Daily Archives: 11 Mart 2014

Kalkınma Bölgelerine Besi Desteği Geliyor

Hayvancılıkta çoban istihdamına destek geldi, kalkınma bölgelerinde besi materyali üretimi de destek kapsamına girdi. Tarımsal Destekleme ve Yönlendirme Kurulu, 2014 yılı tarım destekleri ile ilgili çalışmayı tamamlayarak Bakanlar Kurulu’na sundu. Kalkınma Bakanlığı, Ekonomi Bakanlığı, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı müsteşarları ile Hazine Müsteşarı ve Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Tarım Reformu Genel Müdürü’nden oluşan Tarımsal Destekleme ve Yönlendirme Kurulu her yıl olduğu gibi 2014 yılı tarım desteklerini de belirledi. Dünya gazetesinden Ali Ekber Yıldırım’ın haberine göre Kurul’un belirlediği tarım destekleri birim fiyatları Bakanlar Kurulu’na sunuluyor. Bakanlar Kurulu’nda genellikle aynen kabul edilerek kamuoyuna açıklanıyor.

Tarımsal Destekleme ve Yönlendirme Kurulu Kararı’na göre 2014’te birçok tarım desteğinde artış yok. Alan bazlı desteklerden sadece gübre ve mazot desteğinde çok küçük artışlar yapıldı. Fark ödemesi (prim) desteklerinde ise 17 üründen sadece 2 üründe, pamukta 5 ve yağlık ayçiçeğinde ise 6 kuruşluk artış yapıldı. Hayvancılıkta da uygulamadaki desteklerin bir çoğu aynı kalırken ilk kez çoban istihdamına ve kalkınma bölgelerinde besilik materyal yetiştiricilerine destek verilecek.

Gübre ve mazot desteğinde artış

Tarımsal Destekleme ve Yönlendirme Kurulu kararına göre 2014 ürünü tarım desteklerinde alan bazlı desteklerden gübre ve mazot desteğinde artış sağlanırken toprak analizi, organik tarım ve iyi tarım uygulamalarında herhangi bir artış yapılmadı. Peyzaj ve süs bitkileri, özel çayır mera, orman emvali alanlar için geçen yıl dekar başına 2.9 lira olan mazot desteği 2014’te 2 kuruşluk artışla 3.1 lira olarak belirlendi. Gübre desteği ise bu alanlar için 4 liradan 4.3 liraya yükseltildi. Hububat, yem bitkileri, baklagiller, yumrulu bitkiler, sebze ve meyve alanları için geçen yıl dekar başına 4.3 lira olan mazot desteği bu yıl 3 kuruş artırılarak 4.6 liraya, 5.5 lira olan gübre desteği ise 6 lira olarak belirlendi. Yağlı tohum ve endüstri bitkilerinde ise dekara 7 lira olan mazot desteği 7.5 liraya, aynı ürünler için gübre desteği de 7 liradan 7.5 liraya yükseltildi. Geçmiş yıllarda olduğu gibi çiftçilerin gübre ve mazot desteğinden yararlanmaları için toprak analizi yaptırmaları şartı korundu. Toprak analizi için çiftçilere geçen yıl olduğu gibi dekara 2.5 lira destek verilecek.

Tarımsal destekleme bütçesinin en önemli kalemlerinden biri olan ve 17 üründe uygulanan fark ödemesi (prim) desteğinde sadece pamuk ve yağlık ayçiçeğinde artış öngörülüyor. Diğer 15 üründe ise herhangi bir artış yapılmadı. Buna göre 2013 ürününde olduğu gibi bu yılda aspir için kilo başına 45 kuruş, zeytinyağında 70 kuruş, soya fasulyesine 50 kuruş, kanolaya 40 kuruş, dane mısıra 4 kuruş, buğday, arpa, çavdar, yulaf, tritikaleye 5 kuruş, çeltik, kuru fasulye, nohut ve mercimekte ise kilo başına 10 kuruş fark ödemesi yapılacak. Yaş çaya ise yine geçen yıl olduğu gibi 12 kuruş prim ödenecek.

Çoban istihdamına destek

Hayvancılıkta mevcut desteklerde sadece birkaç kalemde düşük oranlarda artış sağlanırken 2014’te ilk kez çoban istihdamı destekleme kapsamına alındı. Ayrıca kalkınma bölgelerinde besiciliğe özel destek verilmesi kararlaştırıldı. DÜNYA’nın elde ettiği Tarımsal Destekleme ve Yönlendirme Kurulu Kararı’na göre 2014 yılında Sürü Yöneticisi (çoban) İstihdamı Desteği ilk kez uygulanacak. Devlet çoban istihdam edenlere her bir işletme için yıllık 8 bin lira destek verecek. Bu destek 2015 bütçesinden ödenecek.

Bu yıl ilk kez kalkınma bölgeleri olarak adlandırılan Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP), Doğu Anadolu Projesi (DAP), Konya Ovası Projesi (KOP), Doğu Karadeniz Projesi (DOKAP) kapsamındaki illerde Besilik Materyal Üretim Desteği uygulanacak. Bu destekler 2014’te başlayacak ancak ödemeleri 2015 bütçesinden yapılacak. Sadece kalkınma bölgeleri için öngörülen bu destek özellikle hayvancılığın yaygın olarak yapıldığı Trakya, Ege, Marmara ve Akdeniz Bölgesi’nde tepkilere neden olması bekleniyor. Yetiştiriciler desteğin ülke genelinde uygulanmasını talep ediyorlardı.

Yem bitkilerinde artış yok

Hayvancılık sektörünün en önemli girdisi olan yem bitkileri desteklerinde hiç bir artış yapılmaması dikkat çekiyor. Kuraklık nedeniyle yem bitkileri üretiminin de azalacağı beklenen bu yıl saman ithalatının bile yeniden gündeme gelebileceği ifade ediliyor. Buna rağmen 2014’te yem bitkileri desteklerinin hiç artırılmaması hayvancılık sektörünü zora sokacak.

Tarımsal Destekleme ve Yönlendirme Kurulu Kararı’na göre 2014’te manda yetiştiricilerine verilen destekte artış yapılırken koyun ve keçide hayvan başı destekler artırılmadı.

Hayvan başı ödeme desteğinde 2013’te manda için 350 lira olan destek 400 liraya çıkarıldı. Sığırda ise hayvan başına 225 lira olan destekte artış yapılmadı. Hastalıktan ariişletmelerde ise hayvan başına 300 lira olan destek 375 liraya yükseltildi. Islah Amaçlı Küçükbaş Hayvan Yetiştirici Birliklerine yürüttükleri proje kapsamında hayvan başına 20 liraolan destek bu yılda aynen devam edecek. Manda sütü ile koyun ve keçi sütüne geçen yıl olduğu gibi litre başına 20 kuruş prim ödenecek. İnek sütüne verilecek prim ise Gıda,Tarımve Hayvancılık Bakanlığı tarafından daha sonra belirlenecek. Arıcılıkta ise kovan başına 8 lira olan destek 10 liraya çıkarıldı.

http://www.internethaber.com/kalkinma-bolgelerine-besi-destegi-geliyor-648701h.htm

11-17 Mart Dünya Tuza Dikkat Haftası

Dünyada olduğu gibi ülkemizde de beklenen yaşam süresinin ve sağlıksız yaşam alışkanlıklarının artışı ile birlikte kronik hastalıklar da artmaktadır. Türkiye Ulusal Hastalık Yükü çalışması verilerine göre ülkemizdeki ölümlerin %79’i kronik hastalıklar nedeniyle oluşmakta ve ulusal düzeyde ölüme neden olan ilk yirmi hastalık içinde bulaşıcı olmayan kronik hastalıklar (İskemik Kalp hastalıkları, Serebrovasküler Hastalıklar, KOAH, Trakea Bronş ve Akciğer Kanserleri, Hipertansif Kalp Hastalıkları, Diabetes Mellitus gibi) ilk sıralarda yer almakta ve önemli hastalık yükü oluşturmaktadır.,

Ülkemizde ilk on ölüm nedeni içerisinde iskemik kalp hastalıkları 1.sırada, hipertansif kalp hastalıkları 6.sırada, inflamatuar kalp hastalıkları ise 10. sıradadır. Temel hastalık gruplarına göre ölüm nedenleri sıralamasında ilk iki sırada kronik hastalıklar yer almakta ve kardiyovasküer hastalıklar %48 ile ilk sırada yer almaktadır. Bu hastalıklar tuz tüketimi ile yakından ilişkilidir.

Dünya Sağlık Örgütü; hipertansiyon, kalp hastalıkları, böbrek hastalıkları başta olmak üzere obezite, diyabet ve bazı kanser türlerinden korunmak ve kemik sağlığını olumsuz etkilememek amacıyla günlük olarak tüketilmesi gereken tuz miktarını günde 5 gram dan  az  olarak önermektedir.

Yetişkinlerde hipertansiyon, kalp hastalıkları riski ve inmenin azaltılmasında tuz alımının azaltılması etkilidir. Tuz tüketiminin alımı ve kan basıncı arasında direk bir ilişki vardır.Tuz alımı azaltıldığında uzun dönemde inme riski ve kardiyovasküler hastalıklar azalmaktadır. Tuz tüketimi günde 10 gr’dan 5gr’a indirildiğinde inme geçirme hızı %23, kalp damar hastalıkları hızı %17 azalmaktadır.

Sağlıklı yetişkinler için önerilen ortalama günlük tuz miktarı yaklaşık 5 gram iken Türkiye’deki günlük tuz alımı ortalaması kişi başı yaklaşık 15 gramdır. Ülkemizde tuz tüketimi önerilen değerlerin üç katı kadardır.

Halk sağlığının korunması ve hastalıkların oluşumunun önlenmesinde multidisipliner bir yaklaşım ile toplumumuzda tuz tüketiminin kademeli olarak önerilen seviyelere düşürülmesi için tuz tüketiminin azaltılmasına çalışma yapılması gerekliliği gündeme gelmiştir. Bakanlığımızca aşırı tüketildiğinde sağlığımızı olumsuz etkileyebilen tuzun daha az tüketilmesini sağlamak amacıyla 2011 yılından beri  “Türkiye Aşırı Tuz Tüketiminin Azaltılması Programı (2011-2015)” uygulanmaktadır. Programda; Mevcut durum analizi Müdahaleler Farkındalık çalışmaları İzleme ve değerlendirme yer almaktadırTürkiye Aşırı Tuz Tüketiminin Azaltılması Programı (2011-2015) kapsamında Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ile yapılan işbirliği çalışması sonucunda,   04.01.2012 tarih ve 28163 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 2012/2 Nolu Türk Gıda Kodeksi Ekmek ve Ekmek Çeşitleri Tebliği’ ne göre  ekmekteki tuz miktarı kuru maddede  % 1.5’ a düşürülmüştür. Pul biberdeki tuz oranı %9’dan %7’e indirilmiştir. Toplumda tuzun aşırı tüketimi ve sağlığa etkileri konusunda farkındalık oluşturmak amacıyla spot filmler hazırlanmıştır. Tıklayınız Milli Piyango İdaresi genel müdürlüğü ile yapılan işbirliği sonrasında 9 Şubat 2013 tarihli piyango çekilişinde tuz tüketiminin sağlığa etkisini vurgulayan  bir mesajın yer alması sağlanmıştır. Tıklayınız 81 Halk Sağlığı Müdürlüğü’ne “Türkiye Aşırı Tuz Tüketiminin Azaltılması” ile ilgili bilgilendirme eğitimleri düzenlendi ve illerde “Dünya Tuza Dikkat Haftası” kapsamında çeşitli farkındalık çalışmaları yapıldı. Okul kantinlerinde tuz oranı yüksek olan cipslerin satışı yasaklanmıştır. Gıda ürünlerinin etiketlerinde  günlük karşılama miktarları (GKM) 2012 Aralık ayından itibaren “gönüllü” olarak yer almaktadır. Halkta farkındalık yaratmak için afiş ve posterler yayınlandı. Tıklayınız

5 gr günlük tuz yaklaşık tepeleme 1 çay kaşığıdır

Tuzu azaltmak için tavsiyeler Taze ve  tuz eklenmemiş besinleri tercih edin Yemeklerin tadına  bakmadan tuz eklemeyin Tuz içeriği yüksek olan salamura besinleri (zeytin, peynir, turşu gibi) ve konserve besinleri  daha az tüketin Daha fazla taze sebze ve meyve tüketin Satın aldığınız hazır besinlerin etiketlerini mutlaka okuyun ve daha az tuzlu olanları tercih edin Yemeğinizin lezzetini arttırmak için tuz yerine maydanoz, nane, kekik, dereotu, rezene, fesleğen, limon gibi besinler ile baharatları kullanın Ev dışında yemek yiyorsanız az tuzlu besinleri tercih edin.

Türkiye Halk Sağlığı Kurumu

http://www.haticefidan.com/11-17-mart-dunya-tuza-dikkat-haftasi