istihdam alanı oluşturacağı tahmin ediliyor.

2010 yılı sonunda Yenilenebilir Enerji Yasası’nda yapılan iyileştirmenin yenilenebilir enerjide yeni bir sıçramayı hazırladığını ifade eden Yazar; “Bu iyileştirmeyle güneş ve biyokütle için görece olarak daha yüksek bir tarife öngörülmüş, dahası yenilenebilir kaynaklı elektrik üretim tesislerinde kullanılan parçaların yerli imalat olması halinde ilave tarife sağlanmıştır. Benzer bir gelişme enerji verimliliği alanında da söz konusu. 2007 yılı enerji verimliliği yasasının, yani enerji verimliliğini artırıcı girişimleri teşvik eden yasanın çıkartılmış olduğu yıldır. Yasanın çıkartıldığı günden bugüne gerçekleştirilmiş olanları enerji verimliliği bağlamında ilk safhada yapılması mutlaka gerekli olan çalışma ve işler olarak değerlendiriyoruz. Bu safhada özetle farkındalık oluşturucu kampanyalar yürütülmüş, gerek evlerde gerekse sanayide enerjinin (elektriğin, doğal gazın, petrolün ve kömürün) kullanıldığı (ya da üretildiği, dağıtıldığı, vb.) her yerde ve süreçte neden ve nasıl daha etkin ve verimli kullanılabileceği, düşünce ve yaklaşımlarının kamuoyunca anlaşılması ve benimsenmesini sağlama amaçlı çalışmalar yapılmış ve sayısız örnek projeler gerçekleştirilmiştir.

Ayrıca enerji verimliliği artırıcı ve enerji verimli projelerde rol alabilecek aktörler olarak enerji yöneticileri eğitimleri gerçekleştirilmiş, enerji verimliliği açısından eğitimler ve etütler gerçekleştirecek şirketler ve kurumlar yetkilendirilmiştir. Bu gelişmelere paralel olarak finans sektörü de bu süreçte kendi rolünü tanımlamak üzeredir. Bugün geldiğimiz noktada artık bu altyapıya dayanarak enerji verimliliğinde büyük bir açılımın yapılabileceğini söyleyebiliriz. Önümüzdeki günlerde Başbakanımızın imzalamasıyla yayınlanması söz konusu olacak olan Enerji Verimliliği Strateji Belgesi’nin yayınlanması bu büyük açılımı tetikleyecek gelişmelerden birisi olacak” dedi.

http://www.sabah.com.tr/YesilEkran/2012/02/21/2012-yenilenebilir-enerji-yili-olacak