Daily Archives: 16 Nisan 2012

Şebinkarahisar’da Üretim Üssü Start Aldı

Vali Dursun Ali Şahin’in talimatlarıyla ilimizde ekonomik girdisi oldukça yüksek olan ceviz, karadut ve kızılcık’ın yaygınlaştırılması çalışmalarına başlandı.Proje için üretim üssü olarak seçilen Şebinkarahisar’da Orman Bölge Müdürlüğü’nce meyve fidanı yetiştirecek 2 sera kuruldu. Ayrıca İl Özel İdare tarafından kurulacak olan 3 sera da 15 güne kadar tamamlanacak. Seralarda ceviz, karadut ve kızılcık fidanları yetiştirilecek. Konu ile ilgili bugün Valilikte bir toplantı yapıldı. Toplantıya Proje Koordinatörü Ordu Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekanı Porf. Dr. Turan Karadeniz, İl Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdür Vekili Muhammet Angın, Şube Müdürü Arif Kahya, Orman Bölge Müdür Yardımcısı Erdem Karaağaç’ın katıldığı toplantıda durum değerlendirilmesi yapıldı.

Proje Koordinatörü Karadeniz, 20 gün içinde Şebinkarahisar’da 40 kişiye aşı uygulaması öğretildiğini belirterek 2 hafta sonra aşılamaya başlayacaklarını söyledi. Koordinatör Karadeniz, örnek bahçe kurulacağını, bu bahçede koleksiyon ve damızlık olacağını, Giresun’un bu meyvelerin fidan ihtiyaçlarının karşılanacağını sözlerine ekledi. Vali Dursun Ali Şahin’de, proje ile sadece iç bölgenin değil tüm Giresun’un bu uygulamadan yararlanacağını söyledi. Ceviz, karadut ve kızılcık’ın ekonomik değerinin oldukça yüksek olduğuna dikkat çeken Vali Şahin, “Ceviz’in büyük bir bölümünü ithal ediyoruz. Karadut’un pekmezi ve kızılcık’ın şurubu oldukça değerli.

Ama yeteri kadar ne kızılcık, ne de karadut yetiştirebiliyoruz. Bu sebeple Giresun ekonomisine büyük bir girdi sağlayacak olan bu 3 meyvenin sadece iç bölgelerde değil tüm Giresun’da yaygınlaşması için çalışacağız. Proje gereği 1000 m2 arazisi olan üreticilerimiz bu uygulamadan yararlanacak. Ayrıca isteyenlere de bu meyve fidanlarından vereceğiz. Bu konuda değerli hocamız Ordu Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekanı Porf. Dr. Turan Karadeniz bizim için büyük bir şanstır. Kendisine ve projede görev alan diğer ilgililere teşekkür ediyorum.” dedi.

http://giresun.gov.tr/HaberDetay.aspx?HaberId=9797

Su Sıkıntısı Tüm Dünya İçin Ciddi Bir Tehdit

Birleşmiş Milletler, Dünya Su Günü’nde suyun gıda güvenliği konusunda hayati önemine dikkati çekti. Nüfus arttıkça suya da talep artıyor, gıdaya olan talebin artması da buna ekleniyor. Uzmanlar tüm bu zorlukların aşılabileceğine işaret etse de bunun kolay olmayacağını söylüyor. Dünyanın birçok bölgesinde su sıkıntısı şimdiden baş göstermiş durumda. Nüfus arttıkça suya duyulan ihtiyaç da artıyor. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü Su Programları Direktörü Pasquale Steduto’ya göre suyun en fazla ihtiyaç duyulduğu alan tarım: “Gıda üretimi, özellikle de tarım, suyun en çok tükenmesine neden olan unsur.”

Tarım, akarsu ve yer altı su kaynaklarından elde edilen suyun % 70’ini kullanıyor.Ortalama her insan günde 2-3 litre su içiyor. Ancak bir insanın günlük mısır tüketimi için 200 litre su kullanılıyor. Ekmek için 270 litre, pirinç içinse 420 litre su kullanılıyor. Bir küçükbaş hayvan için günde 930 ila 1400 litre, büyükbaş hayvan için ise 2400 litre su gidiyor.

Üstüne üstlük suya talep olduğu gibi gıdaya da talep artıyor. Pasquale Steduto, “Önümüzdeki 40 yıl içinde nüfus 2 milyar daha artacak. Su sıkıntısını şimdiden çekmeye başladık. Bu kaynakları daha verimli kullanmak zorundayız, aksi takdirde gelecekte talebi karşılayamayız,” diyor.  Bazı bölgelerde su sıkıntısı daha fazla. Çünkü çiftçiler gereğinden fazla yer altı suyu çekiyor. Amerika Dışişleri Bakanlığı Su Politikaları Dairesi Başkanı Aaron Salzberg anlatıyor: “Yeraltı suyu gıda güvenliğine zarar verecek kadar kuruyor. Örneğin Hindistan’a bakarsanız, ülkenin tarım deposu olan kuzeybatı bölgesinde yeraltı suyunun tüketimi çok fazla. Bu doğal olarak kendi iç tüketimleri için gıda üretimini etkileyecek.”

Yeraltı suyunun aşırı kullanımı aynı zamanda Çin, Amerika ve birçok ülkenin tarım bölgeleri için büyük bir sorun.Öte yandan Afrika’nın iç bölgelerinde de en büyük sorun susuzluk. Çok sayıda Afrikalı çiftçi, tarım alanlarını sulamak için yağışlara güvenmek zorunda ama iklim değişikliğiyle birlikte yağışlara da güven kalmadı.

Pasquale Steduto, “Yağışlar artık önceden tahmin edilemiyor ve tarımı büyük ölçüde riske atıyor. Bu da gıda üretimi tahminlerinin azalmasına yol açıyor,” şeklinde konuşuyor. Önümüzdeki yıllarda en büyük zorluk, az suyla daha fazla gıda yetiştirilmesi olacak. Ancak çözümler de yok değil: Suya ihtiyacı olan çiftçiler için üretilen bu basit pompalar, ürünlerinden azami verim almak isteyen çiftçiler için damlama yöntemiyle sulama ve aşırı et tüketen ülkelerde bunun azaltılması, bu çözümlerden yalnızca birkaçı.

Pasquale Steduto, “Biz yolunu biliyoruz. Yalnızca uygulamaya konması gerek. Sonuçta çözümler ortada. Ben bu konuda iyimserim,” diyor. Ancak değişim zaman gerektiriyor. Steduto’nun iyimser olmadığı konu, değişimin sürati. Amerika Dışişleri Bakanlığı yetkilisi Aaron Salzberg de aynı karamsarlığa sahip: “Bence sorun siyasi irade eksikliğinden kaynaklanıyor. Devletler hiçbir zaman bu konuyu kendilerine öncelik yapmadı.” Ancak uzmanlar artık kararı devletlerin vermesi için geç olduğunu söylüyor. Çünkü bir yandan nüfus artışı, diğer yandan iklim değişikliği dünya su kaynaklarını tehlikeli boyutlarda azaltmış durumda.

http://www.tarimziraat.com/tarim_haberleri/a2397-su_sikintisi_tum_dunya_icin_ciddi_bir_tehdit.html

Turizm Haftası Mesajı

Sayın Valimiz Dursun Ali Şahin’in Turizm Haftası mesajı; Toplumda turizm bilincini geliştirmek, iç turizmi canlandırmak ve halkın turizm hareketlerine katılımını sağlamak amacıyla, her yıl 15–22 Nisan tarihleri arasındaki hafta ’Turizm Haftası’ olarak kutlanmaktadır. Turizm, ekonomik kalkınmaya çok büyük bir katkısı olan ve tüm dünyada hızlı gelişen ve genişleyen sektörlerin başında gelmektedir.  Bu sektörden  illimizin de yeteri kadar pay alabilmesi için arayışlarımızı ve çalışmalarımızı sürdürmekteyiz. Tarihi ve kültürel zenginlik ile doğal güzelliklere sahip olan şehrimiz, denizi, yaylaları, adası ve konuksever insanları ile önemli bir turizm potansiyeline sahiptir. Son yıllarda doğa ve yayla turizmi yaygınlaşmaktadır. Özellikle en güzel ve en fazla yaylaların ilimizde bulunması ve turistlerin klima özelliğinde olan yaylaları tercih etmesi, bizi diğer illere göre daha avantajlı duruma getirmektedir.

Turizm hizmetle gelişir, sevgi ile büyür sözüyle çıktığımız bu yolda, alt yapı ve tanıtım çalışmalarına ağırlık vermiş bulunmaktayız. Doğal, kültürel ve tarihsel zenginliklerimizin korunarak daha iyi hale getirilmesi ve eksiklerimizin giderilmesi yönünde çalışmalarımızı hızlandırmış durumdayız. Turizmin gelişmesi için yapılan çalışmalar ve yatırımlar sonucunda ilimiz, çok yakın gelecekte cazibe merkezi haline gelecektir.İlimizin bölgenin turizm merkezi haline getirmek için  yerel yöneticilerimizin, sivil toplum kuruluşlarımızın, meslek odalarımızın ve vatandaşlarımızın da  el birliği ile gayret göstermeleri gerekmektedir. Bu duygu ve düşüncelerle, Turizm Haftasını kutluyor, başarılı bir turizm sezonu geçirilmesi temenni ediyorum.

http://giresun.gov.tr/HaberDetay.aspx?HaberId=9795