Daily Archives: 19 Kasım 2013

Karadeniz’e Milyar Dolarlık Yatırım

Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı’nın (DOKA) hazırladığı ve 6 kenti kapsayan projeyle Doğu Karadeniz büyük bir yatırıma kavuşacak. Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı’nın (DOKA) hazırladığı ve 6 kenti kapsayan “Doğu Karadeniz Bölge Planı”na göre 2014 ile 2023 yılları arasında bölgede, özel ve kamu sektöründe 230 milyar liralık yatırımın gerçekleşeceği öngörüldü. “2014-2023 Bölge Planı Taslağı” verilerinden derlediği bilgilere göre, Artvin, Giresun, Gümüşhane, Ordu, Rize ve Trabzon illerine hizmet veren DOKA, bölgesel kalkınmada strateji ve yönlendirme sağlaması için ön hazırlıklarına 2011 yılında başladığı 2014-2023 bölge planında taslak çalışmalarını tamamladı.

ÖNCELİK SEKTÖRLERİN BELİRLENMESİ!

Çalışma kapsamında ajans tarafından 33 sektörel analiz, 199 çalıştay ve saha çalışması, 32 odak grup toplantısı ve yaklaşık 300 kişiyle görüşme yapılmasının yanı sıra bu çalışmalara dayanılarak ilk aşamada bölge için önemli sektörler belirlenerek planın şekillenmesi sağlandı.

Bölge genelinde doğrudan veya dolaylı olarak yaklaşık 5 bin kişinin katkı sağladığı planın taslak haline göre, bölgede bulunan illerin finansmanı kamu kaynakları, özel sektör yatırımları, ajans kaynağı ve Avrupa Birliği (AB) hibelerini oluşturuyor.

Planda, kamu yatırımlarının bölgede sürdürülebilir kalkınmayı sağlayan altyapıyı oluşturma amacı taşıdığı ifade edilerek, Kalkınma Bakanlığının son 10 yıla ait kamu yatırım programları dikkate alındığında 2014-2023 yılları arasında bölgede yaklaşık 30 milyar lira kamu, 200 milyar lira ise özel sektör yatırımı gerçekleşeceği öngörüldü. Ayrıca, kamu ve özel sektör yatırımlarına ek olarak DOKA’nın da bu plan kapsamında amaç ve hedeflere ulaşmak için mali destek teklif çağrısı programlarına hızla devam edeceği kaydedildi.

ABD’DEN 1,5 MİLYAR LİRA

DOKA’nın gelirlerinin tahsilatının tümünün gerçekleşmesi durumunda altı ilden oluşan TR-90 Düzey 2 Bölgesi ekonomisine, toplamda yaklaşık 750 milyon liralık kaynak aktarılması planlanıyor. Öte yandan, AB tarafından 2014-2023 yılı Katılım Öncesi Mali Yardım Bütçesi ile bölgede muhtemel programlara göre hesaplanan hibe ve diğer kaynaklarının ise 10 yıllık sürede yaklaşık 1,5 milyar lira olarak gerçekleşeceği belirtildi.

Plan kapsamında, kır ve kent bütünlüğünü sağlayarak sosyal refah ve yaşam kalitesini geliştirmiş bir bölgenin amaçlandığı belirtilen taslakta, nitelikli insan, sosyal refah ve yaşam kalitesi, yenilikçi ve rekabetçi ekonomi, kırsal odaklı zenginlik ve mutluluk, yaşanabilir mekanlar ve sürdürülebilir çevre adında başlıklar oluşturuldu.

http://ekonomi.haber7.com/ekonomi/haber/1096446-karadenize-milyar-dolarlik-yatirim

TİGEM’in Sertifikalı Tohumları Dışa Bağımlılığı Azaltıyor

TİGEM tarafından lazer teknolojisiyle el değmeden üretilen “sertifikalı tohumlar” ürünlerde verimi arttırmanın yanında Türkiye’nin tohum ithalatını da azaltıyor. Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü (TİGEM) tarafından lazer teknolojisi ile el değmeden üretilen “Sertifikalı tohumlar” verim artışının yanında Türkiye’nin tohum ithalatını da azalttı. “Türkiye’de üretme imkânımız olan bütün tohumları ülkemizde üretiyoruz. Tohum üretiminde lazer teknolojisini kullanıyoruz” diyen TİGEM Genel Müdürü Mehmet Halis Bilden, ülkemizde hibrit tohumlarda daha önceki yıllarda ihtiyacımızın sadece yüzde 10’u kadarını üretebilirken, bu rakamın şu an yüzde 50’lerin üzerine çıktığını açıkladı.

TİGEM Genel Müdürü Mehmet Halis Bilden, tohum teknolojisinin son yıllarda çok geliştiğini belirterek, Türkiye’de üretilme imkânı olan bütün tohumların üretilebildiğini ve bunun ülkemizin tohum ihtiyacı konusunda dışa bağımlılığını azalttığını kaydetti.

Bilden, Türkiye’de sertifikalı tohum kullanımını yaygınlaştırmak istediklerini dile getirerek, “Sertifikalı tohum her şeyi kesinleşmiş, verimi ve sadeliği belli, ıslah edilmiş tohum demektir. Türkiye’de yaklaşık 11 milyon hektar alanda hububat ekiliyor. Buğday ile arpa olarak düşündüğümüzde ülkemizde 850 bin ton sertifikalı hububat tohumuna ihtiyaç var. Türkiye bu ihtiyacın yaklaşık yarısını kendi karşılıyor. Hedefimiz birkaç sene içerisinde bunun tamamını üretmek” diye konuştu.

Sertifikalı Tohum Kullanana Teşvik Var

Bilden, çiftçilerin sertifikalı tohum kullandığında üründen zarar etmesi, veriminin düşmesi gibi dezavantajlarının ortadan kalkacağına dikkat çekerek, “Bu yıl buğday üretiminde 22 milyon ton ile Cumhuriyet tarihinin rekoru kırdık. Eğer buğday ekimlerinin hepsinde sertifikalı tohum kullanılsaydı bu rakam 25 bin tonları aşardı. Biz sertifikalı tohum kullanımını teşvik etmek için bir kilogram buğday getirene bir kilogram sertifikalı tohum veriyoruz” ifadelerini kullandı.

İsrail’e Bağımlılık Tartışmaları

Bilden, Türkiye’nin hibrit tohumlar konusunda İsrail gibi bu konuda yüksek teknolojiye sahip ülkelere “bağımlı” olduğu yönündeki tartışmaların da gerçeği yansıtmadığını vurguladı.

Önceki yıllarda Türkiye’nin hibrit tohum ihtiyacının sadece yüzde 10’unu kendisinin karşıladığını kaydeden Bilden şöyle devam etti:

“Şu an yüzde 50’lerin üzerine çıktık. İsrail’e bağımlılık görecelidir. Ben sertifikalı buğday tohumundan örnek verecek olursam, yüzde 100’ünü Türkiye’de üretiyoruz ve ıslah edilmiş 31 çeşit buğday tohumumuz var. Bu yıl 210 bin ton sertifikalı hububat tohumu ürettik ve 50’den fazla ülkeye ihracat yaptık”.

http://www.tarimtv.gov.tr/HD3639_tigemin-sertifikali-tohumlari-disa-bagimliligi-azaltiyor.html