Daily Archives: 31 Ağustos 2014

Taze Ceviz Yemek İçin İki Neden Daha

Cevizin insanoğlunun besin olarak ilk yararlandığı bitkilerden biri olarak  biliniyor. Eski ‘Signatür’ teorisinde ceviz tohumunun beyne benzemesi nedeniyle beyni geliştirdiğine inanılırdı. Nitekim cevizdeki L-arjinin amino asidinin beyin işlevlerini desteklediği yönünde bulgular mevcut. Ancak son 20-30 yılda yürütülen deneysel ve klinik çalışmalar cevizin çeşitli tip oksidatif etkenler üzerinde antioksidan etkisi bulunduğunu ve buna bağlı olarak kan lipit ve kolesterol değerlerini düşürdüğünü ortaya koyuyor. Bu bakımdan cevizin bir besinin ötesinde, bir sağlık savaşçısı olarak özellikle kalp ve damar sağlığının korunması ve düzenlenmesine yönelik uygulamaları ön plana çıkıyor.

Çoklu doymamış yağ asitleri bakımından zengin ceviz tohumlarında bulunan linoleik asit (yağın yüzde 52.4’ü) ve alfa-linolenik asit (yüzde 12.5) kolay oksitlenebilme özelliğinde. Ancak ceviz tohumlarının içinde bulunan E vitamini (tokoferoller) ve ceviz tohumlarının sarı renkli zarındaki fenolik bileşiklerin (başlıcası hidroliz olmayan elajik tanenler) ‘antioksidan’ etkisi sayesinde bu bozulma önleniyor.

SUDA SABAHA KADAR BEKLETİN

Bu konuda birkaç yıl önce bizim yaptığımız ufak ölçekli bir klinik çalışmada üç aylık uygulamada kan lipit değerlerinde yüzde 15’lik bir düşme sağlandığını gözlemlemiştik (yazılarımı izleyenler hatırlar).  Akşamdan 3-4 adet ceviz meyvesi kırılıp bir bardak suda sabaha kadar bekletilir.  Sabah kalkınca aç karnına önce bardaktaki sarı renkli su içilir ve ardından cevizler yenir.  Suyun içinde çözünen antioksidan etkili tanen tipi polifenolik bileşenlerine bağlı olarak tadı buruktur.  Yenen cevizlerde ise antioksidan E vitamini bulunur.

Yeni yayımlanan iki klinik çalışmanın sonuçları da bizim bulgularımızı destekliyor. ABD’de yapılan iki klinik çalışmadan biri 23 ile 44 yaşları arasında 32 sağlıklı gönüllüde yürütülmüş. Bir gruba yüksek doymuş yağ içerikli diyet, diğer gruba ise ceviz (90 gram) verilmesinden 24 saat sonra ölçülen kan değerlerinde ceviz verilen grupta kan antioksidan kapasitesinin (gama-tokoferol ve kateşinler) belirgin bir şekilde yükseldiği, lipit değerlerinin ise düştüğü görülmüş. Yani tek sefer bile ceviz yenilmesiyle etki ortaya çıkmaya başlıyor. Bu çalışma dünyada en yüksek yaş ortalamasına sahip yerlerden biri olan Loma Linda’da (ABD) yapılmış.

Taze cevizin piyasaya çıktığı bu günlerde sağlığımızı korumak için böylesine değerli besinden yararlanmak akılcı olacaktır.

KOLESTEROLE DE KARŞI

Diğer çalışmada ise cevizin obez ya da aşırı kilolu orta derecede yüksek kolesterol hastalarında kan lipit değerleri üzerindeki etkisi incelenmiş. Bu defa ceviz tohumunun her parçasının etkisi ayrı ayrı değerlendirilmiş. Yani gruplara ayrı ayrı tek seferde; tüm ceviz (85 gram), ceviz tohumunun sarı zarımsı kısmı (5.6 gram), yağı alınmış ceviz tohumu (34 gram) veya ceviz yağı (51 gram) verildikten sonra biyokimyasal tahlil sonuçları değerlendirilmiş.

Sonuç olarak ceviz tohumunun her kısmının ayrı ayrı yararları bulunduğu, birbirinin etkilerini tamamladığı gözlemlenmiş. Ceviz yağı, içindeki alfa-linolenik asit (ALA), fitosteroller gibi yağda çözünen bileşenler nedeniyle tüm ceviz ve sarı tohum zarından daha hızla emilerek bilhassa damar işlevleri (endotel) üzerinde etki göstermiş. Araştırmada gözlenen bir başka yeni bulgu ise tüm ceviz ve ceviz yağının kolesterolü düşürücü etki şekline yönelik. Cevizin iyi huylu kolesterol olarak bilinen HDL ve apoA-1’den bağımsız olarak, kolesterolün taşınmasını baskılayarak koroner damarlarda birikmesini azalttığı ileri sürülüyor (bilimsel olarak, kalp krizi riskinin belirlenmesinde bir değer olarak kabul edilen makrofajlardan kolesterol efluksunu önleyerek).Prof. Dr. Erdem Yeşilada

http://haber.stargazete.com/yazar/taze-ceviz-yemek-icin-iki-neden-daha/yazi-930271

Tarım Ürünlerinin İhracat İade Oranları

Uluslararası piyasalarda rekabet gücünü ve ihracat potansiyelinin artırılması amacıyla tarımsal ürünlerde uygulanacak ihracat iadesi oranları belirlendi.   Para-Kredi ve Koordinasyon Kurulunun konuya ilişkin kararı, Resmi Gazete’de yayımlanarak 1 Ocak 2014’ten geçerli olmak üzere yürürlüğe girdi. Türkiye’nin tarımsal ürünlerinin uluslararası piyasalarda rekabet gücünü ve ihracat potansiyelini artırmayı amaçlayan karar, Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonundan karşılanmak üzere ihracat iadesi yardımlarından yararlanacak ürün cinslerini, ihracat iade miktarlarını, miktar barajlarını ve bunlara yapılacak azami ödeme oranlarını belirliyor.

 Buna göre, kümes hayvanları etleri (sakatatlar hariç), yumurta, bal, buket yapmaya elverişli veya süs amacına uygun cinsten çiçek ve tomurcuklar, dondurulmuş ve kurutulmuş sebzeler, meyveler, zeytinyağı, hazır ve konserve balıklar, kümes hayvanları etinden, sakatatından yapılmış sosisler ve benzeri ürünlerle kümes hayvanları etinden hazırlanmış veya konserve edilmiş ürünler, çikolata ve kakao içeren gıda müstahzarları, makarnalar, bisküvi, gofret ve kekler, dondurulmuş sebze, meyve ile meyve sebze işleme sanayine dayalı gıda maddeleri, reçel, jöle, marmelat ile meyve veya sert kabuklu meyve püreleri veya pastları, meyve ve sebze suları ile meyve nektarları ihracatının kararla belirlenen miktardaki ihracatına yüzde 15 ile yüzde 100 arasında değişen oranlarda ihracat iadesi yapılacak.

“İŞLENMİŞ TARIM ÜRÜNLERİ İHRACATININ DAHA İLERİ SEVİYELERE ÇIKARILMASI HEDEFLENMEKTEDİR”  Ekonomi Bakanlığından yapılan açıklamada, Tarımsal Ürünlerde İhracat İadesi Yardımlarına İlişkin Karar ile işlenmiş tarım ürünleri ihracatının devlet destekleriyle daha ileri seviyelere çıkarılmasının hedeflendiği belirtildi.

 Bakanlıktan yapılan açıklamada, tarımda ihracatçıların uluslararası alanda rekabet güçlerinin geliştirilerek pazar paylarının artırılması amacıyla katma değeri yüksek, üretim, ihracat ve istihdam potansiyeli olan nihai tüketiciye yönelik işlenmiş tarım ürünlerinin ihracatının desteklendiği ifade edildi.

 Söz konusu desteklerin Dünya Ticaret Örgütü yükümlülükleri dikkate alınarak hazırlandığı, bu kapsamda Tarımsal Ürünlerde İhracat İadesi Yardımlarına İlişkin Karar’ın Resmi Gazete’de yayımlandığı anımsatılan açıklamada, şunlar kaydedildi:

 “Bu karar marifetiyle ülkemiz gıda sanayisinin ulaştığı gelişmişlik düzeyi, ürün yelpazesinde sağladığı kalite ve çeşitliliğin yanı sıra ülkemizin Avrupa, Bağımsız Devletler Topluluğu ülkeleri, Orta Doğu ve Kuzey Afrika pazarlarına yakınlığının sağladığı lojistik avantajlar da göz önüne alındığında, işlenmiş tarım ürünleri ihracatının devlet destekleriyle daha ileri seviyelere çıkarılması hedeflenmektedir.

 Karar ile ayrıca ihracata yönelik, tüketici taleplerine uygun çeşit ve kalitedeki ürünlerin üretiminin, üretici/ihracatçı işbirliğiyle geliştirilmesinin daha yüksek düzeyde teşvik edilebilmesi amacıyla İhracat Bağlantılı Tarımsal Üretim Sözleşmesi kapsamında temin edilerek ihraç edilecek ürünler ile organik ürünlere ilave destekler sağlanmaktadır. Bu çerçevede; ülkemiz çiftçileri, sanayicileri ve ihracatçılarının bir sinerji içerisinde birbirlerinden güç alarak daha büyük üretim ve ihracat başarılarına imza atmaları için kamu destekleri, etkin bir politika aracı olarak kullanılmaktadır. Söz konusu desteklerden faydalanmak için ihracatçılarımızın, fiili ihracatlarını müteakip ilgili ihracatçı birliklerine müracaat etmeleri gerekmektedir.”

http://www.sabah.com.tr/Ekonomi/2014/08/28/tarim-urunlerinin-ihracat-iade-oranlari