Monthly Archives: Aralık 2012

Avustralya’da Meyveni “Kendin Topla, Kendin Ye”

Kuzey yarımküredeki ülkelerin aksine yaz dönemine giren Avustralya’da, başta Türkler ve diğer göçmen topluluklar olmak üzere vatandaşlar için doğal ortamda ağaçlardan meyve toplamak, haftasonu aktivitelerinin başında geliyor. Melbourne şehri çevresindeki meyve bahçelerine, kiraz, şeftali, elma ve çilek toplamaya giden binlerce Avustralyalı, girdikleri bahçelere hem giriş ücreti, hem de topladıkları taze meyvelerin ücretini öderken, bahçe sahipleri de ücretsiz iş gücünden yararlanarak ürünlerini bedavaya toplatıyor. Avustralya’da yaşayan Türkler, bu bahçeleri en çok ziyaret eden toplumların başında geliyor. Avustralyalı Türkler, taze ürünleri aileleri ile birlikte bahçelere gelerek dalından koparmanın keyfini yaşadıklarını söylüyor.

Avustralya’da yaşayan Ömer Yalçıner Türklerin daha çok çilek ve kirazı tercih ettiğini, çilek bahçelerinde yenilen ürünlere herhangi bir ücret ödemediklerini, sadece eve götürmek üzere topladıkları ürünlere ücret ödediklerini söyledi.

http://www.tarimtv.gov.tr/HD2117_avustralyada-meyveni-kendin-topla-kendin-ye.html

2012 Yılı Desteklemelerinden Yararlanmak İçin Son 18 Gün

2011 yılında ilimiz genelinde yaklaşık 72.000 üreticimiz çiftçi kayıt sistemindeki bilgilerini güncelleyerek desteklemelerden yararlanmıştır. Bakanlığımız tarafından üreticilerimize ödenecek olan desteklemelerden yararlanabilmek için üreticilerimizin bakanlığımızın kayıt sistemindeki bilgilerini güncellemeleri gerekmektedir. Bakanlığımızın ilimiz üreticilerine ödediği, mazot ve kimyevi gübre, sertifikalı fidan ve tohum, yem bitkisi, organik tarım ve iyi tarım vb. Desteklemeler ile ödenmesi muhtemel olan alan bazlı fındık desteğinden yararlanmak ve her hangi bir mağduriyet yaşanmamak için 31 Aralık 2012 tarihi mesai bitimine kadar il veya ilçe müdürlüklerimize uğrayarak 2012 yılına ait çiftçi kayıt sistemlerini güncellemeleri gerekmektedir.

http://www.giresuntarim.gov.tr/tr/genhaber.aspx?kod=1644

http://www.diyarbakirsoz.com/haber-76892-Tarimsal-desteklemelerin-anahtari.html

Verimli Toprak İçin Binlerce Yıl Geçmeli

Balıkesir Üniversitesi (BAÜ) Fen-Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Soykan, Türkiye’de yılda 743 milyon ton verimli üst toprağın kaybedildiğini belirterek, ”1 santimetre verimli toprak için binlerce yıl geçmesi gerekiyor” dedi. Soykan, BAÜ Genç Tema Topluluğu tarafından Fen-Edebiyat Fakültesi Konferans Salonu’nda düzenlenen ”Erozyonla Mücadele” konferansında, TEMA Vakfı kurucusu Hayrettin Karaca ve Nihat Gökyiğit’in toprağın korunması ve çevre adına önemli çalışmalar yaptığını söyledi. TEMA Vakfı’nın 20 yıl önce kurulduğunu dile getiren Soykan, ”Karaca ve Gökyiğit’in hedefleri; topraklarımızı tehdit eden erozyon ve çölleşmeyle mücadele etmekti. Toprağa sahip çıkmak, korumak, çözümler üretmek, ağaçlandırma yapmak, doğal varlıkların korunması onların sayesinde devlet politikası haline gelmiştir” diye konuştu.

TEMA Vakfı’nın 20 yılda 10 milyon fidanı toprakla buluşturduğunu ve 700 milyon meşe palamudu ektiğini anlatan Soykan, erozyonun sadece ağaçlandırma çalışmasıyla önüne geçilemeyeceğini vurguladı.

Erozyona uğrayan toprağın en üst tabakasının yani en verimli bölümünün kaybedildiğine dikkati çeken Soykan, şunları kaydetti: ”Ülkemizde yılda 743 milyon ton verimli üst toprağı yitiriyoruz. 1 santimetre verimli toprak için binlerce yıl geçmesi gerekiyor. Eğer toprağın korunması hakkında doğru bilgilendirme yapılamazsa, yapılan faaliyetler yetersiz kalabilir. Toplum, toprak hakkında bilgilendirilmeli. Bozulduktan sonra bir şeyi onarmak daha zordur. Onun için şimdilik ilk hedefimiz bozulmamış ve az bozulmuş ormanlarımızı korumak, daha sonra bozulmuş olanları tekrar kazanmaktır. Gelecek nesiller için, ülkemiz için toprağımıza sahip çıkmalıyız.” Genç Tema Topluluğu üyeleri, konferansın sonunda Soykan’a çiçek ve plaket verdi.

 http://www.cumhuriyet.com.tr/?hn=385308&kn=21&ka=4&kb=21

İsviçre’nin Saanen Keçisi ”Ankaralı” Oldu

Ankara Üniversitesi (AÜ) Ziraat Fakültesi Zootekni Bölümü araştırmacıları, melezleme yöntemiyle yüzde 75’i Saanen, yüzde 25’i Kilis keçi ırkının özelliklerini taşıyan ”ak keçi” ırkı geliştirdi. Proje yürütücüsü Prof. Dr. Gürsel Dellal, projenin çok eskiye dayanan bir geçmişi olduğunu söyledi. Baba hattı İsviçre kökenli Saanen, anne hattı Kilis keçisiyle yapılan melezleme sonucunda ”ak keçi” isimli yeni bir ırk geliştirdiklerini kaydeden Dellal, ”Bu ırk, İç Anadolu koşullarına da Akdeniz’in dağlık kesimleri dışındaki bölgelerine de son derece iyi uyum gösterebiliyor. Diğer bölgelere yönelik uyum çalışmaları da sürdürülüyor. Ak keçi ırkının en önemli özelliği süt verimi. Bu keçi, diğer yerli ırklarımızdan çok süt veriyor. Ak keçi ırkının süt verme süresi, 6,5-7 ay. Bu sürede 450 litreye yakın süt alıyoruz” diye konuştu.

Keçi sütü üretiminde yüksek süt verimi yanında bölgeye ve iklime uyum kabiliyetinin büyük önem taşıdığını vurgulayan Dellal, bu kapsamda Türkiye’de son 6-7 yıldır süt keçiciliğine ilişkin birçok proje bulunduğunu söyledi. Bazı işletmecilerin saf Saanen keçi ırkı ithal ettiklerini kaydeden Dellal, bu ırkın veriminin yüksek olduğunu fakat Türkiye coğrafyasına uyum konusunda çeşitli sorunları bulunduğunu ifade etti. Prof. Dr. Dellal, Kilis keçilerinin, Türkiye’de en yüksek süt verimi olan keçiler arasında yer aldığını belirterek, süt verimi ve coğrafyaya uyumu kontrol eden genleri tamamen sabitlendiği için artık ”ırk” olarak kabul edilen ak keçilerin verim düzeyinin, Saanen ırkına çok yakın olduğunu kaydetti.

http://www.tarimtv.gov.tr/HD2079_isvicre-nin-saanen-kecisi—ankarali—oldu.html

İyi Yetiştirilen Balıklara Sertifika

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, iyi tarım uygulamalarının kapsamını genişletiyor. Bakanlık, bitkisel ürünlerden sonra iyi tarım standartlarına uygun olarak yetiştirilen balıklara da sertifika vermeye başladı. Bakanlığın yasal düzenlemesiyle birlikte Afyonkarahisar’da yıllık 400 ton üretim yapan alabalık tesisi, Muğla’da ise yıllık 50 ton üretim yapan fangri balığı yetiştiriciliği tesisi, iyi tarım uygulaması standartlarında üretime başladı. Bakanlık, ayrıca yetkilendirilmiş kontrol ve sertifikasyon kuruluşlarında çalışmak ve sektörün bu konuda oluşan bilgi açığını kapatmak amacıyla Türk Standartları Enstitüsü ile işbirliğine gitti. Bu kapsamda su ürünleri yetiştiriciliğinde iyi tarım uygulamaları kontrolörü eğitimleri düzenleniyor. Eğitim sonunda yapılacak sınavlarda başarılı olan kursiyerlere, Su Ürünleri Yetiştiriciliğinde İyi Tarım Uygulamaları Kontrolörü Sertifikası veriliyor.

SERTİFİKA ALMANIN YOLLARI

Su ürünleri yetiştiriciliğinde iyi tarım uygulamaları kararını vermeden önce yetiştiricilerin risk değerlendirmesi yapması gerekiyor. Risk değerlendirmesi, yetiştiricilik alanı, su kalitesi, çevre ve biyoçeşitlilik, potansiyel kirlilik kaynakları, organik atıklar, tesiste bulunan yabancı türler, kuluçkahanede kullanılan canlı yem gibi kriterler göz önünde bulundurularak yapılıyor.

Üretici, iyi tarım yapmaya karar verdikten sonra bakanlık tarafından yetkilendirilmiş kontrol ve sertifikasyon kuruluşlarına başvuruda bulunuyor. Başvuru kabul edilirse üretici yetkili kuruluş ile sözleşme imzalanıyor. Sertifikasyon kuruluşu tarafından kontrol edilen tesis bakanlığın getirdiği kriterlere uygun üretim yapıyorsa balıklar sertifikalandırılıyor. Bu süreç kapsamında bakanlık tarafından yetkilendirilmiş toplam 27 kontrol ve sertifikasyon kuruluşu bulunuyor. Bu kuruluşlardan üçü su ürünleri yetiştiriciliği kapsamında sertifika veriyor.

http://www.aksam.com.tr/iyi-yetistirilen-baliklara-sertifika–153158h.html

http://www.cumhuriyet.com.tr/?hn=383584&kn=11&ka=4&kb=11