Monthly Archives: Mart 2012

Çölleşme ile Mücadele Uluslararası Araştırma ve Eğitim Merkezi Türkiye’de Kuruldu

Asya’da İşbirliği ve Güven Artırıcı Önlemler Konferansı (AİGK) Çölleşme ile Mücadele 1. Uzmanlar Toplantısı 6-7 Eylül 2011 tarihinde Moğolistan’da gerçekleştirilmiştir. Bu toplantıda “Çölleşme İle Mücadele Uluslararası Araştırma ve Eğitim Merkezi”nin kurulmasına yönelik ilk adım atılmıştır.  Ardından 28-29 Şubat tarihlerinde İstanbul’da yapılan olan AİGK Özel Çalışma Grubu (ÖÇG) ve Kıdemli Memurlar Komitesi (KMK)’nin toplantısında bu konu ayrıntılı bir şekilde ele alınmıştır. Bunun için Çölleşme ve Erozyonla Mücadele Genel Müdürlüğü temsilcileri toplantıya katılarak bir sunum yapmışlardır. Yapılan bu sunumda ülkemizin çölleşme ile mücadele konusundaki deneyimleri ve kurulması planlanan Çölleşme ile Mücadele Uluslararası Araştırma ve Eğitim Merkezi anlatılmıştır.  Toplantıda yapılan sunum, tüm temsilciler tarafından büyük bir ilgiyle takip edilmiştir.

Toplantıda alınan karar neticesinde Çölleşme ile Mücadele Uluslararası Araştırma ve Eğitim Merkezi’nin Türkiye’de kurulmasına karar verilmiştir. Bunu takiben 16-17 Nisan 2012 tarihinde gerçekleştirilecek olan “AİGK Çölleşmeyle Mücadele 2. Uzmanlar Toplantısı”nda bu merkezin çalışma yöntem ve teknikleri konuşularak kuruluş esasları ele alınacaktır. AİGK üyesi olan 24 ülkeye hitap edecek olan bu merkez ile çölleşme ile mücadele konusunda uzman yetiştirilmesi, uzman değişimi yapılması, araştırma yapmak isteyen uzmanlara destek verilmesi, eğitimler düzenlenmesi, çölleşme ile mücadeleye yönelik araştırma programlarının hazırlanması ve uygulanması planlanmaktadır.

http://www.ormansu.gov.tr/osb/HaberDuyuru/Duyurular/12-03-15/%c3%87%c3%b6lle%c5%9fme_ile_M%c3%bccadele_Uluslararasi_Ara%c5%9ftirma_Ve_E%c4%9fitim_Merkez%c4%b0_T%c3%bcrk%c4%b0ye%e2%80%99de_Kuruldu.aspx?sflang=tr

http://www.tarimtv.gov.tr/VD288_erozyon-sorunu.html

Doğu Karadeniz Bölgesi Organik Tarım Çalıştayı Giresun’da Yapıldı

Gümüşhane Üniversitesi tarafından hazırlanan ve Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı (DOKA) tarafından 2011 yılı Doğrudan Faaliyet Desteği kapsamında desteklenen “VİZYON 2023: Doğu Karadeniz Bölgesi Organik Tarım Master Planı”  kapsamında düzenlenen TR90 Bölgesi Organik Tarım Stratejilerini belirleme çalıştayının dördüncüsü Giresun’da gerçekleştirildi. Giresun Otelcilik ve Turizm Meslek Lisesi Uygulama Oteli konferans salonunda gerçekleştirilen çalıştaya Giresun Yatırım Destek Ofisi koordinatörü Özge Adıgüzel, uzmanlar Faruk Sönmez ve Oytun Erden, Gümüşhane Üniversitesi öğretim üyelerinden Doç. Dr. Vecihi Aksakal, Doç. Dr. Bahri Bayram ve Yrd. Doç. Dr. Özgün Kalkışım, İl ve İlçe Gıda, Tarım ve Hayvancılık müdürlükleri, belediyeler, Ziraat Odaları, Giresun Üniversitesi, Orman Bölge Müdürlüğü, çeşitli kooperatifler, üretici birlikleri, özel sektör temsilcileri ve birçok kamu kurumundan temsilciler katıldı.

Yoğun ilginin gösterildiği çalıştayda, Giresun’da sürdürülebilir kalkınmanın sağlanması için ilin organik tarım bakımından mevcut kaynak, fırsat ve kısıtlarının analizi ile il potansiyelinin optimal düzeyde kullanılmasına yönelik politikalar geliştirilmesi, bölgeye uygun organik tarım program ve proje alanlarının ortaya konulması yönünde çalışmalar yapıldı.

Topraklarının sanayi atıklarıyla kirlenmemiş olması, fazla miktarda kimyasal gübre ve tarım ilacı kullanılmaması, zengin tarımsal ürün deseni ve diğer illere göre farklı mikroklimatik özelliklere haiz olması nedeniyle Giresun’ un organik tarım açısından bölgede önemli bir potansiyele sahip olduğunun altı çizildi.   Organik ürünler tüketen sağlıklı nesillerin yetişmesi için maliyetlerin azaltılması gerekliliğinin vurgulandığı çalıştayda Giresun’un ileride organik tarım merkezlerinden biri olması ve tüketicilerin her türlü organik ürüne kolaylıkla ulaşabildikleri pazarlara sahip olması için izlenilmesi gereken stratejilerin belirlenmesi üzerine çalışmalar yapılarak çalıştay sonlandırıldı.

http://www.giresun.gov.tr/HaberDetay.aspx?HaberId=9558

Türkiye Arıcılıkta Avrupa’nın Organik Ülkesi

Arıcılıkta Avrupa’nın organik ülkesi konumundaki Türkiye, yıllık 83 bin ton olan bal üretimini 200 bin tona çıkarmayı hedefliyor. Dünyadaki bal arılarının yüzde 22’si, ballı bitkilerin ise yaklaşık yüzde 70’inin anavatanı olan Türkiye, dünya arıcılığında söz sahibi olma yolunda emin adımlarla ilerliyor. Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği Başkanı Bahri Yılmaz, arıcılıkta Çin’den sonra dünyada ikinci sırada yer alan Türkiye’nin, kovan başına 17 kilogram olan bal verimini 40 kilograma çıkarmayı hedeflediklerini söyledi. Bahri Yılmaz, dünya genelinde bölgesel olarak yapılan arıcılık faaliyetinin, zengin gen kaynakları ve arıcılığa uygun coğrafyası sayesinde Türkiye’nin her noktasında yapılabildiğine dikkat çekti. Yılmaz, balın üretim sürecinde, kovandan kavanoza kadar olan bütün aşamaların izlendiğini, bu nedenle ülkemizde üretilen balların güvenilir olduğunu dile getirdi.

 Türkiye’de üretilen balların sadece yüzde 15’inin tarım alanlarında, yüzde 85’inin ise mera, ormanlık alan, tarım ilacı ve gübre kullanılmayan alanlarda üretildiğine vurgu yapan Bahri Yılmaz, Türkiye’nin arıcılıkta Avrupa’nın organik ülkesi konumunda olduğunu söyledi.

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın makine ekipman desteğinden faydalandıklarını ve bu desteğin arıcılık faaliyetinde bulunan üyeleri için büyük önem taşıdığını ifade eden Bahri Yılmaz, makine ekipman desteği ve üreticilere kovan başına verilen 7 liralık desteğin artarak devam etmesini istedi. Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği’ne bağlı faaliyet gösteren il birliklerine ait 22 markalarının bulunduğunu belirten Yılmaz, hedeflerinin bu sayıyı artırmak olduğunu kaydetti.

 http://www.tarimtv.gov.tr/HD997_turkiye-aricilikta-avrupanin-organik-ulkesi.html#

Kuruyemiş Üniversitede Ders Oldu

Tüm Kuruyemiş Sanayici ve İş Adamları Derneği (TÜKSİAD) badem ve ceviz komisyonu kurarak, sanayici-çiftçi modelini uygulamak için çalışmalar başlattı. Türkiye’nin yüzde 90 oranında ithal ettiği badem ve ceviz için Tüm Kuruyemiş Sanayici ve İşadamları Derneği (TÜRKSİAD) harekete geçti. Tüm Kuruyemiş Sanayici ve İş Adamları Derneği (TÜKSİAD) bünyesinde faaliyet gösteren firmalar, badem ve ceviz komisyonu kurarak, sanayici-çiftçi modelini uygulamak için çalışmalar başlattı. Konuyla ilgili Web Tarım TV’ye açıklamalar yapan Tüm Kuruyemiş Sanayici ve İş Adamları Derneği Genel Koordinatörü Şükrü Ünal, bugüne kadar sektörün birçok problemini çözdüklerini belirtti.

Şükrü Ünal, TÜRKSİAD olarak ceviz ve badem çalışma gurubu ile Gaziantep Üniversitesinde Kuruyemiş Üretimi ve Teknolojisi Bölümü kurduklarını anlattı. Ünal, Gaziantep Üniversitesi Naci Topçuoğlu Meslek Yüksek Okulu’nda kurulan Kuruyemiş Üretimi ve Teknolojisi bölümünde okuyan öğrencilerin kuruyemiş üretimini bizzat uygulamalı olarak öğreneceklerini belirtti. Kuruyemişin önemli miktarda tüketilen gıda maddesi olduğuna dikkat çeken Ünal, Türkiye’de kuruyemiş tüketiminin kişi başına yıllık 3,5 kilogram civarında olduğunu söyledi. İthalat-ihracat dengesi açısından sektörün son durumunu da değerlendiren Ayhan Ünal, Türkiye’nin kuruyemişte ihracat potansiyelinin yüksek olduğunu ifade ederek, bu seviyenin daha ileri noktaya taşınması gerektiğini kaydetti.

http://www.tarimtv.gov.tr/HD994_kuruyemis-universitede-ders-oldu.html

‘Altın Yumurtlayan Balık’ Yeniden Avlanabilecek

Dünyanın en pahalı yiyeceklerinden siyah havyarın kaynağı olması nedeniyle ”altın yumurtlayan balık” olarak bilinen mersin balığının Türkiye’de yeniden avlanabilir düzeye gelmesi için başlatılan projeden olumlu sonuçlar alınmaya başlandı. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın, nesli yok olma tehlikesindeki mersin balığının, yetiştiricilik tekniklerini geliştirip, doğal stokların korunması ve desteklenmesi amacıyla başlattığı ”Türkiye’deki Mersin Balığı Popülasyonunun İyileştirilmesi: Habitat Değerlendirme ve Stok Takviyesi Projesi” tamamlanma aşamasına geldi.Bakanlık tarafından, Dünya Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ve Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü’nün (DSİ) işbirliğinde hazırlanan proje, doğal stokların takviyesini, mersin balığı yaşam alanları ile göç yollarının rehabilitasyonunu, Türkiye’de ticari amaçlı mersin balığı yetiştiriciliğinin geliştirilmesine katkı sağlayacak sürdürülebilir ve sorumlu bir balıkçılık yönetiminin geliştirilmesini ve Karadeniz’deki mersin balığı popülasyonlarının iyileştirilmesi sürecine katkıda bulunmayı amaçlıyor.

Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü’nün koordinasyonunda başlatılan projede, sektörde faaliyet gösteren birçok enstitü ve sivil toplum örgütünün yanı sıra, üniversitelerde görevli uzmanlar görev alıyor. Projenin hazırlık çalışmaları   Proje kapsamında Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ile Orman ve Su İşleri Bakanlığı arasında imzalanan protokolle DSİ Amasya Yedikır Su Ürünleri İstasyonu proje süresince mersin balığı üretimine tahsis edildi. Daha önce sazan üretimi yapılan istasyon, gerekli düzenlemeler ve ekipman takviyesiyle mersin balığı yetiştiriciliğine uygun hale getirildi. Öncelikle Sakarya, Kızılırmak ve Yeşilırmak nehirlerindeki mersin balığı yaşam alanları ile bu nehirlerin hidrolojik yapısı ve su kalitesi incelenirken, DSİ 7. Bölge Müdürlüğü’ne bağlı Amasya ve Suluova’daki su ürünleri istasyonlarının teknik kapasitesi de iyileştirildi. SUMAE tarafından mersin balıklarının genetik yapısını belirleme çalışmaları yürütülürken, projede görevli personelin yurt dışında eğitimleri yapıldı, dünya çapında uzmanlar eğitim için Türkiye’ye getirildi.

Bu arada, Karadeniz Bölgesi başta olmak üzere ülke genelinde mersin balığının korunması konusunda tanıtım ve bilgilendirme çalışmaları gerçekleştirildi. Balık Yumurtaları Rusya’dan Anaç stok oluşturma ve balıklandırma amacıyla Mayıs 2010’da Rusya’dan getirtilen döllenmiş ”karaca” ve ”sivriburun” mersin balığı yumurtaları, Yedikır’daki istasyonda kuluçkalandırıldı. Üretilen yavrular, Kahramanmaraş, Gümüşhane, Sakarya, Samsun, Trabzon, Rize ve Artvin’deki 12 özel sektör işletmesine gönderildi.

 Üniversite ve araştırma enstitülerine gönderilen yavruların büyüme performansları takip edildi. Balıkların bir kısmı da projenin amacına uygun olarak markalandıktan sonra tespit edilen noktalarda doğal yaşam ortamlarına bırakıldı.Havyarın kilosu 5-10 bin dolar  Mersin balığının ”siyah havyar” adı verilen işlenmiş yumurtası, dünya çapında ekonomik değeri çok yüksek bir gıda olarak biliniyor. Hazar Denizi ve Karadeniz çevresindeki mersin balığından alınan yumurtalar, havyara dönüştürülerek dünya piyasalarında kilosu 5-10 bin dolar arasında satılıyor. Türkiye’de 5 türden 3’ü yok oldu.

 Türkiye’de Karadeniz kıyılarında, 1940 – 1970 yılları arasında yoğun olarak avcılığı yapılan, havyarı ihraç edilen ve bazı yıllar avı 150 tona kadar yükselen mersin balığı popülasyonu, aşırı avcılık, kirlilik, akarsu yataklarının değiştirilmesi ve barajların inşası gibi nedenlerle üreme ve yaşam alanlarının tehlikeye girmesiyle azalmaya başladı. Bunun sonucunda ülke sularında daha önce bulunan 5 türden 3’ü tamamen yok olurken, 2 tür ise ciddi manada yok olma tehlikesi ile karşı karşıya kaldı. 1970’li yılların ortalarında Türkiye sularındaki mersin balığı popülasyonundaki azalmanın fark edilmesi üzerine, 1975-1976 yıllarında Kızılırmak, Yeşilırmak ve Sakarya nehirlerinde avlanması yasaklanırken, diğer bölgelerde ise büyüklüklerine göre av sınırlaması getirildi. Avlanması 1996 yılından itibaren de tamamen yasaklandı.

http://www.aksam.com.tr/altin-yumurtlayan-balik-yeniden-avlanabilecek–104672h.html