Daily Archives: 12 Mart 2012

Manda Başına 650 Lira Destek

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın, manda yetiştiricilerine, hayvan başına 650 TL destek sağladığı bildirildi. Bakanlıktan yapılan açıklamada, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın, azalan Anadolu Mandası yetiştiriciliğini canlandırmak için 2011 yılında uygulamaya başladığı ”Halk Elinde Anadolu Mandasının Islahı Ülkesel Projesinin” kapsamını genişlettiği belirtildi. Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü (TAGEM) tarafından yürütülen Anadolu Mandası ıslah projesi ile manda sayısının artırılmasının hedeflendiği belirtilen açıklamada, şöyle denildi: ”Bakanlık tarafından geçen yıl pilot olarak 8 ilde başlatılan Anadolu Mandası ıslah projesine bin 275 yetiştirici dahil edildi. Bu kapsamda 11 bin 258 baş Anadolu Mandası için hayvan başına 500 lira destek verilerek yetiştiriciye toplam 5.6 milyon lira ödeme yapıldı.

Bakanlık, 2012 yılında hem projeye katılan il sayısını hem de hayvan başına verilen desteği artırdı. 3 üniversite, 2 araştırma enstitüsü, 8 damızlık manda yetiştiricileri birliği ve 7 proje liderinin yer alacağı projede, il sayısı 8’den 11’e çıkartılırken, destekler de geçen yıla oranla yüzde 30 artırılarak hayvan başına 650 liraya yükseltildi. Bakanlık, manda yetiştiricilerine bu yıl toplam 9.8 milyon lira desteleme ödemesi yapmayı ve 2012 yılı sonunda projeye dahil edilecek manda sayısını 15 bin başa çıkarmayı hedefliyor. 2011 yılı itibarıyla Türkiye-de manda sayısının yaklaşık 35 bin civarında olduğu tahmin ediliyor.”

Antep Fıstığında Sulu Tarım Verimi Artırıyor

Antep Fıstığı Araştırma Enstitüsü (AAE) Müdürü Selim Arpacı, Antep fıstığında sık dikim ve damla sulama tekniği kullanılarak oluşturulan bahçelerden yüzde 140’a yakın oranda verim artışı sağlanabildiğini söyledi. Antep Fıstığı Araştırma Enstitüsü (AAE) Müdürü Selim Arpacı, ”Sulu Şartlarda Antep Fıstığı İçin Uygun Anaç ve Dikim Aralıklarının Belirlenmesi Projesi” kapsamında modern yöntemlerle, sık dikim ve tüplü fidan kullanılarak oluşturulan bahçelerden dekar başına 220 kilo ürün alındığını belirtti. Kuru şartlarda, yapılan üretimden dekar başına 80-100 kilo civarında ürün alındığına dikkat çeken Arpacı, şöyle devam etti:

”Antep fıstığı, başta Fırat Vadisi’nde bulunan Gaziantep, Şanlıurfa ve Adıyaman illerimiz olmak üzere, Türkiye’nin bir çok bölgesinde yetişebilen önemli bir tarımsal ürün. Biz, özellikle Fırat Vadisi’nde ağırlıklı olarak yetişen bu ürünün verim ve kalitesini arttırabilmek için çalışmalar yapıyoruz. Antep fıstığında özellikle damla sulama tekniği kullanılarak, verim artışı sağlamak mümkün. Sulu tarıma çok uygun bir tarımsal ürün olan Antep fıstığında, bir dekardan 220 kilo ürün alabilmek mümkün.”

Selim Arpacı, sulu tarım yapılarak verimin yüzde 140 oranında arttırılabileceğini, bunu uyguladıkları projelerle bilimsel olarak ortaya koyduklarını anlattı. Kuru tarım yapılan Antep fıstığı bahçelerini sulayarak da yüzde 38 oranında verim artışı sağlanabildiğine dikkat çeken Arpacı, Türkiye’nin yıllık Antep fıstığı üretiminin ortalama 110 bin ton olduğunu ve bunun da yüzde 75’inin Fırat vadisindeki bölgede yetiştirildiğine işaret etti. Arpacı, tarımsal üretim açısından son derece önemli bir alan olan Fırat Vadisi’nde Atatürk, Karkamış ve Birecik barajlarının yer aldığını, Fırat Nehri üzerine kurulan üç barajın, Antep fıstığı bahçelerinin de yoğun olduğu bölgeler olması açısından son derece büyük bir avantaj olduğunu ifade ederek, şöyle devam etti:

”Burada yapılması gereken, kuru tarım yapılan Antep fıstığı bahçelerini, sulamak için çalışmalar yapmak. Sulu tarım, verim artışının yanı sıra kalite artışı da sağlıyor. Bu arada, sulu tarım yapılan alanlarda, yeni dikimi yapılan bir fidandan, daha erken ürün alabilmek de mümkün oluyor. Örneğin, kuru tarım yapılan bir bahçeye dikimi yapılan bir fidandan verim almak için 12 yıl beklemek gerekiyor. Ama, sulu tarım yapılan bir bahçeye iyi anaç kullanılarak dikimi yapılan fidandan 6 yılda verim almak mümkün oluyor. Bu da çiftçilerimizin oluşturduğu bahçelerden daha kısa sürede ürün alabilmesine imkan sağlayarak, Antep fıstığı üretimini daha cazip ve karlı hale getiriyor.”

Sulu tarım yaygınlaşıyor

Arpacı, Fırat Vadisi’nde yer alan bölgede, başta Antep fıstığı olmak üzere, üretimi yapılan diğer tarımsal üretimde de sulu tarımın yaygınlaşmaya başladığını, artık bölge çiftçisinin de bu konuda bilinçlendiğini dile getirdi. Özellikle, Nizip, Karkamış, Birecik ve Bozova bölgelerinde bulunan Antep fıstığı bahçelerinde sulu tarımın yaygınlaştığına vurgulayan Arpacı, sözlerini şöyle sürdürdü: ”Sulu tarımın önemini anlayan bölge çiftçisi, yakınlarında bulunan baraj göllerinden pompalarla su alarak, sondaj kuyuları ile ya da tankerlerle bahçelere su taşıyarak sulama yapıyor. Halen bölgede bulunan bahçelerin yüzde 10’a yakınında sulama yapılabiliyor. Tabi ki bu oran çok düşük. En kısa zamanda, sulu tarım yapılan alanların arttırılması gerekir. Sulama, sadece yeni oluşturulan bahçeler için değil, eski bahçeler için de büyük bir avantaj sağlıyor. Sadece sulama yaparak, bir bahçeden yüzde 38 oranında verim artışı sağlanması da üreticiler için büyük bir avantaj. Çiftçilerimiz, bu konuda imkanlarını da zorlayarak bir an önce sulu tarıma geçmek zorunda.” Arpacı, tarımsal ürünler arasında çok önemli bir yere sahip olan Antep fıstığının özellikle iç tüketiminde sürekli bir artış yaşandığını, pazar sorunu bulunmadığını, daha fazla üreten çiftçinin daha fazla kazanacağını da sözlerine ekledi.

http://www.cumhuriyet.com.tr/?hn=321418

Pazar Yerleri Kapatılmayacak, Revize Edilecek

Gümrük ve Ticaret Bakanlığı pazar yerlerinin kapatılacağına yönelik haberlerin gerçeği yansıtmadığını bildirirken, yeni yönetmelikle pazarlara standart getirileceğini kaydetti. Gümrük ve Ticaret Bakanlığından yapılan açıklamada, son günlerde bazı basın ve yayın organlarında, ‘sokak ve caddelerde kurulan pazar yerlerinin kapatılacağı ve buralarda artık pazar kurulamayacağı” yönünde haberlerin yer aldığı, söz konusu haberlerin, 15 Martta yürürlüğe gireceği iddia edilen Pazar Yerleri Yönetmeliği Taslağına dayandırıldığı belirtildi. 5957 sayılı Sebze ve Meyveler ile Yeterli Arz ve Talep Derinliği Bulunan Diğer Malların Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanunun, 1 Ocak 2012 tarihinde yürürlüğe girdiğinin anımsatıldığı açıklamada, bu kanunda, toptancı hallerinin yanı sıra pazar yerlerinin de çağdaş bir sisteme kavuşturulması ve işletilmesine yönelik düzenlemelere yer verildiği, bu düzenlemelerle, ilk defa pazar yerlerinin kuruluş, işleyiş, yönetim ve denetimine ilişkin hükümlerin bir kanun metninde yer almasının sağlandığı kaydedildi.

Açıklamada, 5957 sayılı Kanunun pazar yerlerini düzenleyen ilgili maddesinde, semt ve üretici pazarlarının kurulması ve kapatılmasına, işleyiş, yönetim ve denetimine, üretici ve pazarcılarda aranılacak niteliklere, bunların çalışmalarına, yapacakları satışlara, haklarına, uymakla yükümlü bulundukları kurallara ve faaliyetlerinin yürütülmesine dair diğer hususlara ilişkin usul ve esasların ilgili bakanlıkların uygun görüşleri alınarak çıkarılacak bir yönetmelikle düzenleneceğinin ifade edildiği belirtildi.Yeni yönetmelikle pazar yerlerine standart getirilecek. Anılan Kanunun geçici maddesinde ise söz konusu yönetmeliğin, Kanunun yürürlüğe girdiği 1 Ocak 2012 tarihinden itibaren 6 ay içinde yürürlüğe konulacağının hükme bağlandığı ifade edilen açıklamada, şunlar kaydedildi: “Bakanlığımızca hazırlanan Pazar Yerleri Hakkında Yönetmelik Taslağı 10 Şubat 2011 tarihi itibarıyla 43 kurum ve kuruluşun görüşüne açılmış ve aynı zamanda icticaret.gov.tr internet adresi üzerinden kamuoyunun bilgisine sunulmuştur.

Görüşe açıldığı tarih itibariyle de basının gündeminde geniş yer bulan Yönetmelik Taslağı ile ilgili görüşler Kasım 2011 tarihi itibariyle büyük ölçüde alınmıştır. Gelen görüşler doğrultusunda son şekli verilmek üzere olan anılan yönetmelik taslağının tamamlanması için ülke genelinde yürütülen Hal Kanunu Eğitim Toplantılarının bitmesi beklenmektedir. Söz konusu eğitim toplantılarında uygulamaya ilişkin olarak alınan öneri ve eleştiriler yönetmelik çalışmalarında değerlendirilmektedir. Dolayısıyla, tamamen Bakanlığımız sorumluluğunda hazırlanmış bulunan pazar yerlerine ilişkin yönetmeliğin 15 Mart 2012 tarihinde yürürlüğe girmesi gibi bir durum söz konusu değildir.”

Pazar yerlerine asgari şartlar getirilecek

5957 sayılı Kanun yürürlüğe girmeden önce, pazar yerlerinin her belediyenin kendi belirlediği usul ve esaslar çerçevesinde kurulup işletildiği, bu durumun, ülkedeki pazar yerlerinin kurulup işletilmesinde bir standardın oluşamamasına neden olduğu ve sokak aralarında yeterli alt yapı koşullarına sahip olmayan pazar yerlerinin varlığını doğurduğu ifade edilen açıklamada, hali hazırdaki pazar yerlerine ilişkin bu yapılanmadan, hem söz konusu pazar yerlerinde satış yapmakta olan pazarcı esnafının, hem de bu yerlerden alış veriş yapan tüketicilerin memnun olmadığı kaydedildi.

Söz konusu Kanuna dayanarak hazırlanan yönetmelik taslağında, ülkenin geleneksel alışveriş merkezleri olan pazar yerlerinde sebze ve meyveler ile belediyece izin verilen diğer gıda ve ihtiyaç maddelerine yönelik ticaretin; kaliteli, standartlara ve gıda güvenilirliğine uygun olarak serbest rekabet şartları içinde yapılmasını sağlamak, tüketicilere çağdaş, nitelikli ve sağlıklı bir ortamda alışveriş yapabilme imkanını sunmak amacıyla bu yerlerin taşıması gereken asgari alt yapı özelliklerinin belirtildiğine yer verilen açıklamada, yönetmeliğin yayınlanmasından sonra, kurulacak pazar yerlerinde tespit edilen bu asgari şartların aranması ve mevcut pazar yerlerinin de bu asgari şartları sağlayabilmesine yönelik bir geçiş döneminin öngörüldüğü belirtildi.

 http://www.dunya.com/pazar-yerleri-kapatilmayacak,-revize-edilecek-148181h.htm