Gaziantep Üniversitesi (GAÜN) Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Bayram, birçok bilimsel araştırmaya konu olan bulgurun yeniden keşfedilmeye başlandığını söyledi. Bayram, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bulgurun bilinmeyen sırlarının çözümlenmesi için yurt içi ve dışındaki bazı üniversitelerde çalışma yapıldığını anımsattı. Bulgurun; Anadolu’nun geleneksel besinlerinden biri olduğuna dikkati çeken Bayram, GAÜN, Dicle ve Bingöl üniversiteleri ile Güneydoğu Tarımsal Araştırmalar Merkezi işbirliğinde çalışma yaptıklarını belirtti.
Projenin TÜBİTAK tarafından desteklendiğini dile getiren Bayram, çalışmayla bulgurdan yeni ürünler elde edilmesinin hedeflendiğini ifade etti. Birçok üniversitenin bulgurla ilgili bilimsel araştırma yaptığını vurgulayan Bayram, şunları kaydetti: “Dünya bulguru yeniden keşfediyor. Dünyanın dört bir yanında bulgurla ilgili yapılan bilimsel araştırmalar sonuç vermeye başladı. Örneğin, Selanik Üniversitesinde bulgur ve tarihi ile ilgili araştırmalar, ABD’de bulgurun sosyo-ekonomik etkileri, Avustralya’da bulgurun diyet ve beslenmeye katkısı tamamlanmış, şişmanlatmadığı belirlenmiş ve dünya kamuoyuna duyurulmuştur. Baktığınız zaman bulgurun kıymeti yeni yeni anlaşılmaya başlandı.” Türkiye’deki pek çok üniversitede de çalışmalar yapıldığına dikkati çeken Bayram, farklı hammaddelerden bulgur üretimine yönelik araştırmalar bulunduğunu aktardı. Bulgurla ilgili önemli sonuçlar elde edildiğini vurgulayan Bayram, bu besin maddesinin bazı hastalıklara iyi geldiğinin bilindiğini söyledi.
Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, hayvanların nakilleri sırasında refahı ve korunması yönetmelik taslağını görüşe açtı. Taslağa göre, sekizsaati aşan büyükbaş ve küçükbaş nakillerinde hayvanlar, bakım ve beslenme için kurulacak istasyonlarda dinlendirilecek. Sığır cinsi, koyun ve keçi türü;evcil tek tırnaklılar gibi hayvanlar için bir tür “otel” dönemini başlatmış olacak.Düzenleme kapsamında kurulacak dinlenme istasyonları, hem özel sektör hem de kamu eliyle yapılabilecek. Gelecek yıl ocak ayından itibaren hayvan naklinde yeterlilik, yetki ve onay belgeleri aranacak. Yine bu nakiller için yolculuk kütüğü ve yolculuk kütüğünde nakil planı, çıkış yeri, varış yeri, nakliyat şirketi beyanı ve karşılaşılan olağandışı olaylara ilişkin raporlar tutulması zorunlu hale gelecek.
Sinek, kene, bit, pire ve benzeri hastalık taşıyıcılarının hayvanlarda ve insanlarda olduğu gibi bitkilerden de beslendikleri ve bu sırada da bünyelerinde bulundurdukları hastalık etkenlerini bitkilere bulaştırdıkları açıklandı. Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Özer Elibüyük, sinek, kene, bit, pire ve benzeri hastalık taşıyıcılarının hayvanlarda ve insanlarda olduğu gibi bitkilerden de beslendiklerini ve bu sırada da bünyelerinde bulundurdukları hastalık etkenlerini bitkilere bulaştırdıklarını kaydetti.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı kontrolünde yılın 10 ayında 399 ton atık pil toplanırken, İstanbul 124 tonla ilk sırada yer aldı. Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamaya göre, bu yılın ekim ayı verilerine göre, en çok atık pil toplanan il İstanbul oldu. 399 ton atık pilin 124 tonu İstanbul’da toplanırken, Bağcılar, Üsküdar, Ümraniye, Kadıköy, Şişli ilçeleri ilk sırada yer aldı. Adalar ve Şile ilçeleri ise atık pil toplamada son sıralarda kaldı.
Keneler kış aylarında da ahırların uygun olması durumunda aktif hale gelerek, hayvanlardan beslenmelerine devam ediyor. İnsanlar için risk taşımayan keneler hayvanlar için oldukça tehlikeli. Fırat Üniversitesi Veteriner Fakültesi Parazitoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Münir Aktaş, kenelerin sadece Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığına neden olmadığını, patojenleri (hastalığa neden olan organizma, madde), bakterileri (tek hücreli mikroorganizma), protozoonları (tek hücreli canlı) ve helmintleri (parazit) de insanlara naklettiklerini ifade ederek, “Kenelerin 200’e yakın patojenle direkt nakil ilişkisi var.



