Daily Archives: 04 Nisan 2011

Küresel Isınma 20 Yıl Sonra Türkiye’de Neyi Değiştirecek?

Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Eğitim Bilimleri Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. İbrahim Atalay, küresel ısınmanın etkisiyle Türkiye’de nelerin değiştiğini ve 15-20 yıl içinde nelerin yaşanabileceğini anlattı. Atalay, AA muhabirine yaptığı açıklamada, iklim değişmelerinde iki iklim tipini esas aldıklarını, bunlardan birinin “sıcak ve nemli”, diğerinin ise “soğuk ve kurak” olduğunu, milyonlarca yıldan bu yana iklim değişikliklerinin bu iki tipte görüldüğünü belirtti. 

Dünyanın dörtte üçünün deniz olduğunu ve sıcak havayla birlikte buharlaşmanın artacağını, bunun da yağış getireceğini anlatan İbrahim Atalay, sanayi devriminden önce Türkiye’de havadaki karbondioksit miktarının 10 binde 27 PPM olduğunu, bugün ise bu oranın 40 PPM’e yükseldiğini söyledi.

Son 100 yılda dünyadaki sıcaklık artışının ise 0,6 derece olduğunu, bazı yerlerde bu oranın biraz yüksek seyrettiğini anlatan Prof. Dr. Atalay, bunun da çok yüksek bir ısınma olmadığını söyledi.

Küresel ısınma konusunda “trenin istasyona geldiğini, ancak henüz kalkmadığını” dile getiren Atalay, “Tren düdük çalıyor, uyarı veriyor. Karbondioksit emisyonu bu şekilde devam ederse sıcaklık artacak” dedi. 

Karla kaplı bölgelerde ısınma olduğunu, deniz seviyesinde de yükselme yaşandığını ifade eden Atalay, bu göstergelerin dünyanın küresel ısınma trendine girdiğini anlattığını söyledi.

“SURİYE ÇÖLÜ GÜNEYDOĞU ANADOLU’YA DAYANACAK”-

Türkiye’de sıcaklık artışının etkisinin en erken 15-20 yıl sonra görülebileceğini ifade eden İbrahim Atalay, “Söz konusu trend devam ederse bugünkü Suriye Çölü Güneydoğu Anadolu’ya dayanacak. Mut Havzası’nda çölleşme etkileri hissedilecek. Buna karşılık Türkiye’de yağış artacak” diye konuştu.

Yağışın şiddetinin de artacağını söyleyen Prof. Dr. Atalay, Akdeniz, Karadeniz ve İstanbul bölgesinde çok şiddetli taşkınların yaşanabileceğini açıkladı.

“Hava ne kadar buhar taşırsa o kadar istikrarsız olur” şeklinde konuşan Atalay, Doğu Anadolu Bölgesi’nin de bugüne göre daha fazla yağış alacağını, ancak bölgedeki tarımın da artabileceğini söyledi.

Fırat ve Dicle nehirlerinin suyla daha çok besleneceğini, iddia edilenin aksine barajlarda çekilme olmayacağını anlatan İbrahim Atalay, “Dolayısıyla küresel ısınmaya bağlı olarak Türkiye’de sıcaklık artışı olsa bile bu ülkenin tarımsal faaliyetlerini etkilemeyecek” şeklinde konuştu. 

Şiddetli yağışlardan en çok etkilenecek bölgenin de Karadeniz olacağını ifade eden Atalay, tüm bu gelişmelerin “bugünden yarına” olamayacağını, tüm gelişmelerin en erken 2025-2030 yıllarında yaşanabileceğini, 2050 yılında hava sıcaklığının bugüne göre 2 derece artış göstereceğini de söyledi. 

Isınmayla birlikte bitki örtüsünün de değişeceğini ifade eden Atalay, denizin 2050’li yıllarda 76 santimetre yükseleceğini dile getirdi.

Kamuoyunda tartışılan küresel ısınmanın köklü olarak iklim değişikliği meydana getiremeyeceğine işaret eden Atalay, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Bu ısınma trendine bağlı olarak doğa bize şunu söylüyor, (Benim kendime göre bir çalışma kanunum var. Eğer siz bu kanunu bozarsanız, o kanun bozulmuş şekilde çalışır. Siz bana tokat atarsanız. Ben de size yumruğu atarım. Tercih size kalmış.)”
http://www.yesilbilgi.org/kuresel-%c4%b1sinma-20-yil-sonra-turkiyede-neyi-degistirecek.aspx

Her Yer Yeşil Olsun

Ağaçlandırma seferberliği kapsamında Kamu kurumu niteliği taşıyan ve Bakanlığımız ile yapılmış oldukları protokolleri gereği olarak  2010-2011 sonbahar ve ilk bahar sezonunda ağaç dikmek isteyen,  Milli Eğitim bakanlığı bünyesindeki bütün okulların bahçelerine, Diyanet işleri başkanlığının bünyesindeki bütün camilerin bahçelerine Sağlık Bakanlığı bünyesindeki bütün hastane ve sağlık ocaklarının bahçelerine, Köy muhtarlıklarının sorumluluğunda bulunan bütün mezarlıklarına ve Köy yoluna, ağaçlandırma yapmak üzere bedelsiz olarak. Bunun haricinde bedeli karşılığı olmak kaydı ile bütün vatandaşlarımıza,

Talepleri halinde talep ettikleri fidanları dikecekleri yer müsait olması ve yerinde yapılan inceleme neticesinde yetkilerine resmi müracaatları karşılığında ağlaçndırma yapmak amacı ile teslim edilecektir. Devamındaki yıllarada dikilen fidanlar tarafımızdan yerinde kontrol edilerek kuruyanların yerine yenilerinin dikilmesi sağlanacaktır.

Bu kapsamda bu güne kadar 100 ün üzerinde okul, 40 ın üzerinde cami bahçesi, 20 ye yakın sağlık ocağı ile 15in üzerinde mezarlığa yaklaşık olarak 10.000 adet fidan dikilmiştir.

Taleplerin resmi müracaat olarak Giresun il çevre ve orman müdürlüğüne yapılması gerekmekte olup taleplerin faks yolu ile de gönderilmesi halinde kabul edilmektedir.
http://giresun.cevreorman.gov.tr/Giresun/AnaSayfa/resimliHaber/10-11-29/Her_yer_ye%c5%9fil_olsun.aspx?sflang=tr

Su Ürünleri Av Yasağı 1 Nisan Tarihi İtibariyle Başladı

Tarım İl Müdürü Mehmet BEYKAYA, su kaynaklarında başlayan su ürünleri av yasakları hakkında açıklamada bulundu; 21 Ağustos 2008 tarih ve 26974 sayılı Resmi Gazete’de ve Değişiklik yapılan 05 Kasım 2008 tarih ve 27045 sayılı Resmi Gazete’de ilan edilen Ticari Amaçlı Su Ürünleri Avcılığını düzenleyen 2/1 Numaralı Tebliğin Zaman Yasakları Başlığının 33. maddesinin c) fıkrası ve Amatör Amaçlı Su Ürünleri Avcılığını Düzenleyen 2/2Numaralı Tebliğin İç sularda Avlanabilecek Türler ve Zamanları Başlığının 12. maddesinin 6. çizelgesi gereğince İlimizdeki su kaynaklarında bulunan “Sazan, Kadife, Şiraz, Yayın, Tatlısu Kefali ve Diğer Türlerin” üreme sezonu olan 01 Nisan–01 Temmuz tarihleri arsında avcılığı yasaktır. Av yasağı zamanına uymadan yapılan avcılıklarda 1380 Sayılı Su Ürünleri Kanunu gereğince gerekli yasal işlemlerin uygulanacaktır.

 Halkımızın cezai işleme maruz kalmaması ve su ürünlerimizin üreme zamanı olan yasak aylara riayet etmesi halkımızın ve İlimizin yararına olacaktır”dedi.

http://www.sivastarim.gov.tr/haberDetay.aspx?hbr=350&ilce=1