Daily Archives: 30 Kasım 2013

Mera Yönetmeliğinde Değişiklik Yapıldı

MADDE 1 – 31/7/1998 tarihli ve 23419 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Mera Yönetmeliğinin 7 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “Madde 7 – Mera, yaylak ve kışlakların kiralanmalarında uyulması gereken usul ve esaslar şunlardır: a) Kadimden beri mera, yaylak ve kışlak olarak kullanılan yerler ile aynı amaçla kullanılmak üzere köy veya belediyelere tahsis ya da terk edilen yerler, Devletin hüküm ve tasarrufunda veya hazinenin mülkiyetinde bulunan arazilerden etüt sonucu mera, yaylak ve kışlak olarak yararlanılabileceği anlaşılan yerler, mera, yaylak ve kışlak olarak kullanılmak amacıyla kamulaştırılacak yerlerden çalışmalar sonucu ihtiyaç fazlası olarak belirlenen mera, yaylak, kışlaklar ile umuma ait çayır ve otlak alanları, öncelikle en yakın köy veya belediyeye, o köy veya belediyede oturan ve hayvancılık yapan çiftçilere veya bu amaçlı kuruluşlara, bunun mümkün olmaması halinde hayvancılık yapan veya hayvancılık işletmesi kurmak isteyenlere ıslah etmek koşulu ile yirmi beş yıla kadar ihale ile kiralanabilir. Ancak kiralama köy ve belediyelerin hayvan varlığındaki değişim dikkate alınarak her beş yılda bir, Komisyon tarafından yeniden değerlendirilir.

b) Komisyon, kayıtlarda mera, yaylak ve kışlak ile umuma ait çayır ve otlak olarak görülen, ancak ıslah etmek koşulu ile mera, yaylak, kışlak ile umuma ait çayır ve otlak olarak kullanılacak yerleri, öncelikle o köy veya belediyede oturanlar ile bunların kurdukları kooperatif, birlik veya tüzel kişiliklere, bunun mümkün olmaması halinde büyükbaş ve küçükbaş hayvancılık yapan veya yapmak isteyen gerçek ve tüzel kişilere uygun görülecek proje ile yirmi beş yıla kadar ihale ile kiralayabilir. Kiralama durumu sözleşme hükümlerine uygunluğu yönünden her beş yılda bir, Komisyon tarafından yeniden değerlendirilir. Uygulamaya yönelik usul ve esaslar Bakanlıkça belirlenir.

c) Mera, yaylak ve kışlakların kiralanması, Bakanlıkça hazırlanacak tip sözleşme esaslarına göre yapılır. Kira süresi, sözleşmenin imzalandığı tarihte başlar.

Islah projesi kapsamında yapılacak işlerin yıllara göre dağılımı ve tahmini giderler sözleşmede özel hükümler bölümünde yer alır.

Kiralanan alan, üzerindeki bina, koruyucu çit, duvar ve buna benzer tesislerin fiili durumları hazırlanan bir tutanakla kiralayana Komisyonca teslim edilir.

Bu alanları kiralayanlar, Komisyonlarca uygun bulunan ıslah projesine uymakla yükümlüdürler. Komisyonlar, yükümlülüklerine uymayanlar hakkında Kanunun ilgili maddelerini uygulamakla görevli ve yükümlüdürler.

Kira artışları, 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 344 üncü maddesinde yer alan hükümler çerçevesinde belirlenir.

d) Kiralama ücreti her yıl kiralama dönemi başlamadan önce peşin olarak, ıslah faaliyetlerinde bulunanlardan ise masraflar çıktıktan sonra kalan tutar, tahsil edilerek mera gelirleri olarak genel bütçeye gelir kaydedilir. Yaptıkları masrafların miktarı aynı yılın kiralama ücretini geçtiği takdirde, kiralama ücretinin yapılan masrafları karşılama süresine kadar kira ücreti tahsil edilmez.

e) Kiracı tarafından kira bedelinin yapılan ihtara rağmen süresinde ödenmemesi ya da sözleşmede belirtilen diğer hususlara uyulmaması halinde, sözleşme tek taraflı olarak fesh edilir ve kiracı tarafından kiralanan alanlara ve teslim tutanağı ile teslim edilen tesislere zarar verilmiş ise kiracıdan bu zarar tahsil edilir. Ayrıca 8/9/1983 tarihli ve 2886 sayılı Devlet İhale Kanununun 75 inci maddesi uyarınca Komisyonun talebi üzerine bulunduğu yer mülki amirince taşınmaz mal en geç on beş gün içinde tahliye ettirilerek Komisyona teslim edilir. Bunun mümkün olmaması halinde genel hükümlere göre tahliyesi sağlanır.

Köy veya belediyede ikamet eden ve mera, yaylak ve kışlaklardan otlatma hakkına sahip olan çiftçiler veya çiftçi aileleri bu hakkını başka birine devredemez. Ancak Komisyon bu hakları, başka bir çiftçi ailesi veya çiftçilere bedeli karşılığı devredebilir.

Kiracı tarafından ödenmeyen kira bedeli, 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre tahsil edilir.

f) Kiralanacak alanda hayvancılık için gerekli bakım, barınma ve su ihtiyaçlarını karşılayacak zorunlu hayvancılık tesisleri kurulması durumunda;

Bu alana, hayvancılık faaliyetlerinde kullanılmak üzere ahır, ağıl, kaba ve kesif yem depo ve siloları, yem hazırlama üniteleri, sağım ünitesi, silaj ve gübre çukurları, alet ve ekipman deposu, su deposu ile bakıcı evi gibi birincil üretimde ihtiyaç duyulan ve projede yer alan zorunlu tesisler kurulabilir. Kiralanacak alanda entegre ve endüstriyel tesisler kurulamaz.

Kiralanan mera, yaylak ve kışlaklar üzerine kurulacak tesis ve yapıların yerleri bu alanın kullanım bütünlüğü, bitki örtüsü, topografyası, konumu, taban suyu seviyesi, ulaşım durumu, alanın büyüklüğü gibi unsurlar dikkate alınarak belirlenir.

Kiracı sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren bu alanda kurmak istediği tesisler için konu uzmanına hazırlattığı projeyi Komisyona sunar.

Komisyonca projenin uygun bulunması halinde kira sözleşme süresi sonunda bu alanın tekrar mera vasfına getirilmesi amacıyla, Komisyonca belirlenecek teminata esas olmak üzere kiracı mera geri dönüşüm projesini Komisyona sunar.

Kiracı tarafından teminatın yatırılması veya banka teminat mektubu verilmesi ile bu tesislerin kurulması ve kullanılmasına ilişkin sözleşme hazırlanır ve imzalanır.

Kiracı hayvancılık için gerekli bakım, barınma ve su ihtiyaçlarını karşılayacak zorunlu tesislerin kurulması için gerekli izinleri ilgili kuruluşlardan almakla yükümlüdür.

Kiralanan alan üzerinde kamu yatırımı yapılmasının zaruri olduğu hallerde, Komisyon tarafından zaruret durumuna göre kira sözleşmesi yeniden değerlendirilir.”

MADDE 2 – Aynı Yönetmeliğin 8 inci maddesinin beşinci fıkrasının (a) bendinin (1) numaralı alt bendinin üçüncü paragrafı aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve (4) numaralı alt bendine aşağıdaki paragraflar eklenmiştir.

“Bu talepler Bakanlık İl Müdürlüğünce, Komisyona gönderilir. Ruhsat sahibince yönetmelik kapsamında istenen bilgi ve belgeler Bakanlık İl Müdürlüğüne sunulur, Komisyonca teknik ekip görevlendirmesi yapılır ve konu ile ilgili Defterdarlık görüşü istenir. Teknik ekibin görevlendirilmesi, teknik ekipçe mera inceleme raporunun tanzimi ve bu raporun Komisyona sunulması en geç 30 gün içinde tamamlanır. Bu sürede çalışmaların tamamlanamaması halinde; sebebi ve çalışmalara başlanacağı tarih bir yazı ile ruhsat sahibi ve ilgili müdürlük veya genel müdürlüğe bildirilir. Defterdarlık görüşü Bakanlık İl Müdürlüğüne ulaştıktan sonra Komisyon 15 gün içerisinde inceleme raporu ve Defterdarlık görüşü ile birlikte kararını oluşturur ve kararı Valilik onayına sunar. Vali, Komisyonun görüşünü esas alarak talebi değerlendirir; izin verir veya red eder.”

“Kanun kapsamındaki alanlarda su ürünleri yetiştiriciliği tesisi kurulması amacıyla alanın tamamının veya bir kısmının talep edilmesi durumunda ilgili müdürlük veya genel müdürlük tarafından; 1/25000 ölçekli koordinat değerleri belirli harita ve 1/1000 ölçekli haritası üzerinde vaziyet planı ile birlikte Bakanlık İl Müdürlüğüne başvurulması gerekmektedir. Söz konusu talebin Kanunun 14 üncü maddesi hükümleri gereği uygun görülmesi halinde yirmi yıllık ot geliri yatırıldıktan sonra yatırımın onaylı projesi ve Komisyonca istenecek diğer bilgi ve belgeler iki yıl içerisinde Komisyona getirildiği takdirde, mera alanının Hazine adına tescili yapılır. Aksi takdirde tahsis amacı değişikliği iptal edilir.

Ayrıca başvuru sahibi, tahsis amacı değiştirilen alanın Hazine adına tescil edilmesi için çevresel etki değerlendirmesi olumlu kararı, çevresel etki değerlendirmesi gerekli değildir kararı veya 3/10/2013 tarihli ve 28784 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğine göre muafiyet yazısını faaliyete başlamadan verir.

Geri dönüşümlü yatırımlarda çalışmalara başlayabilmek için Komisyonca öngörülen teminatın yatırılması ve sözleşmenin imzalanmış olması gerekir.”

MADDE 3 – Aynı Yönetmeliğin 13 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Madde 13 – Göçerlerin mera, yaylak ve kışlaklardan yararlanmalarının esasları aşağıda belirtilmiştir:

a) Komisyon, göçerlerin talepleri ile mera, yaylak ve kışlakların tahsisleri ve mevcut durumlarını dikkate alarak kiralanacak mera, yaylak ve kışlakları belirler. Kiralamalardan yararlanma şartları ve başvuru zamanı gibi hususlar Bakanlıkça belirlenir.

b) Mera, yaylak ve kışlaklar otlatma mevsimi dikkate alınarak ihale ile göçerlere kiralanır. Kiralamada öncelik aynı il nüfusuna kayıtlı göçerlere verilir. Onların talepleri karşılandıktan sonra, başka il nüfusuna kayıtlı göçerlerin talepleri karşılanır.

c) Göçerler, kendilerine tahsis edilen alanlarda Komisyonca belirlenen otlatma planına uymakla yükümlüdürler.

d) Otlatma bedellerinin % 25’i köy sandığına veya belediyede açılacak hesaba gelir olarak kaydedilir. Kalan kısmı ise otlatma izni verildiğini belirten sözleşmenin yapılması sırasında mera gelirleri olarak genel bütçeye gelir kaydedilir. Otlatma bedelinden köy sandığına veya belediyede açılacak hesaba gelir olarak kaydedilen tutarlar mera ıslah ve geliştirme işleri haricinde kullanılamaz.

e) Göçerler kendi aralarında birlik, kooperatif veya ortaklık şeklinde örgütlenmiş ise, kiralama talebi yönetim kurullarınca yapılır. Sözleşme yine aynı yönetim kurullarınca gerçekleştirilir. Ancak yönetim kurulları, bu konuda yetkili olduklarını belirtir belgeleri Komisyona sunmakla yükümlüdürler.

f) Göçerler tarafından kira bedelinin yapılan ihtira rağmen süresinde ödenmemesi ya da sözleşmede belirtilen diğer hususlara uyulmaması halinde, sözleşme tek taraflı olarak iptal edilir ve kiralanan alanlara ve teslim tutanağı ile teslim edilen tesislere zarar verilmiş ise, bu zarar kiracıdan tahsil edilir. Ayrıca Devlet İhale Kanununun 75 inci maddesi uyarınca Komisyonun talebi üzerine bulunduğu yer mülki amirince taşınmaz mal en geç on beş gün içinde tahliye ettirilerek Komisyona teslim edilir.

Kiracı tarafından ödenmeyen kira bedeli Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre tahsil edilir.”

MADDE 4 – Aynı Yönetmeliğin 19 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Madde 19 – Bu Yönetmelik hükümlerini Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı yürütür.”

MADDE 5 – Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 6 – Bu Yönetmelik hükümlerini Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı yürütür.

http://www.tarimziraat.com/tarim_haberleri/a3700-mera_yonetmeliginde_degisiklik_yapildi.html

Aspir’e Yüzde 70 Destek ve Alım Garantisi

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, “Bioyakıt Üretimiyle İlgili İşbirliği Protokolü” imzaladı. Bitkisel Yağ ve Biyoyakıt İhtiyacının Karşılanmasına yönelik protokol imza töreninde konuşan Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, Türkiye’de nadasa bırakılan alanlarda yağ bitkisi yetiştirilmesinin teşvik edileceğini söyledi. Yetiştirilen yağ bitkisinin alım garantisi olacağını ve kilogram başına 50 kuruş destekleneceğini bildiren Bakan Eker, “Destekleri kendi bütçemizle karşılayacağız.” dedi.

Bakan Eker, Türkiye’nin biyoçeşitlilik açısından zengin bir ülke olduğunu belirterek, bu yakıtlarla alakalı farklı taleplerin olduğunu belirtti. Mevcut alanlarda 3,3 milyon ton yağlı bitki üretildiğini ifade eden Bakan Eker, ‘nadas yapılan bölgelerde yağlı tohum nasıl yetiştirilir?’ konusunu araştırdıklarını kaydetti. Bu çerçevede aspir bitkisinin yağlı tohumlu bitki ve çekirdeklerinin yağ ihtiva ettiğini saptadıklarını aktaran Bakan Eker, bunun tohumlarının geliştirilmesi çalışmasının yapıldığını kaydetti. Aspirin, destekleme kapsamına alınmasına rağmen, üreticinin ‘nereye satacağı’ sorusunu sorduğundan dolayı ekim alanında artış olmadığını belirten Bakan Eker; nadas alanlarının toplamının 5 milyon hektar olduğunu belirterk, şöyle devam etti:

“Bu arazide öncelikli olmak üzere aspir bitkisini ekersek, hem bu tohumu yetiştiririz. Bu coğrafya ve yapımıza da uygun. 45 bin hektar arazide aspir yetiştiriyoruz. Enerji Bakanlığı ile yapılan protokolle bu alanı artırıp bitkiyi nasıl elde ederiz, buna bakıyoruz. Sözleşmeli üretimi uygular ve ilave destek verdiğimiz takdirde, ihtiyaç hissettiğimiz aspirin üretimini arttırırız. Türkiye’de artan talebin karşılanması için içerideki arzın önemli bir kısmını (1,4 milyon ton) ithal ediyoruz. Bunun ne kadarı içeriden elde edersek bu bizim karımız olacak. Burada imzalayacağımız protokolün esası aspir bitkisinin sözleşmeli olarak üretilmesi .”

Bu bitkiye bakanlığın en yüksek düzeyde destek verdiğinden bahseden Bakan Eker, rakamı kilo başına 50 kuruş olarak açıkladı. Bakan Eker, “Bakanlığımız zaten bu bitkiye hali hazırda en yüksek düzeyde destek veriyor. Kilogram başına 50 kuruş olan bitki primi diğer desteklerle birlike 70 kuruşa çıkyor.Yani aspir bitkisinde 100 liranın 70 lirası destek olarak veriliyor. Buna ilaveten süzleşmeli üretim dahilinde üreticiyle alıcı arasında bir sözleşme imzalanırsa, biz, ona ayrıca dekar başına 10 lira vermek suretiyle birde sözleşme kapsamına almış olacağız. Sözleşmeyle üretici malını nereye satacağını bilecek. Pazarlama problemi olmayacak. Biz bunun üretimini ne kadar arttırırsa, cari açığın azaltılmasında rol olacak. Ekonomik açıdan önemli bir kaynak. Ayrıca nadasta, değerlendireceğiz. İklimimizde uygun.” diye konuştu.

Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız da protokolün enerji ve tarım sektörüne hayır getireceğine inandığını belirterek söyle devam etti.“Türkiye’nin enerjisinde ithal kaynakların azaltılmasında önemli rol olacaktır. Bu, akaryakıt ve biyoyakıtlarla ilgili yerli kaynakların kullanılmasının çabasıdır. 50’den fazla dağıtım şirketimiz var. Kamu şirketleri alım garantisini ortaya koydu. Üretilen ürünün alım garantisi veriliyor. Çiftçilerimizi bunu ekebilirler. Ürettikleri her ürünü alma garantisi veriyorlar. Çevre kirliliğine daha uygun, dışa bağımlılığımızı azaltılması açısından önemli bir çalışma yapıyoruz.”

Konuşmaların ardından gazetecilerin soruları cevaplandı. Bir gazetecinin ‘Aspir ekimleri için bütçe ayrıldı mı?’ sorusuna Bakan Eker, şöyle cevap verdi:

“2013 yılında 45 bin 500 hektarda aspir ekildi. Bu sözleşmeli üretimle birlikte 100 bin alan çıkmasını ön görüyoruz. 2017 yılında 500 bin hektera çıkarılmasını hedefliyoruz. Bu aslında ortaya çıkması beklenen gelişme. Bu nispeten bazı bölgeler için yeni bir bitki. Bu hububat ekilen her yerde nadas alanlarına ekilebilir. 2013’te kendi bütçemizde karşılayabiliriz. 2014 için hazırlıklarımız var. Öngördüklerimizi kendi bütçemizle karşılayabiliriz.”

Bakan Yıldız da biyodizelde oran ile ilgili soruya, EPDK’nın 2009 yılında yayınladığı tebliği işaret ederek şöyle cevap verdi: “Biyoyakıtın yıllara sari alınması zorunlu kılındı. Fiili durum uygun olmadı. Ne üretiliyorsa, bu oranlara karşılık geliyorsa onu yapalım. Yüzde bir 160 bin ton biyodizel yapar. 500 bin ton aspir yapar. Yüzde birin onda birler seviyesindeyiz, şimdi. O yüzden gelişmiş ülkelerde yüzde 50’lilere kadar ithalatını engelleyen yapılar oluşturuyor. Burada üretilecek her bir biyoyakıtın gerek ev yakıtı gerek piyasa yakıtı ile ilgili katkısı olacaklardır.” diye cevap verdi.

Simit zammı ile ilgili yöneltilen soruya da Bakan Eker, susamın fiyatında biraz artış olduğunu ancak bu artışın 1 liralık simitte 6 kuruş olarak yansıdığını söyledi. Bu zammın da İstanbul dışında uygulanmadığını belirten Bakan Eker, “6 kuruşluk bir artışta kalkıp da 1 liralık simidi 140 kuruş yaptığınız zaman yani yüzde 40 zam varmış gibi yansıttığınız zaman bu gariban vatandaşımıza zarar vermektir. İstanbul’da Beşikaş ilçesindeki bazı simit üreticileri zam yaptı. Diğer şehirlerimizde buna uyulmadı. Ama susam gerçekten bahane, zam şahane” dedi.

http://www.tarimziraat.com/tarim_haberleri/a3701-aspir_e_yuzde_70_destek_ve_alim_garantisi.html

http://www.tarimtv.gov.tr/VD46_aspir-tarimi.html