Daily Archives: 29 Nisan 2011

Hindi Yılbaşında Değil, 12 Ay Kral

Besin değerleri açısından ve kolestrol düşüklüğü ile kırmızı ete rakip olan hindi eti, sadece yılbaşı döneminde değil yılın her ayı tüketilmeye başlandı
Kırmızı ette yaşanan fiyat sıkıntıları sonucu et ithalatına gidilmesi konusunda tartışmalar sürerken en az tavuk eti kadar hindi eti de alternatif olarak yükseldi. Talebin giderek arttığını söyleyen sektör temsilcileri, yurtiçinde tüketimin buna rağmen istenen boyutta olmadığını dile getirdi.

Türkiye’nin ilk hindi yetiştiricisi Bolca Hindi Yönetim Kurulu Başkanı Şerafettin Erbayram, son iki yıldır hindi etinin kırmızı ete alternatif olmaya başladığını dile getirdi. Hindi etinin sağlık açısından öneminin yanı sıra fiyatının uygunluğunun da göz önünde bulundurulduğunu söyleyen Erbayram, “Kırmızı etin yaklaşık yarısı fiyatına satılan hindi eti artık sadece yılbaşlarında rağbet görmüyor. Satışlarının yılın 12 ayına yayıldığını görüyoruz. Biz kendi firmamızdan örnek verecek olursak Temmuz ayında yılbaşından daha çok satış yapabiliyoruz” dedi.

İhracat olursa üretim artacak

Banvit A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Görener hindi etine olan talebin yılın 12 ayına yayıldığını doğrulayarak “Yılbaşı öncesindeki 10 gün satışlar artsa da toplam hindi üretiminin ancak  satılıyor” diye konuştu. Kırmızı ette düşüşten hindi etinin yeterli payı almadığına işaret eden Görener, “Çünkü ülkemizde büyükbaşta kişi başına tüketim 12, piliç etinde 17 kilogramın üzerindeyken hindi eti ise yaklaşık 400 gram civarında. Görener ihracatla ilgili olarak ise şunları söyledi: “Sektörümüze AB ihracat kapılarının tamamen açılmasıyla birlikte, hindi üretiminde de artışı öngörüyoruz. Böylece iç pazardaki tüketim oranlarında ilerleme yavaş bile olsa, ihracat kanalı ile ülkemizdeki hindi eti üretimi de artırılabilir düşüncesindeyiz.”

“AB’ye ihracatı bekliyoruz”

Kırmızı et fiyatlarının yükselmesiyle birlikte toplu yemek hizmeti veren firmaların hindi etine yöneldiğini ve külbastıdan döner çeşitlerine kadar pek çok çeşidi hindi eti ile yaptığını söyledi. Son iki yılda 10 yıllık beklentilerinin karşılanmaya başladığını, üretimin 35-40 bin tonlardan 50 bin tona kadar çıktığını da anlatan Erbayram, “Üretimin yüzde 25’ini biz yapıyoruz. Sektördeki üreticiler olarak Avrupa Birliği ve Rusya’ya ihracat kapılarının açılmasını bekliyoruz. Gerek tavuk gerekse de hindi etinde ihracat yaptığımız Ortadoğu ülkeleri bizim kalitemizi tescil etmiş bulunmakta” diye konuştu. Erbayram, “Özellikle orta yaş üstü nüfus için kolesterol oranlarının düşük olması avantajını taşıyan hindi etinin gelişmiş ülkelerdeki yıllık tüketimi kişi başına 7 ila 15 kilogram arasında seyrediyor. Türkiye’de ise 500 gramı bulmuyor. Bu oranın yükseltilmesi gerekiyor” diye konuştu.

Pınar: Yıl boyu raftayız

Pınar Entegre Et ve Un Sanayi A.Ş.’den Kamuoyu Aydınlatma Platformu’na yapılan açıklamada da “Ülkemizde sadece yılbaşı ile ilgili olarak akla gelen hindi, sağlık ve lezzet değerleriyle, düşük yağ ve kolesterol oranı, taşıdığı yüksek protein ile yılın tamamında raflarda yerini almakta ve kırmızı et fiyatlarında yaşanan fiyat artışından olumlu yönde etkilenmektedir” denildi.

 http://www.milliyet.com.tr/hindi-yilbasinda-degil-12-ay-kral/ege/haberdetay/26.04.2011/1382254/default.htm

http://www.tarimtv.gov.tr/medyaizle.php?haber_id=178

Çiftçiler, Daha Fazla Verim Elde Etmek İstiyorsa Damla Sulama Yöntemine Geçmeli

Ordu Ziraat Odası Başkanı Necat Avcı, ”Çiftçilerimiz, meyve ve sebzelerinden daha fazla verim elde etmek istiyorsa damla sulama yöntemine geçmelidir” dedi. Avcı, yaptığı açıklamada tarım alanında damla sulama yönteminin Türkiye’nin bazı bölgelerinde uygulandığını, Karadeniz Bölgesi’nde ise çok az alanda uygulandığını söyledi. Damla sulama yönteminin Karadeniz Bölgesi’nde uygulanmamasının başında bölgenin yağışlı olmasından kaynaklandığına dikkat çeken Avcı, şunları söyledi: ”Bölgemizde damla sulama yöntemi yok denecek kadar az tercih ediliyor.

Ancak özellikle kivinin yaygınlaştığı bölgemizde artık damla sulama yöntemine geçileceğini düşünüyorum. Kivi her geçen yıl çoğalıyor. Üreticiler şimdilik kiviyi kendi imkânlarıyla taşıma suyla sulamaya çalışıyor. İlerleyen yıllarda bu yöntemin başarısız olacağını şimdiden söylemek isterim. Nedeni ise az sulanan bir ürünün yeteri kadar ürün verememesi ve kalitesiz bir şekilde ürün vermesidir. Bunun önüne ancak damla sulama yöntemi ile geçilebilinir. Bölgemiz yağışlı bir bölgedir. Ancak yağmur suyu ile sulanan meyve ve sebze damla sulama yöntemi ile sulandığı takdirde daha bol ve kaliteli verim verecektir. Başka bölgelerde bu yöntem sıkça kullanılmakta ve çiftçiler ürünlerini bol ve kaliteli almaktadırlar. Çiftçilerimiz, meyve ve sebzelerinden daha fazla verim elde etmek istiyorsa damla sulama yöntemine geçmelidir.”

Gelecekte damla sulama kaçınılmaz olacak
Damla sulama yönteminin bölgede yaygınlaşması için çalışma yapılması ve üreticilerin bilinçlendirilmesi gerektiğini de kaydeden Avcı, gelecekte damla sulamanın kaçınılmaz olacağını da vurguladı. Damla sulama ile ekonomik kazanç sağlanacağını da sözlerine ekleyen Avcı, ”Bitki kök bölgesinde ihtiyaç duyulan nem ortamı sağlandığından, bitki topraktan suyu fazla enerji harcamaksızın alır bu da ürün artışını sağlayan önemli bir faktördür. Bitki besin maddeleri bitkinin ihtiyaç duyduğu zamanda sulama suyu ile birlikte bitki kök bölgesine verildiğinden gübreden en üst düzeyde yararlanılır. Bitki sıra araları ıslatılmadığından yabancı ot gelişimine olanak verilmez. Toprak yüzeyi kuru tutulduğundan toprak işleme, ilaçlama, ürün hasadı ve taşınması daha kolaydır. Böylece tarımsal işlemler en aza indirilir. Bitkinin toprak üstü organları ıslatılmadığından bitki hastalıklarının gelişmesi önlenir. Bitki kök bölgesinde düzenli bir nem dağılımı sağlandığından toprak havalanması iyi olur. Sulama suyu istenilen miktarda ve en iyi denetimle uygulanabilir, su uygulama randımanı çok yüksektir, işletilmesi kolaydır ve sulama işçiliği minimum düzeydedir”diye konuştu.

http://www.orduolay.com.tr/news.php?id=4304

Susuzluk Başladı!

Çin’in güneyindeki Guangdong eyaletindeki kuraklık yüzünden 60 bin kişinin içme suyu sıkıntısıyla karşı karşıya kaldığı bildirildi. Şinhua ajansının haberine göre, 160 bin hektar ekili arazinin olumsuz etkilendiği belirtilirken, 12 kentte insanların içme suyu sıkıntısıyla karşı karşıya olduğu ifade edildi.

Yerel hükümetin kuraklıkla mücadele için 8 milyon yüen (yaklaşık 1 milyon 870 bin TL) ödenek ayırdığı belirtilen habere göre, su kaynaklarının garanti altına alınması için çalışmalar başlatıldı.Yetkililer, gelecek aya kadar kuraklığın devam edeceğini, bölgede bir ay sonra yağışın beklendiğini kaydetti.

http://www.yesilbilgi.org/susuzluk-basladi.aspx