Monthly Archives: Mart 2014

11-17 Mart Dünya Tuza Dikkat Haftası

Dünyada olduğu gibi ülkemizde de beklenen yaşam süresinin ve sağlıksız yaşam alışkanlıklarının artışı ile birlikte kronik hastalıklar da artmaktadır. Türkiye Ulusal Hastalık Yükü çalışması verilerine göre ülkemizdeki ölümlerin %79’i kronik hastalıklar nedeniyle oluşmakta ve ulusal düzeyde ölüme neden olan ilk yirmi hastalık içinde bulaşıcı olmayan kronik hastalıklar (İskemik Kalp hastalıkları, Serebrovasküler Hastalıklar, KOAH, Trakea Bronş ve Akciğer Kanserleri, Hipertansif Kalp Hastalıkları, Diabetes Mellitus gibi) ilk sıralarda yer almakta ve önemli hastalık yükü oluşturmaktadır.,

Ülkemizde ilk on ölüm nedeni içerisinde iskemik kalp hastalıkları 1.sırada, hipertansif kalp hastalıkları 6.sırada, inflamatuar kalp hastalıkları ise 10. sıradadır. Temel hastalık gruplarına göre ölüm nedenleri sıralamasında ilk iki sırada kronik hastalıklar yer almakta ve kardiyovasküer hastalıklar %48 ile ilk sırada yer almaktadır. Bu hastalıklar tuz tüketimi ile yakından ilişkilidir.

Dünya Sağlık Örgütü; hipertansiyon, kalp hastalıkları, böbrek hastalıkları başta olmak üzere obezite, diyabet ve bazı kanser türlerinden korunmak ve kemik sağlığını olumsuz etkilememek amacıyla günlük olarak tüketilmesi gereken tuz miktarını günde 5 gram dan  az  olarak önermektedir.

Yetişkinlerde hipertansiyon, kalp hastalıkları riski ve inmenin azaltılmasında tuz alımının azaltılması etkilidir. Tuz tüketiminin alımı ve kan basıncı arasında direk bir ilişki vardır.Tuz alımı azaltıldığında uzun dönemde inme riski ve kardiyovasküler hastalıklar azalmaktadır. Tuz tüketimi günde 10 gr’dan 5gr’a indirildiğinde inme geçirme hızı %23, kalp damar hastalıkları hızı %17 azalmaktadır.

Sağlıklı yetişkinler için önerilen ortalama günlük tuz miktarı yaklaşık 5 gram iken Türkiye’deki günlük tuz alımı ortalaması kişi başı yaklaşık 15 gramdır. Ülkemizde tuz tüketimi önerilen değerlerin üç katı kadardır.

Halk sağlığının korunması ve hastalıkların oluşumunun önlenmesinde multidisipliner bir yaklaşım ile toplumumuzda tuz tüketiminin kademeli olarak önerilen seviyelere düşürülmesi için tuz tüketiminin azaltılmasına çalışma yapılması gerekliliği gündeme gelmiştir. Bakanlığımızca aşırı tüketildiğinde sağlığımızı olumsuz etkileyebilen tuzun daha az tüketilmesini sağlamak amacıyla 2011 yılından beri  “Türkiye Aşırı Tuz Tüketiminin Azaltılması Programı (2011-2015)” uygulanmaktadır. Programda; Mevcut durum analizi Müdahaleler Farkındalık çalışmaları İzleme ve değerlendirme yer almaktadırTürkiye Aşırı Tuz Tüketiminin Azaltılması Programı (2011-2015) kapsamında Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ile yapılan işbirliği çalışması sonucunda,   04.01.2012 tarih ve 28163 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 2012/2 Nolu Türk Gıda Kodeksi Ekmek ve Ekmek Çeşitleri Tebliği’ ne göre  ekmekteki tuz miktarı kuru maddede  % 1.5’ a düşürülmüştür. Pul biberdeki tuz oranı %9’dan %7’e indirilmiştir. Toplumda tuzun aşırı tüketimi ve sağlığa etkileri konusunda farkındalık oluşturmak amacıyla spot filmler hazırlanmıştır. Tıklayınız Milli Piyango İdaresi genel müdürlüğü ile yapılan işbirliği sonrasında 9 Şubat 2013 tarihli piyango çekilişinde tuz tüketiminin sağlığa etkisini vurgulayan  bir mesajın yer alması sağlanmıştır. Tıklayınız 81 Halk Sağlığı Müdürlüğü’ne “Türkiye Aşırı Tuz Tüketiminin Azaltılması” ile ilgili bilgilendirme eğitimleri düzenlendi ve illerde “Dünya Tuza Dikkat Haftası” kapsamında çeşitli farkındalık çalışmaları yapıldı. Okul kantinlerinde tuz oranı yüksek olan cipslerin satışı yasaklanmıştır. Gıda ürünlerinin etiketlerinde  günlük karşılama miktarları (GKM) 2012 Aralık ayından itibaren “gönüllü” olarak yer almaktadır. Halkta farkındalık yaratmak için afiş ve posterler yayınlandı. Tıklayınız

5 gr günlük tuz yaklaşık tepeleme 1 çay kaşığıdır

Tuzu azaltmak için tavsiyeler Taze ve  tuz eklenmemiş besinleri tercih edin Yemeklerin tadına  bakmadan tuz eklemeyin Tuz içeriği yüksek olan salamura besinleri (zeytin, peynir, turşu gibi) ve konserve besinleri  daha az tüketin Daha fazla taze sebze ve meyve tüketin Satın aldığınız hazır besinlerin etiketlerini mutlaka okuyun ve daha az tuzlu olanları tercih edin Yemeğinizin lezzetini arttırmak için tuz yerine maydanoz, nane, kekik, dereotu, rezene, fesleğen, limon gibi besinler ile baharatları kullanın Ev dışında yemek yiyorsanız az tuzlu besinleri tercih edin.

Türkiye Halk Sağlığı Kurumu

http://www.haticefidan.com/11-17-mart-dunya-tuza-dikkat-haftasi

Giresun Kültür Envanteri Kitabı Basıldı

Giresun Valiliği İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nün, Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı destekli “Giresun’daki Kültür Varlıklarının Literatüre Kazandırılması” projesi kapsamında, Giresun Üniversitesi öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Gazanfer İltar tarafından hazırlanan “Giresun Kültür Envanteri” isimli kitabın basımı tamamlanarak Valiliğimize teslim edildi.

Bundan önce ilimizde kültür varlıklarının bir arada bulunduğu herhangi araştırma ya da yayın bulunmamaktaydı. Halkımız arasında eserlerin yanlış bilindiği, yanlış tarihlendirildiği hatta eserlerle ilgili gerçek olmayan rivayetlerin türetildiği yönünde duyumlar da vardı. Bu çalışma ile birlikte yanlış bilgiler düzeltilerek kültür varlıklarımızın bir nevi kimlik bilgileri çıkartıldı. Böylece Giresun genelindeki tarihi eserler ilk defa akademik bir kitap altında toplandı. Ayrıca il genelinde henüz tescil edilmemiş birçok tarihi eser tespit edildi.

19 Mart 2014 Çarşamba günü saat 14.00’da Giresun Ticaret ve Sanayi Odası Konferans Salonu’nda gerçekleştirilecek olan konferansta “Giresun Kültür Envanteri” isimli kitabın tanıtımına da yer verilecek.

Orijinal Fotoğrafları İndirmek İçin Tıklayınız…

http://giresun.gov.tr/syf/haberiGoster.aspx?haber_ID=13627

Arı İçin Elektro Şoklu Çit Sistemi

İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğünce arı kovanlarının yabani hayvanlardan korunması için “Elektro Şoklu Çit Sistemi” dağıtıldı. İlimizde bal arısı kolonilerinin ayı ve diğer yabani hayvan saldırılarından korunması amacıyla sayın Valimiz Hasan Karahan’ın talimatıyla İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğünce uygulamaya konulan ve giderinin yüzde 50’si İl Özel İdaresi kaynaklarından ve yüzde 50’si de  yetiştiriciler tarafından karşılanan proje kapsamın da ;

Giresun Arı Yetiştiricileri Birliği üyesi olan 15 arıcımıza, Hayvan Sağlığı Yetiştiriciliği ve Su Ürünleri Şube Müdürlüğü elemanları tarafından uygulamalı kullanım bilgisi verildikten sonra  “Elektro Şoklu Çit Sistemi” dağıtıldı.

Güneş enerjisi ile çalışan elektro şoklu çit, hayvanların kısa fakat güvenli bir elektrik şoku ile kontrolüne imkan veren bir sistemdir. Bu elektrik şoku hayvanın hafızasında kalıcı olmakta ve daha sonra çite yaklaşmamaktadır.

http://giresun.gov.tr/syf/haberiGoster.aspx?haber_ID=13625

Damla Sulama Yapılmalı, İsraftan Kaçınılmalı

Yağış azlığı görülen dönemlerde suyun verimli kullanılması ve tarımsal faaliyetlerin olumsuz etkilenmemesi için alınacak tedbirler değerlendirildi. Gümüşhane Üniversitesi Bitkisel ve Hayvansal Üretim Bölüm Başkanı Yrd. Doç. Dr. Melih Okçu, kuraklığın tanımının yapılarak toplum bilincinin artırılmasına yönelik çalışmaların hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi. Yrd. Doç. Dr. Okçu, Birleşmiş Milletler’in Çölleşme ile Mücadele Sözleşmesi’ne (UNCCD) göre kuraklığın, yağışın normal düzeyinin oldukça altında olduğu zamanlarda varlığını hissettiren ve arazi kaynaklarının üretim sistemlerini olumsuz yönde etkileyerek, ciddi dengesizliklere yol açan doğal oluşumlu bir olay olduğu yönünde tanımlandığını belirtti.

Kuraklıkla ilgili detaylı ve geniş çaplı araştırmaların yapılması gerektiğini vurgulayan Okçu, “Kar, toprağın mayasıdır. Bu yıl yeterli kar yağışı olmadı. Kar, suyun ana kaynaklarından birisidir.” dedi. Kışın gerçekleşen kar yağışının, yazın üreticilere çok büyük faydasının dokunduğunu aktaran Okçu, sonbahar aylarında yapılan hububat ekiminin ardından bitkinin toprak üzerine çıktığında üzerine yağan kar’ın bir yorgan vazifesi gördüğünü herhangi bir olumsuzluğa karşı ürünü koruyabildiğini aktardı.

Okçu, kuraklık konusunda şu anda öyle bir sıkıntının olmadığının söylendiğini fakat buna rağmen çok iyi bir su yönetimi planlaması yapılması gerektiğini belirtti. Üreticilerin salma sulama sisteminden vazgeçerek damla sulama sistemine geçmeleri gerektiğini, suyun gerektiği kadar kullanılmasını ve israftan kaçınılmasını dile getiren Okçu, “Su bizim için vazgeçilmez en önemli kaynağımızdır. Artık ‘ne kadar fazla sularsam o kadar fazla ürün alırım’ anlayışından vazgeçmeliyiz.” dedi.

Yağış Azlığıyla Mücadele Yöntemleri

Yrd. Doç. Dr. Melih Okçu, kuraklık karşısında etkin su kullanımının öneminin toplumun her kesimine anlatılması ve aktarılması gerektiğini belirterek, üretim yapılan yerlerde özellikle sulamaya ihtiyaç duyulan bitkilerde kurağa toleranslı genotiplerin geliştirilmesi; mısır, soya fasulyesi, patates ve ayçiçeğinde de aynı işlemlerin yapılması gerektiğini kaydetti.

Kuru alanlarda da yetişecek mercimek, nohut, yem bitkileri ve buğday gibi ürünlerin en iyi şekilde geliştirilerek tarıma aktarılması ve kuraklığa karşı tarımsal üretimi garanti altına almak için sulama imkânlarının artırılması gerektiğini vurgulayan Okçu, “Uygun yetiştirme teknikleri geliştirilmeli ve bölgede yetiştirilen ürün deseni de dikkate alınarak bitki toleransı üzerinde çalışmalar yapılmalıdır” dedi.

http://www.tarimtv.gov.tr/HD4261_damla-sulama-yapilmali-israftan-kacinilmali.html

8 Mart Dünya Kadınlar Gününüz Kutlu Olsun