Monthly Archives: Şubat 2012

Bal Üretiminde Nanoteknolojik Uygulama

Nanoteknolojiyle üretilen gümüş kaplı arı kovanlarının bakterileri etkisiz hale getirdiği, böylelikle ilaç kullanımının önüne geçerek balın kalitesini ve verimliliğini artırdığı belirlendi. Nanoteknolojiyle üretilen kovanların, arı hastalıklarının önüne geçtiği ve balın kalitesini artırdığı ortaya çıktı. Meb Metal Yönetim Kurulu Başkanı Kadir Kumcu, 5 yıllık çalışmayla nanoteknolojik arı kovanları geliştirdiğini söyledi. En kuvvetli antibakteriyel malzemelerden biri olan gümüşün bakterileri etkisiz hale getirdiğini, insan sağlığına zarar vermediğini ifade eden Kumcu, arıcıların çiçek bulmak için Türkiye’nin çok çeşitli bölgelerini gezmeleri nedeniyle arı hastalıklarının hızla yayılabildiğini söyledi.

Nanoteknolojik kovanları inceleyen Uludağ Üniversitesi Arıcılık Geliştirme ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Levent Aydın, dünyada çok eski tarihlerden itibaren gümüşün antibakteriyel özelliğinin bilindiğini, nanoteknolojik kovanın bu bağlantıdan yola çıkılarak planlandığını ifade etti.

 http://www.tarimtv.gov.tr/HD942_bal-uretiminde-nanoteknolojik-uygulama.html#

2012 Yenilenebilir Enerji Yılı Olacak

Yenilenebilir enerji kaynaklı elektrik üretim kapasitesi; son 6 yılda dikkate değer bir gelişme kaydetti. Yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik üretiminin; desteklendiği ve teşvik edildiği, 5346 sayılı yasanın, çıkartıldığı 2005 yılı itibariyle bir ivme kazanmaya başlayan yenilenebilir enerji kaynaklı elektrik üretim kapasitesi; son 6 yılda dikkate değer bir gelişme kaydetti. Türkiye sanayicilerinin de enerji verimliliği konusundaki önemi fark ettiğini ve şu anda ülkemizde hali hazırda inşa halinde olan hidroelektrik, rüzgar, biyokütle ve jeotermal santrallarımızın bulunduğunu belirten Yenilenebilir Enerji Genel Müdürlüğü Genel Müdürü Yusuf Yazar; sektörün önümüzdeki yıllarda büyük gelişme göstereceğini ifade etti.

Yenilenebilir enerji kaynaklarının ısınma ve su ısıtma amaçlı olarak Türkiye’ de zaten kullanıldığına değinen Yazar; “Türkiye güneş enerjisinin su ısıtmada başarıyla kullanıldığı ülkelerden birisidir ve bu konuda dünya sıralamasında ilk sıralarda yer almaktadır. Asıl mesele yenilenebilir enerji kaynaklarının elektrik üretiminde kullanılması … Çünkü, petrolde %90, doğalgazda ise %97 gibi büyük oranlarla dışa bağımlı olduğumuz bir yerde, tükettiğimiz elektriğin önemli bir bölümünü doğal gaz santrallerinden elde ediyoruz. Aslında, tek başına bu bilgi bile enerjide net ithalatçı olan ülkemizde, yenilenebilir enerji kaynaklarının (ki, doğası itibariyle aynı zamanda yerlidir) elektrik üretiminde kullanılması için bütün yol ve imkanları denememiz açısından yeterli bir sebeptir” dedi.   Türkiye’ nin 2005 yılı toplam elektrik enerjisi kurulu gücü yani elektrik üretim kapasitesini de sıralayan Yazar şu bilgileri aktardı: “Hidroelektrikten elde edilen elektrik üretim kapasitesi:12906 MW; rüzgardan elde edilen elektrik üretim kapasitesi: 20 MW; jeotermal elektrik üretim kapasitesi: 114 MW; biyokütleden elde edilen elektrik üretim kapasitesi 115 MW.

Toplam elektrik üretim kapasitesi ise (kurulu güç): 38820 MW. Aradan 6 yıl geçtikten sonra Türkiye’ nin bugün toplam elektrik enerjisi kurulu gücü yani elektrik üretim kapasitesi ise: 53253 MW; hidroelektrik üretim kapasitesi: 17137 MW; rüzgardan elektrik üretim kapasitesi: 1728 MW, jeotermalden elektrik üretim kapasitesi: 114 MW ve biyokütleden elektrik üretim kapasitesi ise 115 MW’ dır. Son yıllarda özellikle rüzgardan elektrik üretimi grafiğine yansımış olan gelişme, önümüzdeki 5-6 yılda rüzgarda aynı ivmeyle devam ederken, biyokütle ve jeotermalde de benzer bir ivmenin ortaya çıktığını gösteriyor. Güneş enerjisinden elde edilen elektrik üretimindeki hareketliliğin, birkaç yıl içerisinde ciddi bir üretim kapasitesine dönüşeceği ve istihdam alanı oluşturacağı tahmin ediliyor.

2010 yılı sonunda Yenilenebilir Enerji Yasası’nda yapılan iyileştirmenin yenilenebilir enerjide yeni bir sıçramayı hazırladığını ifade eden Yazar; “Bu iyileştirmeyle güneş ve biyokütle için görece olarak daha yüksek bir tarife öngörülmüş, dahası yenilenebilir kaynaklı elektrik üretim tesislerinde kullanılan parçaların yerli imalat olması halinde ilave tarife sağlanmıştır. Benzer bir gelişme enerji verimliliği alanında da söz konusu. 2007 yılı enerji verimliliği yasasının, yani enerji verimliliğini artırıcı girişimleri teşvik eden yasanın çıkartılmış olduğu yıldır. Yasanın çıkartıldığı günden bugüne gerçekleştirilmiş olanları enerji verimliliği bağlamında ilk safhada yapılması mutlaka gerekli olan çalışma ve işler olarak değerlendiriyoruz. Bu safhada özetle farkındalık oluşturucu kampanyalar yürütülmüş, gerek evlerde gerekse sanayide enerjinin (elektriğin, doğal gazın, petrolün ve kömürün) kullanıldığı (ya da üretildiği, dağıtıldığı, vb.) her yerde ve süreçte neden ve nasıl daha etkin ve verimli kullanılabileceği, düşünce ve yaklaşımlarının kamuoyunca anlaşılması ve benimsenmesini sağlama amaçlı çalışmalar yapılmış ve sayısız örnek projeler gerçekleştirilmiştir.

Ayrıca enerji verimliliği artırıcı ve enerji verimli projelerde rol alabilecek aktörler olarak enerji yöneticileri eğitimleri gerçekleştirilmiş, enerji verimliliği açısından eğitimler ve etütler gerçekleştirecek şirketler ve kurumlar yetkilendirilmiştir. Bu gelişmelere paralel olarak finans sektörü de bu süreçte kendi rolünü tanımlamak üzeredir. Bugün geldiğimiz noktada artık bu altyapıya dayanarak enerji verimliliğinde büyük bir açılımın yapılabileceğini söyleyebiliriz. Önümüzdeki günlerde Başbakanımızın imzalamasıyla yayınlanması söz konusu olacak olan Enerji Verimliliği Strateji Belgesi’nin yayınlanması bu büyük açılımı tetikleyecek gelişmelerden birisi olacak” dedi.

http://www.sabah.com.tr/YesilEkran/2012/02/21/2012-yenilenebilir-enerji-yili-olacak

Nitrat Kirliliği Anında Tespit Edilecek

Toprak ve sudaki nitrat kirliliğini izleyecek mobil laboratuvar Ankara Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü bünyesinde görev yapmaya başladı. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından tarımsal sahalardaki yüzey ve yeraltı sularında nitrat kirliliğinin izlenmesi amacıyla alınan 20 mobil laboratuvar göreve başladı. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından Avrupa Birliği finansmanı ile tedarik edilen yüzey ve yeraltı sularında nitrat kirliliğinin izlenmesi için farklı bölgelerdeki illere gönderilen mobil laboratuvardan biri de Ankara’da hizmete başladı. Toprak ve sudaki nitrat kirliliğini yerinde tespit edecek olan mobil laboratuvarların kullanımıyla ilgili uzmanlar tarafından İl Müdürlüğü personeline eğitim verildi.

Tarım Reformu Genel Müdürlüğü Arazi Islahı ve Sulama Sistemleri Daire Başkanlığı Proje Koordinatörü Su Ürünleri Yüksek Mühendisi Basri Evci, mobil laboratuvarların 81 ile hizmet edecek şekilde 20 bölgede konumlandırıldığını belirtti. Basri Evci, Samsun, Çorum, Eskişehir ve Ankara İl müdürlükleri personelini eğitime aldıklarını bildirdi. İyi tarım uygulamalarına kaynak niteliği taşıyan ve ön etüt amaçlı kullanılacak olan mobil laboratuvarlar verilen eğitimin ardından sahada aktif olarak kullanılabilecek.

 http://www.tarimtv.gov.tr/HD937_nitrat-kirliligi-aninda-tespit-edilecek.html

Ekmeğe Dokunmak Yasak

Türkiye Fırıncılar Federasyonu Genel Başkanı Halil İbrahim Balcı, ekmeğin nasıl taşınması gerektiğini de kapsayan Türk Gıda Kodeksi Ekmek ve Ekmek Çeşitleri Tebliğine göre, ekmeklerin satış yerlerinde vatandaşların elleyemeyeceği yerlerde muhafaza edileceğini bildirdi. Balcı, yaptığı açıklamada, geçen ay yürürlüğe giren, bir çok hükmü 4 Şubat’tan itibaren uygulamaya konulan Türk Gıda Kodeksi Ekmek ve Ekmek Çeşitleri Tebliğiyle halk sağlığı açısından önemli değişiklikler olduğunu söyledi.   Belediyeler ile Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlükleri ekiplerinin tebliğle birlikte ekmek satış noktalarında kaldırımda ekmek satış dolaplarının bulunmamasını temin edeceğine işaret eden Balcı, ”Ekmek satış yerlerinde de ekmekler vatandaşların elleyemeyeceği yerde muhafaza edilecek.

Biz fırıncılar ne kadar sağlıklı ortamda ekmek üretirsek üretelim, ekmeği elle ulaşılamayacak yere koymadığımız takdirde vatandaşın sofrasına sağlıklı sunamayız” diye konuştu.   Söz konusu tebliğin dağıtım aşamasına gelen ekmeğin nasıl taşınmasını da kapsadığını belirten Balcı, halkın temel gıdası olan ekmek konusunda vatandaşın sağlığını doğrudan ilgilendiren konularda çok önemli uygulamaları kapsadığını kaydetti.   Halkın sağlıklı ekmek tüketmesi açısından az tuzlu, daha kepekli, iyi pişmiş, randımanlı undan yapılan ve kül oranı 65 olan ekmek yapılacağına dikkati çeken Balcı, şöyle konuştu: ”Fırıncı esnafının tebliği uygulamasından memnunuz. Halkımıza sağlıklı ve hijyenik ortamda üretimini gerçekleştirdiğimiz ekmeği, kaliteli şekilde sunmak birinci önceliğimizdir. Bu tebliğ, fırında çalışan ustalarımızın, tezgahtarlarımızın ve dağıtım elemanlarımızın Bakanlık ve federasyonumuzun işbirliği ile düzenleyeceği hijyen eğitim kurslarından belge alma zorunluluğu içermektedir.”

EKMEK FİYATLARI

Halil İbrahim Balcı, fırıncılar olarak en son gündeme aldıkları konunun fiyat olduğunu savunarak, çok zor durumda kalmadıkları takdirde ekmek fiyatlarını değiştirmediklerini dile getirdi.   Ekmeğin 250 grama düşmesi ile birlikte kamuoyunda ”fiyat sabit kalacak” diye yanlış bir algılamanın oluştuğunu vurgulayan Balcı, şöyle devam etti: ”Türkiye genelinde ekmeğin kilogram fiyatı 2 lira 85 kuruş ile 3 lira arasında değişiyor. Gramın düşmesiyle fiyat aynı kalacaktır. Bu tebliğ gizli bir zammı içermemektedir. Ama demek değildir ki, bu tebliğden sonra ekmeğin fiyatı değişmeyecektir. Ülke genelinde yaklaşık 20 aydır ekmeğin fiyatı değişmedi. Ekmeğin fiyatına ilerideki aylarda zam belki olabilir ama bugün gündemimizde ekmeğin kilogram fiyatının 3 liranın üzerinde olması yoktur.”   Türkiye’de üretilen 82 milyon ekmeğin 77 milyonunun tüketildiğine, her gün 5 milyon ekmeğin israf edildiğine dikkati çeken Balcı, söz konusu durumun Türkiye Ekonomi si için büyük kayıp olduğunu söyledi.   Balcı, israfın temel gıda olan ekmekte yaşanmasını büyük bir sorun olarak gördüklerini vurgulayarak, ”Dünyada birçok insan açlıktan ölürken ülkemizde bu kadar israf olması düşürücüdür” dedi.

İsrafı önleme konusunda da bazı çalışmalar yaptıklarını, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ile ekmeğin israf edilmemesi konusunda kampanyalar düzenleyeceklerini ifade eden Balcı, ”Her zaman tüketeceğimiz kadar ekmek alalım. Aldığımız ekmeği tüketelim. Bir gün sonraya kalan ekmeği ‘bayatladı’ diye israf etmeyelim, onu bir şekilde değerlendirelim. Geçmiş yıllardan gelen fazla ekmek alma alışkanlığımızı devam ettirmeyi bırakalım. Artık 24 saat açık ekmek satış yerlerimiz var. Tüketici tüketebileceği kadar ekmek almalı” diye konuştu.

http://ekonomi-haber.com/sondakika/2012/02/17/ekmege-dokunmak-yasak/

Genç Çiftçi Eğitim Projesi Üreticinin Yüzünü Güldürüyor

Antalya’da düzenlenen ‘Tarımsal Yayımcılık ve Danışmanlık Eğitimi’ne üreticiler de büyük ilgi gösterdi. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Eğitim Yayım ve Yayınlar Dairesi Başkanlığı’nca Antalya’da düzenlenen ‘Tarımsal Yayımcılık ve Danışmanlık Çalıştayı’na üreticiler de büyük ilgi gösteriyor. Üreticiler adına Çalıştay’ın açılışına katılan Ramazan Aşar örnek bir çiftçi.  Antalya Döşemealtı ilçesi Bademağacı beldesinde yaşayan Ramazan Aşar, 2009 yılında şehre göç etmeyi planlarken, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın uyguladığı Genç Çiftçiler Eğitim Projesi, Antalyalı bu genç çiftçinin planlarını değiştirmesine neden oldu.

Antalyalı genç çiftçi, Aydın’ın Söke ilçesinde düzenlenen kursa önyargılı gittiğini ancak büyük fayda gördüğünü anlattı. Genç Çiftçi Eğitim Projesiyle tarım ve hayvancılıktaki temel bilgileri aldığını ifade eden Aşar, Bakanlık yayınlarını kendine rehber edindiğini dile getirdi.

http://www.tarimtv.gov.tr/HD934_genc-ciftci-egitim-projesi-ureticinin-yuzunu-gulduruyor.html