Monthly Archives: Mart 2012

3 İlçeye Meyve Fidanı Projesi

İç kesimde yer alan Şebinkarahisar, Alucra ve Çamoluk ilçelerimizi içine alan 3 ilçeye meyve fidanı projesi start aldı. Konuyla ilgili bugün Vali Dursun Ali Şahin başkanlığında Valilikte bir toplantı yapıldı. Ordu Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekanı Turan Karadeniz, Orman Bölge Müdürü Ali Kaya, Özel İdare Genel Sekreteri Mehmet Emür, Genel Sekreter Yardımcıları Orhan Aydın ve Hüseyin Taşkın, Plan Proje Müdürü Mustafa Kemal Altıparmak, Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürü Muhammet Angın, Şube Müdürü Arif Kahya ve Ahmet Elevli ve organik tarımla uğraşan Ömer Hacı Ahmetoğlu’nun katıldığı toplantıda; Vali Şahin, ilimizin iç kesimlerindeki göç sorununa dikkat çekti.  “İç bölgelerimiz deki göç sorununu önlemenin tek yolu insanların gelir seviyesini arttırmaktır” diyen Vali Şahin, “Bu sebeple bu bölgelerdeki insanlarımıza gelir getirici çalışmalar yapmalıyız. Bu amaçla bu toplantıyı düzenledik.

Prof. Dr. Turan Karadeniz’in rehberliğinde, onun bilgi birikimi ve tecrübelerinden yararlanarak Orman Bölge Müdürlüğü, İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü ve İl Özel İdare koordinesinde bir çalışma başlatıyoruz. Bu bölgelerde Şebin Cevizi, kara dut, kızılcık ve elma fidanları yetiştirerek bu işle uğraşan çiftçilerimize dağıtacağız” şeklinde konuştu. Yaklaşık bir buçuk saat süren toplantı sonucunda acilen 300m2 genişliğinde 2 sera oluşturulması, oluşturulan bu seralarda tüplü meyve fidanları yetiştirilmesi, bölgedeki çiftçilerimize aşılama yöntemlerinin öğretilmesi gibi bir dizi karar alındı.  10 yıl süreyle gerçekleştirilecek olan bu proje de seralar orman arazisine kurulacak ve 20 gün içinde tamamlanacak. İlgili birimler konuyla ilgili inceleme yaparak, hazırladıkları raporlarla birlikte 19 Nisan da tekrar bir araya gelecek.

http://www.giresun.gov.tr/HaberDetay.aspx?HaberId=9681

Küpesiz Büyükbaş Hayvan Kalmayacak

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, üreticileri 2 Haziran 2012 tarihine kadar hayvanlarını küpeletmeleri konusunda uyardı. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü Hayvan Sağlığı ve Karantina Daire Başkanı Nahit Yazıcıoğlu, yetiştiricilerin her yaştaki kulak küpesiz büyükbaş hayvanlarını 2 Haziran 2012 tarihine kadar küpeleterek kayıt altına aldırmalarını istedi. Yazıcıoğlu, üreticilerin mağdur olmaması için küpesi, veteriner sağlık raporu ve pasaportu olmayan hayvanları almamaları konusunda uyardı. Nahit Yazıcıoğlu, doğumdan sonra 20 gün içerisinde büyükbaş hayvanlarına kulak küpesi taktırmayan üreticilere para cezası verildiğini de hatırlattı.

Yazıcıoğlu, 02 Aralık 2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Sığır Cinsi Hayvanların Tanımlanması, Tescili ve İzlenmesi Yönetmeliği Geçici Madde hükmü gereği, her yaştaki kayıtsız büyükbaş hayvanların küpelenmesi ve Türkvet’e kayıt edilmesi işlemlerinin herhangi bir ceza uygulanmaksızın 02 Haziran 2012 tarihine kadar yapılabileceğini anlattı. Küpesiz ve kayıtsız hayvanların, il ve ilçe dışına nakledilmesine müsaade edilmediğini belirten Yazıcıoğlu, bu hayvanların pazarlara sokulmadığı gibi mezbahalarda da kesiminin yapılmadığını söyledi. Yazıcıoğlu ayrıca küpesiz hayvan sahiplerinin hayvancılık teşvik ve desteklemelerinden faydalanamadıklarını da sözlerine ekledi.

http://www.tarimtv.gov.tr/HD1045_kupesiz-buyukbas-hayvan-kalmayacak.html

İklim Değişikliği Göçleri Kapıda

Asya Kalkınma Bankası’na göre, iklim göçleri geçmiş dönemlerde olduğu gibi bu yıl da devam edecek. Asya Kalkınma Bankası’nın uyarılarına göre, iklim değişikliği Asya’da toplu göçlere neden olacak. 40 milyonun üzerinde Asyalı, geçen yılın Ocak ayından bu yana çevre felaketleri yüzünden yaşadıkları yerleri terk etti. 2010 yılında yaklaşık 30 milyon insan Pakistan ve Çin’de meydana gelen sellerden dolayı temelli olarak yaşadıkları bölgeyi değiştirmişti. Kalkınma Bankası’nın raporu, hükümetlere iklim kalkınma stratejileri, bu sürece uyum önerileri ile iklim değişikliğinin artan göç hareketleri üzerindeki etkisini nasıl azaltacaklarına dair tavsiyeler sunuyor.

Rapora göre, iklim değişikliklerine karşı en savunmasız on ülkeden altısı Asya – Pasifik bölgesinde bulunuyor. Bu ülkeler: Bangladeş, Hindistan, Nepal, Filipinler, Afganistan ve Myanmar. Raporda; Çin, Hindistan ve Filipinler’in dünyanın en çok göç veren ülkeleri olduğu belirtiliyor. Tahminlere göre bu ülkeler sırasıyla 35 milyon, 20 milyon ve 7 milyon göçmen veriyor. Asya Kalkınma Bankası’na göre Asya ve Pasifik ülkeleri iklime bağlı göç tehdidini olumlu verilere dönüştürebilir.

http://www.tarimtv.gov.tr/HD1039_iklim–degisikligi-gocleri-kapida.html

Ağaçlandırmada İlk Fidan Validen

Çevreye ve yeşile duyarlılığı ile bilinen Vali Dursun Ali Şahin’in ağaçlandırma çalışmaları talimatları doğrultusunda Karayolları kenarı ağaçlandırma çalışmaları başladı. Orman Bölge Müdürlüğü ve Karayollarınca ortaklaşa olarak yürütülecek proje kapsamında 106km’lik karayolunun müsait yerleri ağaçlandırılacak. İlk ağaçlandırma Valilik karşısındaki dolgu alanı ile Gemilerçekeği’ndeki alanda yapılacak. Bugün hemşerimiz eski Bakan Burhan Kara ile birlikte dolgu alanına ilk fidanların dikimini yapan Vali Şahin, Orman Bölge Müdürü Ali Kaya’dan proje hakkında bilgi aldı. Bölge Müdürü Kaya, ağaçlandırmaya Valilik karşısındaki deniz dolgu alanından başladıklarını  ardından Gemilerçekeği deniz dolgu alanında devam edeceklerini söyledi.

Müdür Kaya başta çam olmak üzere 5000 tane çeşitli fidanlarla donatılarak park yapılacak olan 12.000m2 lik alanın 14 Nisan’a kadar tamamlanacağını da sözlerine ekledi. Yeni dikilen fidanlarla sahilin güzelliğine güzellik katarak Giresun’un çehresinin değişeceğini söyleyen Vali Şahin, çalışmaların belirtilen sürede bitirilmesini istedi. Fidan dikiminde Orman Bölge Müdür Yardımcısı Erdem Karaağaç da hazır bulundu.

http://www.giresun.gov.tr/HaberDetay.aspx?HaberId=9645

Kırmızı Et İhtiyacının Karşılanmasında Koyun ve Keçi Hayati Önemi Sahip

Atatürk Üniversitesi’nden Prof. Dr. Mustafa Bayrak, Türkiye’nin kırmızı et ihtiyacının karşılanmasında koyun ve keçinin hayati öneme sahip olduğunu söyledi.   Trabzon Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği tarafından Usta Park Otel’de düzenlenen “Karadeniz Bölgesinde Küçükbaş Hayvancılığın Durumu ve Hayvan Islahı” değerlendirme toplantısı yapıldı. Trabzon Vali Yardımcısı Adem Karahasanoğlu, toplantının açılışında yaptığı konuşmada, tarım ve hayvancılığını ülke ekonomisi açısından önemine dikkat çekti.  Hayvancılıkta verimi artırmak için her bölgeye özgü ıslah çalışmaları yapılması gerektiğini söyleyen Karahasanoğlu, sektörün sorunlarına ilişkin de şunları söyledi: “En önemli sorunların başında çoban bulamamak geliyor. Bir diğer konu ise ulaşım sağlanan yaylalara iskanların yapılması. Bir de hayvancılığı geliştirmek her yöreye özgü ıslah çalışmaları ve hayvan başına alınan verimi artırıcı çalışmalar yapılmalı.” dedi.

“MERALARIMIZIN YÜZDE 60’I ATIL”   Trabzon İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürü Bektaş Erdoğan, Trabzon’daki küçükbaş hayvancılık yapılabilecek meraların yüzde 60’ının atıl durumda olduğunu söyledi. Tarım ve hayvancılığını ülkenin gerek ekonomik, gerekse sosyal bakımdan en önemli sektörlerinin başında geldiğini ifade eden Erdoğan, sektörün ihmalinin ise çok önemli olumsuz sonuçlar doğurduğunu vurguladı.   Trabzon’un 121 bin hektar mera varlığı ve 103 bin küçükbaş hayvan mevcudu ile önemli bir potansiyele sahip olduğunu belirten Erdoğan, “Küçükbaş hayvan olarak değerlendirdiğimizde meralarımızda 431 bin hayvan otlayabilmektedir. Ancak şuanda koyunculuk açısından mera alanlarımızın yüzde 60’ı atıl durumdadır.” dedi.   Erdoğan, ülke hayvancılığının son yıllardaki durumu ve bakanlıkça verilen teşvik ve krediler de dikkate alınarak Trabzon’da hayvancılığa yönelik yatırımlar yapmanın zaruri hale geldiğini sözlerine ekledi.

“KIRMIZI ET İHTİYACI İÇİN KOYUN VE KEÇİ HAYATİ ÖNEME SAHİP”   Atatürk Üniversitesi Ziraat Fükeltesi’nden Prof. Dr. Mustafa Bayrak, Türkiye’nin kırmızı et ihtiyacının karşılanmasında koyun ve keçinin hayati önemi sahip olduğunu söyledi. Bayrak, açılış konuşmalarının ardından yaptığı sunumda, Türkiye’nin 23 milyon koyun, 6 milyon 200 bin keçi ve 11 milyon 500 bin sığır ile önemli bir hayvancılık potansiyeline sahip olduğunu dile getirdi. Hayvancılık deyince bugünü kadar hep büyükbaş hayvancılığını akla geldiğini ve onun desteklendiğini anlatan Bayrak, bu sayede de sığırcılıkta kültür ırkına geçişin olduğunu kaydetti. Buna karşılık küçükbaş hayvancılığın ise hızla azaldığına dikkat çeken Bayrak, Türkiye’de 1991 yılında 51 milyon olan koyun ve keçi sayısının 20 yılda 29 milyona gerilediğinin altını çizdi.

Prof. Dr. Bayrak, bu durumun sonucu olarak da hayvansal ürünlerin de azaldığına işaret etti.   Türkiye’nin artın nüfusuna rağmen hayvancılıkta yaşanan bu düşüşün gıda temin alanının gittikçe daralması sonucu doğurduğunu söyleyen Bayrak, özellikle son 20 yılda yaşanan bu durumun ardından da kırmızı et ithalat sınırına gelindiğini hatırlattı. Kırmızı et ihtiyacı için koyun ve keçinin önemine dikkat eken Bayrak, “Dünyada ve ülkemizde süt ihtiyacının büyük bölümü büyükbaş hayvancılıktan elde ediliyor. Ancak kırmızı et ihtiyacı için keçi ve koyun sayısının artırılması şart. Çünkü sığırda bunu yapamıyorsunuz. Bir sığırın kesim sürecine gelmesi için 4 yıl geçmesi gerekiyor ama koyun ve keçi daha kısa sürede kesime alınabiliyor. Bu nedenle kırmızı et ihtiyacının karşılanmasında koyun ve keçi hayati önemi sahip.” diye konuştu.

http://www.anadoluhaber.net/kirmizi-et-ihtiyacinin-karsilanmasinda-koyun-ve-keci-hayati-onemi-sahip-h165356.html